walk out - Turco Inglés Diccionario

walk out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "walk out" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
walk out v. çıkmak
They are walking up and down stairs.
Merdivenlerden inip çıkıyorlar.

More Sentences
walk out v. bırakmak
Tom and Mary walked out, leaving John alone.
Tom ve Mary, John'u yalnız bırakarak dışarı çıktılar.

More Sentences
walk out v. greve gitmek
When the company refused to increase their wages, they walked out.
Şirket onların ücretlerini artırmayı reddedince, greve gittiler.

More Sentences
walk out v. yürümek
When you walk up the picnic areas, you reach the waterfall.
Piknik alanlarından yukarı doğru yürüdüğünüzde şelaleye ulaşıyorsunuz.

More Sentences
Phrasals
walk out v. bırakıp gitmek
I can't just walk out on Tom.
Tom'u öylece bırakıp gidemem.

More Sentences
General
walk out v. dolaştırmak
walk out v. ayrılmak
walk out v. grev yapmak
walk out v. çekip gitmek
walk out v. çekilmek
Phrasals
walk out v. çalışmayı reddetmek
walk out v. iş terk etmek
walk out v. ile mücadele etmek
walk out v. ile savaşmak
walk out v. işi bırakmak
walk out v. ile savaşım vermek
walk out v. sorumluluklarını bırakmak
walk out v. sorumluluklarını terk etmek
walk out v. terk etmek
Idioms
walk out v. grev yapmak
walk out v. (bir yeri) aniden terk etmek
walk out v. yürüyüşe geçmek
walk out v. yürüyüş düzenlemek

Significados de "walk out" con otros términos en diccionario inglés turco: 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
General
walk out with v. gezip tozmak
walk out on v. terk etmek
walk out of v. ayrılmak
walk out of v. çıkmak
walk out of v. terketmek
walk out with v. çıkmak
walk out on v. bırakmak
walk out one's husband v. kocasını terk etmek
walk out one's husband v. kocasından kaçmak
walk out on one's husband and children v. kocasını ve çocuklarını terk etmek
walk out on one's husband and children v. kocasını ve çocuklarını yüzüstü bırakmak
walk out the door v. kapıdan çıkmak
Phrasals
walk someone out v. birine dışarıya kadar eşlik etmek
walk out on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bırakmak/bırakıp gitmek
walk out with (someone) v. dışarı kadar (biriyle) göndermek
walk out with (someone) v. (birine) dışarı kadar eşlik ettirmek
walk out with (something) v. (bir şeyi) çalıp gitmek
walk out on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) terk etmek
walk out with (something) v. (bir şeyi) alıp/satın alıp çıkmak
Speaking
I can't walk out my door at nights expr. geceleri kapıdan dışarı adımımı atamıyorum
let me walk you out expr. dur seni kapıya kadar geçireyim
Trade/Economic
walk-out n. grev
walk-out n. işi durdurma
walk-out n. işi bırakma
walk-out check n. ödenmeyen çek