| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | weaknesses n. | zayıf yanlar | ||
|
The Algerian uprising has its own specificities, strengths and weaknesses. Cezayir ayaklanmasının kendine has özellikleri, güçlü ve zayıf yanları var. More Sentences |
||||
| Politics | ||||
| Politics | weaknesses n. | zayıf yönler | ||
|
One of Europe’s weaknesses has been insufficient SME involvement in research. Avrupa'nın zayıf yönlerinden biri de KOBİ'lerin araştırmaya yeterince katılmamasıdır. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | weaknesses n. | eksik yönleri | ||
| Trade/Economic | weaknesses n. | eksik yönler | ||
| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | strengths and weaknesses n. | güçlü ve zayıf noktaları | ||
| General | one's weaknesses and strengths n. | zayıf ve güçlü yanları | ||
| General | weaknesses and strengths n. | zayıf ve güçlü yanlar | ||
| General | identifying strengths and weaknesses n. | güçlü ve zayıf yönlerini belirleme | ||
| General | know someone’s weaknesses v. | birinin zaaflarını bilmek | ||
| General | my weaknesses expr. | zayıf yanlarım | ||
| Speaking | ||||
| Speaking | know your strengths and weaknesses n. | güçlü ve zayıf noktalarını bil | ||
| Speaking | what are your weaknesses? expr. | zayıf yönleriniz nelerdir? | ||
| Speaking | know your strengths and weaknesses expr. | güçlü ve zayıf noktalarınızı bilin | ||