deri - Turco Inglés Diccionario

deri

Significados de "deri" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
deri leather n.
Leather is widely used in motorcycle equipment.
Motosiklet ekipmanında deri yaygın olarak kullanılmaktadır.

More Sentences
deri skin n.
Poachers are hunting this endangered species only for its skin.
Kaçak avcılar nesli tükenmekte olan bu türü sadece derisi için avlıyorlar.

More Sentences
General
deri rind n.
I want some pork rinds.
Biraz domuz derisi istiyorum.

More Sentences
deri leather n.
Leather is widely used in motorcycle equipment.
Motosiklet ekipmanında deri yaygın olarak kullanılmaktadır.

More Sentences
deri skin n.
Poachers are hunting this endangered species only for its skin.
Kaçak avcılar nesli tükenmekte olan bu türü sadece derisi için avlıyorlar.

More Sentences
deri leather adj.
Leather is widely used in motorcycle equipment.
Motosiklet ekipmanında deri yaygın olarak kullanılmaktadır.

More Sentences
Technical
deri leather n.
Leather is widely used in motorcycle equipment.
Motosiklet ekipmanında deri yaygın olarak kullanılmaktadır.

More Sentences
deri skin n.
Poachers are hunting this endangered species only for its skin.
Kaçak avcılar nesli tükenmekte olan bu türü sadece derisi için avlıyorlar.

More Sentences
Textile
deri leather n.
Leather is widely used in motorcycle equipment.
Motosiklet ekipmanında deri yaygın olarak kullanılmaktadır.

More Sentences
Automotive
deri skin n.
Poachers are hunting this endangered species only for its skin.
Kaçak avcılar nesli tükenmekte olan bu türü sadece derisi için avlıyorlar.

More Sentences
Botanic
deri skin n.
Poachers are hunting this endangered species only for its skin.
Kaçak avcılar nesli tükenmekte olan bu türü sadece derisi için avlıyorlar.

More Sentences
General
deri tegument n.
deri derm n.
deri peel n.
deri integument n.
deri fell n.
deri hide n.
deri pelt n.
deri bark n.
deri hame [obsolete] n.
deri swarth [dialect] n.
deri coriaceous adj.
deri corious adj.
Medical
deri derma n.
deri cutis n.
deri dermat n.
deri cutaneous n.
deri dermis n.
deri derm- pref.
Zoology
deri integument n.
Archaic
deri sward n.

Significados de "deri" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
deri çanta leather bag n.
bir deri bir kemik angular adj.
General
ince ve renkli deri cordovan n.
süslemeler (deri vb) tooling n.
deri bavul gladstone n.
taklit deri imitation leather n.
deri değiştirme moulting n.
deri işi leatherwork n.
esnek deri flexible leather n.
deri endüstrisi ve ticareti leather industry and trade n.
ham deri rawhide n.
deri eşya leather good n.
hafif deri light leather n.
deri hastalıkları uzmanı dermatologist n.
deri soyma işlemi (kozmetik) peeling n.
dış deri değişmesi ecdysis n.
çok ince deri parçası blype n.
deri kiri grime n.
üst deri cuticle n.
deri ayakkabı leather shoes n.
diken diken olmuş deri goose flesh n.
deri dökme ecdyses n.
gerçek deri real leather n.
deri ya da tüy dökme exuviating n.
tüyleri ürpermiş deri goosebump n.
deri değiştirme ecdyses n.
tuz veya şapla işlenmiş esnek deri whitleather n.
deri gibi leatheriness n.
deri asker ceketi buff n.
özellikle bavyera’da giyilen deri pantolon lederhosen n.
diken diken olmuş deri cutis anserina n.
suni deri leatherette n.
deri yağı dubbin n.
avuç içi ve ayak tabanlarındaki deri çizgilerinin kıvrımlar yaparak oluşturdukları özel şekil dermatoglyphic n.
değiştirilen deri slough n.
ağır deri heavy leather n.
tüyleri dikleşmiş deri goose pimples n.
delikli deri breathable leather n.
numunelik deri parçası swatch n.
bir deri bir kemik skin and bones n.
soyulan deri slough n.
tırnak çevresindeki ölü deri cuticle n.
deri sırtlı deniz kaplumbağası leatherback n.
tüyleri diken diken olmuş deri chicken skin n.
rugan deri patent leather n.
tabaklanarak boyanmış deri saffian n.
nefes alabilir deri breathable leather n.
deri kaplama skin plate n.
şerit deri leather strip n.
deri kalitesinde leatheriness n.
deri veremi lupus n.
diken diken olmuş deri goosebump n.
deri tabaklayan tanner n.
deri hastalığı skin disease n.
diken diken olmuş deri goose pimples n.
maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri buff n.
ölü deri slough n.
hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri gibi kaf mouthpiece n.
deri soyucu krem peeling n.
kabartma deri embossed leather n.
deri yüzücü skinner n.
deri sıyırıcı skinner n.
deri yüzücü skinnerian n.
tüyleri diken diken olmuş deri gooseflesh n.
tüyleri dikleşmiş deri gooseflesh n.
tüyleri diken diken olmuş deri goosepimples n.
tüyleri dikleşmiş deri goosebumps n.
tüyleri diken diken olmuş deri goosebumps n.
tüyleri dikleşmiş deri goosepimples n.
hayvan postlarından deri hazırlayan gerber n.
deri giysiler leather garments n.
gerçek deri genuine leather n.
bir deri altı alerjik rahatsızlığı angioedema n.
deri tabaklama alutation n.
deri ürünleri leather products n.
yapay deri artificial leather n.
suni deri artificial leather n.
deri cüzdan leather wallet n.
tırnakların çevresindeki ölü deri cuticle n.
doğal deri natural leather n.
(deri) tüysüz yüz grain side n.
deri-kürk ürünleri leather-fur goods n.
ölü deri scurf n.
deri kuruluğu skin dryness n.
deri yangısı dermatitis n.
deri eşyalar leather goods n.
işlenmemiş deri pelt n.
deri kırpıntısı skin waste n.
tabaklanmış deri leather n.
suni deri imitation leather n.
tabaklanmış deri tanned hide n.
tabaklanmamış deri raw hide n.
ham deri raw hide n.
deri el çantası leather handbag n.
deri ceket leather jacket n.
beyaz deri pale skin n.
solgun deri pale skin n.
soluk deri pale skin n.
deri ciltli kitap leather bound book n.
deri mont leather jacket n.
deri bileklik leather cuff bracelet n.
deri eşya leather goods n.
deri dilimi dermatome n.
deri kayık bidarka n.
deri kasnak leather pulley n.
deri oluşumu skin formation n.
deri ökçe leather hell n.
deri kemer leather belt n.
deri sırt çantası leather backpack n.
deri yüzme flaying n.
deri tabaklama tannery n.
bir deri bir kemik all skin and bones n.
deri veya saç bakım cihazları appliances for skin or hair care n.
bir deri bir kemik kimse bag of bones n.
alt deri cutis n.
esas deri dermis n.
alt deri derm n.
deri değiştirme molting n.
koyun veya keçiden yapılan bir tür yumuşak deri nappa n.
koyun veya keçiden yapılan bir tür yumuşak deri napa n.
napa deri napa n.
napa deri nappa n.
yüksek topuklu deri çizmeler high-heeled leather boots n.
deri parlatıcı leather polisher n.
deri mağazası leather shop n.
saraciye (eyer, deri eşyalar) saddlery n.
saraç işleri (eyerler ve deri eşyalar) saddlery n.
deri ve kürk skin and fur n.
parlak deri glossy leather n.
parlak deri bright leather n.
parlak deri shiny leather n.
gerçek deri kemer genuine leather belt n.
deri kılıf leather case n.
kahverengi deri ceket brown leather jacket n.
kauçuk ve sandarac ile birlikte kimyasal olarak işlenmiş kağıttan oluşan suni deri leatheroid n.
bank veya benzeri oturma yerleri için yapılan halı veya deri şeklinde süslü örtü bancal n.
deri tabakalama işlemine kullanılan bir çözelti tan pickle n.
üzengi üzerini kaplayan deri tapadera n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç taws [scottish] n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç tawse [scottish] n.
deri şaplayıcı kimse tawer n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç tawse [scottish] n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç taws [scottish] n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç tawse [scottish] n.
eskiden çocukları cezalandırmak için kullanılan püsküllü deri kırbaç taws [scottish] n.
atın sırtından arabaya bağlanan deri kayış backband n.
deri bırakma casting n.
eyer halkasının ata sürtünmesini önlemek için takılan deri kaplama chafe n.
ayakkabının ayak parmağındaki ayrı deri parçası tip n.
ayakkabının çelik gövdesine sarılan kumaş veya deri kaplama tuck n.