peel - Turco Inglés Diccionario

peel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

peel — Definition

Significado:
soymak, kabuk
Pronunciación (IPA):
(AmE /piːl/ – BrE /piːl/)
Categoría gramatical:
İsim: peel (peels); Fiil: peel (peels – peeled – peeling)
Sinónimo:
strip, rind (contextual)
Antónimos:
coat

Significados de "peel" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
peel v. soymak
You should peel the paper on the bandage before sticking it on your body.
Bandajı vücudunuza yapıştırmadan önce üzerindeki kağıdı soymalısınız.

More Sentences
General
peel n. kabuk
Can you throw these apple peels in the trash bin, please?
Bu elma kabuklarını çöp kutusuna atabilir misiniz lütfen?

More Sentences
peel v. soymak
You should peel the paper on the bandage before sticking it on your body.
Bandajı vücudunuza yapıştırmadan önce üzerindeki kağıdı soymalısınız.

More Sentences
peel v. pul pul dökülmek
If you buy a cheap wallpaper, the paper on it is going to start peeling soon.
Ucuz bir duvar kağıdı alırsanız üzerindeki kağıt yakında pul pul dökülmeye başlayacaktır.

More Sentences
peel v. derisi soyulmak (bronzlaşmaktan vb. dolayısı ile)
My skin is peeling.
Derim soyuluyor.

More Sentences
Technical
peel v. soyulmak
We need to fix the walls, they peeled throughout the years, probably because of the damp.
Duvarları onarmamız gerekiyor, muhtemelen rutubet yüzünden yıllar boyunca soyulmuşlar.

More Sentences
peel v. pul pul dökülmek
If you buy a cheap wallpaper, the paper on it is going to start peeling soon.
Ucuz bir duvar kağıdı alırsanız üzerindeki kağıt yakında pul pul dökülmeye başlayacaktır.

More Sentences
General
peel n. soyuntu
peel n. fırıncı küreği
peel n. meyve kabuğu
peel n. deri
peel n. sebze kabuğu
peel n. ağaç kabuğu
peel n. (kollodyon filmine gömülü) ince organik malzeme tabakası
peel n. kimyasal cilt soyucu
peel n. iskoç-ingiliz sınırında yer alan ufak bir ortaçağ kulesi
peel v. soymak (meyveyi/sebzeyi)
peel v. (patates vb) kabuğunu soymak
peel v. kabuğunu soymak (meyvenin/sebzenin)
peel v. kabuğunu çıkarmak (karidesin)
peel v. sıyrılmak (ağacın kabuğu/insanın derisi/boya vb)
peel v. soyunmak
peel v. kabuğunu soymak
peel v. (kabuğu/derisi) soyulmak
peel v. kabuğunu çıkarmak
peel v. pullanmak
peel v. hareketli bir araç/uçak grubundan ayrılarak farklı yöne gitmek
peel v. ayrılmak
Technical
peel n. dövülebilir demir döküm üzerindeki soyulur tabaka
peel n. soyulabilir döküm tabakası
peel v. kabuğunu soymak
peel v. (dövülebilir dökme demir) dışı soyulmak
Marine
peel n. kürek palası
Gastronomy
peel n. soyulmuş kabuk
Agriculture
peel v. tahıl kepeğini ayıklamak
peel v. tahıl kepeğini temizlemek
Geography
peel n. kanada'nın kuzeybatısında bir nehir
Sport
peel n. (körling) rakibin taşını oyun dışına itmek için yapılan atış
peel v. (kroket) topu kaleden geçirmek
Football
peel n. (ragbi) oyun düzeninden kopma
Printery
peel n. t biçimli kağıt kurutma aparatı

Significados de "peel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
orange peel n. portakal kabuğu
General
orange peel n. timsah derisi
baker's peel n. kürek
lemon peel n. limon kabuğu
peel shim n. lamel
peel shim n. ince şim
apple peel n. elma kabuğu
banana peel n. muz kabuğu
tomato peel n. domates kabuğu
pizza peel n. pizza küreği
fruit peel n. meyve kabuğu
peel [scotland] n.
peel [scotland] n. eşleme
peel tower n. iskoç-ingiliz sınırında bulunan ufak bir tahkimat kulesi
peel [dialect] [uk] n. kömür küreği
peel [dialect] [uk] n. yastık
peel [scotland] n. denk
orange peel n. portakal kabuğuna benzeyen pürüzlü yüzey
peel off one's clothes v. soyunmak
peel off v. sıyırmak
peel off v. kabuk soymak (meyve vb)
peel off v. bıçakla sıyırmak
peel off one's clothes v. elbiselerini çıkarmak
peel off v. kabuğunu soymak (meyve vb)
peel off with knife v. bıçakla sıyırmak
peel off v. kabuğunu soymak
peel off v. inişe geçmek
(plaster) peel off v. alçısı dökülmek
(plaster) peel off v. tavanın alçısı dökülmek
peel off one's glove v. eldivenini çıkarmak
(paint) peel v. boya soyulmak
peel off stocking v. çorap çıkarmak
peel potato v. patates soymak
peel out v. pati çekmek
peel away v. bir kaplama filmi veya tabakayı sıyırarak veya kavlatarak yapışık olduğu yüzeyden ayırmak
peel away v. kabuğunu yüzmek
one's skin to peel v. derisi soyulmak
peel away v. kabuğunu çıkarmak
peel away v. kabuğunu soymak
peel someone off the pavement v. birini kaldırımdan kazımak
peel potatoes v. patates soymak
tear the peel from the banana v. kabuğu muzdan ayırmak/soymak
peel a tomato v. domates soymak
peel a tomato v. domatesin kabuğunu soymak
step on a banana peel v. muz kabuğuna basmak
step on a banana peel v. muza basmak
peel an egg v. yumurta soymak
peel an onion v. soğan soymak
peel [scotland] v. birleştirmek
peel [scotland] v. eşleştirmek
peel [scotland] v. eşlemek
peel [obsolete] v. gasp etmek
peel [obsolete] v. zorla almak
peel (off) v. (gruptan, oluşumdan) ayrılmak
peel [obsolete] v. soymak
peel [obsolete] v. yağmalamak
Phrasals
peel off v. soymak
peel off v. çırılçıplak bırakmak
peel off v. kabuğunu soymak
peel off v. parça parça soymak
peel something off (of) (something) v. (kabuğu vb) soyarak çıkarmak
peel something off from something v. (kabuğu vb) soyarak çıkarmak
peel off (of) (something) v. soyulmak/dökülmek
peel something back (from something) v. (yorganı vb) kaldırıp çıkarmak
peel something away (from something) v. soyup çıkarmak
peel off v. soyulmak
peel off v. gruptan ayrılmak
peel off v. dış tabakasını soymak
peel off v. kaplamasını/üst tabakasını çıkarmak
peel off v. kıyafetleri çıkarmak
peel off v. sıyrılmak
peel off v. gruptan kopmak
peel off v. gruptan ayrılmak
peel off v. sıyırmak
peel off v. derisini, boyasını, kabuğunu sıyırmak/soymak
peel off v. üst katmanını çıkarmak/soymak
peel off v. grubun gittiği yönden sapmak
peel off v. ince bir kısmını/tabakasını çıkarmak
peel off v. sıkan kıyafetleri çıkarmak
peel off v. gruptan kopmak
peel off v. dış tabakasını, kabuğunu, boyasını kaldırmak
peel off v. dış katmanını çıkarmak/soymak
peel off v. sıyrılmak
peel off v. kaplamasını/üst tabakasını sökmek
peel off v. sıyırıp çıkarmak
peel off v. soyulmak
peel off v. birlikte uçtuğu diğer uçaklardan ayrılıp inmek veya dalış yapmak
peel off v. ince bir kısmını/tabakasını sökmek
peel off v. ince bir tabaka halinde kalmak
peel off v. kaplamasını/üst tabakasını kaldırmak
peel off v. gruptan ayrılıp başka bir yöne doğru gitmek
peel off v. ince bir kısmını/tabakasını kaldırmak
peel off v. grubun gittiği yönden sapmak
peel off v. dış tabakası kalkmak
peel off v. uçuş düzeninden ayrılıp inmek veya dalış yapmak
peel off v. soyunmak
peel off from (something) v. (bir şeyden/yerden) bir araçla basıp gitmek
peel off from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) ayrılmak
peel off from (something) v. (bir şeyden/yerden) hızla uzaklaşmak
peel off from (something) v. (bir şeyden/yerden) gaza basıp uzaklaşmak
peel off from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) soymak
peel off from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) soyulmak
peel off from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstünden koparmak
peel off from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerinden çıkarmak
peel off from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) ayrı bir yöne gitmek
peel off from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstünü soymak
peel back v. yüzeyinden sökmek
peel back v. soyup çıkarmak
peel back v. sıyırmak
peel away v. ana gövdesini ayırmak
peel away v. ana gruptan ayrılmak
peel away v. bir tarafını çıkarmak
peel away v. ayrılmak
peel away v. soyulmak
peel away v. bir tarafını almak
peel away v. esas bölümden ayrılmak
peel away v. bir yerden götürmek
peel away v. bir yerden uzaklaştırmak
peel away v. çıkarılmak
Colloquial
slip on a banana peel [uk] v. aptalca bir hata yapmak
slip on a banana peel [uk] v. utanç verici bir hata yapmak
slip on a banana peel [uk] v. gülünç bir duruma düşmek
slip on a banana peel [uk] v. aptal durumuna düşmek
Idioms
peel off v. inişe geçmek
peel the onion v. bir şeyin iç yüzünü açığa çıkarmak
peel the onion v. bir şeyin derinine inmek
peel the onion v. bir şeyin başka yönlerini açığa çıkarmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. ölmek üzere olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. hayatının sonuna yaklaşmış olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. bir ayağı çukurda olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. her an değişebilecek bir durumda olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. belirsiz bir durumda olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. bir gözü torağa bakmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. bir anda felakete dönüşebilecek bir durumda olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. problemli bir durumda olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. pamuk ipliğine bağlı olmak
have one foot in the grave and the other on a banana peel v. gidici olmak
have one foot on a banana peel expr. kesin/stabil bir durumda değil
have one foot on a banana peel expr. her an değişebilir bir halde
have one foot on a banana peel expr. her an bir şey olabilecek gibi
have one foot on a banana peel expr. sürekli bir kararsızlık içinde
have one foot on a banana peel expr. her an her şey bozulabilirmiş gibi
have one foot on a banana peel expr. sürekli bir belirsizlik içinde
have one foot on a banana peel expr. sürekli bir değişkenlik içinde
have one foot on a banana peel expr. her an her şey ayağının altından/elinden kayacakmış gibi
Technical
orange peel n. portakal kabuğu
orange peel n. pürüzlü metal yüzeyi
orange peel n. portakal kabuğumsu görüntü
peel off n. pilof
peel resistance n. sıyrılma mukavemeti