kabuk - Turco Inglés Diccionario

kabuk

Significados de "kabuk" en diccionario inglés turco : 67 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kabuk shell n.
They turn it into an empty shell.
Onu adeta içi boş bir kabuğa dönüştürüyorlar.

More Sentences
kabuk crust n.
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
General
kabuk scab n.
Don't rip away the scab on the wound.
Yara kabuğunu koparma.

More Sentences
kabuk integument n.
The turtle's hard integument provides protection from predators.
Kaplumbağanın sert kabuğu avcılardan korunmasını sağlar.

More Sentences
kabuk pod n.
Green beans can be eaten with their pods.
Taze fasulye kabuğuyla birlikte yenebilir.

More Sentences
kabuk bark n.
They carved their names on the bark of a tree.
İsimlerini bir ağacın kabuğuna kazımışlar.

More Sentences
kabuk skin n.
Peel the avocado's skin before adding it into the mixture.
Karışıma eklemeden önce avokadonun kabuğunu soyun.

More Sentences
kabuk rind n.
I added a bit of orange rind to the cake batter.
Kek hamuruna biraz portakal kabuğu ekledim.

More Sentences
kabuk peel n.
Can you throw these apple peels in the trash bin, please?
Bu elma kabuklarını çöp kutusuna atabilir misiniz lütfen?

More Sentences
kabuk husk n.
This machine separates husks from the corn.
Bu makine mısır kabuklarını ayırıyor.

More Sentences
Technical
kabuk shell n.
They turn it into an empty shell.
Onu adeta içi boş bir kabuğa dönüştürüyorlar.

More Sentences
Computer
kabuk crust n.
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
Telecom
kabuk shell n.
They turn it into an empty shell.
Onu adeta içi boş bir kabuğa dönüştürüyorlar.

More Sentences
Construction
kabuk shell n.
They turn it into an empty shell.
Onu adeta içi boş bir kabuğa dönüştürüyorlar.

More Sentences
Food Engineering
kabuk crust n.
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
kabuk shell n.
They turn it into an empty shell.
Onu adeta içi boş bir kabuğa dönüştürüyorlar.

More Sentences
Gastronomy
kabuk rind n.
I added a bit of orange rind to the cake batter.
Kek hamuruna biraz portakal kabuğu ekledim.

More Sentences
kabuk husk n.
This machine separates husks from the corn.
Bu makine mısır kabuklarını ayırıyor.

More Sentences
kabuk skin n.
Peel the avocado's skin before adding it into the mixture.
Karışıma eklemeden önce avokadonun kabuğunu soyun.

More Sentences
Zoology
kabuk integument n.
The turtle's hard integument provides protection from predators.
Kaplumbağanın sert kabuğu avcılardan korunmasını sağlar.

More Sentences
Printery
kabuk bark n.
They carved their names on the bark of a tree.
İsimlerini bir ağacın kabuğuna kazımışlar.

More Sentences
General
kabuk peelings n.
kabuk scurf n.
kabuk outer covering n.
kabuk paring n.
kabuk carapace n.
kabuk covering n.
kabuk shuck n.
kabuk cortes n.
kabuk valve n.
kabuk jacket n.
kabuk cover n.
kabuk mantle n.
kabuk rine n.
kabuk cortex n.
kabuk hull n.
kabuk incrustation n.
kabuk scale n.
kabuk cast n.
kabuk coat n.
kabuk envelope n.
kabuk hurt n.
kabuk rime n.
kabuk roin [obsolete] n.
kabuk cutch n.
kabuk incrustment n.
kabuk scruff [dialect] n.
kabuk shale [obsolete] n.
kabuk sheal [uk] n.
kabuk sheel n.
kabuk sheel [uk] n.
kabuk shude n.
kabuk slough [dialect] n.
kabuk swad [dialect] [uk] n.
kabuk swarth [dialect] n.
Technical
kabuk hull n.
kabuk skull n.
Construction
kabuk scale n.
Medical
kabuk cortex n.
Anatomy
kabuk crusta n.
Pathology
kabuk crusta n.
Biology
kabuk incrustation n.
kabuk pallium n.
Zoology
kabuk carapax n.
kabuk shard n.
Botanic
kabuk tunic n.
Archaic
kabuk sward n.

Significados de "kabuk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kabuk bağlamış scabby adj.
General
soyma (kabuk paring n.
dış kabuk outer shell n.
soyulmuş kabuk peeling n.
kabuk tutma encrusting n.
üstüne kabuk bağlama incrustation n.
böcek ve yılan gibi hayvanların dökülmüş kabuk veya derileri exuviae n.
helezoni kabuk ucu (hayvan) spire n.
kabuk gibi husky n.
kabuk (bakla vb) pod n.
kabuk soyan barker n.
kabuk böceği bark beetle n.
kabuk soyma paring n.
tek kabuk single shell n.
bazı tohum ve meyvelerde dış kabuk husk n.
kabuk (sert) shell n.
dev kabuk giant conch n.
kabuk (midye) shell n.
kabuk dökme exuviating n.
dikenli kabuk hedgehog n.
midye vb kabuk cockleshell n.
sert kabuk scutcheon n.
kabuk (hayvan) carapace n.
kabuk kütle itkisi denkliği shell momentum balance n.
soyma (kabuk) paring n.
açık kabuk non closed shell n.
kabuk (ceviz/fıstık/bezelye vb) hull n.
kabuk altı tabakası sapwood n.
kabuk soyma makinesi paring machine n.
helezoni sedef kabuk conch n.
kabuk çatlağı bark crack n.
kabuk soyucu peeler n.
küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi mace n.
kabuk soyma shelling n.
kabuk soyma makinesi huller n.
kabuk soyucu husker n.
dış kabuk envelope n.
kabuk altı katman alburnum n.
dış kabuk external skin n.
serbest biçimli kabuk free-form shell n.
kabuk bağlama incrustation n.
kabuk tutma incrusting n.
iç kabuk inner bark n.
kabuk bağlama incrusting n.
(patates vb'de) kabuk peelings n.
kabuk soyma peeling n.
balık pulumsu kabuk scale n.
içi boş kabuk empty shell n.
boş kabuk empty shell n.
kabuk altı tabakası alburnum n.
dış kabuk tegument n.
(dökülmüş) kabuk exuviation n.
tabak kuyusundaki derilerin üstüne yayılan kabuk tabakası hat n.
kabuk bağlama rime n.
ekmek kırıntıları ile kaplanıp üstten ızgarayla veya fırında eritip çıtır hale getirilmiş yemeğin üstünde oluşan kahverengi kabuk gratin n.
meyve özsuyunun çıkarıldığı kabuk mure [obsolete] n.
borazan olarak kullanılan kabuk murex n.
(orta çağ zırhında kullanılan) oval veya baklava biçimli metal kabuk rustre n.
(sıvı yüzeyinde oluşan) kabuk cuticle n.
kabuk değiştiren yengeç peeler n.
avrupa'ya özgü karındanbacaklı türüne ait kabuk pelican's foot n.
üstü tuzdan kabuk tutmuş yüzey salina n.
genellikle içyağı içeren ve dışı kabuk tutan baharatsız bir yemek pudding n.
kabuk bağlamış olma scurviness n.
deniz kıyısından kabuk toplama shelling n.
kabuk dolusu miktar shellful n.
kabuk ayıklama makinesi shucker n.
kabuk ayıklayarak geçimini sağlayan kimse shucker n.
ince kabuk crustation n.
kabuk zarı putamen n.
piramit şekilli kabuk pyramid n.
(kaplumbağa vb.) sert kabuk armour n.
(kaplumbağa vb.) sert kabuk armor n.
kabuk bağlamak incrust v.
kabuk bağlamak scar over v.
kabuk bağlamak scab over v.
kabuk bağlamak encrust v.
kabuk bağlamak form a crust v.
kabuk soymak (meyve vb) peel off v.
kabuk bağlamak (yara) scab v.
kabuk bağlamak skin over v.
kabuk içinde saklamak inshell v.
kabuk bağlamak heal over v.
kabuk bağlamak crust v.
kabuk bağlamak form a scab v.
kabuk bağlamak cake v.
kabuk bağlamak slough v.
kabuk bağlamak scab v.
kabuk dökmek exuviate v.
(yılan) kabuk değiştirmek shed skin v.
kabuk tutmak barken [scotland] v.
kabuk bağlamak barken [scotland] v.
(kabuk, dış kısım) çıkarmak unshale v.
öğütme veya kabuk soyma işleminden geçmek mill v.
kabuk bağlamak occrustate v.
kabuk bağlamak incrustate v.
(kabuk) soyulmak pill [dialect] v.
(cilt, kabuk) sıyırmak flawter v.
(cilt, kabuk) soymak flawter v.
(cilt, kabuk) kazımak flawter v.
kabuk bağlamak scarify v.
parçalar halinde kabuk dökmek shard v.
kabuk gibi dökülmek shell v.
kabuk tutarak iyileştirmek skin v.
kabuk soymak shuck v.
yara gibi kabuk kabuk olan scabby adj.
üstüne katıca bir kabuk çekilmiş encrusted adj.
kabuk bağlamış encrusted adj.
kabuk tutmuş encrusted adj.
böcek ve yılan gibi hayvanların dökülmüş kabuk veya derileriyle ilgili exuvial adj.
kabuk dökmiş exuviated adj.
kabuk bağlamış sloughed adj.
yarım kabuk şeklinde half-shell adj.
kabuk içeren hully adj.
kabuk özelliğinde husky adj.
kabuk benzeri cildi olan rindy adj.
kabuk bağlamış roinish [obsolete] adj.
kabuk şeklinde olan corticiform adj.
kabuk üreten corticiferous adj.
kabuk bağlamış scalled adj.
kabuk içeren shell adj.
kabuk ile ilişkili shelly adj.
kabuk yapısında olan shelly adj.
kabuk ile kaplı crustated adj.
sert kabuk kaplamalı crustlike adj.
kabuk ile örtülü crustated adj.
kabuk oluşturan crustaceous adj.
kabuk oluşturan crustific adj.
kabuk kıvrımı eksen etrafında sarılmış inequilateral adj.
kabuk bağlamış crusty adj.
kabuk rendesi zest N.
kabuk çıkarma shelling N.
Phrasals
(yara, çizik) kabuk bağlamak close up v.
üstü kabuk bağlamak film over v.
Idioms
kabuk değiştirmek change shell v.
Industry
kabuk ayıklayan işçi sheller n.
kabuk ayıklayıcı sheller n.
Technical
plastik kabuk plastic shell n.
kabuk çatı shell roof n.
hiperbolik paraboloid kabuk hyperbolic paraboloid shell n.
kabuk belge shell document n.
kabuk inşaatı shell construction n.
çelik kabuk kazık steel shell pile n.
dışbükey kabuk shell of negative curvature n.
kabuk kalıntısı veri işleyicisi shell scrap data handler n.
kabuk teçhizatı shell reinforcement n.
kabuk kalınlığı shell thickness n.
parabolik kabuk parabolic shell n.
kabuk meyili shell slope n.
kabuk kopyalama kancası shell copy hook n.