| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | mantle n. | lamba gömleği | ||
|
After arriving home, Mrs. Jones uncover the gas mantle, and light beamed. Bayan Jones eve ulaştığında gaz lambasının gömleğini kaldırdı ve ortalık aydınlandı. More Sentences |
||||
| General | mantle n. | kolsuz manto | ||
|
Both sexes wore mantles between the 12th and 16th centuries. 12. ve 16. yüzyıllar arasında hem kadınlar hem de erkekler kolsuz manto giyerdi. More Sentences |
||||
| General | mantle v. | örtü ile kaplamak | ||
|
The snow mantled all the roads so that the buses couldn't run. Kar yolları kapladığından otobüsler yola çıkamadı. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | mantle n. | manto | ||
|
The outer atmosphere and clouds hide the mantle. Dış atmosfer ve bulutlar mantoyu gizler. More Sentences |
||||
| Zoology | ||||
| Zoology | mantle n. | manto | ||
|
The outer atmosphere and clouds hide the mantle. Dış atmosfer ve bulutlar mantoyu gizler. More Sentences |
||||
| Geography | ||||
| Geography | mantle n. | çekirdek kabuğu | ||
|
The earth's mantle is inaccessible mainly, so the chemical composition there is unknown. Yer çekirdeği kabuğuna ulaşılamadığından oranın kimyasal bileşimi bilinmiyor. More Sentences |
||||
| Geography | mantle n. | manto | ||
|
The outer atmosphere and clouds hide the mantle. Dış atmosfer ve bulutlar mantoyu gizler. More Sentences |
||||
| Geology | ||||
| Geology | mantle n. | çekirdek kabuğu | ||
|
The earth's mantle is inaccessible mainly, so the chemical composition there is unknown. Yer çekirdeği kabuğuna ulaşılamadığından oranın kimyasal bileşimi bilinmiyor. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | mantle n. | örten şey | ||
| General | mantle n. | harmaniye | ||
| General | mantle n. | lüks gömleği | ||
| General | mantle n. | gömlek | ||
| General | mantle n. | harmani | ||
| General | mantle n. | örtü | ||
| General | mantle n. | kabuk | ||
| General | mantle n. | lamba fitili | ||
| General | mantle n. | havagazı gömleği | ||
| General | mantle n. | amyant gömlek | ||
| General | mantle n. | pelerin | ||
| General | mantle n. | lüks lambası gömleği | ||
| General | mantle n. | alevin etrafında sıcak gaz bulunan bölge | ||
| General | mantle n. | su çarkının cebri borusu | ||
| General | mantle n. | saygı uyandıran veya önemli karakter rolü | ||
| General | mantle n. | duvarın dış kaplaması | ||
| General | mantle v. | örterek gizlemek | ||
| General | mantle v. | saklamak | ||
| General | mantle v. | örtü gibi üzerini kaplamak | ||
| General | mantle v. | yüzünü kızartmak | ||
| General | mantle v. | parlak bir renk vermek | ||
| General | mantle v. | (köpük gibi) bir tabaka ile kaplanmak | ||
| General | mantle v. | bir yüzeye yayılmak | ||
| General | mantle v. | yüzü kızarmak | ||
| General | mantle v. | renklenmek | ||
| General | mantle N. | üst tabaka | ||
| Technical | ||||
| Technical | mantle n. | amyant gömlek | ||
| Technical | mantle n. | havagazi gömleği | ||
| Technical | mantle n. | kaplama | ||
| Technical | mantle n. | lamba fitili | ||
| Technical | mantle n. | örtenek | ||
| Technical | mantle n. | örtü | ||
| Technical | mantle n. | örten şey | ||
| Technical | mantle n. | sütun takımının üzerine yüksek fırının tuğlasını desteklemesi için yerleştirilen ve fırının tuğlası ile karnının kolaylıkla sökülüp değiştirilebilmesine imkan veren hatıl seti | ||
| Architecture | ||||
| Architecture | mantle n. | şömine rafı | ||
| Architecture | mantle n. | ocak rafı | ||
| Medical | ||||
| Medical | mantle n. | beyin korteksi | ||
| Anatomy | ||||
| Anatomy | mantle n. | örtenek | ||
| Anatomy | mantle n. | beyin zarı | ||
| Anatomy | mantle n. | serebral korteks | ||
| Biology | ||||
| Biology | mantle n. | kılıf yerine geçen sapların uç kısmındaki meristem doku hücrelerinin dış tabakaları | ||
| Biology | mantle n. | bir ektotrof mikorizanın etrafında oluşan ve kök tüylerin emicilik işlevlerini gören mantarsı tabaka | ||
| Zoology | ||||
| Zoology | mantle n. | örtenek | ||
| Zoology | mantle n. | yumuşakçalarda ve kolsu ayaklılarda kabuğun iç kısmını kaplayan vücut duvarında görülen, tek veya çift olabilen çıkıntı | ||
| Military | ||||
| Military | mantle n. | örtü | ||
| Art | ||||
| Art | mantle n. | sonunda eritilecek mumdan bir modelin kil ile kaplanması ile elde edilen kalıp | ||
| Ornithology | ||||
| Ornithology | mantle n. | kuşun katlanan kanatlarındaki ve sırtındaki özellikle tüylerin geri kalanından farklı renkte olan tüylerine verilen ad | ||
| Ornithology | mantle v. | (şahin, doğan) sırayla iki kanadı, bulunduğu taraftaki esnetilen bacakla birlikle açmak | ||