welfare - Turco Inglés Diccionario

welfare

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

welfare — Definition

Significado:
refah, sosyal yardım
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈwɛlˌfɛr/ – BrE /ˈwelˌfeə/)
Categoría gramatical:
İsim: welfare (uncountable)
Antónimos:
deprivation, hardship

Significados de "welfare" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
welfare n. refah
Finally we have to examine the welfare of the fish actually farmed in the fish farms.
Son olarak, balık çiftliklerinde gerçekten yetiştirilen balıkların refahını incelemeliyiz.

More Sentences
welfare n. gönenç
General
welfare n. yardım
She is a single mother living on welfare.
Kendisi yardımlarla yaşayan bekar bir anne.

More Sentences
welfare n. mutluluk
My parents are always concerned about my welfare.
Ailem her zaman benim mutluluğumu düşünür.

More Sentences
welfare n. sosyal yardımlaşma
A majority of Muslims in Australia of working age do not work and live on welfare.
Avustralya'da çalışma çağındaki Müslümanların çoğunluğu çalışmıyor ve sosyal yardımla yaşıyor.

More Sentences
welfare n. refah
Finally we have to examine the welfare of the fish actually farmed in the fish farms.
Son olarak, balık çiftliklerinde gerçekten yetiştirilen balıkların refahını incelemeliyiz.

More Sentences
welfare n. sosyal yardım
The government is developing new health and welfare services.
Hükümet yeni sağlık ve sosyal yardım hizmetleri geliştiriyor.

More Sentences
Trade/Economic
welfare n. refah
Finally we have to examine the welfare of the fish actually farmed in the fish farms.
Son olarak, balık çiftliklerinde gerçekten yetiştirilen balıkların refahını incelemeliyiz.

More Sentences
Politics
welfare n. refah
Finally we have to examine the welfare of the fish actually farmed in the fish farms.
Son olarak, balık çiftliklerinde gerçekten yetiştirilen balıkların refahını incelemeliyiz.

More Sentences
General
welfare n. sıhhat
welfare n. sağlık
welfare n. mutluluk ve sağlık içinde yaşama
welfare n. iyilik
welfare n. afiyet
welfare n. yoksullara yardım
welfare n. rahat
welfare n. esenlik
Politics
welfare n. iyilik
welfare n. sağlık
welfare n. saadet
welfare n. selamet

Significados de "welfare" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
state youth welfare n. kamusal gençlik hizmetleri
welfare society n. refah toplumu
social welfare services n. sosyal refah hizmetleri
maternity welfare service n. ana sağlığı hizmeti
animal welfare n. hayvanları koruma
social welfare centre n. sosyal kurum
animal welfare n. hayvan refahı
welfare policy n. içtimai siyaset
welfare economics n. refah iktisadı
social welfare state n. sosyal refah devleti
welfare economics n. ekonomisi iktisadı
social welfare centre n. sosyal yardım kurumu
industrial welfare n. endüstriyel refah
welfare criteria n. refah ölçütleri
public welfare n. kamu refahı
welfare worker n. sosyal yardım görevlisi
welfare policy n. sosyal siyaset
welfare policy n. refah politikası
welfare policy n. sosyal politika
welfare policy n. toplumsal politika
animal welfare policies n. hayvan hakları politikası
social welfare n. sosyal yardım
social welfare n. sosyal refah
animal welfare n. hayvan sağlığı
welfare fund n. sosyal yardım fonu
welfare service n. sosyal hizmet
welfare work n. sosyal yardım
welfare association n. sosyal yardım derneği
child welfare n. çocuk esirgeme
child welfare n. çocuk bakımı
child welfare n. çocuk koruma
welfare state n. refah devleti
welfare economics n. refah ekonomisi
welfare level n. refah seviyesi
welfare region n. darü’s-selam
welfare criteria n. sosyal refah ölçütleri-kriterleri
welfare work n. kamu görevi
welfare work n. sağlık işi
health and welfare department n. sosyal işler müdürlüğü
welfare of the inhabitants of the city n. şehir sakinlerinin refahı
welfare worker n. sosyal görevli
physical welfare n. fiziksel refah
human welfare n. insan refahı
prolonged welfare n. uzun süreli refah
welfare check n. iyi olup olmadığını polis aracılığı ile öğrenme
on welfare adj. ihtiyaç dolayısıyla resmi kuruluştan yardım alan
welfare enhancing adj. refahı artırıcı
for the welfare of prep. menfaatine
for the welfare of prep. yararına
for the welfare of prep. çıkarına
ewo (educational welfare officer) abrev. eğitim hizmetleri memuru
Phrases
on welfare adj. sosyal yardım alan
Colloquial
corporate welfare bum n. vergi indirimi veya yasalardaki açıkları kullanarak kazanç sağlayan şirket/yönetici
corporate welfare bum n. işini bilen şirket/yönetici
Idioms
welfare cadillac n. yanlış beyanlarla sosyal yardım veya destek fonlarından yararlanıp parayı lüks şeylere harcayan kişi
welfare cadillac n. devletten destek alıp altına lüks araba çeken kişi
corporate welfare bum n. vergi kesintileri ve yasal boşlukları kullanarak para kazanan şirket ya da yönetici
go on welfare v. bir kurumdan ihtiyaç yardımı almak
go on welfare v. bir kurumdan yoksulluk yardımı almak
go on welfare v. (mali) yardım almak
be on welfare v. bir kurumdan yoksulluk yardımı almak
be on welfare v. sosyal yardım almak
be on welfare v. mali yardım almak
be on welfare v. ihtiyaç dolayısıyla resmi kuruluştan yardım almak
be on welfare v. bir kurumdan ihtiyaç yardımı almak
Formal
hew (department of health, education, and welfare) abrev. sağlık, eğitim ve sosyal yardım dairesi
Trade/Economic
welfare state n. refah devleti
welfare plan n. yardım planı
national welfare n. ulusal refah
staff welfare expenses n. personel sosyal yardımları
welfare cost of monopoly n. tekelin toplumsal refah maliyeti
social welfare n. toplumsal refah
welfare economics n. refah ekonomisi
staff welfare n. personel sağlığı
net economic welfare n. net ekonomik refah
welfare payments n. sosyal güvenlik ödenekleri
general welfare n. genel refah
gross national welfare n. gayri safi milli refah
public welfare n. kamu yararı
welfare worker n. kamu görevlisi
public welfare n. kamu menfaati
welfare theory n. refah teorisi
social welfare function n. sosyal refah fonksiyonu
level of welfare n. refah düzeyi
social welfare expenditures n. sosyal refah harcamaları
welfare fund n. refah fonu
social welfare schemes n. sosyal refah planları
social welfare n. sosyal refah
welfare plan n. refah planı
welfare services n. refah hizmetleri
economic welfare n. ekonomik refah
welfare fund n. sosyal yardım fonu
public welfare n. kamu refahı
public welfare in mass media n. kitle iletişim araçlarında kamu refahı
public welfare administration n. kamu refahı yönetimi
the pakistan welfare association n. pakistan esenlik derneği
minister of health and social welfare n. sıhhiye ve muaveneti içtimaiye vekili
general public welfare n. genel kamu yararı
welfare funds n. işçiler için sağlık sosyal faaliyetler vb finansmanında kullanılacak para
welfare economy n. refah ekonomisi
welfare economics n. ekonominin refah kuramlannı inceleyen dalı
(economic) welfare n. ekonomik rahatlık
welfare of the handicapped n. özürlülerin refahı
workers' welfare association n. işçi refahı derneği
welfare check n. sosyal yardım çeki
welfare cheque n. sosyal yardım çeki
welfare cost n. refah maliyeti
welfare loss n. refah kaybı
welfare economics n. refah ekonomisi
best level of welfare n. en iyi refah düzeyi
welfare state n. refah devleti
corporate welfare n. devlet tarafından kurumlara sağlanan vergi indirimi, düşük faizli destek kredisi gibi yardımlar bütünü
market welfare n. piyasa refahı
poverty-welfare curve yoksulluk-refah eğrisi
Law
felony against public welfare n. ammenin selameti aleyhinde suç
family and child welfare n. aile ve çocuğun refahı
inmate welfare fund n. tutuklu refah fonu
Politics
welfare party n. refah partisi
social welfare n. sosyal yardım
social welfare state n. sosyal refah devleti
welfare capitalism n. refah kapitalizmi
welfare state n. refah devleti
health and welfare planning n. sağlık ve sosyal yardım planlaması
social welfare n. sosyal refah
welfare officer n. sosyal hizmetler memuru
welfare activity n. sosyal yardım faaliyeti
welfare officer n. refah memuru
welfare benefits n. sosyal yardım
social welfare centre n. sosyal yardım merkezi
public welfare n. kamu refahı
public welfare n. toplum refahı
ministry of public health and welfare n. sıhhat ve içtimai muavenet vekaleti
ministry of public health and welfare n. sağlık ve sosyal yardım bakanlığı
welfare agency n. sosyal yardım ajansı
welfare service n. sosyal hizmet
welfare system n. sosyal yardım sistemi
child welfare systems n. çocuk esirgeme/koruma sistemleri
welfare worker n. sosyal hizmet görevlisi
welfare work n. sosyal hizmet
economic welfare comparison n. refah seviyesi karşılaştırması
welfare dependency n. yardıma muhtaçlık
welfare dependency n. yardım bağımlılığı
the european welfare states n. avrupa refah devletleri
welfare deduction n. refah kesintisi
secretary of health education and welfare n. (eskiden abd'de) sağlık, eğitim ve sosyal yardım biriminin başındaki kimse
supplementary welfare allowance yoksulluk nafakası
welfare allowance yoksulluk nafakası
welfare benefit yoksul/düşük gelirli insanlara ve hasta olanlara verilen yardım
welfare benefit yoksullara yardım
Institutes
international fund for animal welfare n. uluslararası hayvan koruma vakfı