worship - Turco Inglés Diccionario

worship

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

worship — Definition

Significado:
ibadet etmek, tapınma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈwɜːrʃɪp/ – BrE /ˈwɜːʃɪp/)
Categoría gramatical:
İsim: worship (uncountable); Fiil: worship (worships – worshiped/worshipped – worshiping/worshipping)
Sinónimo:
venerate, adore
Antónimos:
disdain

Significados de "worship" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
worship n. ibadet
The cult sang a chant in worship.
Tarikat ibadet sırasında bir ilahi söyledi.

More Sentences
worship v. tapmak
They used to worship the Greek gods.
Eskiden Yunan tanrılarına taparlarmış.

More Sentences
worship v. ibadet etmek
I will defend till my last breath their right to worship.
Onların ibadet etme hakkını son nefesime kadar savunacağım.

More Sentences
worship v. tapınmak
General
worship n. ibadet
The cult sang a chant in worship.
Tarikat ibadet sırasında bir ilahi söyledi.

More Sentences
worship v. ibadet etmek
I will defend till my last breath their right to worship.
Onların ibadet etme hakkını son nefesime kadar savunacağım.

More Sentences
worship v. taparcasına sevmek
She definitively worships Justin.
Justin'i kesinlikle taparcasına seviyor.

More Sentences
worship n. ilahlaştırma
worship n. tapınma
worship n. tapma
worship n. hayranlık
worship v. perestiş etmek
worship v. idolleştirmek
worship v. ilahlaştırmak
worship v. kulluk etmek
Religious
worship n. tapılan şey
worship n. ibadet edilen şey
worship n. tanrı'ya tapınmayı ifade eden dini törenler
worship v. ayine katılmak
worship v. dini törenlere katılmak

Significados de "worship" con otros términos en diccionario inglés turco: 101 resultado(s)

Inglés Turco
General
hero worship n. tapma
hero worship n. kahramana tapınma
place of worship n. tapınak
hero worship n. taparcasına hayranlık duyma
tree worship n. ağaca tapınma
woman worship n. kadın sevgisi
ritual worship n. namaz
self worship n. kendini beğenme
evening worship n. akşam namazı
idol worship n. putperestlik
place of worship n. ibadethane
image-worship n. putperestlik
devil-worship n. şeytana tapma
self-worship n. kendi kendine tapma
worship of sacrifice n. kurban ibadeti
word-worship n. harflere tapma
house of worship n. ibadethane
word-worship n. kelimelere tapınma
place-worship n. mekana tapınma
self-worship n. kendine tapma
money worship n. paraya tapınma
place of worship n. mabet
hero worship n. önemli insanlara duyulan büyük saygı
hero-worship n. kahramanlara duyulan hürmet
hero-worship n. taparcasına hayranlık besleme
hero-worship n. kahramanlara duyulan aşırı hayranlık
miracle-worship n. mucizelere tapınma
moon-worship n. ay'a tapınma
symbol-worship n. sembollere tapınma
symbol-worship n. sembol tapıcılığı
fire worship v. ateşe tapmak
open to worship v. ibadete açmak
be opened to worship v. ibadete açılmak
hero-worship v. tapmak
worship idols v. putlara tapmak
worship idols v. putlara tapınmak
be opened for worship v. ibadete açılmak
practically worship someone v. birine adeta tapınmak
worship [obsolete] v. onurlandırmak
worship [obsolete] v. saygı göstermek
hero-worship v. taparcasına hayranlık göstermek
hero worship v. taparcasına hayranlık beslemek
hero worship v. taparcasına hayranlık göstermek
hero-worship v. sorgusuz sualsiz sevmek
hero-worship v. çok saygı beslemek
hero-worship v. taparcasına hayranlık beslemek
Phrasals
worship someone as something v. gibi (birine) tapmak/saygı duymak
worship someone as something v. -mış gibi (birine) tapmak/saygı duymak
worship as v. olarak tapmak/tapınmak
worship as v. olarak hayranlık/saygı duymak
worship (someone or something) as (something) v. (birine/bir şeye bir şey) olarak hayranlık/saygı duymak
worship (someone or something) as (something) v. (birine/bir şeye bir şey) olarak tapmak/tapınmak
Idioms
worship the ground someone walks on v. taparcasına saygı duymak
worship the ground someone walks on v. bastığı toprağa bile tapmak
Law
damaging places of worship and cemeteries n. ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
worship [uk] n. yargıçlar, belediye başkanları ve diğer bazı yüksek mevkili kimseler için kullanılan bir hitap şekli
Politics
freedom of worship n. ibadet özgürlüğü
Psychology
yoni worship n. yoni tapınması
ancestor worship n. atalara tapınma
Social Sciences
hero worship n. büyük adamları ilahlaştırma
History
hero worship n. antik yunanlılar ve romalıların kahramanlara tapınması
Religious
thee (alone) we worship; thee (alone) we ask for help n. yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz.
a concise manual of Islamic faith, worship and ethics n. ilmihal
nature worship n. doğaya tapma dini
nature worship n. doğaya tapınma
animal-worship n. hayvanlara tapınma
worship of man n. bir insanı tanrı kabul edip ona ibadet etme
worship of heavenly bodies n. yıldızlara tapınma
bible-worship n. incil'i kutsal kabul etme
will worship n. resmi ibadet
will worship n. irade veya isteğe göre ibadet etme
woman-worship n. kadınlara tapınma
fire worship n. zerdüştlük
fire worship n. mecusilik
fire worship n. ateşe tapma
fire worship n. ateş ile sembolize edilen tanrı
fire-worship n. mecusilik
fire-worship n. zerdüştlük
fire-worship n. ateşe tapma
fish-worship n. balığa tapma
fish-worship n. balığa tapınma
serpent-worship n. yılana tapınma
serpent-worship n. yılana tapma
sun-worship n. güneş-tanrı inancı
house of worship n. tapınak
house of worship n. mabet
house of worship n. kilise
worship the false idols v. sahte idollere/putlara tapmak
Ottoman Turkish
complete worship n. ihlas
Archaic
worship [canada] n. (kanada'da) belediye başkanı
Slang
worship the porcelain god v. tuvalete sarılıp kusmak
worship the porcelain goddess v. klozete kusmak
worship the porcelain god v. klozete kusmak
worship the porcelain goddess v. tuvalete tutunarak kusmak
worship the porcelain god v. kusmak
worship the porcelain god v. tuvalete tutunarak kusmak
worship the porcelain goddess v. kusmak
worship the porcelain goddess v. klozete eğilip kusmak
worship the porcelain goddess v. tuvalete sarılıp kusmak
worship the porcelain god v. klozete eğilip kusmak
British Slang
worship at the porcelain altar v. klozete eğilip kusmak