yanak - Turco Inglés Diccionario

yanak

Significados de "yanak" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yanak cheek n.
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
General
yanak cheek n.
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
Gastronomy
yanak cheek n.
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
General
yanak dimple n.
yanak jaw n.
yanak chaft [obsolete] n.
yanak choke [scotland] n.
Colloquial
yanak chik n.
Technical
yanak flank n.
Automotive
yanak sidewall n.
Medical
yanak bucca n.
Anatomy
yanak joul n.
yanak gena n.
yanak chollers [dialect] n.

Significados de "yanak" con otros términos en diccionario inglés turco: 61 resultado(s)

Turco Inglés
General
yanak (otomobil lastiğine ait) sidewall n.
sarkık yanak gill n.
kırmızı yanak florid n.
yanak kemiği malar bone n.
yanak gamzesi cheek dimples n.
at yularındaki yanak kayışı cheek strap n.
yanak kayışı cheekpiece n.
bir yanak dolusu cheekful n.
yanak şeklinde olan şey cheek n.
at yularındaki yanak kayışlarının her biri cheekpiece n.
yanak kayışı cheek strap n.
yanak yaslamalık yastık wanger n.
yanak yaslamalık yastık wonger n.
sarkık yanak flabby cheek n.
yanak almak tweak a cheek v.
yanak almak tweak on the cheek v.
yanak okşamak stroke cheek v.
(ilacı) sonradan kullanmak için yanak içine saklamak cheek v.
yanak içine veya yanına yerleştirmek cheek v.
yanak yanağa cheek to cheek adj.
yanak dışı extrabuccal adj.
çökük (yanak, göz) hollow adj.
yanak anlamı veren bir ön ek mel- pref.
yanak sarkıntısı jowl N.
Technical
yanak rulmanı bearing n.
iç yanak inside disc n.
dış yanak outside disc n.
yanak genişliği face width n.
yanak aşınması flank wear n.
eksi yanak negative collar n.
yanak ile ilgili buccal adj.
Woodworking
yanak eğilme özellikleri edgewise bending properties n.
Automotive
yanak koruma bandı sidewall protective rib n.
yanak sürtmesi tire scuff n.
Medical
yanak lekesi buccal smear n.
yanak plastik ameliyatı genyplasty n.
yanak kası bucinator n.
yanak yağ pedi buccal fat pad n.
yanak dolgusu cheek filling n.
elmacık kemiği çıkıntısının yanak ortası oyuğuna geçişi ogee n.
yeni bir yapay yanak oluşturan meloplastic adj.
Anatomy
yanak kası cheek muscle n.
yanak duvarını oluşturan ince geniş bir kas trumpeter n.
yanak duvarını oluşturan ince geniş bir kas buccinator n.
yanak duvarını oluşturan ince geniş bir kas trumpeter muscle n.
dudak ve yanak bölgesine ait labiobuccal adj.
dudak ve yanak bölgesiyle ilgili labiobuccal adj.
hem yanak hem de dudakla ilgili buccolabial adj.
yanak ve diş eti ile ilgili buccogingival adj.
Dentistry
dental ark ve diş yüzeylerinin dudak ve yanak mukozasıyla temas eden yanıyla ilgili buccolabial adj.
Pathology
tokatlanmış yanak sendromu erythema infectiosum n.
tokatlanmış yanak sendromu fifth disease n.
tokatlanmış yanak sendromu slapped-cheek disease n.
Gastronomy
sığırın ya da dananın yanak eti cheek of beef n.
domuzun yanak eti jowl n.
Marine Biology
sarı yanak kefal golden grey mullet n.
Zoology
kemirici ve diğer bazı memeli hayvanlarda bulunan, yiyecek taşımaya yardımcı yanak kesesi cheek pouch n.
yanak kesesi cheek pouch n.
önceden sadece eski dünya'ya özgü olup şimdi her yerde bulunabilen ve hamsterlardan yanak keseleri olmaması ile ayrışan sıçanları içeren bir familya family muridae n.
Hunting
yanak yapıştırma (tüfeğin kabzasına) cheek weld n.
Ornithology
belirli evcil kümes hayvanı ırklarında bulunan yanak tüyü muff n.