yapraklar - Turco Inglés Diccionario

yapraklar

Significados de "yapraklar" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
yapraklar foliage n.
Yellowing of the foliage indicates a lack of light or an excess of potassium in the soil.
Yaprakların sararması, toprakta ışık eksikliğini veya fazla miktarda potasyum olduğunu gösterir.

More Sentences
Computer
yapraklar leaves n.
Boseong is famous for its green tea leaves.
Boseong yeşil çay yapraklarıyla ünlüdür.

More Sentences
General
yapraklar greens n.
yapraklar leafage n.
yapraklar leaf v.
Technical
yapraklar platelets n.
Botanic
yapraklar foliation n.
yapraklar foliature n.

Significados de "yapraklar" con otros términos en diccionario inglés turco: 81 resultado(s)

Turco Inglés
General
karşılıklı yapraklar opposite leaves n.
almaşık yapraklar alternate leaves n.
mısır koçanını saran yapraklar shuck n.
taç yapraklar bell n.
bitkiden sarkan dal ve yapraklar growth n.
ağacın üstündeki dal veya yapraklar treetop n.
kopmuş yapraklar loose leaves n.
(ormanda) çürümüş yapraklar litter n.
bazı ngoni kabilelerindeki evli savaşçıların taktığı yapraklar ve hayvan tüyleriyle süslü kafa aksesuarı headring n.
sırayla numaralandırılmış yapraklar foliation n.
sarı yapraklar yellow leaves n.
yapraklar ile örtmek infoliate v.
yapraklar ile kaplamak infoliate v.
(yapraklar) dökülmek shed v.
her yıl yapraklar dökülen deciduous adj.
yapraklar halinde laminar adj.
yaprak veya yapraklar ile ilişkili foliar adj.
iki ya da dörde katlanmış yapraklar halinde üretilmiş folio adj.
Idioms
naftalinlerin/tozlu yapraklar arasından (sandıktan) çıkarmak bring something out of mothballs v.
Technical
değiştirilmiş brominant epoksit yünlü fiber cam güçlendirilmiş laminant yapraklar modified brominated epoxide woven fibreglass reinforced laminated sheets n.
tutuşabilirliği tanımlanmış halojen olmayan epoksit yünlü e-cam güçlendirilmiş laminant yapraklar non-halogenated epoxide woven e-glass reinforced laminated sheets of defined flammability n.
e-cam güçlendirilmiş laminant yapraklar e-glass reinforced laminate sheets n.
yapraklar halinde laminiferous adj.
yapraklar halinde laminose adj.
Architecture
yapraklar ve dallarla süslenmiş (mimari) carolitic adj.
Construction
yeşil yapraklar greenery n.
Biology
çanak yapraklar ile ilgili calycular adj.
çanak yapraklar ile ilgili calicular adj.
Biochemistry
yapraklar ile ilişkili folic adj.
Marine Biology
genellikle üzerinde tüy yapraklar bulunan devasa boyutlarda uzun ince uzantılara sahip laminariaceae familyasında bir kahverengi su yosunu cinsi macrocystis n.
Zoology
yürüyen yapraklar phylliidae n.
Botanic
çanak yapraklar epicalyx n.
almaşık yapraklar alternative leaves n.
bileşik yapraklar compound leaves n.
karşılıklı yapraklar opposed leaves n.
dorsivental yapraklar subulate leaves n.
etli yapraklar succulent leaves n.
karşılıklı yapraklar opposite leaves n.
halka dizilişli yapraklar stellate leaves n.
taç yapraklar petals n.
çanak yapraklar calicle n.
çanak yapraklar calycle n.
üçer üçer çıkan yapraklar tern leaves n.
sapın alt yüzünde bulunan sıra halindeki yapraklar underleaf n.
gövdenin alt yüzünde bulunan sıra halindeki yapraklar underleaf n.
çiçeklerin yaprak tomurcukları ile homolog olduğu ve çiçek üreme organlarının dönüşüm geçirmiş yapraklar olduğu ilkesi vegetable metamorphosis n.
kenarları yeryüzüne ve göğe dönük olup ayaları ufku işaret eden yapraklar vertical leaves n.
tüy yapraklar quillwort family n.
tüy yapraklar family isoetaceae n.
tüy yapraklar isoetaceae n.
salata veya yemek için kullanılan taze yapraklar healing herb n.
bitki çayı yapmak için kullanılan yapraklar healing herb n.
meyve veya kırmızı şarap tatlandırmak için dikkatli ölçülerde kullanılan yapraklar herb grace n.
saksı bitkisi olarak kullanılan yapraklar pigweed n.
doğadan toplanan yapraklar pigweed n.
taç yapraklar coroll [obsolete] n.
(taç yapraklar veya çanakta gelişen) içi boş çıkıntı spur n.
çiçeğin dış halkalarını oluşturan renkli yapraklar perianth n.
dökülmeden ağaçta çürüyen yapraklar induviae n.
(taç yapraklar ve kısımlarından ayrı) nektar proper nectary n.
(yapraklar) çürürken yığın halinde durmak couch v.
üç sıra halindeki (yapraklar) trifarious adj.
biri sağda biri solda olan (yapraklar) alternate adj.
almaşık (yapraklar) alternate adj.
taç yaprakları arasında çanak yapraklar olan barbed adj.
tepesinde yapraklar olan comate adj.
tepesinde yapraklar olan comose adj.
(bazı yapraklar) girintileri merkezin yarısına kadar uzanan cleft adj.
(gövde boyunca yapraklar) eğri bir çizgide dağılım gösteren curviserial adj.
(yapraklar) üst üste binmiş gibi görünen succubous adj.
(yapraklar) iki sıra sırt dizilişli succubous adj.
Agriculture
buğdayda bayrak yapraklar flag leaves n.
çanak yapraklar sepals n.
Tobacco
çürük yapraklar rotten leaves n.
Geology
gnaysın içindeki mika veya hornblend sebebiyle ince yapraklar oluşturup kolayca parçalanabilen bir çeşidi slaty gneiss n.
Entomology
yuvasını kaplamak için yapraklar ve çiçeklerden yuvarlak parçalar koparan arı leafcutter bee n.
yürüyen yapraklar familyasından olan böcek phyllid n.
yürüyen yapraklar family phillidae n.
yürüyen yapraklar phyllidae n.
yürüyen yapraklar family phyllidae n.
yürüyen yapraklar phillidae n.