yollu - Turco Inglés Diccionario

yollu

Significados de "yollu" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
General
yollu goer n.
The term "goer" is considered outdated and derogatory.
"Yollu" sözcüğü eskimiş ve aşağılayıcı olarak görülmektedir.

More Sentences
Slang
yollu slut n.
She was dressed like a slut.
Yollu gibi giyinmişti.

More Sentences
General
yollu having roads adj.
yollu streaked adj.
yollu stripy adj.
yollu striped adj.
yollu stewish adj.
Technical
yollu stripy adj.
Automotive
yollu streaking adj.
Environment
yollu striped adj.
Slang
yollu boody n.
yollu loose woman n.
yollu hootchie n.
yollu hornbag [australia] n.
yollu slag n.
yollu trampy adj.
yollu easy adj.
yollu round-heeled adj.
yollu of easy virtue adj.

Significados de "yollu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
üç yollu anova three way anova n.
tek yollu anova single way anova n.
(şaka yollu) beden cezalarında sopa kullanımının savunulması caneology n.
şaka yollu takılma trifling n.
yollu kadın gillie [dialect] n.
(iskoçya'da) yollu kadın cutty n.
(şaka yollu) şair hazretleri poetship n.
mutasyon geçirmiş hal (şaka yollu) mutant n.
et yiyen insan (şaka yollu) carnivore n.
(eskiden şaka yollu) ceset hırsızlığı resurrectionism n.
şaka yollu takılmak tease v.
(birine) (şaka yollu) takılmak rally v.
şaka yollu sataşmak badinage v.
şaka yollu söylemek bejape v.
şaka yollu sataşmak chiack [australia] v.
şaka yollu sataşmak chyack [australia] v.
şaka yollu iğneleyen pawky adj.
ima yollu referential adj.
şaka yollu jocular adj.
şaka yollu waggish adj.
üç yollu three way adj.
münakaşa yollu disputewise adj.
e-mail yollu e-mail-borne adj.
münakaşa yollu dispute-wise adj.
iki yollu two-way adj.
şaka yollu tongue-in-cheek adj.
tek yollu one-way adj.
yollu ince şerit striped adj.
üç yollu three-way adj.
şaka yollu iğneleyici narquois adj.
son dönemde ortaya çıkan şey anlamındaki, şaka yollu veya aşağılayıcı sıfat nouveaux adj.
son dönemde ortaya çıkan şey anlamındaki, şaka yollu veya aşağılayıcı sıfat nouveau adj.
şaka yollu joky adj.
şaka yollu jokey adj.
dört yollu quadrivial adj.
şaka yollu söylenen pleasant [obsolete] adj.
şaka yollu jokingly adv.
şaka yollu jestingly adv.
mizah yollu drolly adv.
mizah yollu humorously adv.
yollu yolunca in a proper way adv.
mizah yollu humorously adv.
tevil yollu implicitly adv.
şaka yollu triflingly adv.
mizah yollu jokily adv.
şaka yollu jokily adv.
şaka yollu quibblingly adv.
şaka yollu humorously adv.
şaka yollu humorsomely adv.
şaka yollu drollingly adv.
Phrasals
birine şaka yollu sataşmak josh around v.
birine şaka yollu takılmak josh around v.
Colloquial
(orta atlantik aksanıyla şaka yollu) charity charidee n.
kuru meyveli kek (kuru ve lezzetsiz olduğundan şaka yollu göndermelerde de kullanılır) fruitcake n.
cehennem (çoğunlukla yazı dilinde kullanılmayan, farklı şekillerde hecelenebilen şaka yollu bir hüsnütabir) h-e-double-toothpicks n.
şaka yollu laf dalaşı the dozens n.
şaka yollu laf dalaşı the dirty dozens n.
en büyük korku (mizah yollu) horror of horrors n.
korkulu rüya (mizah yollu) horror of horrors n.
hayatının paniği (mizah yollu) horror of horrors n.
(şaka yollu) vasıfsız işçilere yüksek unvanlar verme uptitling n.
(şaka yollu) hayat/yaşam mücadelesi strugglebus n.
(şaka yollu) hayat/yaşam kavgası strugglebus n.
(şaka yollu) ölüm kalım savaşı strugglebus n.
(şaka yollu) sinir harbi strugglebus n.
(şaka yollu) yaygın bir köpek ismi fido n.
dört yollu üçgen anahtar spit valve n.
şaka yollu laf dalaşı yapmak shoot the dozens v.
şaka yollu laf dalaşına girmek shoot the dozens v.
şaka yollu laf dalaşı yapmak play the dozens v.
şaka yollu laf dalaşı yapmak play the dozens v.
şaka yollu laf dalaşına girmek play the dozens v.
şaka yollu takılmak goof on v.
(birine/bir şeye) şaka yollu takılmak goof on (someone or something) v.
birine şaka yollu takılmak goof on someone v.
orta yollu middle-of-the-road adj.
şaka yollu spoofy adj.
(şaka yollu) yepyeni latest and greatest expr.
(yoğurdu sarımsakladın mı sarımsaklamadın mı benzeri) tekerlemelerden esinlenilen şaka yollu bir selamlama sözü how now, brown cow? expr.
(yoğurdu sarımsakladın mı sarımsaklamadın mı benzeri) tekerlemelerden esinlenilen şaka yollu bir selamlama sözü how now brown cow expr.
(bazen alay yollu) ben ne anlarım ki what do I know expr.
(şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir I could tell you, but then I'd have to kill you expr.
(şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerek I could tell you, but then I'd have to kill you expr.
(şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerek I could tell you but then I’d have to kill you expr.
(şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir I could tell you but then I’d have to kill you expr.
ses egzersizi olarak doğan şaka yollu selamlama (how are you ne var yu) how now brown cow expr.
ses egzersizi olarak doğan şaka yollu selamlama "how are you ne var yu" how now, brown cow? expr.
(alay yollu) ne eğleniyoruz ama değil mi? are we having fun yet? expr.
(alay yollu) ne eğleniyoruz ama değil mi? awhfy (are we having fun yet?) expr.
(alay yollu) ne eğlenceli ama değil mi? are we having fun yet? expr.
(alay yollu) ne eğlenceli ama değil mi? awhfy (are we having fun yet?) expr.
(alay yollu) (o bilmeyecek de) ben mi bileceğim? what does (he/she) know? expr.
(alay yollu) (biri bilmeyecek de) ben mi bileceğim what do I know expr.
(şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir ictybtihtky (I could tell you, but then I'd have to kill you) expr.
Idioms
yaşlılıktan kaynaklanan unutkanlık (genelde şaka yollu söylenir) senior moment n.
(alay yollu) cömert/yüce gönüllü patron/müdür benevolent overlord n.
(bazen alay yollu) zavallı küçük zengin kız/oğlan/çocuk poor little rich girl/boy/kid n.
(bazen alay yollu) mutsuz/zavallı zengin kız/oğlan/çocuk/çocuğu poor little rich girl/boy/kid n.
(bazen alay yollu) zavallı küçük zengin kız poor little rich girl n.
(bazen alay yollu) mutsuz/zavallı zengin kız/çocuk/çocuğu poor little rich girl n.
(şaka yollu) hayat/yaşam mücadelesi struggle bus n.
(şaka yollu) hayat/yaşam kavgası struggle bus n.
(şaka yollu) ölüm kalım savaşı struggle bus n.
(şaka yollu) sinir harbi struggle bus n.
hakaret davalarında tehdit yollu susturma libel chill n.
kampüste herkesçe tanınan ve önem verilen kız öğrenci (kendini beğenmişler için alay yollu da söylenir) big woman on campus n.
(şaka yollu) ayakyolu chamber of commerce n.
(şaka yollu) tuvalet chamber of commerce n.
gardiyan (şaka yollu eşinden veya sevgilisinden bahsederken kullanılır) the old ball and chain n.
yollu kadın woman of easy virtue n.
(şaka yollu) evlilik kaynaklı mutluluk wedded bliss n.
(şaka yollu) birisini öldürmek cancel someone's christmas v.
(şaka yollu) birini kötü emellerine alet etmek have one's wicked way with somebody v.
(şaka yollu) (seks anlamında) birini götürmek have one's wicked way with somebody v.
(şaka yollu) biz fanilerin arasına karışmak sit below the salt v.
(şaka yollu) biz fanilerin arasına karışmak sit beneath the salt v.
(şaka yollu) hayat/yaşam kavgası vermek ride the struggle bus v.
(şaka yollu) sinir harbi vermek ride the struggle bus v.
(şaka yollu) ölüm kalım savaşı vermek ride the struggle bus v.
(şaka yollu) hayat/yaşam mücadelesi vermek ride the struggle bus v.
(şaka yollu) birine takılmak mess about with v.
(birinden) şaka yollu fırça yemek get a ribbing (from someone) v.
(biri tarafından) şaka yollu kızdırılmak get a ribbing (from someone) v.
(biri tarafından) şaka yollu sataşılmak get a ribbing (from someone) v.
pek akıllıca olmayan bir seçim için söylenen şaka yollu uyarı be (someone's) funeral v.
(şaka yollu) birini yatağa atmak have your way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) (seks anlamında) birini götürmek have your way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) (seks anlamında) birini götürmek have your wicked way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) birini kötü emellerine alet etmek have your way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) birini yatağa atmak have your wicked way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) birini kötü emellerine alet etmek have your wicked way with somebody  [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) birini kötü emellerine alet etmek have your (wicked) way with somebody [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) (seks anlamında) birini götürmek have your (wicked) way with somebody [old-fashioned] [humorous] v.
(şaka yollu) tamamen ayık jober as a sudge adj.
(şaka yollu) hayat/yaşam kavgası veren on the struggle bus adv.
(şaka yollu) sinir harbi veren on the struggle bus adv.
(şaka yollu) hayat/yaşam mücadelesi veren on the struggle bus adv.
(şaka yollu) ölüm kalım savaşı veren on the struggle bus adv.
şaka yollu facetious remarks expr.
şaka yollu a bantering tone expr.
şaka yollu tongue-in-cheek advice expr.
şaka yollu tongue-in-cheek expr.
masumane bir cümlenin cinsel içerikli anlama gelen durumlarına vurgu yapmak için şaka yollu kullanılan bir deyim said the actress to the bishop expr.
(şaka yollu) tamamen ayık as jober as a sudge expr.
kahvaltıda alışık olmadığımız, sağlıklı olmayan şeyler yeme veya içme anlamında alay yollu bir ifade breakfast of champions expr.
kabahatlerimi affettirmek için (şaka yollu) for my sins expr.
günahlarımı affettirmek için (şaka yollu) for my sins expr.
şaka yollu olarak (with) tongue in cheek expr.
masumane bir cümlenin cinsel içerikli anlama gelen durumlarına vurgu yapmak için şaka yollu kullanılan bir deyim as the actress said to the bishop expr.
Politics
orta yollu yaklaşım the middle­ of-the-road approach n.