Boot - Turc Anglais Dictionnaire

Boot

Sens de "Boot" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 128 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
boot n. bot
boot n. çizme
boot n. bagaj
General
boot n. tekme
boot n. bot (ayakkabı)
boot n. açış
boot n. çizme
boot n. papuç
boot n. koruyucu kapak
boot n. pabuç
boot n. çarık
boot n. önyükleme
boot n. kar
boot n. at dizliği
boot n. bazı kümes hayvanlarının bacak ve ayak parmaklarındaki tüyler
boot n. külotlu çorabın üstü ile ayağı arasındaki bölüm
boot n. köpek ayakkabısı
boot n. deriden yapılmış içecek kabı
boot n. çaylak
boot n. stajyer
boot n. çırak
boot n. korsan kayıt
boot n. galoş
boot v. ayak ile vurmak
boot v. tekme atmak
boot v. tekmelemek
boot v. tepmek
boot v. çizme giydirmek
boot v. kovmak
boot v. sepetlemek
boot v. işe yaramak
boot v. (futbol) tekme atmak
boot v. tekmeyi basmak
boot v. ayak ile vurmak
boot adv. bir de
boot adv. hem de
boot adv. fazla olarak
boot adv. üstüne bir de
boot adv. üstelik
boot adv. ilaveten
boot adv. ayrıca
boot N. bot/çizme
boot N. (bil.) açılış
Colloquial
boot n. ret
boot n. reddedilme
boot n. yol verme
boot n. sohbet odasından çıkarma
boot v. bilgisayarı açmak
boot v. bilgisayarı başlatmak
boot v. sistemi açmak
boot v. işten kovmak
boot v. kıçına tekmeyi basmak
Trade/Economic
boot n. (vergi hukukunda) fazladan para, ilişkisiz veya ayni olmayan mülk veya vergilendirilemeyen ayni mülk alışverişiyle ilgili diğer yükümlülüklerin üstlenilmesi
Technical
boot n. açılış
boot n. bot
boot n. çizme
boot n. dingil kılıfı
boot n. fren lastiği
boot n. kılıf
boot n. koruyucu kapak
boot n. potin
boot n. pabuç
boot n. toz körüğü
boot n. toz lastiği
boot n. tozluk
boot n. borunun çatıdan geçtiği yere takılan metal kasa ve flanş
boot n. silo kutusu
boot n. kovalı elevatörün tabanındaki oda ve kutu
boot n. (cam üretimi) pisliğin içeri girmemesi ve camın ısı ve gazla doğrudan temas etmemesini sağlayan kil kap
boot n. yağ tankeri tahliye musluğu
Computer
boot n. (bilgisayar) sistemi yeniden başlatma
boot n. önyükleme
boot n. önyükleme
boot v. bilgisayara işletim sistemi yüklemek
boot v. bilgisayarın belleğine komutlar okutarak sistemi çalıştırmak
boot v. işletim sistemini yeniden yüklemek
boot v. önyüklemek
Automotive
boot n. bagaj
boot n. buji başlığı
boot n. bot
boot n. çizme
boot n. körük
boot n. kovan
boot n. lastik
boot n. potin
boot n. toz kapağı
boot n. toz körüğü
boot n. tavan örtüsü
boot n. vites körüğü
boot n. koruyucu kaplama
boot n. zemine monte vites kolunun tabanını kaplamak için kullanılan kısım
boot n. tekerlek kilidi
boot n. tekerlek yaması
boot n. açılır kapanır araç tavanı bölmesi
boot n. açılır kapanır araç tavanı bölmesi kılıfı
boot n. lastik muhafazasının içindeki geniş ve kalın yama
boot n. üstü açık aracın sürücü koltuğuna geçirilen koruyucu kılıf
boot v. (aracı) tekerlek kilidiyle bağlamak
Aeronautic
boot n. (uçaklarda don çözmek için kullanılan) bot
Botanic
boot n. tahıl ve çeşitli palmiyelerin üst yapraklarının yakınındaki çiçeklerin üstünü kapatan zarf
Military
boot n. bot (ayakkabı)
Hunting
boot n. deriden yapılmış tüfek taşıma kılıfı
Sport
boot n. vuruş
boot v. (yerden zıplayan top) yere doğru düşürmek
Baseball
boot n. yerden zıplayan topu özellikle iç sahaya doğru düşürme
boot v. (yerden zıplayan top) yanlış oynamak
Music
boot n. orgda kamış borularının olduğu kutu
Archaic
boot n. avantaj
boot n. fayda
boot n. yarar
boot n. fazladan verilen şey
boot n. yağma
boot n. çapul
boot n. vurgun
boot v. el ve ayak sıkıştıran aletle işkence etmek
Slang
boot n. heyecan
boot n. zevk alma
boot n. haz alma
boot n. keyif alma
boot n. işten kovulma
boot n. kıçına tekmeyi yeme
boot n. tatlı heyecan
boot v. kıçına tekme vurmak/yemek
boot v. kusmak
boot v. midesini boşaltmak
boot v. yarış atı sürmek
British Slang
boot n. çekici tip
boot n. tipsiz kimse

Sens de "Boot" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
a high boot n. sokman
top boot n. uzun konçlu çizme
gym boot n. kes
boot camp n. acemi birliği
top boot n. uzun çizme
boot stretcher n. ayakkabı açma makinası
hessian boot n. uzun çizme
thigh boot n. uzun çizme
leg of a boot n. konç
boot maker n. çizmeci
knee boot n. dize kadar gelen çizme
snow boot n. kar çizmesi
top boot n. çizme
riding boot n. binici çizmesi
ankle boot n. yarım çizme
casual boot n. gündelik bot
ski boot n. kayak ayakkabısı
snow boot n. kar botu
cowboy boot n. kovboy çizmesi
low boot n. kısa çizme
ankle boot n. yarım bot
work boot n. iş botu
boot failure n. başlatma hatası
ankle boot n. bot
rain boot n. yağmur çizmesi
half-boot n. kısa çizme
hessian boot n. (19. yüzyılda kullanılan) uzun çizme
wellington boot n. (19. yüzyılda kullanılan) uzun çizme
summer boot n. yazlık bot
winter boot n. kışlık çizme
high-heeled boot n. yüksek topuklu çizme/bot
winter boot n. kışlık bot
boot polisher n. ayakkabı boyacısı
boot print n. bot izi
wellington boot n. lastik çizme
can-can-boot n. bir tür oyuncak tekne
can-can-boot n. pop pop tekne
chelsea boot n. yan kısımları lastikli, ayak bileği yüksekliğinde bot
the boot n. bir kimsenin ayağını/bacağını yakmak veya ezmekte kullanılan işkence aleti
car boot sale n. araba bagajında yapılan satış
car boot sale n. bit pazarı
jodhpur boot n. yanı tokalı kısa binicilik botu
boot camp n. yoğun egzersiz programı
boot [obsolete] n. yardım
boot boy n. (otelde) ayakkabı parlatıcısı
boot catcher n. bot parlatıcısı
boot top n. botun üst kısmı
boot [obsolete] n. çare
boot [dialect] n. eşantiyon
boot hook n. çizme giyme kancası
boot tree n. bot kalıbı
boot [obsolete] n. rahatlama
boot crimp n. bot gövdesini çizmek için kullanılan araç
boot [obsolete] n. bacak zırhı
boot [obsolete] n. at arabası sürücü kompartımanı
boot top n. eskiden botun üst kısmını gizlemek için giyilen dantel
boot [dialect] n. ödemeyi denkleştirmek için fazladan verilen şey
boot [dialect] n. hediye ürün
boot crimp n. bot gövdesini şekillendirmek için kullanılan çerçeve
boot-scraper n. eskiden botların altının temizlenmesi için ev önüne konan metal mekanizma
boot closer n. bot dikicisi
boot camp n. yetenek geliştirme programı
boot boy n. hizmetçi
riding boot n. çizme
desert boot n. baldırın yarısına gelen bot
gum boot n. lastik çizme
gum boot n. yüksek konçlu lastik bot
rock boot n. kaya tırmanışı botu
chukka boot n. bir tür bot
congress boot n. bilek hizasında kenarı lastikli bot
congress boot n. bilekte bot
duck boot n. sağlam ve suya dayanıklı bir bot çeşidi
iron boot n. bacağı kaynatan veya ezen bir işkence aleti
scalping boot n. atın arka ayağına takılan hafif deri veya kauçuk parça
snow-boot n. kar çizmesi
snow-boot n. kar botu
snow-boot n. karda yürümek için tasarlanmış su geçirmez bot
boot boot out v. kıçına tekmeyi vurmak
boot somebody out of something v. pabucunu eline vermek
boot somebody out v. pabucunu eline vermek
boot out v. işten atmak
boot somebody out v. pasaportunu eline vermek
boot somebody out of something v. pasaportunu eline vermek
boot someone out v. birisini tekmeleyerek atmak/çıkarmak/kovmak
boot someone out v. birisini bir yerden kovmak
boot-shaped adj. bot şeklinde
to boot adv. ek olarak
to boot adv. da cabası
Phrasals
boot up v. (bilgisayarı) başlatmak/çalıştırmak
boot out v. defetmek
boot out v. kovmak
boot up v. (bilgisayar) açılmak/başlamak/çalışmak
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı kapı dışarı etmek
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı defetmek
boot or an animal out v. kapıya koymak
boot or an animal out v. defetmek
boot or an animal out v. dışarı atmak
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı tekmeleyerek atmak/kovmak
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı dışarı atmak
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı kapıya koymak
boot someone or an animal out v. birini/bir hayvanı kovmak
boot or an animal out v. kapı dışarı etmek
Phrases
the boot is on the other foot expr. şartlar tam tersine döndü
the boot is on the other leg expr. eski çamlar bardak oldu
the boot is on the other foot expr. durum tam tersine döndü
the boot is on the other foot expr. eski çamlar bardak oldu
the boot is on the other foot expr. rüzgar tersine döndü
to boot expr. üstüne bir de
toot it and boot it expr. becer ve terk et
Colloquial
boot money n. profesyonel spor kulüplerinin oyunculara el altından ödediği prim
give the boot v. pabucunu eline vermek
get the boot v. yol verilmek
give the boot v. defetmek
give the boot v. yol vermek
get the boot v. kovulmak
get the boot v. kapı dışarı edilmek
give the boot v. kapıyı göstermek
get the boot v. defedilmek
give the boot v. sepetlemek
get the boot v. sepetlenmek
give the boot v. kovmak
give the boot v. kapı dışarı etmek
get the boot v. pabucu eline verilmek
boot-faced adj. çatık kaşlı
Idioms
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) n. ahmak
boot camp n. eğitim kampı
boot camp n. ıslah evi
boot out v. görevden almak
boot out v. kapı dışarı etmek
boot out v. görevine son vermek
put the boot in v. haksız muamele etmek
put the boot in v. yerdeki bir kimseyi tekmelemek
put the boot in v. üstüne varmak
put the boot in v. tekmeyi patlatmak
give the boot v. bohçasını koltuğuna vermek
give someone the boot v. pabucunu eline vermek
give someone the boot v. defetmek
give someone the boot v. başından defetmek
the boot is on the other foot v. ibre tersine dönmek
give somebody the boot v. pabucunu eline vermek
give somebody the boot v. işten kovmak
give somebody the boot v. kapıyı göstermek
be as full as a boot v. zil zurna sarhoş olmak
give somebody the boot v. kapı dışarı etmek
get the boot v. zorla işten çıkarılmak
get the boot v. istifaya zorlanmak
give somebody the boot v. birini işten çıkarmak
put the boot in v. tuz biber olmak/ekmek
give someone the boot v. birini işten atmak
give someone the boot v. birini işten kovmak