Gate - Turc Anglais Dictionnaire

Gate

Sens de "Gate" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 91 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
gate n. kapı
gate n. geçit
General
gate n. patika
gate n. vana
gate n. kapıyı gösterme
gate n. kapı (kapı aralığını kapayan kanat)
gate n. gişe hasılatı
gate n. çit
gate n. boğaz
gate n. valf
gate n. hasılat (maç/konser/sirk vb'nde bilet satışından sağlanan)
gate n. kanal kapağı
gate n. kovma
gate n. bilet hasılatı
gate n. kapak
gate n. giriş
gate n. döküm ağzı
gate n. büyük kapı
gate n. sürgü
gate n. döküm yolu
gate n. giriş kapısı
gate n. giriş yeri
gate n. bahçe kapısı
gate n. ret
gate n. onaylamama
gate n. hareketli açıp kapama çerçevesi olan geçiş açıklığı
gate n. geçidi kapatan hareketli bariyer
gate n. testerenin monte edildiği tezgah
gate n. kilit tamburunda sürgü çalışırken içinden metalin geçtiği açıklık
gate n. elektronik devreyi kısa süre boyunca çalıştıran sinyal
gate n. yolluk sisteminde kullanılan gereç
gate n. babafingo çubuğunun alt ucunu sabit tutmak için kullanılan mafsallı demir kelepçe
gate n. eski tip toplu tabancalarda silindirin arkasında yer alan metal bir aksam
gate n. atım yatağından doldurulan tüfeğin fişek haznesi kapağı
gate n. döküm ağzında kalan atık metal parçası
gate n. şahmerdanda dövme kalıplarında bağlantı kanalı
gate n. içeri alınan seyirci sayısı
gate n. kamera, yazıcı veya projektörün mat örtü kağıdı, diyafram açıklığı ve filmin konumlanmasına yardımcı olan yol ve yüzeyleri içeren bölümü
gate n. değişik hızlı otomobillerin vites kolunda bulunan oluklu yatak
gate n. çıktısı sadece belirli şartlarda harekete geçecek şekilde düzenlenmiş çok girdili elektronik devre
gate n. alan etkili transistördeki akımı uygulanan voltaja göre modüle eden elektrot
gate n. belirtilen girdi koşulları sağlandığında sinyal şeklinde çıktı veren cihaz
gate n. (tekstil üretiminde) dantel işleme tezgahındaki bitişik iki makine arasındaki mesafe
gate n. garda bekleme alanı
gate n. mantık kapısı
gate n. (slalom yarışında) kara sabitlenmiş iki direkten oluşan bir engel
gate n. film kamerasının önünde yer alan ve filmin ışık almasını sağlayan dikdörtgen açıklık
gate n. hasılat
gate v. (öğrencinin) kolej ve çevresindeki arazinin dışına çıkmasını yasaklamak
gate v. kapalı vana sayesinde bir şeyi içeride tutmak
gate v. birine yol göstermek
gate v. okulda tutmak
gate suf. siyasi skandal
Trade/Economic
gate n. işten atma
Technical
gate n. akaç (döküm)
gate n. giriş yeri/geçiti
gate n. kapak
gate n. kapı
gate n. şiberi
gate n. yolcu giriş kapısı
gate n. (akış sitometrisinde) iki boyutlu noktasal grafiklerde bir tür ayırma çizgisi
gate v. geçit sağlamak
gate v. (dokuma tezgahını) dokuma işi için ayarlamak
gate v. geçitle kontrol sağlamak
gate v. (elektronik cihazı) kapıya uygun çalışır hale getirmek
gate v. (döküm modeline) gerekli kanalları açmak için parçalar ilave etmek
gate v. (döküm kalıbına) kanallar açmak
Telecom
gate n. geçit
gate n. kapı
Mechanic
gate n. aralık
Automotive
gate n. kapı
gate n. vites kanalı
Transportation
gate n. yolcu terminali ile taşıta binme alanı arasında bulunan ve genellikle üzerinde numara olan geçit
gate n. yolcuların taşıta binmek için geçtikleri kapı ile binme alanını içeren kısım
Physiology
gate v. hücre zarından geçişi kontrol etmek
Biology
gate n. uyarıcıya yanıt olarak hücre zarından geçişe izin veren veya geçişi yasaklayan molekül veya molekül parçası
Geography
gate n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Sport
gate n. yarışın başlangıç noktası olarak kabul edilen mekanik bariyer
gate n. slalom yarışında kayakçının arasından geçmek zorunda olduğu iki bayrak arasındaki açıklık
gate n. küreğin ıskarmozdan kurtulmasını önlemek için kullanılan mafsallı kanca
gate n. (krikette) vurucunun sopası ile dizliği arasındaki mesafe
Ottoman Turkish
gate n. medhal
Archaic
gate n. seyahat yolu
gate n. cadde
gate n. yol
Engineering
gate v. iletim, alım veya işlemleme için (dalganın) bir kısmını büyüklük veya zaman aralığına göre seçmek
Slang
gate n. (demiryolu) makas
gate n. işten çıkarma
gate n. ilişkiyi sonlandırma
gate n. kapı dışarı etme
gate n. tekmeyi basma

Sens de "Gate" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
security gate n. nizamiye kapısı
General
gate post n. kapı babası
threshold gate n. giriş kapısı
water gate n. su bendi kapısı
masscuite emptying gate n. lapa boşaltma kapısı
enemy at the gate n. kapıdaki düşman
negation gate n. değilleme geçiti
nand gate n. ve değil geçidi
some gate n. bazı yer
toll gate n. turnike
sluice gate n. set kapısı
gate leg table n. açılır kapanır masa
sluice gate n. savak kapağı
sluice gate n. bent kapağı
golden gate bridge n. golden gate köprüsü
logic gate n. mantık geçiti
gate crashing n. davetsiz
departure gate n. çıkış kapısı
field programmable gate arrays n. programlanabilir sıralı giriş alanları
gate keeper n. kapıcı
gate crasher n. kaçak seyirci
or gate n. ya geçidi
or gate n. veya geçidi
head gate n. bent kapağı
water gate n. bent kapağı
water gate n. set
head gate n. set
drainage gate n. drenaj kapağı
gate leaf n. sürgü
gate house n. kapak yuvası
gate tower n. kapı yanı kulesi
gate latch n. bahçe kapısı mandalı
gate leaf n. vana kapağı
gate tower n. kapı kulesi
gate-crash n. davetsiz misafir
toll-gate n. geçiş parası alınan yer
gate crasher n. çağrılmadan gelen
gate crasher n. kapıya dayanan
gate crasher n. biletsiz seyirci
water gate n. kapak
lion gate n. aslanlı kapı
garage gate n. garaj kapısı
garage gate n. garaj girişi
gate seal n. kapı arması/amblemi
park gate n. park kapısı
entrance gate n. giriş kapısı
garden entrance gate n. bahçe giriş kapısı
garden gate n. bahçe kapısı
coach gate n. araba girişi/kapısı
dam gate n. baraj kapağı
gate keeper n. önleyici önlem
slide gate n. sürgülü kapı
fence gate n. tahta (çit) kapı
village gate n. köy kapısı
gate night n. yaramazlık gecesi
baffle gate n. turnike
floating gate n. yüzer kapı
barrier gate n. bariyer kapı
hell gate n. cehennemin kapısı
lock gate n. kilitlenebilir kapı
lock-gate n. kilitlenebilir kapı
lodge gate n. kulübe yanındaki giriş kapısı
lodge gate n. kulübenin yanındaki bahçe kapısı
stair gate n. merdiven çiti
saw gate n. testere çerçevesi
flood gate n. taşmayı önleyen şey
flood gate n. bariyer
flood gate n. akıntı
gate [dialect] n. yöntem
gate money n. spor ve eğlence etkinliklerinden elde edilen gelir
gate [scotland] n. gezi
gate [dialect] n. teknik
gate tender n. (demiryolu) geçidin başında duran kimse
gate [dialect] n. yol
gate hook n. kapıyı kapatmaya yarayan kanca biçimli parça
gate [dialect] n. alışılagelmiş tarz
gate [dialect] n. sokak
gate [uk] n. (yün dokumada) kumaş boyunca tek bir motifin tekrar etmesi
gate-crasher n. gösteri veya etkinliğe davetsiz veya biletsiz katılan kimse
gate [scotland] n. yolculuk
gate-crasher n. kaçak seyirci
gate [scotland] n. mesafe
gate [dialect] n. (ingiltere'de) hayvan otlatılan umumi arazi
gate money n. gişe hasılatı
gate [dialect] n. cadde
gate [dialect] n. (ingiltere'de) mera
gate-crasher n. biletsiz seyirci
gate [scotland] n. seyahat rotası
sea-gate n. deniz kabarması
sluice gate n. duyguların gemi
sluice gate n. bir hacmi tutan veya bırakan mekanizma
sluice gate n. faaliyeti serbest bırakan şey
crash the gate v. ücret vermeden girmek
get the gate v. kovulmak
give somebody the gate v. kovmak
give somebody the gate v. işten çıkarmak
proceed to the gate for boarding v. uçağa binmek için çıkış kapısına gitmek
gate-crash v. basmak
gate-crash v. düzenlelen bir etkinliğe biletsiz gelmek
go to gate v. kapıya gitmek
gate-crashing adj. gösteri veya etkinliğe davetsiz veya biletsiz katılan
gate-crashing adj. davetsiz
any gate adv. her yer
-gate suf. genellikle görevi kötüye kullanma içeren siyasi skandal anlamı katan son ek
Proverb
a creaking gate hangs longest hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü
a creaking gate hangs longest genelde hasta biri sağlıklı birini gömecek kadar çok yaşar
a creaking gate hangs longest genelde hasta insanlar sağlıklılardan çok yaşar
creaking gate hangs longest hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü
creaking gate hangs longest genelde hasta insanlar sağlıklılardan çok yaşar
creaking gate hangs longest genelde hasta biri sağlıklı birini gömecek kadar çok yaşar
Colloquial
golden gate n. golden gate köprüsü
golden gate n. abd'de bir köprü
Idioms
the gate n. kovulma
the gate n. kapının önüne konma
the gate n. ret
the gate n. reddetme
get the gate v. kapı dışarı edilmek
give someone the gate v. birisini kapı dışarı etmek
give someone the gate v. birisine kapıyı göstermek
give someone the gate v. birini kapının önüne koymak
give someone the gate v. birisini kovmak
stand in the gate v. avantajlı bir konumu elinde bulundurmak
stand in the gate v. avantajı elinde bulundurmak
stand in the gate v. gücü elinde bulundurmak
be given the gate v. kovalanmak
be given the gate v. kovulmak
be given the gate v. kapı dışarı edilmek
be given the gate v. işten çıkarılmak/atılmak
be given the gate v. kapıyı gösterme işine konu olmak
be given the gate v. kapının önüne konulmak
give someone the gate v. (çalışanını) kapı dışarı etmek
give someone the gate v. (arkadaşlık teklifini) burun kıvırarak reddetmek/geri çevirmek
give someone the gate v. (çalışanının) işine son vermek
give someone the gate v. (çalışanını) işten çıkarmak
give someone the gate v. (çalışanıyla) ilişkiyi kesmek/bitirmek
give someone the gate v. evlenmekten vazgeçmek
get the gate v. kapı önüne konulmak
give someone the gate v. (çalışanını) kapı önüne koymak
give someone the gate v. (çalışanına) tekmeyi basmak
give someone the gate v. ilişkiyi/arkadaşlığı kesmek/bitirmek
get the gate v. reddedilmek
give someone the gate v. (arkadaşlık teklifini) elinin tersiyle itmek
give someone the gate v. (arkadaşlık teklifini) hor görerek reddetmek
give someone the gate v. nişanı atmak/bozmak
give someone the gate v. (arkadaşlık teklifini) hakir görerek geri çevirmek
give someone the gate v. (çalışanına) kapıyı göstermek
give the gate v. ilişkiyi birden sonlandırmak
like a bull at a gate expr. kaba saba bir şekilde
like a bull at a gate expr. paldır küldür
out of the starting gate expr. en başta