boğaz - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

boğaz



Sens de "boğaz" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 44 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
boğaz bosporus n.
boğaz bosphorus n.
boğaz strait n.
boğaz throat n.
General
boğaz esophagus n.
boğaz esophagi n.
boğaz maw n.
boğaz gate n.
boğaz mountain pass n.
boğaz neck n.
boğaz mouth n.
boğaz jugular n.
boğaz constrict n.
boğaz throttle n.
boğaz larynx n.
boğaz gorge n.
boğaz sound n.
boğaz swallow n.
boğaz weasand n.
boğaz constriction n.
boğaz weazand n.
boğaz gullet n.
boğaz fauces n.
boğaz channel n.
boğaz pass n.
boğaz defile n.
boğaz throat n.
boğaz gut n.
boğaz oesophagus n.
boğaz oesophagi n.
boğaz pharyngal adj.
Trade/Economic
boğaz passage
Technical
boğaz duct
boğaz grooves
Automotive
boğaz constrictor
Aeronautic
boğaz constrictor
Anatomy
boğaz thrapple [scottish] n.
boğaz throt [scottish] n.
boğaz throat
Gastronomy
boğaz throat
Geography
boğaz channel
boğaz defile
Sport
boğaz ear
boğaz nose and throat (ent)

Sens de "boğaz" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 172 résultat(s)

Turc Anglais
General
boğaz tokluğuna çalışmak work for one's board v.
boğaz boğaza gelmek fly at one anothers throats v.
boğaz açmak throat v.
kulak burun boğaz otorhinolaryngology n.
dar boğaz defile n.
boğaz derdi the problem of earning a living n.
dar boğaz narrow pass n.
geniş boğaz sound n.
dar boğaz narrows n.
boğaz mikrofonu throat microphone n.
boğaz koruyucusu throat protector n.
dar boğaz chasm n.
boğaz (şişe) neck (bottle) n.
boğaz (denizde) strait n.
kulak burun boğaz uzmanı ear nose and throat specialist n.
boğaz köprüsü bosphorus bridge n.
boğaz mikrofonu laryngophone n.
boğaz turu bosphorus tour n.
boğaz kıyısı bosphorus shore n.
boş boğaz loud mouth n.
boş boğaz big mouth n.
boğaz gezisi bosphorus tour n.
dar boğaz bottleneck n.
boğaz manzarası bosphorus view n.
boğaz manzaralı oda bosphorus view room n.
boğaz manzaralı daire bosphorus view flat n.
boğaz kayışı throatlatch n.
boğaz derinliği throat depth n.
ikinci boğaz köprüsü second bosphorus bridge n.
doyurulacak bir boğaz daha another mouth to feed n.
derin geçit/boğaz couloir n.
birinci boğaz köprüsü first bosphorus bridge n.
birinci boğaz köprüsü bosphorus bridge n.
ikinci boğaz köprüsü fatih sultan mehmet bridge n.
boğaz pastili throat lozenges n.
boğaz pastili throat drops n.
üst boğaz ile ilgili gular adj.
boğaz ile ilgili jugular adj.
boğaz (ile ilgili) pharyngeal adj.
boğaz manzaralı with bosphorus view adj.
boğaz tarafından üretilen throaty adj.
sık boğaz ederek importunely adv.
boğaz ağrısı a sorethroat
Colloquial
doyurulacak bir boğaz a mouth to feed
beslenecek bir boğaz a mouth to feed
Idioms
boğaz kavgası fight for bread
boğaz kavgası struggle for a living
dar boğaz a rough ride
dar boğaz a bumpy ride
Slang
iki dağ arasındaki boğaz gorge
Trade/Economic
dar boğaz enflasyonu bottleneck inflation
dar boğaz bottleneck
Law
uluslararası boğaz international strait
Politics
uluslararası boğaz international strait
dar boğaz dire straits
Tourism
boğaz turu bosphorus tour
Technical
boğaz mikrofonu throat mike n.
boğaz uzunluğu length of throat
boğaz sızdırmazlık sistemi gland seal system
eğik boğaz oblique throat
verev boğaz oblique throat
boğaz egzoz devresi gland exhaust system
eğik boğaz skew throat
boğaz salmastrası gland packing
eğik boğaz inclined throat
boğaz kaçak kaybı gland leakage loss
verev boğaz skew throat
krank boğaz keçesi crankshaft rear oil seal
boğaz kaçak kondenseri gland leak-off condenser
boğaz mikrofonu laryngophone
boğaz mikrofonu throat microphone
düz boğaz straight throat
düşük boğaz drop throat
dar boğaz (şişe) choked neck
Electric
kuvars-tungsten halojen lambalarının boğaz sıcaklığının ölçülmesi measuring the pinch temperature of quartz-tungsten-halogen lamps
Architecture
boğaz-kesen old fortress
Automotive
krank boğaz keçesi crankshaft rear oil seal
elektronik boğaz valfi electronic throttle valve
tam açık boğaz wide open throttle
boğaz pozisyon anahtarı/sensörü throttle position switch/sensor
boğaz pozisyonu throttle position
tam açık boğaz klima kesici valfi wide open throttle ac cut-off valve
boğaz açısı throat cut
Transportation
ulaşıma elverişli boğaz veya nehir thoroughfare n.
Marine
labirent boğaz glendleri labyrinth gland
Medical
ülserli boğaz ağrısıyla karakterize kızıl hastalığı canker rash n.
boğaz ağrısı throat ache
boğaz ağrısı sore throat
boğaz ve boğaz hastalıklarını inceleyen bilim dalı laryngology
boğaz sürüntüsü throat swab
boğaz anjini angina
boğaz gibi bir organın içine boru sokmak intubate
streptokokal boğaz ağrısı streptococcal sore throat
strepkokokal boğaz ağrısı strep
strepkokokal boğaz ağrısı streptococcus
streptokok boğaz ağrısı streptococcus
streptokok boğaz ağrısı strep throat
strepkokokal boğaz ağrısı strep throat
streptokok boğaz ağrısı streptococcal sore throat
streptokok boğaz ağrısı strep
boğaz muayene aleti laryngoscope
kulak burun boğaz rahatsızlıkları ear-nose-throat disorders
boğaz şişmesi throat swelling
boğaz yangısı angina
burun boğaz hastalıkları bilimi rhinolaryngology
burun boğaz yangısı rhinopharyngitis
boğaz hastalıkları bilimi laryngology
kulak burun boğaz bilimi otorhinolaryngology
postoperatif boğaz ağrısı postoperative sore throat
kulak burun boğaz uzmanı otorhinolaryngologist
kulak burun boğaz mütehassısı otorhinolaryngologist
boğaz kültürü throat culture
kulak burun boğaz muayenesi ear-nose-throat examination
entübasyona bağlı postoperatif boğaz ağrısı postoperative sore throat due to intubation
boğaz ağrısı ve ses kısıklığı sore throat and hoarseness
kulak burun boğaz uzmanı ent man
kulak burun boğaz uzmanı otolaryngologist
kulak burun boğaz uzmanı rhinolaryngologist
kulak burun boğaz uzmanı ear-nose-and-throat doctor
kulak burun boğaz klinikleri ear nose throat clinics
kulak burun boğaz merkezi ear nose throat center
kulak burun boğaz kliniği otorhinolaryngology clinic
kulak burun boğaz (kbb) ear nose and throat (ent)
kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi otolaryngology-head and neck surgery
kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahı otolaryngology-head and neck surgeon
boğaz çubuğu tongue blade
boğaz kaşıntısı itchy throat
boğaz enfeksiyonu throat infection
boğaz kuruluğu dry throat
kuru boğaz dry throat
kulak burun boğaz anabilim dalı department of otorhinolaryngology
Pathology
boğaz ağrısına neden olan bir boğaz enfeksiyonu streptococcus tonsilitis n.
boğaz ağrısına neden olan bir boğaz enfeksiyonu streptococcal sore throat n.
boğaz ağrısına neden olan bir boğaz enfeksiyonu strep throat n.
boğaz ağrısına neden olan bir boğaz enfeksiyonu septic sore throat n.
Pharmaceutics
akciğer, boğaz, kulak veya idrar yolları enfeksiyonunda kullanılan parenteral sefalosporin cefotaxime n.
yüksek tansiyon ve boğaz yangısı tedavisinde kullanılan, ağızdan alınan bir beta bloker ilaç tenormin® n.
boğaz pastili troche n.
Veterinary
boğaz şişliği ile karakterize edilen bir sığır hastalığı throstling n.
hayvanlarda boğaz iltihabı garget
buzağılarda boğaz hastalığı calf diphtheria
Botanic
geçmişte boğaz ağrısının tedavisinde kullanılan, mavi-mor renkli çiçekleri olan avrupa kökenli bir bitki nettle-leaved bellflower (campanula trachelium) n.
geçmişte boğaz ağrısının tedavisinde kullanılan, mavi-mor renkli çiçekleri olan avrupa kökenli bir bitki throatwort n.
Agriculture
boğaz açmak break up the ground around a tree
boğaz doldurma earthing up
boğaz doldurma middlebreaking
Breeding
düğümlü dizgine bağlanmış ve boğaz kayışı görevi gören kordon theodore n.
düğümlü dizgine bağlanmış ve boğaz kayışı görevi gören kordon fiador n.
(ata takılan) boğaz kayışı throatband n.
(ata takılan) boğaz kayışı throatlash n.
boğaz kayışı throatstrap n.
Geography
doğu çin denizi ile güney çin denizi'ni bir birine bağlayan boğaz taiwan straight n.
doğu çin denizi ile güney çin denizi'ni bir birine bağlayan boğaz formosa strait n.
doğu çin denizi ile güney çin denizi'ni bir birine bağlayan boğaz taiwan straight n.
shaklin adası ile rusya arasındaki boğaz tatar straight n.
shaklin adası ile rusya arasındaki boğaz tatar straight n.
shaklin adası ile rusya arasındaki boğaz tatar straight n.
pasifik okyanusunda bir boğaz admiralty inlet n.
isveç ve danimarka arasında boğaz cattegat n.
dere, göl veya denizde iki su kütlesini birbirine bağlayan boğaz narrow n.
dar boğaz narrows n.
güneydoğu new york'taki brooklyn ve staten island bölgeleri arasında yer alan boğaz narrows n.
kuzey atlantik'i irlanda denizi'ne bağlayan boğaz north channel n.
dar boğaz tickle [canadian] n.
akabe körfezi ile kızıldeniz arasında bir boğaz tiran n.
akabe körfezi ile kızıldeniz arasında bir boğaz strait of tiran n.
suudi arabistan'ı sina yarımadası'ndan ayıran boğaz strait of tīrān n.
avustralya ile yeni gine arasında bir boğaz torres strait n.
kızıldeniz'i aden körfezi'ne bağlayan, arap yarımadası ve doğu afrika arasındaki strajik öneme sahip boğaz bab el mandeb
Geology
boğaz yapısı trough
Abbreviation
boğaz pastili troch n.
Ornithology
ılık vücut neminin buharlaşmasını artırmak için kuşların boğaz kaslarını sıkıp ve titreşirmesi gular fluttering