Laden... - Turc Anglais Dictionnaire

Laden...

Sens de "Laden..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 67 résultat(s)

Anglais Turc
General
laden n. yük taşıma kapasitesi
dust-laden air n. toz yüklü hava
dust-laden air n. tozlu hava
bomb-laden vehicle n. bomba yüklü araç
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
bomb-laden truck n. bomba yüklü kamyon
rain-laden clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
rain-laden clouds n. yağmur yüklü bulutlar
laden v. yüklemek
laden v. yüklenmek
be laden with v. (ile) dolu olmak
laden adj. dolu
laden adj. yüklü
laden adj. yüklenmiş
doom-laden adj. yaklaşmakta olan bir felaketi haber veren
ice laden adj. buz yüklü
ice laden adj. buz dolu
value-laden adj. değer yüklü
theory-laden adj. kuram yüklü
guilt-laden adj. suç yüklü
guilt-laden adj. suçla yüklü
care-laden adj. ağır yüklü
heavy-laden adj. bıkmış
heavy-laden adj. bunalmış
heavy-laden adj. usanmış
heavy-laden adj. çok yorgun
heavily-laden adj. ağır eşyalar yüklenmiş
heavily-laden adj. ağır eşyalarla dolu
heavy-laden adj. çok sıkıntılı
laden adj. (iş yüküyle) boğulmuş
smoke-laden adj. dumanla dolu
smoke-laden adj. duman dolu
smoke-laden adj. duman yüklü
laden adj. ağırlaşmış
Colloquial
laden with adj. ile yüklü
laden with adj. yüküyle ezilmiş
laden with adj. ile yüklenmiş/doldurulmuş
laden with adj. '-in altında ezilmiş
laden with adj. -in altında kalmış
Trade/Economic
heavy laden n. ağır yük
heavy laden adj. ağır yüklü
laden in bulk adj. dökme yüklü
debt-laden adj. büyük borcu olan
Politics
osama bin laden n. usame bin ladin
Technical
controlled salt-laden atmosphere n. kontrollü tuz yüklü atmosfer
fuel-laden vapours piping n. buhar hattı
heavy-laden adj. ağır yüklü
Automotive
fully laden tyre pressure n. tam yüklü lastik basıncı
maximum technical permissible laden mass n. teknik açidan izin verilen azami yüklü kütle
technically permissible maximum laden mass n. teknik olarak izin verilen azami kütle
laden vehicle n. yüklü araç
fully laden adj. tam yüklü
fully laden adj. tam dolu
Marine
laden in bulk n. dökme yük
laden in bulk n. yükün gemiye ambalajsız yüklenmesi
laden weight n. yüklü ağırlık
laden adj. yüklü
Biology
enzyme-laden adj. enzim yüklü
enzyme-laden adj. enzimle yüklü
Botanic
isoflavone-laden adj. izoflavon taşıyan
Social Sciences
debt-laden adj. büyük borcu olan
Environment
contaminant-laden adj. kontaminant taşıyan
Military
bomb-laden adj. bomba yüklü
explosives-laden adj. patlayıcı yüklü

Sens de "Laden..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 23 résultat(s)

Turc Anglais
General
laden reçinesi labdanum n.
laden reçinesi myrrh n.
laden labdanum n.
laden ağacı marsh marigold n.
laden cistus n.
laden reçinesiyle mürrüsafiden oluşan bir karışım myrrh n.
laden rockrose n.
bazı laden türlerinden elde edilen ve parfüm yapımında kullanılan, hoş kokulu bir yağ reçinesi gum labdanum n.
bazı laden türlerinden elde edilen ve parfüm yapımında kullanılan, hoş kokulu bir yağ reçinesi gum ladanum n.
Trade/Economic
laden lade n.
Chemistry
laden reçinesi ladanum n.
Botanic
laden cistus n.
laden rockrose n.
laden rock rose n.
laden cistus creticus n.
tüylü laden cistus incanus n.
laden reçinesi labdanum n.
laden reçinesi ladanum n.
laden çalısının meyvesinden elde edilen bir tür meyve suyu hypocist n.
laden çalısı genus cistus n.
laden çalısı common gum cistus n.
laden çalısı cistus ladanifer n.
laden çalısı cistus ladanum n.