Petrol... - Turc Anglais Dictionnaire

Petrol...

Sens de "Petrol..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 115 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
petrol n. petrol
petrol n. benzin
General
petrol can n. benzin bidonu
petrol consumption n. benzin tüketimi
petrol level n. benzin düzeyi
petrol station n. benzinlik
petrol bomb n. molotofkokteyli
petrol level n. benzin seviyesi
petrol pump n. benzin pompası
heavy petrol n. ağır benzin
petrol engine n. benzin motoru
petrol station n. benzinci
four star petrol n. süper benzin
petrol tank n. benzin deposu
petrol station n. petrol istasyonu
petrol station n. benzin istasyonu
lead-free petrol n. kurşunsuz benzin
two-star petrol n. normal benzin
petrol tank n. yakıt deposu
petrol gauge n. yakıt göstergesi
petrol gauge n. benzin göstergesi
petrol attendant n. benzin pompacısı
petrol attendant n. benzin istasyonu pompacısı
petrol bomb n. molotof kokteyli
petrol station n. akaryakıt istasyonu
petrol bunk n. akaryakıt istasyonu
petrol pump n. akaryakıt istasyonu
petrol blue n. petrol mavisi
petrol tanker (uk) n. yakıt tankeri
petrol tanker (uk) n. tanker
petrol color n. petrol rengi
petrol green n. petrol yeşili
leaded petrol n. kurşunlu benzin
petrol n. yer yağı
run out of petrol v. yakıt bitmek
run out of petrol v. benzin bitmek
run on petrol v. benzinle çalışmak
petrol bomb v. molotof kokteyli ile saldırmak
petrol bomb v. molotof kokteyli atmak
petrol [uk] v. benzin ile temizlemek
petrol-driven adj. benzinli
Colloquial
get some petrol v. benzin almak
Speaking
petrol pump (india) n. akaryakıt istasyonu
petrol garage n. benzinci
petrol pump (india) n. benzinci
petrol station (uk) n. akaryakıt istasyonu
petrol station (uk) n. benzin istasyonu
petrol station (uk) n. benzinci
petrol station (uk) n. benzinlik
petrol pump (india) n. benzin istasyonu
petrol garage n. benzinlik
petrol garage n. akaryakıt istasyonu
petrol pump (india) n. petrol istasyonu
petrol garage n. petrol istasyonu
petrol pump (india) n. benzinlik
petrol station (uk) n. petrol istasyonu
petrol garage n. benzin istasyonu
Trade/Economic
oil shares petrol n. şirketi aksiyonu
Institutes
petrol ofisi corporation n. petrol ofisi a.ş.
Technical
lead doped petrol n. kurşunlu benzin
petrol tank compartment n. benzin tankı bölmesi
petrol powered vehicle design n. petrol yakıtlı taşıt tasarımı
Automotive
petrol station n. benzin istasyonu
petrol n. benzin
petrol engine n. benzinli motor
petrol injection equipment n. benzin enjeksiyon donanımı
petrol vapour n. benzin buharı
91 octane petrol n. 91 oktan benzin
95 octane petrol n. 95 oktan benzin
lead doped petrol n. kurşunlu benzin
petrol cock n. benzin musluğu
petrol consumption n. benzin tüketimi
petrol strainer n. benzin süzgeci
petrol content gauge n. benzin göstergesi
petrol carburettor n. benzin karbüratörü
petrol level n. benzin düzeyi
petrol pressure gauge n. benzin basınç göstergesi
petrol level n. benzin seviyesi
petrol consumption indicator n. benzin tüketimi göstergesi
petrol filter n. benzin filtresi
petrol tap n. benzin musluğu
heavy petrol n. ağır benzin
petrol engine n. benzin motoru
petrol valve n. benzin supabı
petrol supply pipe n. benzin geliş borusu
petrol engine n. benzinlı motor
petrol filter n. yakıt süzgeci
petrol pressure indicator n. benzin basınç göstergesi
petrol injection pump n. benzin enjeksiyon pompası
petrol consumption n. benzin sarfiyatı
petrol can n. benzin bidonu
petrol separator n. benzin ayırıcı
petrol motor n. benzin motoru
petrol injection pump n. benzin püskürtme pompası
petrol economizer n. benzin ekonomizeri
petrol pump n. benzin pompası
high-octane petrol n. yüksek oktanlı benzin
petrol cap n. benzin deposu kapağı
engines designed for leaded petrol n. kurşunlu benzin için tasarımlanmış motorlar
petrol tanker n. akaryakıt tankeri
petrol solenoid valve n. benzin solenoyit valfi
petrol line n. benzin hortumu
petrol gage n. yakıt göstergesi
the petrol has run out expr. benzin bitti
the petrol tank is leaking expr. depo benzin sızdırıyor
Petrol
petrol drilling n. petrol delme
petrol drilling pipe n. petrol delme borusu
crude oil savings through the use of substitute fuel components in petrol n. benzinde alternatif yakıt bileşenlerinin kullanılmasıyla ham petrol tasarrufu
assessment of petrol and diesel quality n. benzin ve dizel yakıt kalitesinin değerlendirilmesi
pump price of petrol n. benzinin pompa fiyatı
shale petrol n. kaya petrolü
unleaded petrol n. kurşunsuz benzin
Marine Biology
petrol dolum tesisleri n. petroleum filling plants
Geology
petrol. (petrology) abrev. petroloji
Engineering
four-star petrol [uk] n. (birleşik krallık'ta satılan) kurşunlu benzin

Sens de "Petrol..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
petrol petrol n.
ham petrol crude oil n.
petrol petroleum n.
General
petrol rock oil n.
petrol karşılığı gıda programı oil for food program n.
fışkıran petrol kuyusu gusher n.
petrol aramacılığı oil exploration n.
sıvılaştırılmış petrol gazı liqufied petroleum gas n.
petrol keşfi oil field discovery n.
petrol rezervi petroleum reserve n.
sıvılaştırılmış petrol gazı endüstrisi liqufied petroleum gas industry n.
petrol şirketi oil company n.
petrol penceresi oil window n.
petrol oilbearing n.
petrol varili petroleum barrel n.
petrol sahası oil field n.
petrol naphtha n.
petrol endüstrisi ve ticareti petroleum industry and trade n.
petrol kralı an oil baron n.
petrol pazarı oil market n.
petrol hukuku ve mevzuatı petroleum law and legislation n.
ham petrol crude slate n.
petrol ürünü petroleum product n.
petrol sondaj kulesi derrick n.
ağır petrol reservi heavy oil n.
petrol kuyusu iskelesi derrick n.
petrol bakanlığı ministry of oil n.
petrol boru hattı petroleum pipelines n.
petrol mumu paraffin n.
petrol alanı oil field n.
petrol kuyusu well n.
ham petrol petroleum n.
petrol kirliliği zararlarında sorumluluk liability for oil pollution damages n.
petrol doymuşluğu oil saturation n.
petrol mumu wax n.
petrol varili oil barrel n.
petrol yatağı oil field n.
petrol tankeri oil tanker n.
petrol bulma strike n.
verimsiz yerde petrol veren kuyu wildcat n.
rafine petrol refined petroleum n.
karada gaz petrol onshore oil gas n.
killi şistten elde edilen petrol shale oil n.
likid petrol gazı endüstrisi liquefied petroleum gas industry n.
petrol varlığının tayini reservoir appraisal n.
petrol sanayii petroleum industry n.
petrol rezervi pool n.
petrol geliştirmeciliği oil development n.
sıvılaşmış petrol gazı lpg n.
petrol fiyatlarında artış price hikes for oil n.
petrol kuyusu platformu oil rig n.
petrol kulesi oil rig n.
petrol arama çalışmaları petroleum exploration works n.
petrol mühendisliği petroleum engineering n.
petrol oil n.
petrol çıkarma drill for oil n.
kıyı petrol endüstrisi offshore oil industry n.
petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı ülkeleri organization of petroleum exporting countries n.
petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı organization of petroleum exporting countries n.
petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı opec n.
sıvılaştırılmış petrol gazı liquefied petroleum gas n.
sıvılaştırılmış petrol gazı endüstrisi liquefied petroleum gas industry n.
petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı opek n.
petrol ürünleri petroleum products n.
petrol jeolojisi petroleum geology n.
petrol rafinerileri petroleum refineries n.
petrol çalışanları petroleum workers n.
büyük bir amerikan petrol şirketi texaco n.
petrol istasyonu gas station n.
petrol istasyonu petrol station n.
petrol istasyonu gasoline station n.
petrol istasyonu filling station n.
petrol fiyatlarındaki artış oil price surge n.
buhar-petrol oranı steam-oil ratio n.
petrol-gaz depolama dağıtım oil-gas storage-distribution n.
petrol kuyusu oil-well n.
petrol-gaz-kimyasal oil-gas chemicals n.
denizde gaz petrol offshore oil-gas n.
petrol zifti petroleum pitch n.
petrol asfaltı petroleum asphalt n.
petrol katranı petroleum tar n.
petrol gas n.
petrol araştırma oil exploration n.
petrol arama oil exploration n.
petrol sahası oilfield n.
petrol yönünden zengin bölge oilfield n.
petrol alanı oilfield n.
petrol yönünden zengin bölge oil field n.
petrol mühendisi petroleum engineer n.
petrol ve doğalgaz mühendisi petroleum and natural gas engineer n.
petrol yönünden zengin oil rich n.
petrol zengini oil rich n.
petrol bölgesi olarak bilinmeyen bir yerde petrol arayan wildcatter n.
petrol terminali oil terminal n.
petrol kulesi drilling rig n.
petrol zenginliği oil wealth n.
petrol mavisi petrol blue n.
(petrol kuyusu) işletme hakkı operatorship n.
petrol rengi petrol color n.
petrol black gold n.
petrol yeşili petrol green n.
petrol silahı oil weapon n.
petrol ülkesi petrostate n.
petrol veya petrol ürünü floresanı bloom n.
yapay olmayan yeraltı petrol, gaz veya su hareketi migration n.
çok sayıda petrol kuyusunun radyal olarak açılabileceği açık deniz platformundan oluşan sondaj kulesi offshore rig n.
bitişik mülkteki başka bir petrol kuyusunun karşısına açılan petrol kuyusu offset n.
(makine yağı, gres yağı) bir petrol türevi oil n.
fışkıran gazlı petrol kuyusu roarer n.
gürültülü petrol kuyusu roarer n.
petrol arayan kimse rockhound n.
niteliksiz petrol işçisi rouster [australia/us] n.
niteliksiz petrol işçisi roustabout n.
petrol gibi sıvıları çevredeki kayaç tabakalarının içine yönelten basınç drive n.
petrol bulmak amacıyla toprağı delme boring n.
petrol bulmak amacıyla toprağı delme drilling n.
petrol bulmak amacıyla toprağı delme oil production n.
verimsiz petrol kuyusu duster n.
petrol hattı işleten şirket pipeline company n.
patlama veya yangın amacıyla ham petrol kullanan saldırgan kadın petroleuse n.
petrol saldırganı petroleur n.
petrol saldırganı petroleuse n.
patlama veya yangın amacıyla ham petrol kullanan saldırgan erkek petroleur n.
(petrol arıtma işlemlerinde) ön ısıtma için atık ısı kullanan bir cihaz türü preheater n.
petrol zengini ülke oil state n.
tesadüfi petrol keşfi strike n.
petrol stone oil n.
petrol çıkarılan yer pay n.
petrol kuyusu temizleme işçisi swabber n.
delinmiş petrol kuyusunu onarmaya yarayan alet swage n.
petrol kuyusu açmak drill an oil well v.
petrol bulmak strike oil v.
petrol çıkarmak take out the oil v.
petrol çıkarmak drill oil v.
petrol bulmak find oil v.
petrol boşaltmak discharge oil v.
petrol sahalarını kamulaştırmak nationalize the oil fields v.
petrol işçisi olarak çalışmak roughneck v.
(su, petrol) arama çubuğuyla tespit etmek divine v.
(darbeli sondaj matkap ucu ile) petrol kuyusu açmak spud v.
(petrol kuyusunda) sondaj yapmak spud v.
(petrol) aramak prospect v.
(petrol) çubukla çekmek swab v.
petrol zengini oil-rich adj.
petrol bazlı petroleum-based adj.
petrol türevi petroleum-derived adj.
petrol ile kaplı oil-coated adj.
petrol kullanımına ilişkin oil adj.
petrol ile yapılmış oil adj.
petrol üretimine ilişkin oil adj.