Publicity - Turc Anglais Dictionnaire

Publicity

Sens de "Publicity" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
publicity n. tanıtım
General
publicity n. alenilik
publicity n. ilan etme
publicity n. aleniyet
publicity n. propaganda
publicity n. ilan
publicity n. tanıtma
publicity n. umuma açık olma
publicity n. reklam
publicity n. ilancılık
publicity N. kamuoyu ilgisi
Trade/Economic
publicity n. açıklık
publicity n. duyurum
publicity n. reklam
publicity n. saydamlık
publicity n. şöhret
publicity n. tanıtım
publicity n. tanınma
publicity n. tutundurma
publicity n. ün
Law
publicity n. aleniyet
publicity n. aleniyet
Politics
publicity n. kamusallık

Sens de "Publicity" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 63 résultat(s)

Anglais Turc
General
publicity agent n. tanıtımcı
publicity campaign n. tanıtım kampanyası
publicity man n. reklamcı
publicity stunt n. reklam kampanyası
publicity agent n. reklamcı
publicity methods n. reklam yöntemleri
government publicity n. halkın yönetime etkisi
publicity campaign n. reklam kampanyası
publicity meeting n. tanıtım toplantısı
adverse publicity n. olumsuz tanıtım
adverse publicity n. kötü tanıtım
adverse publicity n. olumsuz reklam
publicity stunt n. tanıtım/reklam çalışması
publicity pamphlet n. seçim broşürü
publicity pamphlet n. seçim ile ilgili tanıtım kitapçığı
give something publicity v. açıklamak
give wide publicity to v. geniş yer ayırmak
give wide publicity to v. geniş yer vermek
get publicity v. tanıtım almak
publicity-seeking adj. toplumsal ilgiye yönelik
publicity-seeking adj. dikkat çekmeye çalışan
publicity-seeking adj. ünlü olmaya çalışan
publicity-seeking adj. tanınırlık peşinde olan
publicity-seeking adj. dikkat delisi
in the glare of publicity adv. herkesin gözü önünde
Phrases
there’s no such thing as bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
there’s no such thing as bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
bad publicity is good publicity expr. kötü de olsa reklam reklamdır
no publicity is bad publicity expr. kötü reklam olmayan reklamdır
no publicity is bad publicity expr. kötü de olsa reklam reklamdır
bad publicity is good publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
no publicity is bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
no publicity is bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
bad publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Colloquial
publicity hound n. sürekli halkın dikkatini üzerine çekmeye çalışan kişi
publicity hound n. medyatik olmaya çalışan kimse
publicity hound n. reklam meraklısı kimse
Idioms
i̇n a blaze of publicity expr. geniş bir yankıyla (basının ilgisiyle)
there is no such thing as bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
there is no such thing as bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Speaking
any publicity is good publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
all publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
any publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Trade/Economic
publicity right n. reklam hakkı
publicity manager n. reklam müdürü
publicity man n. reklamcı
publicity agent n. reklamcı
publicity campaign n. reklam kampanyası
principle of publicity n. alenilik ilkesi
Law
package and publicity designs n. paketleme ve tanıtım tasarımları
principle of publicity n. alenilik ilkesi
publicity of trial n. duruşmanın aleniyeti
principle of publicity n. açıklık ilkesi
publicity of the proceedings n. yargılamanın açıklığı
publicity of the proceedings n. muhakemenin aleniyeti
right of publicity n. aleniyet hakkı
Politics
government publicity n. hükümet tanıtımı
Institutes
malatya apricot research-development and publicity foundation n. malatya kayısı araştırma-geliştirme ve tanıtma vakfı
Media
publicity agent n. tanıtım ajansı
Advertising
publicity poster n. reklam afişi
Education
public relations and publicity department n. halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü
department of public relations and publicity n. halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü
Cinema
publicity still n. (bir filmin çekimi sırasında tanıtım amaçlı çekilen) fotoğraf