accompanies - Turc Anglais Dictionnaire

accompanies

accompanies — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /əˈkʌmpəni/ – BrE /əˈkʌmpəni/)
Partie du discours:
Fiil: accompany (accompanies – accompanied – accompanying)
Synonymes:
go with, escort, attend
Antonymes:
leave, abandon, precede

Sens de "accompanies" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
accompany v. eşlik etmek
This summary will accompany the Verbatim Report of Proceedings.
Bu özet, Tutanakların Sözlü Raporuna eşlik edecektir.

More Sentences
General
accompany v. refakat etmek
It is important to have someone to accompany the patient during this time.
Bu süre zarfında hastaya refakat edecek birinin bulunması önemlidir.

More Sentences
accompany v. eklemek
The situation is explained in the accompanying report.
Durum ekteki raporda açıklanmıştır.

More Sentences
accompany v. beraberinde (bir şeyi) getirmek
Furthermore, we must lay down accompanying socio-economic measures in order to alleviate their possible consequences.
Dahası, bunların olası sonuçlarını hafifletmek için sosyo-ekonomik tedbirleri de beraberinde getirmeliyiz.

More Sentences
accompany v. eşlik etmek
This summary will accompany the Verbatim Report of Proceedings.
Bu özet, Tutanakların Sözlü Raporuna eşlik edecektir.

More Sentences
Music
accompany v. eşlik etmek
This summary will accompany the Verbatim Report of Proceedings.
Bu özet, Tutanakların Sözlü Raporuna eşlik edecektir.

More Sentences
General
accompany v. beraberinde gitmek
accompany v. ile beraber yenilmek
accompany v. katılmak
accompany v. aynı anda yapmak
accompany v. birlikte olmak
accompany v. beraber içilmek
accompany v. ile beraber yapmak
accompany v. yanında olmak
accompany v. ile beraber içilmek
accompany v. ile beraber olmak
accompany v. ardından gelmek
accompany v. beraber yenilmek
accompany v. arkadaşlık etmek
accompany v. birlikte gitmek
accompany v. yoldaşlık etmek
accompany v. (bir durum diğerine) eşlik etmek
accompany v. beraber olmak

Sens de "accompanies" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 38 résultat(s)

Anglais Turc
General
accompany someone v. beraber gelmek
accompany someone v. birine eşlik etmek
accompany someone to his/her house v. evine kadar eşlik etmek
accompany the singer on the piano v. şarkıcıya piyanosuyla eşlik etmek
accompany the singer on the guitar v. şarkıcıya gitarıyla eşlik etmek
accompany the singer on the piano v. şarkıcıya piyanoyla eşlik etmek
accompany the singer on the guitar v. şarkıcıya gitarla eşlik etmek
accompany someone home v. birine evine kadar eşlik etmek
accompany each other v. birbirine eşlik etmek
accompany (one) v. (biriyle) beraber çalmak
accompany (one) v. (birine) bir müzik enstrümanıyla eşlik etmek
accompany (one) v. (birine) yoldaşlık etmek
accompany (one) v. (birinin) yanında gitmek/gelmek
accompany (one) v. (birine) eşlik etmek
accompany (one) v. (birine) katılmak
accompany (one) v. (birinin) beraberinde gitmek/gelmek
Phrasals
accompany someone in v. içeriye kadar eşlik etmek
accompany (one) with (some instrument) v. (birine bir müzik aletiyle/enstrümanla) eşlik etmek
accompany with v. işe eşlik etmek
accompany someone with something v. birine bir şeyle eşlik etmek
accompany someone with something v. birine bir müzik enstrümanıyla eşlik etmek
Idioms
accompany someone on a musical instrument v. birisine bir müzik aletiyle eşlik etmek
accompany someone on a journey v. seyahatte yanında olmak
accompany someone on a journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany on a journey v. eşlik etmek
accompany on a journey v. yoldaşlık etmek
accompany (one) on one's journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany on a journey v. yanında seyahat etmek
accompany (one) on one's journey v. yanında gitmek/gelmek
accompany on a musical instrument v. bir müzik aletiyle eşlik etmek
accompany (one) on a journey v. beraber seyahat etmek
accompany (one) on one's journey v. beraber seyahat etmek
accompany (one) on a journey v. seyahatte eşlik etmek
accompany (one) on one's journey v. yoldaşlık etmek
accompany (one) on a journey v. yoldaşlık etmek
accompany on a musical instrument v. bir enstrümanla eşlik etmek
accompany (one) on a journey v. yanında gitmek/gelmek
Food Engineering
determining the symbol that may accompany materials and articles intended to come into contact with foodstuffs n. gıda maddeleri ile temas eden madde ve malzemelerde bulunacak sembolün belirlenmesi