apparatus - Turc Anglais Dictionnaire

apparatus

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

apparatus — Definition

Signification:
cihaz, düzenek, aygıt, teşkilat
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌæpəˈrætəs/ – BrE /ˌæpəˈreɪtəs/)
Partie du discours:
İsim: apparatus (apparatuses)

Sens de "apparatus" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 33 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
apparatus n. aygıt
Reinforcement of the government apparatus should take centre stage in aid provision.
Hükümet aygıtının güçlendirilmesi, yardımların sağlanmasında merkezi bir rol oynamalıdır.

More Sentences
General
apparatus n. cihaz
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
apparatus n. aparat
This tag binds to mannose-6-phosphate receptors in the Golgi apparatus.
Bu etiket Golgi aparatındaki mannoz-6-fosfat reseptörlerine bağlanır.

More Sentences
apparatus n. (siyasi) organlar
The former corrupted government apparatus was the main cause of the revolution.
Daha önceden var olan yozlaşmış hükümet organları devrimin başlıca sebebiydi.

More Sentences
Technical
apparatus n. aparat
This tag binds to mannose-6-phosphate receptors in the Golgi apparatus.
Bu etiket Golgi aparatındaki mannoz-6-fosfat reseptörlerine bağlanır.

More Sentences
apparatus n. aygıt
Reinforcement of the government apparatus should take centre stage in aid provision.
Hükümet aygıtının güçlendirilmesi, yardımların sağlanmasında merkezi bir rol oynamalıdır.

More Sentences
apparatus n. cihaz
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
Computer
apparatus n. aygıt
Reinforcement of the government apparatus should take centre stage in aid provision.
Hükümet aygıtının güçlendirilmesi, yardımların sağlanmasında merkezi bir rol oynamalıdır.

More Sentences
Mechanic
apparatus n. cihaz
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
General
apparatus n. makine
apparatus n. ekipman
apparatus n. aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan)
apparatus n. tertibat
apparatus n. levazım
apparatus n. makineler (belli bir amaç için kullanılan)
apparatus n. teçhizat
apparatus n. vasıta
apparatus n. aletler
apparatus n. aparey
apparatus n. araçlar
apparatus n. takım
apparatus n. malzeme
apparatus n. alet
apparatus N. teşkilat
Technical
apparatus n. düzenek
apparatus n. donanım
Mechanic
apparatus n. alet
Medical
apparatus n. aparatlar
apparatus n. aparatus
Physiology
apparatus n. belirli görevi olan bir grup organ
Food Engineering
apparatus n. düzenek
Linguistics
apparatus n. bilimsel bir metinde ek görevi gören, notlar ve bir terimceden oluşan kısım
Sport
apparatus n. jimnastik aletleri

Sens de "apparatus" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
tariff on medical instruments and apparatus n. tıbbi aletler ve donanımda gümrük
scientific apparatus and instruments n. bilimsel aygıt ve aletler
optical apparatus n. görme aygıtı
dew point apparatus n. çiy noktası aleti
measuring apparatus n. ölçme aygıtı
blueprint apparatus n. ozalit makinesi
gymnastic apparatus n. jimnastik aletleri
dyeing apparatus n. boyama aygıtı
medical instruments and apparatus n. tıbbi aletler ve donanım
kundt's apparatus n. kundt aygıtı
electronic apparatus and appliances n. elektronik cihazlar ve aletler
distilling apparatus n. damıtıcı
general test apparatus n. genel test aparatı
control apparatus n. kontrol aygıtı
breathing apparatus n. nefes alma cihazı
ideological apparatus n. ideolojik aygıt
testing apparatus n. deneme aleti
blueprint apparatus n. ozalit makinası
registering apparatus n. kaydedici cihaz
scientific apparatus and instruments n. bilimsel cihazlar ve aletler
distilling apparatus n. imbik
distilling apparatus n. damıtma aygıtı
distillation apparatus n. damıtma aygıtı
apparatus container n. alet kutusu
counting apparatus n. sayma aygıtı
golgi apparatus n. golgi aygıtı
hot-water apparatus n. şofben
state apparatus n. devlet aygıtı
fire apparatus n. itfaiye aracı
technological apparatus n. teknolojik alet
rescue apparatus n. kurtarma araçları (itfaiye araçları)
Politics
state apparatus n. devlet aygıtı
party apparatus n. parti üyeleri ve destekçileri
Technical
counting apparatus n. sayma aygıtı
diving apparatus n. dalma teçhizatı
beam dyeing apparatus n. çözgü levendi
intrinsically safe electrical apparatus n. kendinden emniyetli elektrik malzemesi
welding apparatus n. kaynak düzeneği
seismic apparatus n. sismik cihaz
microfilm reading apparatus n. mikrofilm okuma aygıtı
ageing apparatus n. yaşlandırma aygıtı
deep sounding apparatus n. derin penatrasyon aleti
electrical sounding apparatus n. elektrikli iskandil cihazı
immunity measuring apparatus n. bağışıklık ölçme aparatı
electrically heated apparatus n. elektrikli ısıtma cihazları
kipp's apparatus n. kipp cihazı
testing apparatus n. test aparatı
welding apparatus n. kaynak aygıtı
sieve apparatus n. eleme aygıtı
injection apparatus n. enjeksiyon aparatı
liquid limit apparatus n. sıvılığa geçiş aygıtı
radio interference measuring apparatus n. radyo frekans girişimi ölçme cihazı
measuring apparatus n. ölçü aleti
shear apparatus equipped with strain control n. defarmasyon kontrollü kesme aleti
testing apparatus n. deney düzeneği
shear apparatus n. kesme kutusu
ring shear apparatus n. dairesel kesme aleti
auditory apparatus n. işitme organı
measuring apparatus n. ölçüm aparatı
decontamination apparatus n. gaz temizleme aracı
apparatus dewpoint n. cihaz çiy noktası
beam dyeing apparatus n. levendi boyama aparatı
audio apparatus n. sesli cihazlar
welding apparatus n. kaynak cihazı
froth apparatus n. köpük cihazı
wave making apparatus n. dalga yapıcı düzenek
welding apparatus n. kaynak aparatı
shear apparatus n. kesme düzeneği
electric sounding apparatus n. elektrikli sondaj aleti
liquid limit apparatus n. likit limit aleti
orsat apparatus n. orsat cihazı
microcopy apparatus n. mikrokopi araçları
golgi's apparatus n. golgi cisimciği
cooling apparatus n. soğutma aygıtı
wave making apparatus n. dalga yapıcı aparat
liquid limit test apparatus of casagrande n. casagrande likit limit testi aleti
registering apparatus n. kayıt cihazı
breathing apparatus n. solunum cihazı
testing apparatus n. deney aygıtı
electrically heated apparatus n. elektrikle ısıtılan cihazlar
welding apparatus n. kaynak makinesi
evaporating apparatus n. buharlaştırma aygıtı
brinell hardness testing apparatus n. brinell sertlik ölçme aygıtı
brinell apparatus n. brinell sertlik ölçme aygıtı
apparatus panel n. şalter tablosu
bending apparatus n. bükme aygıtı
bending apparatus n. kıvırma aygıtı
blueprint apparatus n. ozalit makinesi
control apparatus n. kontrol cihazı
control apparatus n. denetim aygıtı
rescue apparatus n. kurtarma aygıtı
dialysing apparatus n. diyaliz aleti
distilling apparatus n. imbik
distilling apparatus n. damıtma aygıtı
distillation apparatus n. damıtma aygıtı
filtering apparatus n. süzme aygıtı
electrical sounding-apparatus n. elektronik iskandil cihazı
fire-drying apparatus n. ateşle kurutma aygıtı
direct-drying apparatus n. ateşle kurutucu
direct-drying apparatus n. direkt kurutma aygıtı
steam-fire apparatus n. buharlı yangın söndürme cihazı
extraction apparatus n. özütleme aygıtı
grinding apparatus n. bileme cihazı
extraction apparatus n. ekstraksiyon cihazı
grinding apparatus n. rektifiye cihazı
measuring apparatus n. ölçme aygıtı
measuring apparatus n. ölçme aleti
oxygen apparatus n. oksijen teneffüs aygıtı
shrinking apparatus n. çektirme aygıtı
scouring apparatus n. yıkama makinesi
beam dyeing apparatus n. boyama aparatı
drying apparatus n. kurutma aygıtı
yarn dyeing apparatus n. iplik boyama makinesi
cloth feeding apparatus n. kumaş besleme aygıtı
mixing apparatus n. karıştırma cihazı
purifying apparatus n. arıtma cihazı
registering apparatus n. kaydedici cihaz
sanding apparatus n. zımparalama aygıtı
x-ray apparatus n. röntgen aygıtı
stirring apparatus n. karıştırma aygıtı
testing apparatus n. deney aleti
testing apparatus n. deneme aleti
vicat apparatus n. vikat aygıtı
electronic measuring apparatus n. elektronik ölçme cihazı
hand lever-operated testing apparatus n. elle kumandalı deney cihazı
drain apparatus n. tahliye cihazı
hand lever-operated setting apparatus n. elle kumandalı ayar cihazı
oxygen breathing apparatus n. oksijen solunum aparatı
decontaminating apparatus n. dekontaminasyon cihazı
water distilling apparatus n. su damıtma cihazı
spring operated impact-test apparatus n. yayla çalışan darbe deney aleti
impact-test apparatus n. darbe deney aleti
connection apparatus n. bağlantı aparatı
connecting apparatus n. bağlantı aparatı
guarded hot plate apparatus n. korumalı sıcak plaka cihazı
electrically-operated water distilling apparatus n. elektrikle çalışan su damıtma cihazı
weighing and drying apparatus n. tartma ve kurutma cihazları
gas detection apparatus n. gaz alarm cihazı
gas detection apparatus n. gaz tespit cihazı
radio disturbance and immunity measuring apparatus n. radyo frekans bozulma ve bağışıklık ölçme cihazı
self-contained open-circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli sıkıştırılmış hava solunum cihazı
compressed air line breathing apparatus n. basınçlı hava hatlı solunum cihazı
fresh air hose breathing apparatus n. temiz havanın hortumla sağlandığı solunum cihazı
self contained closed-circuit breathing apparatus n. kendi kendine yeterli kapalı devre solunum cihazı
escape apparatus n. kaça cihazı
self-contained open circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli basınçlı hava solunum cihazı
pressurized apparatus n. basınçlı cihazlar
water treatment apparatus n. su arıtma cihazı
escape apparatus n. kaçış cihazları
compressed air line breathing apparatus incorporating a hood n. bir başlıkla birlikte basınçlı hava hatlı solunum cihazı