arse - Turc Anglais Dictionnaire

arse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

arse — Definition

Signification:
kıç, popo (argo)
Prononciation (IPA):
(AmE /ɑːrs/ – BrE /ɑːs/)
Partie du discours:
İsim: arse (arses)

Sens de "arse" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
arse n. kıç
Can you sit on your arse for a minute?
Bir dakika kıçının üstüne oturabilir misin?

More Sentences
Slang
arse n. kıç
Can you sit on your arse for a minute?
Bir dakika kıçının üstüne oturabilir misin?

More Sentences
General
arse n. küfe
arse n. göt
arse n. kaba kıç
arse n. popo
arse n. makat
arse n. merkep
Slang
arse n. ahmak
arse n. anüs
arse n. büzük
arse n. dangalak
arse n. eşek herif
arse n. göt
arse n. cinsel ilişki

Sens de "arse" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 6 résultat(s)

Turc Anglais
General
arşe violin bow n.
arşe bow n.
Music
arşe fiddlestick n.
arşe bow n.
arşe fiddle bow n.
arşe stick n.

Sens de "arse" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
smart arse n. ukala dümbeleği
lick somebody's arse v. el etek öpmek
lick somebody's arse v. köpeklenmek
arse around v. aylaklık etmek
lick somebody's arse v. götünü yalamak
lmao (laughing my ass (arse) off) v. (gülmekten) kopmak
Colloquial
shift one's arse expr. kaldır kıçını
shift one's arse expr. tembelliği bırak
Idioms
a tight-arse n. pinti
a tight-arse n. cimri
a tight-arse n. elisıkı
a lard-arse n. şişman kimse
a into g (arse into gear) [nz] n. vites arttırma
a into g (arse into gear) [nz] n. tempoyu arttırma
think the sun shines out somebody's arse or backside v. aşk gözünü kör etmek
think the sun shines out of somebody's arse or backside v. aşk gözünü kör etmek
bore the arse off somebody v. birisini baymak
bore the arse off somebody v. birisini çok sıkmak
not know your arse from your elbow v. en basit işi bile becerememek
can't tell your arse from your elbow v. en basit işi bile becerememek
think the sun shines out somebody's arse v. birisine körü körüne hayranlık beslemek
think the sun shines out of somebody's arse v. birisine körü körüne hayranlık beslemek
get one's arse into gear v. elini çabuk tutmak
have (one's) head (stuck) up (one's) arse v. salaklık yapmak
have (one's) head (stuck) up (one's) arse v. kendinden başka kimseyi önemsememek
want to know the ins-and-outs of a cat's arse [uk] v. ıncığını cıncığını bilmek/öğrenmek istemek
want to know the ins-and-outs of a cat's arse [uk] v. tüm ayrıntılarını merak etmek
want to know the ins-and-outs of a cat's arse [uk] v. en ince ayrıntısına kadar bilmek/öğrenmek istemek
arse about face expr. (olması gerekene göre) ters
arse over tit expr. tepetaklak
arse over tip expr. tepetaklak
Chat Usage
lmao (laughing my ass (arse) off) expr. gülmekten yarılıyorum
Slang
a short-arse n. götten bacaklı
smart arse n. bok yedi başı
a pain in the arse n. baş belası
be a pain in the arse n. baş belası olmak
a short-arse n. kısa boylu ve bodur kimse
a short-arse n. götten bacak
smart-arse n. ukala
a kick up the arse n. teşvik etme
a kick up the arse n. cesaret verme
a kick up the arse n. harekete geçirme
a lard-arse n. şişko
a lard-arse n. koca götlü
a lard-arse n. yağ tulumu
arse-kisser n. kıç yalayıcı
arse-kisser n. yalaka
arse-kisser n. dalkavuk
arse-kisser n. yağcı
duck's arse (uk) n. önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi
tight-arse n. tutucu kimse
tight-arse n. aşırı kontrolcü kimse
cheap-arse tuesday n. avustralya'da her şeyin indirimli satıldığı gün
arse end of nowhere [uk] n. kuş uçmaz kervan geçmez
cheap-arse tuesday n. Avustralya'da indirim günü
arse end of nowhere [uk] n. allah'ın unuttuğu yer
arse end of nowhere [uk] n. ıssız/ücra yer
arse end of nowhere [uk] n. dağ başı
arse end of nowhere [uk] n. kör itin öldüğü yer
arse end of nowhere [uk] n. dünyanın öbür ucu
arse [australia] n. küstahlık
pain-in-the-arse [uk] n. sinir bozucu
pain-in-the-arse [uk] n. başa bela
pain-in-the-arse [uk] n. gıcık
pain-in-the-arse [uk] n. baş belası
pain-in-the-arse [uk] n. can sıkıcı
tight arse [uk/australia] n. cimri
tight arse [uk/australia] n. pinti
tight arse [uk/australia] n. paragöz
tight arse [uk/australia] n. eli sıkı
your arse n. götün
your arse n. kıçın
work one's arse off v. deli gibi çalışmak
work your arse off v. gecesini gündüzüne katmak
lick someone's arse v. yalakalık etmek
lick someone's arse v. birinin kıçını yalamak
arse about v. boş boş gezinmek
arse around v. boş boş gezinmek
arse around v. aylakça zaman harcamak
arse about v. aylakça zaman harcamak
arse around v. aylaklık etmek
arse about v. aylaklık etmek
arse about v. serserilik etmek
arse around v. serserilik etmek
screw the arse off v. sadece kendi doyumu için ilişkiye girmek
screw the arse off v. anal ilişkide bulunmak
be a pain in the arse v. bela olmak
not know one's arse from one's elbow v. en basit işi bile yapamamak
kiss somebody's arse v. birisinin kıçını yalamak
kiss somebody's arse v. yalakalık yapmak
lick somebody's arse v. birisinin kıçını yalamak
be right up somebody's arse v. kıçının dibinde olmak
can't tell one's arse from one's v. elinden bir bok gelmemek
bust one’s arse v. kıçını yırtmak
can't tell one's arse from one's v. en basit işi bile yapamamak
get one's arse in gear v. elini çabuk tutmak
not know one's arse from one's elbow v. elinden bir bok gelmemek
lick somebody's arse v. yalakalık yapmak
be right up somebody's arse v. hemen arkasında olmak
sit on one's arse v. (herkes çalışırken) öylece oturmak
talk through one's arse v. kıçından uydurmak
talk through one's arse v. götünden uydurmak
talk through one's arse v. boş boş konuşmak
talk out of one's arse v. boş boş konuşmak
talk out of one's arse v. kıçından uydurmak
talk out of one's arse v. götünden uydurmak
work one's arse off v. kıçını yırtmak
bust your arse v. kıçını yırtmak
give someone a kick up the arse v. kıçına tekmeyi koymak/basmak
have your head up your arse v. kendinden başka kimseyi önemsememek
have your head stuck up your arse v. kendinden başka kimseyi önemsememek
bring (one's) arse to an anchor v. kıçı yer görmek
move (one's) arse v. kıçını kıpırdatmak/kaldırmak
hang an arse [obsolete] v. ayak sürümek
bring (one's) arse to an anchor v. kıçını oturtmak
hang an arse [obsolete] v. kıçını kıpırdatamamak
hang an arse [obsolete] v. geride kalmak
bring (one's) arse to an anchor v. kıçını kırıp oturmak
bring (one's) arse to an anchor v. kıçının üstüne oturmak
bring (one's) arse to an anchor v. bir rahat/kımıldamadan durmak/oturmak
get off (one's) arse [uk/australia] v. kıçını kaldırmak
get off (one's) arse [uk/australia] v. götünü kaldırmak
get off (one's) arse [uk/australia] v. yerinden kalkıp harekete geçmek
get off (one's) arse [uk/australia] v. harekete geçmek
be (right) up (one's) arse v. (öndeki arabanın) kıçına girmek
be (right) up (one's) arse v. (öndeki arabanın) kıçının dibine girmek
be (right) up (one's) arse v. (öndeki arabanın) dibine girmek
be (right) up (one's) arse v. diğer arabaya değdirecek kadar yakın sürmek
bite (someone) in the arse v. (birinden) fena intikam almak
bite (someone) in the arse v. (birini) cezalandırmak
bite (someone) in the arse v. (birine) yaptığı yanlışların bedelini ödetmek
bite (someone) in the arse v. (birine) yaptıklarını ödetmek
have a poker up (one's) arse [uk] v. baston yutmuş gibi durmak/davranmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kazık yutmuş gibi durmak/davranmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kereste gibi olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. örümcek kafalı olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. fevri olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kalas/kütük gibi olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kıçında kazık varmış gibi durmak/davranmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. aksi olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. şakadan/espriden anlamamak
have a poker up (one's) arse [uk] v. çok sert olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. asabi olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kazık yutmuş/baston yutmuş gibi olmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. espri anlayışı olmamak
have a poker up (one's) arse [uk] v. kıçına kazık girmiş gibi durmak/davranmak
have a poker up (one's) arse [uk] v. çok katı olmak
think the sun shines out of somebody's arse [uk] v. birisine karşı zaafı olmak
think the sun shines out of somebody's arse [uk] v. birisine körü körüne hayranlık beslemek
be talking out of (one's) arse [uk] v. götünden uydurmak