birisinin - Turc Anglais Dictionnaire

birisinin

Sens de "birisinin" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 3 résultat(s)

Turc Anglais
General
birisinin someone's adv.
The important thing to remember is to assume someone's intentions are good.
Hatırlanması gereken önemli şey, birinin niyetinin iyi olduğunu varsaymaktır.

More Sentences
birisinin somebody's pron.
Anything can become private property and be used for somebody's personal gain.
Her şey özel mülk haline gelebilir ve birilerinin kişisel kazancı için kullanılabilir.

More Sentences
Formal
birisinin one's adj.

Sens de "birisinin" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
birisinin yaptığı iş doing n.
birisinin (birinin) gözündeki değeri one's value before someone else n.
birisinin itibarını zedelemek amacıyla yapılan saldırı blackwash n.
birisinin başını okşama noogie n.
birisinin bütçesi one's pocketbook n.
birisinin topluma ilk defa tanıtılması debut n.
birisinin itibarını zedelemek amacıyla yapılan saldırı character assassination n.
tanınmış birisinin taklitçisi epigone n.
birisinin ırkını veya dilini karalama ethnic slur n.
birisinin gerçek doğum gününden yaklaşık 6 ay önceki gün half-birthday n.
birisinin makamının gücü hand n.
genç birisinin yaşlı birine verdiği şey hand-me-up n.
birisinin adımlarını takip etme heeling n.
birisinin taklidi impression of someone n.
karışmak (birisinin işine vb) interfere v.
birisinin ayağını kaydırmak put one's nose out of joint v.
birisinin arkasından iş çevirmek pull one's leg v.
birisinin dikkatini çekmek catch someone's eyes v.
birisinin canını sıkmak bore v.
birisinin sözünden çıkmamak be tied to someone's apron strings v.
birisinin işini bozmak put one's nose out of joint v.
karışmak (birisinin işine) meddle v.
birisinin parası olup olmadığından emin olmak see the color of someone's money v.
birisinin davranışını tekrarlamak follow suit v.
birisinin arkasından konuşmak say something behind one's back v.
dünyalar (birisinin) olmak be very happy v.
birisinin taklidini yapmak give one's imitation v.
birisinin taklidini yapmak perform one's imitation v.
birisinin taklidini yapmak do one's imitation v.
birisinin fotoğrafını çekmek take someone's photo v.
birisinin kalbini kırmak break someone's heart v.
birisinin arkasından gitmek follow someone v.
birisinin çıkarlarını korumak watch over one's interest v.
birisinin çıkarlarını korumak take care of one's interest v.
birisinin çıkarlarını korumak attend one's interest v.
(birisinin) yerini almak take the place of v.
(suç vb) birisinin üzerine yüklemek lay to one's charge v.
birisinin lütufkarlığına başvurmak have recourse to one's courtesy v.
birisinin çıkarlarını korumak protect one's interests v.
birisinin altında çalışmak work under someone v.
birisinin hayatını zindan etmek make life miserable for someone v.
birisinin hatırına yapmak do something for someone's sake v.
birisinin iyiliğini kötüye kullanmak trespass on someone's kindness v.
birisinin önünde saygıyla eğilmek bow respectfully before someone v.
birisinin önünde saygıyla eğilmek bow respectfully to someone v.
birisinin vaktini çalmak jerk around v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone around v.
birisinin vaktini çalmak jerk over v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone over v.
birisinin önünde diz çökmek knee before someone v.
birisinin elini sıkmak shake someone's hand v.
birisinin yükünü hafifletmek take the burden away from someone v.
birisinin üzerindeki yükü almak take the burden away from someone v.
birisinin gitmesini dilemek wish someone away v.
birisinin arkasından konuşmak talk about someone behind one's back v.
birisinin hatalarını gizlemek conceal someone's mistakes v.
birisinin hatalarını gizlemek conceal someone's errors v.
bir şeyi birisinin dikkatine sunmak draw something to someone's attention v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
birisinin inisiyatifine bırakmak give initiative to someone v.
birisinin başarısını kutlamak celebrate someone's success v.
birisinin veya herkesin çıkarına en uygun şekilde davranmak had best v.
birisinin taklidini yapmak do the impression of someone v.
birisinin taklidini yapmak do someone's impression v.
birisinin taklidini yapmak do one's impression v.
birisinin nüfuzu altında under someone's thumb adj.
birisinin hükmü altında under someone's thumb adj.
(birisinin) imzasıyla tasdik edilmiş under one's signature adj.
(birisinin) imzasıyla olan under one's signature adj.
birisinin tüm zamanını ve ilgisini ele geçiren (kimse) engrossing adj.
birisinin emrine amade at the disposal of adv.
Phrasals
birisinin işe giriş saatini kaydetmek clock in v.
birisinin işten çıkış saatini kaydetmek punch out v.
birisinin işten çıkış saatini kaydetmek clock off v.
birisinin işe giriş saatini kaydetmek punch in v.
birisinin işten çıkış saatini kaydetmek clock out v.
birisinin işe giriş saatini kaydetmek clock on v.
(birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak grab something away from someone v.
(birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak grab away v.
birisinin bir yere girmesini engellemek bar someone from some place v.
birisinin bir yere girişini engellemek bar someone from some place v.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak stand back of someone v.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak stand behind someone v.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak stand in back of someone v.
birisinin beynini yıkamak brainwash someone with something v.
birisinin başarısını kutlamak celebrate someone for an accomplishment v.
birisinin evinde kalmak crash with someone v.
birisinin tekerine çomak sokmak cross someone up v.
birisinin planlarını altüst etmek cross someone up v.
(akbaba gibi) birisinin tepesinde/tepesine dikilmek hover over someone v.
birisinin karşısında korkudan sinmek quail before someone v.
birisinin karşısında korkudan sinmek quail at someone v.
(hasta birisinin) başında beklemek sit up with someone v.
birisinin yerine ödemek lay something out for something v.
birisinin seviyesini veya statüsünü yükseltmek bump someone up v.
birisinin bir yerine bir şey sokmak/bir şey batırmak poke someone in something v.
(birisinin) benliğine nüfuz etmek bore through someone v.
(birisinin) benliğine nüfuz etmek bore through (someone or something) v.
birisinin dinine bağlılığını kuvvetlendirecek bir dinsel ayin düzenlemek confirm (one) in (something) v.
birisinin dinine bağlılığını kuvvetlendirecek bir dinsel ayin düzenlemek confirm someone in something v.
birisinin yerine bakmak cover for v.
birisinin işlerini üstlenmek cover for someone v.
birisinin yerine bakmak cover for someone v.
birisinin işlerini üstlenmek cover for v.
(birisinin) yerine bakmak cover for (someone or something) v.
(birisinin planlarının, hesaplarının) gerekli bir parçası olarak görülmek enter into v.
ölen birisinin ardından ölmek follow on after (someone or something) v.
birisinin dinine bağlılığını kuvvetlendirecek bir dinsel ayin düzenlemek confirm in v.
(bir müsabakada) (birini) (başka birisinin) karşısına çıkarmak put (one) up against (someone) v.
Colloquial
birisinin (birinin) gözündeki değeri one's value in someone's eyes n.
birisinin (birinin) gözündeki değeri one's value in someone else's eyes n.
birisinin (birinin) gözündeki değeri one's value in the sight of someone n.
birisinin (birinin) gözündeki değeri one's value in somebody's eyes n.
birisinin iniş ve çıkışları someone's ups and downs n.
birisinin inişleri çıkışları someone's ups and downs n.
birisinin canına okumak bust someone's stones v.
birisinin canına okumak break someone's stones v.
birisinin üzerine kusmak throw up on someone v.
birisinin tüm parasını çalmak steal one’s money all away v.
birisinin düşüncesine takılıp kalmak hang v.
birisinin anlamayacağı kadar zor over someone's head expr.
birisinin anlamayacağı kadar zor above one's head expr.
birisinin talebi üzerine at someone's request expr.
birisinin istemesi üzerine at someone's request expr.
birisinin isteği üzerine at someone's request expr.
birisinin gözünde in somebody's eyes expr.
(özellikle birisinin bardağına bir şeyler doldururken) yeter de say when expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) hiç değilse if he (or she) is a day expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) hiç değilse if (one) is a day expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en azından if he (or she) is a day expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en azından if (one) is a day expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en az if (one) is a day expr.
(genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en az if he (or she) is a day expr.
(birisinin) tuzu kuru nasıl olsa it's all right for some expr.
Idioms
birisinin arkasından iş çevirme foul play n.
birisinin başına gelecek en kötü şey a fate worse than death n.
(birisinin) yaşlılığı one's sunset years n.
birisinin ölmeden önceki son yılları twilight years n.
birisinin muhiti/doğup büyüdüğü yer one's old stamping ground n.
birisinin gözünü boyamak amacıyla yapılan hareket dog and pony show n.
(birisinin) eşi one's better half n.
(birisinin) eşi one's other half n.
(birisinin) karısı/kocası one's better half n.
birisinin çeyizi somebody's bottom drawer n.
birisinin çok az para harcadığını belirtmek için söylenen bir söz the last of the big spenders n.
(birisinin) kirli çamaşırları someone's dirty laundry n.
birisinin çıkıp artık yeter/dur demesi lazım one has to draw the line somewhere n.
birisinin yakınında olması sheer proximity n.
(birisinin) ebedi istirahatgahı (one's) last resting place n.
birisinin herkesten sakladığı düşüncesi bird of (one's) own brain n.