bored - Turc Anglais Dictionnaire

bored

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bored — Definition

Signification:
sıkılmış
Prononciation (IPA):
(AmE /bɔːrd/ – BrE /bɔːd/)
Partie du discours:
Sıfat

Sens de "bored" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 11 résultat(s)

Anglais Turc
General
bored adj. bıkkın
I'm no longer bored.
Artık bıkkın değilim.

More Sentences
bored adj. sıkılmış
I was bored with it in five minutes.
Beş dakika içinde sıkıldım.

More Sentences
bored adj. sıkkın
I'm bored and I have nothing to do.
Canım sıkkın ve yapacak hiçbir şeyim yok.

More Sentences
bored adj. bunalmış
These cows look bored.
Bu inekler bunalmış görünüyor.

More Sentences
bored adj. (canı) sıkılmış
I am bored with his endless talk.
Bitmek bilmeyen konuşmalarından sıkıldım.

More Sentences
bored adj. delik
bored adj. delinmiş
bored adj. canı sıkılmış
bored adj. bezgin
Automotive
bored adj. çapı genişletilmiş
Ottoman Turkish
bored adj. melül

Sens de "bored" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 121 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
get bored v. usanmak
General
getting bored n. canı sıkılma
get bored to death v. can sıkıntısından patlamak
be bored to death v. sıkıntıdan patlamak
feel bored v. gına gelmek
be bored v. canı sıkılmak
feel bored v. içi sıkılmak
be bored v. sıkılmak
get bored v. usanç getirmek
get bored v. içi daralmak
get bored v. bıkmak
get bored v. bunalmak
get bored v. canı sıkılmak
get bored quickly v. çabuk sıkılmak
get bored a lot v. çok sıkılmak
be bored to death v. sıkıntıdan ölmek
get bored quickly v. çabuk sıkılmak
get bored quickly v. çabuk bıkmak
be bored stiff v. can sıkıntısından patlamak
be bored with v. bir şeyden sıkılmak
be bored with v. -den sıkılmak
be bored watching v. izlemekten sıkılmak
get bored of watching v. izlemekten sıkılmak
be bored of someone v. birinden sıkılmak
get bored v. sıkılmak
be/get bored with v. -den sıkılmak
get bored v. telesmek
start getting bored v. sıkılmaya başlamak
wide bored adj. çaplı
ear-bored adj. kulağı delik
Phrases
terminally bored adj. aşırı sıkılmış
terminally bored expr. çok sıkılmış
Colloquial
get bored v. daral gelmek
be bored stiff v. sıkıntıdan patlamak
be bored to tears v. sıkıntıdan patlamak
be bored to death v. sıkıntıdan patlamak
be bored to tears v. çok sıkılmak
be bored stiff v. çok sıkılmak
be bored to death v. çok sıkılmak
be bored witless v. sıkıntıdan patlamak
be bored witless v. sıkıntıdan ölmek
be bored witless v. çok/aşırı sıkılmak
be bored witless v. korkudan ödü patlamak/sıkıntıdan patlamak
be bored witless v. korkudan/sıkıntıdan ölmek
be bored witless v. aşırı korkmak/sıkılmak
be bored witless v. çok korkmak/sıkılmak
bit bored adj. biraz sıkılmış
bored shitless expr. çok sıkılmış
bored shitless expr. bezmiş
freaking bored expr. çok sıkılmış
bored as crap expr. çok sıkılmış
Idioms
be bored stiff v. çok sıkılmak
be bored to tears v. çok sıkılmak
be bored to death v. çok sıkılmak
bored out of (one's) brains adj. çok sıkılmış
bored out of (one's) brains adj. sıkıntıdan patlamış
bored out of (one's) brains adj. hafakanlar basmış
bored out of (one's) brains adj. yüreği daralmış
bored out of (one's) brains adj. canı çok sıkılmış
bored out of (one's) brains adj. canından bezmiş
bored out of (one's) brains adj. bıkıp usanmış
bored stiff adj. sıkıntıdan ölmüş
bored stiff adj. sıkıntıdan patlamış
bored to distraction adj. sıkıntıdan patlamış
bored to tears adj. sıkıntıdan ölmüş
bored to death adj. sıkıntıdan patlamış
bored to distraction adj. sıkıntıdan ölmüş
bored to tears adj. sıkıntıdan patlamış
bored to death adj. sıkıntıdan ölmüş
bored to tears expr. çok sıkılmış
bored stiff expr. çok sıkılmış
bored out of one's mind expr. çok sıkılmış
bored to death expr. çok sıkılmış
bored silly expr. çok sıkılmış
bored to distraction expr. çok sıkılmış
Speaking
I'm bored expr. sıkıldım
I am bored expr. canım sıkılıyor
I am bored expr. bunaldım
I am too bored expr. çok canım sıkılıyor
I am too bored expr. canım çok sıkılıyor
I am bored to death expr. çok sıkıldım
I am bored to death expr. ölesiye sıkıldım
I am bored expr. canım sıkıldı
I'm bored what should we do? expr. sıkıldım ne yapsak acaba?
I was so bored expr. canım çok sıkılıyordu
I was so bored expr. canım çok sıkılmıştı
I was so bored today expr. bugün çok sıkıldım
I'm bored out of my mind expr. sıkıntıdan patlıyorum
aren't you getting bored? expr. sıkılmıyor musunuz?
aren't you getting bored? expr. sıkılmıyor musun?
don't you ever get bored? expr. siz sıkılmaz mısınız?
don't you ever get bored? expr. siz hiç sıkılmaz mısın?
don't you ever get bored? expr. sen sıkılmaz mısın?
don't you ever get bored? expr. sen hiç sıkılmaz mısın?
I'm bored I'd like to do something different expr. sıkıldım farklı bir şey yapmak istiyorum
I am bored expr. ben sıkıldım
are you bored? expr. sıkılıyor musun?
are you bored? expr. canın sıkılıyor mu?
are you bored? expr. sıkıldın mı?
I never get bored listening to this song expr. bu şarkıyı dinlemekten asla sıkılmam
Technical
bored pile n. dökme kazık
bored piling equipments n. fore kazık ekipmanları
bored pile n. delme kazık
bored pile n. fore kazık
bored well n. burgu kuyusu
bored tunnel n. delme tünel
bored piles n. delme kazıklar
precision-bored adj. hassas
deep counter-bored adj. derin havşa delikli
deep counter-bored adj. derin havşa açılmış
bored-to-size ebadına/ölçüsüne göre delinmiş
Construction
bored cast-in-place n. delme yerinde dökme
bored piles n. fore kazıklar
Automotive
bored and stroked engine n. hacmi büyütülmüş motor
Traffic
bored pile n. forekazık
Geology
bored pile n. sondaj kazığı
Slang
be bored shitless v. çok sıkılmak
be bored out of one's skull v. çok sıkılmak
British Slang
be bored stiff v. sıkıntıdan patlamak
be bored out of one's skull v. sıkıntıdan patlamak
be bored shitless v. sıkıntıdan patlamak