unstable - Turc Anglais Dictionnaire

unstable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unstable — Definition

Signification:
istikrarsız
Prononciation (IPA):
(AmE /ʌnˈsteɪbəl/ – BrE /ʌnˈsteɪbəl/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
volatile, erratic
Antonymes:
stable, steady

Sens de "unstable" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 37 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
unstable adj. istikrarsız
The unstable economy of the country caused the revolution.
Ülkenin istikrarsız ekonomisi devrime neden oldu.

More Sentences
unstable adj. kararsız
Azidoazide azide is the most unstable chemical.
Azidoazid azid en kararsız kimyasaldır.

More Sentences
unstable adj. dengesiz
Lack of vitamin B3 in your body makes you unstable and restless, which can spoil your sleep.
Vücudunuzda B3 vitamini eksikliği sizi dengesiz ve huzursuz yapar, bu da uykunuzu bozabilir.

More Sentences
unstable adj. sabit olmayan
General
unstable adj. delibozuk
He needs psychological support as he is dangerously unstable.
Tehlikeli derecede delibozuk biri olduğu için psikolojik desteğe ihtiyacı var.

More Sentences
unstable adj. kararsız
Azidoazide azide is the most unstable chemical.
Azidoazid azid en kararsız kimyasaldır.

More Sentences
Trade/Economic
unstable adj. istikrarsız
The unstable economy of the country caused the revolution.
Ülkenin istikrarsız ekonomisi devrime neden oldu.

More Sentences
Technical
unstable adj. dengesiz
Lack of vitamin B3 in your body makes you unstable and restless, which can spoil your sleep.
Vücudunuzda B3 vitamini eksikliği sizi dengesiz ve huzursuz yapar, bu da uykunuzu bozabilir.

More Sentences
unstable adj. istikrarsız
The unstable economy of the country caused the revolution.
Ülkenin istikrarsız ekonomisi devrime neden oldu.

More Sentences
unstable adj. kararsız
Azidoazide azide is the most unstable chemical.
Azidoazid azid en kararsız kimyasaldır.

More Sentences
Medical
unstable adj. dayanıksız
The ceiling was dangerously unstable.
Tavan tehlikeli derecede dayanıksızdı.

More Sentences
Meteorology
unstable adj. kararsız
Azidoazide azide is the most unstable chemical.
Azidoazid azid en kararsız kimyasaldır.

More Sentences
General
unstable adj. gelgeç
unstable adj. yeltek
unstable adj. döneklik
unstable adj. dönek
unstable adj. denksiz
unstable adj. oynak
unstable adj. tutarsız
unstable adj. sağlam olmayan
unstable adj. değişken
unstable adj. güvenilmez
unstable adj. kaypak
unstable adj. kararsızlık
unstable adj. değişen
Technical
unstable adj. duraysız
unstable adj. değişen
unstable adj. stabil olmayan
Railway
unstable adj. çürük
Medical
unstable adj. unstabil
Physics
unstable adj. kısa ömürlü (atomaltı parçacığı)
unstable adj. radyoaktif
Chemistry
unstable adj. instabil
unstable adj. reaktif
unstable adj. tepkin
Environment
unstable adj. kolayca çürüyen
unstable adj. kolayca ayrışan

Sens de "unstable" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 58 résultat(s)

Anglais Turc
General
unstable phase n. dengesiz faz
unstable isotope n. radyoizotop
unstable state n. kararsız durum
make unstable v. sağlam olmayan bir hale getirmek
become unstable v. kararsızlaşmak
make unstable v. istikrarsızlaştırmak
as unstable as adj. kadar hareketli
psychologically unstable adj. ruhen dengesiz
mentally unstable adj. akli dengesi bozuk
Trade/Economic
unstable equilibrium n. istikrarsız denge
unstable foreign exchange market n. istikrarsız döviz piyasası
unstable equilibrium n. kararsız denge
unstable equilibrium n. oynak denge
unstable economy n. istikrarsız ekonomi
inherently unstable adj. gizil olarak istikrarsız
Politics
unstable bloc system n. istikrarsız blok sistemi
Technical
unstable material n. uygun olmayan malzeme
unstable equilibrium n. kararsız denge
unstable sand n. kararsız kum
unstable state n. kararsız durum
unstable slope n. stabil olmayan şev
unstable soil n. çürük zemin
unstable system n. kararsız sistem
equilibrium unstable n. kararsız denge
unstable state n. kararsız hal
unstable compound n. dayanıksız bileşik
unstable structural member n. dengesiz öğe
unstable phase n. dengesiz faz
unstable sand n. oynak kum
unstable environment n. kararsız ortam
unstable ground n. kararsız zemin
unstable emulsion cleaner n. dengesiz emülsiyon temizleyici
unstable carbide n. dengesiz karbür
unstable state n. oynak durum
unstable compound n. dengesiz bileşik
unstable emulsion cleaner n. dengesiz sütsü temizleyici
unstable system n. dengesiz dizge
unstable phase n. dengesiz evre
unstable crack n. dengesiz çatlak
unstable nucleus n. dengesiz çekirdek
unstable state n. dengesiz durum
unstable equilibrium n. oynak denge
unstable complex sulfides n. kararsız kompleks sülfitler
Computer
unstable system n. dengesiz sistem
unstable system n. kararsız dizge
Informatics
unstable system n. kararsız sistem
unstable state n. kararsız durum
Construction
unstable soil n. çürük zemin
unstable soil n. kararsız zemin
Medical
unstable angina n. kararsız angina
unstable respiratory dynamics n. tutarsız solunum dinamiği
unstable angina pectoris n. unstabil angina pektoris
unstable angina n. unstabil anjina
secondary unstable angina pectoris n. sekonder kararsız angina pektoris
Psychology
emotionally unstable personality disorder (eupd) n. duygusal olarak dengesiz kişilik bozukluğu (ddkb)
Physics
unstable equilibrium n. kararsız denge durumu
Chemistry
unstable liquid n. kararsız sıvı
Agriculture
unstable weather n. kararsız hava