braid - Turc Anglais Dictionnaire

braid

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

braid — Definition

Signification:
örgü, örmek
Prononciation (IPA):
(AmE /breɪd/ – BrE /breɪd/)
Partie du discours:
Fiil: braid (braids – braided – braiding); İsim: braid (braids)

Sens de "braid" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 42 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
braid n. örgü
Nylon braid will last about 10 years and is able to withstand heating up to 110 degrees.
Naylon örgü yaklaşık 10 yıl dayanır ve 110 dereceye kadar ısınmaya dayanabilir.

More Sentences
General
braid n. saç örgüsü
Mrs. Barrets has her daughter wear her hair in braids to school.
Bayan Barrets, kızını okula saçı örgülü bir şekilde gönderiyor.

More Sentences
braid n. şerit
Her elegant mini handbag is ornamented with a silver braid.
Şık mini çantası, gümüş bir şeritle süslenmişti.

More Sentences
braid v. örmek
You should start braiding your hair by crossing the right strand over and into the middle.
Saçını örmeye, sağ tutamı diğerinin üzerinden geçirip ortaya yerleştirerek başla.

More Sentences
Technical
braid n. örgü
Nylon braid will last about 10 years and is able to withstand heating up to 110 degrees.
Naylon örgü yaklaşık 10 yıl dayanır ve 110 dereceye kadar ısınmaya dayanabilir.

More Sentences
Computer
braid n. örgü kablo
And this braid protects the cable from various external influences.
Ve bu örgü kabloyu çeşitli dış etkilerden korur.

More Sentences
Textile
braid n. şerit
Her elegant mini handbag is ornamented with a silver braid.
Şık mini çantası, gümüş bir şeritle süslenmişti.

More Sentences
General
braid n. belik
braid n. kaytan
braid n. örgülü şerit
braid n. örülmüş şey
braid n. bant
braid n. kurdele
braid n. kordon
braid n. örmek saç
braid n. sutaşı
braid n. bölük
braid n. kapris
braid n. ucube
braid n. fantezi
braid v. tutturmak
braid v. şeritle süslemek
braid v. bağlamak
braid v. saçını örgü yapmak
braid v. saçını örmek
braid v. (farklı ögeleri) anlamlı bütün oluşturacak şekilde bir araya getirmek
braid v. saça toka takmak
braid v. örgülü gibi akmak, bükülmek veya sarılmak
braid v. çaprazlama hareket etmek
braid v. (yiyecek) çırpmak
braid adj. geniş
braid adv. genişçe
braid adv. açık sözlü bir şekilde
Technical
braid n. şerit şeklinde kumaş
Telecom
braid n. döşeme
braid n. örme
Textile
braid n. (yalıtılmış elektrik kablosunda) merkezi nüve için dokunmuş kılıf
braid n. halı yünü
Gastronomy
braid n. örgü ekmek
Military
braid n. kordon (üniformaya takılan)
Archaic
braid v. harekete geçmek
Slang
braid n. yüksek rütbeli deniz subayı

Sens de "braid" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 24 résultat(s)

Anglais Turc
General
braid   n. saç örgüsü  
gold braid n. yaldızlı şerit
french braid hair n. örgülü saç
french braid hair n. balıksırtı saç
braid screen n. örgü ekranı
flexible braid n. esnek örgü
braid [dialect] n. ekmek
french braid n. fransız örgüsü
braid (of) [dialect] [uk] v. (birine) çekmek
braid (of) [dialect] [uk] v. benzemek
braid [scotland] adj. geniş
braid [obsolete] adj. aldatıcı
braid [obsolete] adj. düzenbaz
Technical
earth braid n. örgü şasi kablosu
tail braid n. çarpma köşesi
gold braid n. sırma kordon
carbon braid n. karbon şerit
wire braid reinforced adj. tel örgü takviyeli
wire braid-reinforced adj. tel örgü takviyeli
Textile
braid ribbon n. örgü kurdele
fancy braid n. fantezi örgü
Geography
braid-delta n. örgülü delta
Military
gold braid n. yüksek rütbeli deniz subayı
gold braid n. görevli askeri memur