ekmek - Turc Anglais Dictionnaire

ekmek

Sens de "ekmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 37 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ekmek bread n.
The bakery's whole wheat bread is delicious.
Fırının tam buğday ekmeği çok lezzetli.

More Sentences
ekmek plant v.
I planted parsley and other greens in the garden.
Bahçeye maydanoz ve benzer yeşilliklerden ektim.

More Sentences
General
ekmek bun n.
The hotdog bun was fresh and warm.
Sosisli sandviç ekmeği taze ve sıcaktı.

More Sentences
ekmek sow v.
All the seeds we are sowing will take root if the Community method prevails.
Ektiğimiz tüm tohumlar, Topluluk yönteminin hakim olması halinde kök salacaktır.

More Sentences
Trade/Economic
ekmek plant v.
I planted parsley and other greens in the garden.
Bahçeye maydanoz ve benzer yeşilliklerden ektim.

More Sentences
General
ekmek the staff of life n.
ekmek bread and butter n.
ekmek food n.
ekmek subsistence n.
ekmek braid [dialect] n.
ekmek payn [obsolete] n.
ekmek tame v.
ekmek set out v.
ekmek spread v.
ekmek set v.
ekmek farm v.
ekmek drop v.
ekmek give somebody the slip v.
ekmek implant v.
ekmek cultivate v.
ekmek sprinkle v.
ekmek inseminate v.
ekmek stand somebody up v.
ekmek crop v.
ekmek disperge v.
ekmek disperple v.
Phrasals
ekmek get in v.
Idioms
ekmek staff of life n.
Technical
ekmek implant v.
Gastronomy
ekmek breadstuff n.
ekmek breid [scotland] n.
ekmek cookie [scotland] n.
ekmek pav [india] n.
Agriculture
ekmek tend v.
Archaic
ekmek husband v.
ekmek imp v.
Slang
ekmek dodger [australia] n.

Sens de "ekmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kızarmış ekmek (dilim halinde) toast n.
ekmek somunu loaf n.
ekmek kabuğu crust n.
muzlu ekmek banana bread n.
General
ekmek kırıntısı breadcrumb n.
kuru ekmek crust n.
ekmek kırıntısı crumb n.
ekmek sepeti breadbasket n.
yuvarlak ve tuzlu bir ekmek türü corn muffin n.
ekmek ağacı breadfruit n.
ekmek kıtırı crust n.
ekmek tahtası breadboard n.
yumurtaya batırılıp tavada kızartılmış ekmek french toast n.
ekmek kapısı one's job n.
kepekli ekmek wholewheat bread n.
ekmek endüstrisi bread industry n.
ekmek kapısı situation n.
kızarmış ekmek toast n.
ekmek parası living n.
ekmek kabı bread bin n.
küçük ekmek scone n.
ekmek parası bread and butter n.
ekmek kutusu breadbox n.
ekmek getiren breadwinning n.
tereyağlı ekmek bread and butter n.
ekmek kapısı bread and butter n.
ekmek kabı bread box n.
ekmek fırını bakehouse n.
elektrikli ekmek kızartıcısı electric toaster n.
yemeğe doğranmış ekmek sippet n.
ekmek teknesi the place where one earns one's bread n.
kuşüzümlü ekmek brownie n.
küçük yuvarlak ekmek cob n.
ekmek teknesi bread and butter n.
ekmek parçası sippet n.
hamursuz ekmek matzo n.
ekmek kızartıcı toaster n.
kutsanmış ekmek host n.
ekmek kabuğu crust n.
küp biçiminde doğranmış kızarmış ekmek (çorbaya konulan) crouton n.
ekmek içi crumb n.
ekmek kapısı subsistence n.
ekmek somunu loaf of bread n.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop n.
eve ekmek parası getiren breadwinning n.
ekmek kapısı place where one earns his living n.
ekmek teknesi the place where one earns one's livelihood n.
ekmek kızartıcısı (elektrikli) toaster n.
çifte pişirilmiş ekmek twice baked bread n.
bir fırın ekmek batch n.
ekmek parası one's bread and butter n.
ekmek kuyruğu bread line n.
eve ekmek getiren breadwinner n.
kuru ekmek dry bread n.
ekmek kırıntısı bread crumb n.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the sacrament n.
sadece ekmek ve su ile beslenme xerophagy n.
sarımsaklı ekmek garlic bread n.
komünyonda kullanılan kutsanmış ekmek the blessed sacrament n.
ekmek kavgası fight for bread n.
şamkurabiyesine benzeyen bir tür ufak ekmek muffin n.
ekmek kızartma makinesi toaster n.
küçük ekmek roll n.
kilisede kutsal ekmek kutusu pyx n.
ekmek somunları loaves n.
sıcak bir ekmek a hot bread n.
ekmek poşeti bread bag n.
sıcak ekmek hot bread n.
taze ekmek fresh bread n.
ekmek bıçağı bread knife n.
kepekli ekmek wholemeal bread n.
bayat ekmek stale bread n.
mayasız ekmek unleavened bread n.
baget ekmek baguette n.
kızarmış ekmek toasted bread n.
siyah ekmek brown bread n.
ekmek küfü bread mould n.
taze ekmek freshly-baked bread n.
taze ekmek kokusu smell of freshly-baked bread n.
kızarmış ekmek üzerine kırılmış iki yumurta adam and eve on a raft n.
mayasız ekmek wafer n.
eve ekmek getiren breadwinning n.
eve ekmek parası getirme breadwinning n.
kutsal ekmek kabı monstrance n.
ekmek fırını bakery oven n.
ahşap ekmek kutusu wooden bread box n.
ekmek unu bread flour n.
bayatlamayan ekmek non-staling bread n.
bayatlamaz ekmek non-staling bread n.
ekmek kuyruğu bread queue n.
kepekli ekmek whole-wheat bread n.
ekmek ve pasta dükkanı bakery n.
kızartılmış ekmek toast n.
ekmek fırını bread bakery n.
ekmek fırını bakeshop n.
ekmek fırını bakery n.
ekmek fırınları bread bakeries n.
ekmek kızartma makinesi kolu bread carriage handle n.
kızarmış ekmek fried bread n.
testereli ekmek bıçağı saw edge bread knife n.
ekmek yapma makinesi bread maker n.
ekmek yapma makinesi bread making machine n.
testere ağızlı ekmek bıçağı saw edge bread knife n.
ekmek yapma makinesi breadmaker n.
ikili ekmek kızartma makinesi two-slice toaster n.
dört dilimli ekmek kızartma makinesi four-slice toaster n.
dörtlü ekmek kızartma makinesi four-slice toaster n.
iki dilimli ekmek kızartma makinesi two-slice toaster n.
evde pişirilmiş ekmek bannock n.
ekmek kutusu bread bin n.
ufalanmış ekmek bread crumb n.
tereyağlı ekmek bread and scrape n.
ekmek ve şarap bread and wine n.
iri taneli ekmek cobloaf n.
kutsanmış ekmek kabı ciborium n.
ekmek ve su hapsi bread and water diet n.
ekmek kırıntıları bread crumbs n.
ekmek kırıntıları crispies n.
ekmek kırıntıları breading n.
bir tür ekmek barmcake n.
yanmış ekmek burnt bread n.
ekmek kırıntıları breadcrumbs n.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's n.
genellikle ekmek peynir ve turşudan oluşan bir öğün ploughman's lunch n.
bir dilim ekmek a slice of bread n.
ibranilere özgü hamursuz bayramı'da yenilen mayasız ekmek matzoh n.
donmuş ekmek hamuru frozen bread dough n.
(katolik kilisesinde) kutsal ekmek kabı ciborium n.
küflü ekmek mouldy bread n.
küflü ekmek moldy bread n.
hintlilerin çapata (bir tür ekmek) yapmak için kullandıkları tava tava n.
bir parça ekmek toke [brit] n.
kızarmış ekmek dilimi toss [scottish] n.
yuvarlak kalın bir somun ekmek fade [scotland] n.
patatesli kek veya ekmek fade [ireland] n.
gemi mürettebatı için hazırlanan yemeklerde kullanılan ekmek kutusu barge n.
beyaz ekmek white n.
bir ekmek çeşidi vastel n.
ekmek fırınını temizlemek için kullanılan bir ucuna çaput bağlı sopa malkin [dialect] [uk] n.
ekmek ve tereyağı bread and butter n.
kamp ateşinde pişirilen ekmek billy-bread [new zealand] n.
ekmek kutusu bin n.
bir ucunda paçavralar bulunan, ekmek fırınını temizlemek için kullanılan sırık maukin [uk] n.
bir ucunda paçavralar bulunan, ekmek fırınını temizlemek için kullanılan sırık mawkin [dialect] n.
ekmek arası köfte burger n.
efkaristiya ayininde kullanılan mayasız küçük ekmek parçası bread n.
hububat ve bakliyat karışımından oluşan bir tür ekmek mislin n.
hububat ve bakliyat karışımından oluşan bir tür ekmek mislen [obsolete] n.
ekmek parası daily bread n.
ekmek şarap ayini unsurlarından biri gift n.