crust - Turc Anglais Dictionnaire

crust

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crust — Definition

Signification:
kabuk, dış katman
Prononciation (IPA):
(AmE /krʌst/ – BrE /krʌst/)
Partie du discours:
İsim: crust (crusts)
Synonymes:
shell, rind
Antonymes:
core, interior

Sens de "crust" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 41 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
crust n. kabuk
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
crust n. ekmek kabuğu
Technical
crust n. yerkabuğu
All of the life forms live on the Earth's crust.
Tüm yaşam formları yerkabuğu üzerinde yaşar.

More Sentences
Computer
crust n. kabuk
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
Food Engineering
crust n. kabuk
I can't eat the crust of any food because of my teeth.
Dişlerim yüzünden hiçbir yemeğin kabuğunu yiyemiyorum.

More Sentences
Geology
crust n. yerkabuğu
All of the life forms live on the Earth's crust.
Tüm yaşam formları yerkabuğu üzerinde yaşar.

More Sentences
General
crust n. ekmek kıtırı
crust n. ekmek kabuğu
crust n. tortu
crust n. yüzsüzlük
crust n. kuru ekmek
crust n. arsızlık
crust n. dış tabaka
crust n. tabaka
crust n. rızık
crust n. kıt kanaat geçinme
crust n. yiyecek artığı
crust v. kabukla kaplamak
crust v. kabuk bağlamak
crust v. kabuklanmak
crust v. buz tutmak
crust v. (bir şeyi) kabuğa sokmak
crust v. (bir şeyi) kabuğa yerleştirmek
crust N. dış katman
Technical
crust n. tabaklanmış sert deri
crust n. derinin kaba tabaklanmış boya-öncesi hali
Medical
crust n. krust
crust n. yara kabuğu
crust n. deri döküntüsü
Food Engineering
crust n. ekmek kabuğu
Gastronomy
crust n. tart hamuru
crust n. (uzun olgunlaşma süreci esnasında) şarap şişesinin iç yüzeyinde biriken tortu
Zoology
crust n. boynuzumsu dış toynak duvarı
Music
crust n. crust punk müzik türü
Archaic
crust n. huysuz kimse
crust n. asık suratlı kimse
crust n. somurtkan kimse
crust n. sinirli kimse
Slang
crust n. agresiflik
crust n. sinirlilik
crust n. gerginlik

Sens de "crust" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 92 résultat(s)

Anglais Turc
General
upper crust n. yüksek sosyete
crust of the earth n. yerkabuğu
crust round the eyes n. çapak
viscous crust round the eyes n. çapak
upper crust n. üst tabaka
upper crust n. kaymak tabaka
eye crust n. göz çapağı
eye crust n. (göz) çapak
eye crust n. (gözde) çapak
top crust n. kaymak tabaka
crust over v. kabuklanmak
form a crust v. kabuk bağlamak
Idioms
upper-crust n. kaymak tabaka
upper-crust n. yüksek sosyete
upper-crust n. seçkin tabaka
upper-crust n. kalburüstü
the upper crust n. toplumun yüksek tabakası
be out earning a crust v. ekmeğini gerçekten zor kazanmak
be out earning a crust v. bir parça ekmek kazanmak için kendinden geçmek
earn a crust v. kıt kanaat geçinmek
earn a crust v. karnını doyuracak kadar kazanmak
earn (one's) crust v. bir şekilde hayatını kazanmak
earn (one's) crust v. ekmeğini taştan çıkarmak
earn your crust [uk] v. ekmeğini çıkarmak
earn a crust [uk] v. karnını doyuracak parayı kazanmak
earn your crust [uk] v. geçinecek parayı kazanmak
earn your crust [uk] v. geçinecek/karnını doyuracak kadar para kazanmak
earn a crust [uk] v. ekmeğini çıkarmak
earn a crust [uk] v. ekmeğini kazanmak
earn your crust [uk] v. ekmeğini kazanmak
earn a crust [uk] v. geçinecek/karnını doyuracak kadar para kazanmak
earn your crust [uk] v. karnını doyuracak parayı kazanmak
earn a crust [uk] v. geçinecek parayı kazanmak
earn a crust [uk] v. geçinecek parayı kazanmak
earn your crust [uk] v. karnını doyuracak parayı kazanmak
earn your crust [uk] v. geçinecek parayı kazanmak
earn your crust [uk] v. ekmeğini çıkarmak
earn a crust [uk] v. karnını doyuracak parayı kazanmak
earn a crust [uk] v. ekmek/ekmeğini kazanmak
earn your crust [uk] v. ekmek/ekmeğini kazanmak
earn a crust [uk] v. ekmeğini çıkarmak
promises are like pie crust: they are made to be broken expr. söz vermek de sözünden dönmek de kolaydır
promises are like pie crust: easily broken expr. söz vermek ne kadar kolaysa sözünden dönmek de o kadar kolaydır
promises are like pie crust: easily made, easily broken expr. söz/sözler dönülmek için verilir
promises are like pie crust: they are made to be broken expr. söz vermek ne kadar kolaysa sözünden dönmek de o kadar kolaydır
promises are like pie crust: easily broken expr. söz/sözler dönülmek için verilir
promises are like pie crust: they are made to be broken expr. söz/sözler dönülmek için verilir
promises are like pie crust: made to be broken expr. söz vermek de sözünden dönmek de kolaydır
promises are like pie crust: made to be broken expr. söz vermek ne kadar kolaysa sözünden dönmek de o kadar kolaydır
promises are like pie crust: easily made, easily broken expr. söz vermek de sözünden dönmek de kolaydır
promises are like pie crust: easily broken expr. söz vermek de sözünden dönmek de kolaydır
promises are like pie crust: made to be broken expr. söz/sözler dönülmek için verilir
promises are like pie crust: easily made, easily broken expr. söz vermek ne kadar kolaysa sözünden dönmek de o kadar kolaydır
Technical
earth's crust n. yer kabuğu
earth's crust n. yerkabuğu yüzey toprağının dış katmanı
earth's crust n. arz kabuğu
Textile
wet-blue-crust n. yarı mamul deri
Automotive
crust disc n. çapak alma diski
Medical
milk crust n. saçlı deride görülen seboreik dermatit
milk crust n. bebeklerde görülen saçlı derideki yağ bezlerinin aşırı ifrazına bağlı kabuklarla belirgin durum
milk crust n. konak
inflammatory crust n. beyaz kan hücrelerini bulunduran katman
Gastronomy
bread crust n. ekmek kabuğu
thick crust n. kalın hamur
thin crust pizza n. ince hamur pizza
thin crust n. ince hamur
thick crust pizza n. kalın hamurlu pizza
thin crust pizza n. ince hamurlu pizza
thick crust pizza n. kalın hamur pizza
lattice crust n. turtanın üzerindeki örgü şeklinde hamur
pie crust n. turta kabuğu
pie crust n. turta hamuru
short crust n. tart hamuru
thin-crust adj. ince hamurlu
Chemistry
cobalt crust n. kobalt kabuğu
Environment
continental crust n. kıtasal kabuk
earth’s crust n. yerkabuğu
stress in the crust n. yer kabuğu stresi
Geography
earth's crust n. yerkabuğu
oceanic crust n. denizel kabuk
earth crust n. yer kabuğu
Meteorology
snow crust n. kar kabuğu
snow crust n. kar zarı
Geology
earth’s crust n. yeryuvarı kabuğu
congealed crust n. lav akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk
stress in the earth’s crust n. yerkabuğundaki gerilim
thickness distribution of the crust n. yerkabuğu kalınlık dağılımı
oceanic crust accretion wedges n. okyanusal kabuk kamaları
Slang
upper-crust n. aristokrat
crust [australia] n. geçinme
crust [australia] n. geçim
crust [australia] n. geçim yolu