bread - Turc Anglais Dictionnaire

bread

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bread — Definition

Signification:
ekmek
Prononciation (IPA):
(AmE /bred/ – BrE /bred/)
Partie du discours:
İsim: bread (uncountable)

Sens de "bread" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bread n. ekmek
The bakery's whole wheat bread is delicious.
Fırının tam buğday ekmeği çok lezzetli.

More Sentences
General
bread n. geçim
They at least earn their bread.
En azından geçimlerini sağlıyorlar.

More Sentences
bread n. maişet
bread n. para
bread n. yiyecek
bread n. mangiz
bread n. nimet
bread n. mangır
bread n. efkaristiya ayininde kullanılan mayasız küçük ekmek parçası
bread n. sürdürücü unsur
bread n. yiyecek gibi gerekli şey
bread n. hayır olarak verilen şey
bread n. nakış işi
bread n. örgü
bread v. pane etmek
bread v. ekmek vermek
bread v. ağ haline getirmek
Colloquial
bread n. tıngır
British Slang
bread n. para

Sens de "bread" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
banana bread n. muzlu ekmek
General
one's daily bread n. rızk
bread bin n. ekmek kabı
one’s daily bread n. rızık
bread seller n. ekmekçi
dried bread n. galeta
bread and wine n. aşai rabbani
confinement on bread and water n. katıksız hapis
bread and butter n. geçim
bread box n. ekmek kabı
bread and butter n. ekmek teknesi
sliced bread for toasting n. tost ekmeği
thin bread n. lavaş
garlic bread n. sarımsaklı ekmek
wholewheat bread n. kepekli ekmek
something eaten with one's bread n. katık
french bread n. francala
the place where one earns one's bread n. ekmek teknesi
unleavened bread n. hamursuz
fight for bread n. ekmek kavgası
bread line n. ekmek kuyruğu
tea bread n. çörek
griddle bread n. tava ekmeği
black bread n. çavdar ekmeği
bread line n. bedava yemek kuyruğu
whole wheat bread n. buğday ekmeği
bread and butter n. tereyağlı ekmek
dry bread n. kuru ekmek
loaf of bread n. ekmek somunu
bread industry n. ekmek endüstrisi
one's daily bread n. kazanç
bread and butter n. ekmek kapısı
one's bread and butter n. ekmek parası
dish of dry bread and broth n. papara
one's daily bread n. nafaka
bread maker n. ekmekçi
bread basket n. mide
twice baked bread n. çifte pişirilmiş ekmek
bread and butter n. ekmek parası
bread crumb n. ekmek kırıntısı
bread and butter n. ekmek
round and flat bread n. pide
pitta bread n. pide
bread making n. ekmekçilik
bread selling n. ekmekçilik
bread knife n. ekmek bıçağı
a hot bread n. sıcak bir ekmek
fresh bread n. taze ekmek
hot bread n. sıcak ekmek
bread bag n. ekmek poşeti
stale bread n. bayat ekmek
wholemeal bread n. kepekli ekmek
unleavened bread n. mayasız ekmek
toasted bread n. kızarmış ekmek
bread and butter n. geçim yolu
brown bread n. siyah ekmek
bread mould n. ekmek küfü
bread-and-butter n. temel
home-baked bread n. ev ekmeği
freshly-baked bread n. taze ekmek
half-bread n. melez
ring-shaped bread covered with sesame seeds n. simit
smell of freshly-baked bread n. taze ekmek kokusu
whole-wheat bread n. kepek ekmeği
rye bread n. çavdar ekmeği
wooden bread box n. ahşap ekmek kutusu
bread flour n. ekmek unu
non-staling bread n. bayatlamayan ekmek
non-staling bread n. bayatlamaz ekmek
bread queue n. ekmek kuyruğu
whole-wheat bread n. kepekli ekmek
bread bakery n. ekmek fırını
bread bakery n. fırın
bread bakeries n. ekmek fırınları
bread wheat n. ekmeklik buğday
bread carriage handle n. ekmek kızartma makinesi kolu
fried bread n. kızarmış ekmek
cracker bread n. lavaş
saw edge bread knife n. testereli ekmek bıçağı
bread making machine n. ekmek yapma makinesi
bread maker n. ekmek yapma makinesi
saw edge bread knife n. testere ağızlı ekmek bıçağı
banana bread n. muz ekmeği
bread and scrape n. tereyağlı ekmek
bread bin n. ekmek kutusu
bread and wine n. ekmek ve şarap
bread bin n. ekmeklik
bread stuffs n. ekmeklik tahıl
bread crumb n. ufalanmış ekmek
bread tree n. ekmekağacı
bread baser n. tek dilim/açık sandviç
bread and water diet n. ekmek ve su hapsi
whole wheat bread n. tam buğday ekmeği
bread crumbs n. ekmek kırıntıları
burnt bread n. yanmış ekmek
daily bread n. nimet
hard bread n. kraker
crisp bread n. kraker
sweet yeast bread n. paskalya çöreği
a slice of bread n. bir dilim ekmek
frozen bread dough n. donmuş ekmek hamuru
moldy bread n. küflü ekmek
mouldy bread n. küflü ekmek
bread and butter n. ekmek ve tereyağı
billy-bread [new zealand] n. kamp ateşinde pişirilen ekmek
bread [obsolete] n. uzaklık
bread [obsolete] n. mesafe
daily bread n. ekmek parası
daily bread n. günlük kazanç
daily bread n. geçim
daily bread n. zaruri bedensel ihtiyaçlar
daily bread n. maneviyatı besleyen ihtiyaçlar
daily bread n. günlük geçim
suspended bread n. askıda ekmek
bread on a hanger n. askıda ekmek
indian bread n. mısır ekmeği
bread-baking n. ekmek pişirme
take the bread out of somebody's mouth v. ekmeğine mani olmak
earn one's bread v. eli ekmek tutmak
quarrel with one's bread and butter v. hayat standartlarından şikayet etmek
know which side one's bread is buttered v. kan alacak damarı bilmek
beg one's bread v. aç biilaç yaşamak
know which side one's bread is buttered v. bal alacak çiçeği bilmek
earn one's daily bread v. rızkını çıkarmak
earn one's bread v. ekmeğini kazanmak
earn one's bread v. ekmeğini çıkarmak
make bread v. ekmek yapmak
bake bread v. ekmek yapmak
dip the bread into the soup v. ekmeğini çorbaya banmak
bring home the bread v. eve ekmek getirmek
follow the bread crumbs v. ekmek kırıntılarını takip etmek
bread to be produced v. ekmek üretilmek
slice the bread v. ekmek dilimlemek
spread on bread v. ekmeğe sürmek
bread [dialect] v. yaymak
bread [dialect] v. genişletmek
spread butter on the bread v. ekmeğe tereyağı sürmek
sad bread adj. bir dolu
sad bread adj. deve yüküyle
bread-and-butter adj. geçim kaynağı olan
bread-and-butter adj. iş bitirici
bread-and-butter adj. (konaklama için) memnuniyetini belirten
bread-and-butter [uk] adj. ergen
bread-and-butter adj. temel yaşamsal ihtiyaçlara ait
bread-and-butter adj. sağlam
bread-and-butter adj. rutin
bread-and-butter [uk] adj. toy
bread-and-butter adj. güvenilir
bread-and-butter adj. günlük
bread-and-butter adj. esas