temel - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

temel



Sens de "temel" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 93 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
temel basis n.
temel base n.
temel foundation n.
temel basic adj.
General
temel corner stone n.
temel fundament n.
temel pedestal n.
temel soul n.
temel fortification n.
temel socle n.
temel baseline n.
temel backbone n.
temel back drop n.
temel cornerstone n.
temel substructure n.
temel groundwork n.
temel bottom n.
temel main n.
temel substratum n.
temel rationale n.
temel hypostasis n.
temel footing n.
temel root n.
temel keystone n.
temel bed n.
temel ground form n.
temel working n.
temel ground n.
temel backdrop n.
temel grounding n.
temel foundation n.
temel base n.
temel radix n.
temel bread-and-butter n.
temel precept n.
temel fundamental n.
temel grass roots n.
temel principle n.
temel cill n.
temel bace n.
temel abecedarian adj.
temel elemental adj.
temel profound adj.
temel ultimate adj.
temel underlying adj.
temel chief adj.
temel essential for adj.
temel master adj.
temel constitutive adj.
temel rudimental adj.
temel primary adj.
temel simple adj.
temel radical adj.
temel essential adj.
temel basal adj.
temel baselined adj.
temel guiding adj.
temel staple adj.
temel parent adj.
temel rudimentary adj.
temel elementary adj.
temel principal adj.
temel key adj.
temel substantial adj.
temel basilar adj.
temel foundational adj.
Trade/Economic
temel structure
temel principal
Law
temel fundamental
temel grounds
temel base
Technical
temel foundation
temel radix
temel primitive
temel basis
temel primal
temel undersetting
Computer
temel primitives
Telecom
temel fabric
Architecture
temel stereobate
Construction
temel matrix
temel groundwork
temel foundation
Marine
temel basement
Food Engineering
temel basis
temel essential
temel essence
Statistics
temel base
Tobacco
temel bases
Linguistics
temel constitutive
temel principal
Archaic
temel cill
temel principial

Sens de "temel" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
temel bilgiler bedrock n.
temel kaya bedrock n.
General
bir temel üzerine yerleştirmek bottom v.
birine bir konunun temel ilkelerini öğretmek ground someone in v.
törenle temel atmak break ground v.
temel almak ground on v.
temel atmak lay a foundation v.
temel kazmak dig a foundation v.
temel noktalarda hemfikir olmak be in substantial agreement v.
temel kazmak dig out a foundation v.
temel atmak lay the foundation v.
temel atmak lay the base v.
temel üzerine kurulmak be established on base v.
temel teşkil etmek be the basis of v.
temel olarak kullanmak use something as base v.
temel almak use something as base v.
temel oluşturmak form a basis v.
temel oluşturmak be a basis v.
temel oluşturmak provide a basis v.
temel yapmak found v.
temel atmak found v.
temel ihtiyaçları karşılamak meet basic needs v.
temel hazırlamak/oluşturmak set ground for v.
temel oluşturmak comprise a basis for v.
temel ilke building block n.
temel gıda staple food n.
temel eğitim basic training n.
temel taşı lynchpin n.
temel taşı cornerstone n.
temel endişe basic anxiety n.
temel madde grist n.
en temel anlaşmazlık major disagreement n.
temel tümce main clause n.
beyzbolda üç temel pozisyonda bulunan oyuncu sacker n.
temel düşünce keynote n.
temel ilkeler fundamental principles n.
temel sorumluluk primary liability n.
afetlerden korunma temel planı basic plan for disaster prevention n.
temel düşünceleri söyleme keynoting n.
temel kurallar basic law n.
temel yiyecek (bir kimsenin/bir hayvanın) staple n.
bir inanç sisteminin temel ilkeleri gospel n.
temel haklar güvenliği basic rights guarentee n.
beton temel concrete foundation n.
temel kural ground rules n.
en temel kurallar rudiments n.
temel özellikler basic characteristics n.
bir dinin temel ilkelerini içeren ifade creed n.
temel direği piling n.
temel düşünce donnee n.
temel ilkeler ultimate principles n.
bir şeyin dayandığı temel origin n.
temel kural rule of thumb n.
temel çivisi barge spike n.
güçlendirilmesi gereken temel noktalar principle factors in need of strengthening n.
temel değerlendirme çalışması baseline study n.
temel kazığı pile n.
temel atma töreni the groundbreaking n.
alt temel subgrade n.
temel menevişleme eğrisi master tempering curve n.
temel taşı headstone n.
temel bilgisi grounding n.
temel kural fundamental law n.
temel hata basic fault n.
temel zorunluk essentialness n.
temel özellik crux n.
temel direk precipitation n.
temel su kalitesi parametresi main water quality parameter n.
temel normlar fundamental norms n.
temel gıda maddesi staple n.
temel mühendislik basic engineering n.
temel özgürlükler fundamental freedoms n.
bir sanat eserine veya edebi bir esere temel olan ana ilke data n.
temel taşı foundation stone n.
temel haklar inherent rights n.
temel nokta cruces n.
sualtında temel atma sandığı caisson n.
temel atma töreni groundbreaking ceremony n.
temel çalışma (bir konu vb) background study n.
temel risk tesbiti baseline risk assessment n.
temel direği pile n.
temel bilgiler rudiments n.
temel ölçüt key criterion n.
temel çatı skeleton n.
temel yapılar building blocks n.
temel yasa basic law n.
en temel bilgiler rudiments n.
temel harita base map n.
temel eğitim primary education n.
temel taşı keystone n.
temel kural ground rule n.
temel prensip basic principle n.
temel nokta cruxes n.
temel prensip fundamental principle n.
temel yazmaç base register n.
temel parçacık fundamental particle n.
temel taşı linchpin n.
temel madde key item n.
ithamın temel nedeni gravamen n.
temel değerler core values n.
temel faaliyet core activity n.
sıfır yüklü ve sıfır kütleli temel parçacık neutrino n.
temel malzemesi base material n.
temel okuma öğretimi basal reading instruction n.
temel eğitim basic education n.
temel gereksinimler basic needs n.
temel ingilizce basic english n.
temel farklılık main difference n.
temel fark main difference n.
temel almanca basic german n.
temel bileşenler main components n.
temel sorun primary concern n.
temel özellik key feature n.
temel seviye basic level n.
temel hukuk basic law n.
temel ihtiyaç basic need n.
temel eğitimi destekleme projesi basic education support project n.
temel eğitim reformu basic education reform n.
temel değer basic value n.
temel unsur main element n.
temel amaç main purpose n.
temel unsur primary element n.
temel unsur main factor n.
temel amaç main objective n.
temel çıkarlar fundamental interests n.
temel yetenekler basic skills n.
temel haklar civil liberties n.
temel fikir main idea n.
temel sağlık hizmetleri basic health services n.
temel amaç chief goal n.
temel amaç primary aim n.
temel amaç main goal n.
temel amaç chief aim n.
temel amaç main aim n.
temel amaç primary purpose n.
temel amaç primary goal n.
temel nitelik essential feature n.
temel fonksiyonlar basic functions n.
temel bilgisayar eğitimi basic computer training n.
temel nitelik basic characteristic n.
temel plan basic plan n.
temel malzeme basic material n.
temel bilgi teknolojisi basic information technology n.
temel beceriler basic skills n.
temel varsayım basic assumption n.
temel gereksinim essential requirement n.
temel varsayım fundamental assumption n.
temel element basic element n.
temel değişken basic variable n.
temel işlem unit operation n.
temel tasarım basic design n.
temel büyüklük base quantity n.
temel çözüm basic solution n.
temel dönem base period n.
temel bileşenler basic components n.
temel düzeyi base level n.
temel faaliyetler basic activities n.
temel faaliyetler primary activities n.
radye temel raft n.
temel yaşam desteği basic life support n.
temel ekipman main equipment n.
temel çukuru launder n.
derin temel deep foundation n.
temel sanayi primary industry n.
temel kavramlar basic concepts n.
temel işlev basic function n.
temel parametreler main parameters n.
temel parametreler basic parameters n.
alt temel subbasis n.
temel çukuru pit n.
temel ilke fundamental n.
temel yapısı foundation n.
temel ayağı footing n.
temel pabucu footing n.
temel ızgarası grillage n.
temel içgüdü basic instinct n.
sosyal temel social basis n.
temel ihtiyaç malları basic necessities n.
temel ihtiyaçlar basic necessities n.
temel ihtiyaç malları convenience goods n.
temel ihtiyaç malları daily needs n.
temel ihtiyaçlar basic needs n.
temel gıda ürünleri staple food products n.
temel ihtiyaç malları staple products n.
ayaklar üzerine temel pier foundation n.
temel seviyesi base level n.
temel yetkiler primary powers n.
temel nokta essential point n.
temel değişiklik fundamental change n.
temel gıda malzemesi basic foodstuff n.
temel görev primary duty n.
temel anlam core meaning n.
temel kas grupları major muscle groups n.
temel farklılıklar key differences n.
temel farklılık key difference n.
temel teknolojiler core technologies n.
temel süre base period n.
temel eleman key element n.
temel trafik kuralları basic traffic rules n.
temel bilgi core knowledge n.
temel kurallar basic rules n.
temel öğe key element n.
temel unsur key element n.
temel eğitim kuralları basic training guidelines n.
temel mesele key issue n.
temel kelimelerin kullanıldığı basit ingilizce globish n.
temel kurallar basic principles n.
bir şeyin en temel özellikleri basic characteristics of something n.
temel yaklaşım basic approach n.
temel prosedür basic procedure n.
temel prensip bedrock n.
temel prensip fundamentals n.
temel prensip basics n.
temel dayanak basic foundation n.
temel dayanak premise n.
temel ürünler basic products n.
temel bakım basic care n.
temel ilke essential principle n.
temel prensip essential principle n.
temel anlam basic meaning n.
temel teorem fundamental theorem n.
temel kanunlar/yasalar basic laws n.
temel çevre sorunları basic environmental problems n.
ana/temel kaynak primary resource n.
temel reis popeye the sailor n.
temel organ principle organ n.
temel fotoğrafçılık basic photography n.
temel hasar basic damage n.
temel hedef main objective n.
temel hedef central objective n.
temel seviye kategorisi basic level category n.
temel yapı taşı building block n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
temel sigortacılık bilgileri basic insurance knowledge n.
temel değerler ve ilkeler basic values and principles n.
temel değer ve ilkeler basic values and principles n.
temel özellikler primary features n.
temel özellikler main features n.
temel/anahtar katılımcı key participant n.
temel meseleler/konular fundamental issues n.
temel gıda ürünleri staple crops n.
temel atma töreni turning the first sod n.
temel atma töreni sod-cutting ceremony n.
temel atma töreni turning the first sod ceremony n.
temel atma töreni cutting ceremony n.
temel atma töreni sod-turning ceremony n.
temel düzeyde a baseline level of n.
temel reis popeye n.
temel reis popeye the sailor man n.
(inşaat) temel substruction n.
temel belirleyici key determinant n.
safinaz (temel reis) olive oyl n.
temel ilkeler bedrock n.
temel ilkeler basic principles n.
temel ölçü birimi basic unit of measurement n.
temel afet bilinci basic disaster awareness n.
temel durumlar essentialia negotii (essential aspects/basic terms) n.
elektronun temel enerji düzeyine geri dönmesi relaxation back to the ground state n.
kendiliğinden apaçık kabul edilen temel önerme axiom n.
temel öğeler basics n.
temel kurallar abc n.
temel ücret basic wage n.
temel bilimler fundamental sciences n.
temel taşı corner stone n.
sıkıştırılmış granüler temel compacted granular base n.
temel gıdalara dayalı diyet staple diet n.
temel bulgular key findings n.
temel ilke core principle n.
temel kavram basic concept n.
temel afet bilinç ve hazırlık düzeyi basic disaster consciousness and preparation level n.
akıllı telefon özelliğine sahip olmayan sadece temel özelliklere sahip cep telefonu feature phone n.
akıllı telefon dışında kalan temel fonksiyonlu cihaz feature phone n.
temel fark essential difference n.
temel farklılık essential difference n.
temel konular key issues n.
temel sorun central issue n.
sağlam bir temel a sound basis n.
temel bulgu key finding n.
sağlam temel/zemin sound basis n.
temel esas basic principle n.
temel esas main principle n.
temel yükümlülükler basic obligations n.
temel düzey fundamental level n.
temel bilgi rudiment n.
işe yarar/temel amaç practical purpose n.
temel felsefe philosophical core n.
temel felsefe fundamental philosophy n.
temel unsur key fact n.
temel sorun major issue n.
temel sorun primary problem n.
temel sebepler main reasons n.
temel nedenler main reasons n.
temel varlık primary asset n.
temel ilk yardım basic first aid n.
temel dini bilgiler basic religious knowledge n.
temel dini bilgi basic religious knowledge n.
temel tıbbi tedavi basic medical treatment n.
temel amaç core purpose n.
temel dini bilgiler basic religion sciences n.
temel lise basic high school n.
temel şart essential condition n.
temel parça basic part n.
temel sanat eğitimi basic art education n.
temel versiyon basic version n.
temel senaryo baseline scenario n.
temel gelir basic income n.
temel faydalar key benefits n.
temel koşullar principle conditions n.
yüzeysel temel shallow foundation n.
temel dayanak fundamental ground n.
bazı dans türlerinde temel dans adımı do-si-do n.
temel varsayım constatation n.
temel besin main staple n.
temel sosyal haklardan mahrum underprivileged adj.
temel şeklinde fundamental adj.
temel olmayan nonbasic adj.
temel sosyal haklardan yoksun underprivileged adj.
zaruri/zorunlu/çok önemli/temel olmayan nonessential adj.
temel oluşturan basilar adj.
temel oluşturma basilar adj.
temel ile ilgili basilar adj.
teknolojiyi temel alan technocentric adj.
en temel common adj.
en temel halinden aboriginally adv.
temel bir kural olarak as a basic guide adv.
temel olarak constitutively adv.
temel olarak elementarily adv.
temel olarak as a basis adv.
taban/temel/halk düzeyinde at the grass roots level adv.
temel alınarak based on prep.
temel alarak based on prep.
temel alarak based upon prep.
temel alınarak based upon prep.
Phrasals
askeri kuvvetlerdeki temel eğitimini tamamlamak pass out
Phrases
şimdi temel soruna gelelim all this is by the way
bunlar temel sorunlardır these are basic issues
elverişli alan (mekan) temel alınarak on space available basis
temel olarak -den dolayı due in no small part to
çizilen temel çerçevede within the basic framework
Colloquial
temel engel major stumbling block
temel engel main stumbling block
temel kısım part and parcel
Idioms
temel etmen be all and end all
temel taşı cornerstone
temel atmak lay the foundations
(bir konunun) temel kuralları the abc of
bir şeyin en temel özellikleri the nature of the beast
bir şeyin hoş olmayan temel özellikleri the nature of the beast
(bir konu hakkındaki) temel bilgilere sahip olmak know one's abcs
bir işin yapılması için gerekli temel noktaları öğrenme learning the ropes
(bir şeyin) temel kuralları/esasları the abcs of something
Speaking
temel kurala itaat et obey the cardinal rule
cevabın temel olarak doğru your answer is basically correct
cevabınız temel olarak doğru your answer is basically correct
Trade/Economic
temel maliyet prime cost
temel denge açığı basic balance deficit
temel iş core business
temel ücret fundamental wage
temel aktiviteler core business
temel ekonomik göstergeler main economic indicators
temel yarar basic benefit
temel kamu hizmetleri public utility
temel hatalar ve muhasebe politikalarındaki değişiklikler fundamental errors and changes in accounting policies
temel hatalar fundamental errors
temel neden root cause
muhasebenin temel esasları primary basis of accounting
temel gıda maddesi staple food
temel indirim basic relief
temel etkenler key factors
temel hedef primary objective
karşılaştırma için temel alınan yıl reference period
temel olarak almak select as the baseline
muhasebe temel denklemi balance sheet equation
temel maliyet prolonged bill
avrupa para sistemi'nin temel parasal kurumu european monetary cooperation fund
temel fiyat excise price
temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim agriculture
reklam şirketi ile müşteri arasındaki temel bağlantı account executive
temel analiz fundamental analysis
muhasebe temel denklemi accounting equation
temel veri basic data
ekonomik faaliyetlerin temel dolaşım şeması basic circular flow of economic activities
temel ücret base pay
temel tarımsal ürünler basic crops
temel işlemler bask transactions
temel süreç core process
temel denge basic balance
gelişmekte olan ülkelerin ürettikleri 18 temel madde ile ilgili bütünleştirilmiş mallar programı integrated program for commodities
kişi başına gelirin ancak temel ihtiyaç maddelerinin karşılanmasına yetecek bir düzeyin bile altına düşmesi durumu absolute poverty
temel fiyat base value
temel puan basis point
başkalarını değerlendirmede temel sapma fundamental attribution bias
temel kurumsal amaç organizational mission
temel veri base data
temel istihkak basic ration
temel ücret basic salary
temel endüstri key industry
temel makroekonomik özdeşlik basic macroeconomic identity
temel stok yöntemi base stock method
temel dengesizlik fundamental disequilibrium
temel eğilim base drift
temel raporlama formatı primary reporting format
temel nitelikte kullanılan primarily used
zemin mekaniği ve temel mühendisliği soil mechanics and foundation engineering
temel faiz prime interest rate
bir malın temel ayırıcı özelliği product plus
temel finansal araçlar primary financial instruments
temel sözleşme master agreement
temel neden analizi root cause analysis
temel olay primary event
temel hedef primary goal
finansal tabloları karşılaştırmada temel alınan hesap dönemi base period
temel yöntem benchmark treatment
özel mülkiyete dayalı fakat kamu sektörünün temel rol oynadığı bir ekonomik sistem advanced capitalism
temel performans konuları basic performance issues
temel sınıflara göre karışık verilerin özeti recapitulation
temel bilim araştırması basic research
temel ekonomik çevre primary economic environment
temel ihtiyaçlar basic needs
temel insan hakları yasası bill of rights
temel faiz oranı base rate of interest
temel raporlama düzeni primary reporting format
temel haklar substantive rights
temel noktaya göre fiyatlandırma basing point
temel ihtiyaçlar yaklaşımı basic needs approach
temel hatalar material errors
temel sanayi basic industry
temel gereklilikler basic requirements
temel standart basic standard
temel birim (ölçüm için) basic unit (for measurement)
temel teknik standartlar basic technical standards
temel gereklilikler essential requirements
temel metroloji fundamental metrology
amortismana temel olan değer depreciation base
temel araştırma basic research
temel tüketim malları basic consumption goods
temel işlemler basic transactions
temel oran basis rate
temel para key
temel sanayi key
temel gelir kaynağı main source of revenues
temel borç ilişkisi a primary liability relation
gatt'ın tokyo görüşmeleri sırasında kabul edilen ve damping yapan üyelere karşı nasıl bir anti-damping vergisi konulacağını belirten temel yasa anti-dumping code
temel noktaya göre fiyatlandırma base-point pricing
temel sosyal olanakları kıt olan underprivileged
temel stok basic stock
temel fiyat basic price
temel birim base unit
temel dönem base period
temel nokta fiyatlama yöntemi basing-point system
temel nokta fiyatlama yöntemi basing-point pricing
temel ölçüler basic sizes
temel ağırlık basic weight
temel sorumluluk primary liability
temel prim basic premium
temel oran basic rate
iktisadi temel economical base
temel malzeme primary material
işletmelerde temel yetenek core competence
işletmelerde temel yetenek core competency
temel yetenek tabanlı strateji core competency-based strategy
temel performans göstergesi key performance indicator (kpi)
temel durum analizi base-case analysis
muhasebenin temel ilkeleri fundamental principles of accounting
temel enflasyon headline inflation
temel yetkinlikler core competencies
temel kalite kavramları principal quality concepts
temel mesleki beceri basic professional skill
temel sektör key sector
temel göstergeler main indicators
temel göstergeler basic indicators
temel stok base stock
temel başarı faktörleri key success factors
temel amaç primary objective
temel göstergeler key indicators
temel maliyetler prime costs
temel hizmet basic service
temel oran riski basis risk
temel gösterge yaklaşımı basic indicator approach
temel gösterge yöntemi basic indicator approach
temel yetkinlik core competence
temel yetkinlik core competency
temel öge key element
temel hüküm key provision
temel/vazgeçilemez şart key provision
temel kamu hizmetleri main utilities
amaç uğruna eşit temel üzerinde birleşerek çalışma affectio societatis
temel para birimi base currency
temel birim base currency
temel anlaşma basic agreement
bir işçinin yaptığı temel vücut hareketi therblig
ana/temel tüketici ürünleri consumer staples
temel kamu hizmetleri public utility
evrensel temel gelir universal basic income
temel veriler yerine, söylentilere göre hareket eden yatırımcı noise trader
temel gösterge yaklaşımı basic indicator approach
Law
temel norm ground norm
temel avrupa birliği yasalarını ifade eden bir terim acquis
temel ücret basic salary
temel hak fundamental right