mass - Turc Anglais Dictionnaire

mass

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mass — Definition

Signification:
kitle, yoğunluk
Prononciation (IPA):
(AmE /mæs/ – BrE /mæs/)
Partie du discours:
İsim: mass (masses)
Synonymes:
bulk, multitude
Antonymes:
fragment

Sens de "mass" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 73 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
mass n. kitle
We do have a critical mass but when we look at the legacy of the past it is also true that we have a critical mess.
Kritik bir kitleye sahibiz ancak geçmişin mirasına baktığımızda kritik bir dağınıklığa sahip olduğumuz da doğrudur.

More Sentences
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
mass v. yığmak
The aftermath has seen troops mobilised on a massive scale and weapons systems massed in a threatening manner.
Saldırı sonrasında askerler büyük çapta harekete geçirilmiş ve silah sistemleri tehditkar bir şekilde yığılmıştır.

More Sentences
mass v. kümelemek
General
mass n. yığın
I saw a mass of people coming out of the conference center.
Konferans merkezinden çıkan bir yığın insan gördüm.

More Sentences
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
mass n. kitlesel
The purpose of this proposal is to make recommendations for mass screening programmes on a sound scientific basis.
Bu önerinin amacı, kitlesel tarama programları için sağlam bir bilimsel temele dayanan tavsiyelerde bulunmaktır.

More Sentences
mass n. kitle
We do have a critical mass but when we look at the legacy of the past it is also true that we have a critical mess.
Kritik bir kitleye sahibiz ancak geçmişin mirasına baktığımızda kritik bir dağınıklığa sahip olduğumuz da doğrudur.

More Sentences
mass n. ayin
I'll meet you at the morning Mass.
Seninle sabah ayininde buluşuruz.

More Sentences
mass n. bir sürü
I got masses of presents for my birthday.
Doğum günümde bir sürü hediye aldım.

More Sentences
mass v. toplanmak
Dark clouds are massing on the horizon.
Ufukta kara bulutlar toplanıyor.

More Sentences
mass adj. toplu
The problem lies in the current exponential increase in mass redundancies.
Sorun, toplu işten çıkarmaların şu anda katlanarak artmasında yatmaktadır.

More Sentences
mass adj. kitle
We are preparing a mass marketing campaign.
Kitlesel bir pazarlama kampanyası hazırlıyoruz.

More Sentences
Technical
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
Automotive
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
Food Engineering
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
Physics
mass n. kütle
Please write down the mass of the Earth, not its weight.
Lütfen Dünya'nın kütlesini yazın, ağırlığını değil.

More Sentences
General
mass n. öbek
mass n. kudas
mass n. yığınak
mass n. külçe
mass n. aşai rabbani ayinine özgü müzik
mass n. küme
mass n. avam
mass n. cisim
mass n. kilise ayini
mass n. aşai rabbani ayini
mass n. top
mass n. çoğunluk
mass n. çokluk
mass n. parça
mass n. toptan
mass n. seri
mass n. çok sayıda olan şey
mass n. büyük miktar
mass n. büyük ölçü
mass n. büyük oran
mass n. topak
mass n. yumak
mass n. kalabalık
mass n. topluluk
mass n. büyük kısım
mass n. halk kitlesi
mass n. düşük sosyoekonomik statüdeki insanlar
mass n. temel kısım
mass n. ana bölüm
mass n. hacim, yoğunluk veya katılık barındırmayan bir şeyin kesintisiz yayılımı
mass v. birikmek
mass v. toplamak
mass v. yığılmak
mass v. bir araya gelmek
mass v. kümelenmek
mass v. bir araya getirmek
mass adj. kütlesel
mass adj. yığınsal
mass adj. tüm
mass adj. eksiksiz
mass adj. topluluktan biri olan
mass adj. topluluktan olan
mass adj. ortalama
mass N. yoğunluk
Technical
mass adj. yoğun
Architecture
mass n. siluet veya biçimsel süsleme yerine üç boyutlu olarak tasarlanan yapı biçimi
Mining
mass n. damar şeklinde olmayıp düzensiz bulunan maden yatağı
Medical
mass n. massa
Pharmaceutics
mass n. hap haline getirilen yoğun macun kıvamındaki ilaç içeren karışım
Religious
mass n. ekmek ve şarap ayini
mass n. kilise ayininin özellikle kyrie, gloria, credo, sanctus ve agnus dei dualarını içeren bazı bölümlerinde yer alan müzikal düzenleme
Geography
mass n. massachusetts
Military
mass n. muharebe gücünün bir noktada toplanması
mass n. birliklerin normalden daha sık aralıklarla sıralandığı bir askeri düzen
Sport
mass n. özellikle kas hipertrofisi şeklinde görülen aşırı vücut ağırlığı
Art
mass n. resimde aynı ışığa, gölgeye veya renge sahip kısım

Sens de "mass" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
mass meeting n. kitlesel miting
mass media and public opinion n. kitle iletişim araçları ve kamuoyu
police and mass media n. polis ve kitle iletişim araçları
mass concrete n. kütle betonu
mass media and young adult n. kitle iletişim araçları ve genç yetişkinler
determination of mass n. kütle tayini
high mass n. katolik kilise seremonisi
weapons of mass destruction n. kitle imha silahları
mass absorption coefficient n. kütle soğurum katsayısı
mass media n. görsel basın
terrorism in mass media n. kitle iletişim araçlarında terörizm
ice mass n. buz kütlesi
large mass n. geniş kitle
fill mass n. lapa
mass consumption n. kitle tüketimi
land mass n. kara kütlesi
air mass modification n. hava kütlesi farklılaşımı
mass flux n. kütle akışı
mass communication n. kitle iletişim araçları
mass unit n. kütle birimi
mass production n. toplu üretim
mass media n. kitle iletişim
land mass n. büyük kara parçası
mass spectrometer n. kütle spektrometresi
mass communication n. kitle iletişim
mass communications n. kitle iletişimi
law of conservation of mass n. kütlenin korunumu kanunu
mass meeting n. büyük miting
terrorism and mass media n. terörizm ve kitle iletişim araçları
mass spectrograph n. kütle spektrografı
mass deportation n. toplu sınırdışı
mass party n. kitle partisi
mass media n. medya
black mass n. şeytana tapınma ayini
mass society n. kitle toplumu
mass spectrum n. kütle spektrumu
mass action n. kitle eylemi
weapons of mass destruction n. kitle imha silahı
social aspects of mass media n. sosyal açıdan kitle iletişim araçları
mass energy equivalence n. kütle enerji eşitliği
mass fraction n. kütle kesiri
land mass n. kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası
mass media in health education n. sağlık eğitiminde televizyon
mass movement n. kitle hareketi
mass of cold air n. soğuk hava kütlesi
mass culture n. kitle kültürü
mass media n. kitlesel medya
mass housing n. lojman
moral and ethical aspects mass media n. manevi ve ahlaki açıdan kitle iletişim araçları
weaponry of mass destruction n. kitle imha silahları
mass mean diameter n. kütle ortalama çapı
mass transportation n. toplu taşıma
mass culture n. yığın kültürü
mass hysteria n. kitle isterisi
mass media n. kitle iletişim araçları
mass balance n. kütle dengesi
mass balance n. kütle balansı
mass defect n. kütle eksiği
administered mass organization n. güdümlü kitle örgütü
mass transit n. toplu taşıma
mass resignation n. toplu istifa
midnight mass n. hristiyanların noel arifesinde geleneksel olarak yaptıkları toplu ayin
mass loss n. kütle kaybı
mass transport n. toplu taşıma
mass media and race relations n. kitle iletişim araçları ve ırk ilişkileri
mass media criticism n. kitle iletişim araçları eleştirisi
mass media and children n. kitle iletişim araçları ve çocuklar
mass media and minorities n. kitle iletişim araçları ve azınlıklar
mass media and women n. kitle iletişim araçları ve kadınlar
mass media and sex n. kitle iletişim araçları ve cinsellik
mass media specialists n. kitle iletişim uzmanları
mass media and technology n. kitle iletişim araçları ve teknoloji
mass media and culture n. kitle iletişim araçları ve kültür
mass media and the arts n. kitle iletişim araçları ve sanat
mass media and the environment n. kitle iletişim araçları ve çevre
mass media and language n. kitle iletişim araçları ve dil
mass media in education n. eğitimde kitle iletişim araçları
mass media scholars n. kitle iletişim araştırmacıları
mass media and sports n. kitle iletişim araçları ve spor
mass media and music n. kitle iletişim araçları ve müzik
mass media policy n. kitle iletişim araçları politikası
labor unions and mass media n. işçi sendikaları ve kitle iletişim araçları
violence in mass media n. kitle iletişim araçlarında şiddet
local mass media n. yerel kitle iletişim araçları
ethnic mass media n. etnik kitle iletişim araçları
customer mass n. müşteri kitlesi
mass steel n. kütle çelik
mass market n. kitle pazar
mass grave n. toplu mezar
relative molecular mass n. bağıl molekül kütlesi
people mass n. büyük halk kitleleri
people in mass n. büyük halk kitleleri
people in mass n. büyük halk yığınları
people mass n. büyük halk yığınları
consumer mass n. tüketici kitlesi
a mass protest n. toplu protesto
mass transit n. toplu ulaşım
unit mass n. birim kütle
mass lesion n. kitle lezyonu
mass-transfer flux n. kütle aktarım akışı
mass-transfer coefficient n. kütle aktarım katsayısı
mass-murderer n. soykırımcı
trade-unions and mass media n. sendikalar ve kitle iletişim araçları
mass movements n. yığın hareketi
mass demonstration n. toplu gösteri
mass meeting n. toplu gösteri
mass flow rate n. debi
mass media n. kitle haberleşme araçları
mass communication n. kitle haberleşme
mass suicide n. toplu intihar
the mass n. halk kitlesi
the mass n. güruh
large mass of people n. geniş halk kitlesi
mass migration n. toplu göç
mass migration n. kitlesel göç
mass psychology n. kitle psikolojisi
mass murder n. toplu katliam
mass crimes n. kitle suçları
mass crimes n. kitlesel suçlar
total pile mass per unit area n. birim alan başına toplam hav kütlesi
mass housing n. toplu konut
weapons of mass destruction n. toplu yıkım silahları
mass privatization n. kitlesel özelleştirme
mass stability n. kütlesel stabilite
mass wall n. kütle duvar
mass production system n. kütle üretim sistemi
social aspects of mass media n. kitle iletişim araçlarının toplumsal yönleri
mass mobilization n. halk seferberliği
mass civilization n. kitle medeniyeti
mass-murderer n. kitle katili
proliferation of weapons of mass destruction n. kitle imha silahlarının yaygınlaşması
mass extinction n. birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi
mass extinction n. kitlesel yok oluş
mass message n. toplu mesaj
easter mass n. paskalya ayini
mass wedding n. toplu nikah
mass of snow n. kar kütlesi
mass brawl n. grup döğüşü
mass brawl n. grup kavgası
mass demonstration n. kitlesel gösteri
mass disaster n. kitlesel felaket
mass [obsolete] n. yeryüzü
mass observation [uk] n. gözlem, röportaj gibi yöntemlerle insanların sosyal alışkanlıklarının incelenmesi
mass murderer n. soykırımcı
mass murderer n. seri katil
mass quarter n. kısa tonun dörtte birine eşdeğer olan kütle birimi
mass [obsolete] n. sermaye veya paranın tümü
mass murderer n. çok sayıdaki insanın ölümünden sorumlu tutulan siyasi veya askeri lider
mass [obsolete] n. dünya
mass murderer n. tek bir olayda birkaç veya çok sayıdaki kişiyi öldüren kimse