staple - Turc Anglais Dictionnaire

staple

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

staple — Definition

Signification:
temel, zımba teli
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈsteɪpəl/ – BrE /ˈsteɪpəl/)
Partie du discours:
İsim/Sıfat: staple (staples)
Synonymes:
mainstay
Antonymes:
nonessential

Sens de "staple" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 78 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
staple n. zımba
Remove the staples of those papers, I need to remove pages 2 and 4.
Şu kağıtların zımbalarını çıkarın. 2. ve 4. sayfaları çıkarmam gerekiyor.

More Sentences
staple n. zımba teli
General
staple n. hammadde
A staple like meat is still hard to afford in quite a few countries.
Et gibi temel bir gıda hammaddesini karşılamak pek çok ülkede hâlâ zor.

More Sentences
staple n. başlıca ürün
Olive oil is the staple of Sicily.
Zeytinyağı Sicilya'nın başlıca ürünüdür.

More Sentences
staple v. zımbalamak
Staple these two logs together, please.
Bu iki kütüğü birbirine zımbalayın lütfen.

More Sentences
staple adj. temel
Belts are a staple fashion accessory and can be made inexpensively from home.
Kemerler temel bir moda aksesuarıdır ve evden ucuza yapılabilir.

More Sentences
staple adj. klişe
I am sick of your staple lies, Sue.
Klişe yalanlarından bıktım artık, Sue.

More Sentences
Trade/Economic
staple n. başlıca ürün
Olive oil is the staple of Sicily.
Zeytinyağı Sicilya'nın başlıca ürünüdür.

More Sentences
staple n. hammadde
A staple like meat is still hard to afford in quite a few countries.
Et gibi temel bir gıda hammaddesini karşılamak pek çok ülkede hâlâ zor.

More Sentences
Technical
staple v. zımbalamak
Staple these two logs together, please.
Bu iki kütüğü birbirine zımbalayın lütfen.

More Sentences
General
staple n. çatal çivi
staple n. başlıca öğe
staple n. muhteva
staple n. unsur
staple n. ambar
staple n. temel yiyecek (bir kimsenin/bir hayvanın)
staple n. temel gıda maddesi
staple n. başlıca mahsül
staple n. elyaf
staple n. tel
staple n. kapı sürgü
staple n. satış yeri
staple n. lif
staple n. raptiye
staple n. içerik
staple n. piyasada tutulmuş
staple n. esas ürün
staple n. iplikçik
staple n. tel zımba
staple n. agraf
staple n. zımbalı
staple n. iki uçlu çivi
staple n. çatalçivi
staple n. kenet
staple n. krampon
staple n. ticaret merkezi olarak kullanılan şehir
staple n. tedarik merkezi
staple n. kaynak
staple n. merkez
staple n. küçük çukur
staple v. raptiyelemek
staple v. çatal çivi ile tutturmak
staple v. liflerine göre ayırmak
staple v. tel ile tutturmak
staple v. telle zımbalamak
staple adj. başlıca
staple adj. ana
staple adj. esas
staple adj. seri üretilen
staple adj. toptan satış için üretilen
Trade/Economic
staple n. ana ürün
staple n. bir piyasanın başlıca satış maddesi
staple n. eldeki hammadde
staple n. iplik
staple n. lif
staple n. pazar
staple n. piyasanın başlıca ticaret malı
staple n. piyasa
staple n. satış yeri
staple n. tel
Technical
staple n. çatal çivi
staple n. kanca
staple n. kopça
staple n. ştapel
staple n. tel raptiye
staple n. ufak demir köprü
staple n. zımba teli
Computer
staple expr. zımbala
Textile
staple n. hammadde  
staple n. kesik elyaf
staple adj. ştapel liften yapılmış
staple adj. (lif) ştapel
staple adj. kesikli liften yapılan
staple adj. (lif) kesikli
Marine
staple n. köşebent
staple n. iki levhayı birleştiren parça
Mining
staple n. (normalden küçük ve kısa) maden kuyusu
Apiculture
staple n. temel yiyecek

Sens de "staple" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 70 résultat(s)

Anglais Turc
General
staple remover n. zımba teli sökücü
staple food n. temel gıda
staple decleater n. zımba sökücü
staple remover n. zımba teli çıkarıcısı
staple decleater n. zımba teli sökücü
staple commodities n. başlıca satış ürünleri
staple earner n. esas gelir kaynağı
staple decleater n. zımba teli çıkarıcısı
staple food products n. temel gıda ürünleri
staple products n. temel ihtiyaç malları
staple crops n. temel gıda ürünleri
staple diet n. temel gıdalara dayalı diyet
main staple n. temel besin
wool staple n. eskiden yünün satılmak için getirildiği şehir veya kasaba
staple [obsolete] adj. (emtialar için) kaynak teşkil eden
staple [obsolete] adj. emtia kaynağına ait veya ilgili
staple [obsolete] adj. (emtialar için) kaynak sunan
Trade/Economic
staple commodities n. dünya borsa fiyatlarına tabi başlıca maddeler
staple food n. temel gıda maddesi
staple commodities n. sürekli satılan mallar
staple trade n. başlıca maddeler ticareti
staple commodity n. başlıca ürün
staple commodities n. başlıca ürünler
staple commodities n. esas ürünler
staple industry n. ana sanayi
Law
statute staple n. borcun ödenmemesi halinde alacaklıya haciz yetkisi veren senet
Technical
cotton staple n. pamuk teli
short staple fibres n. kısa stapelli lif
staple fibre n. kesikli lif
varying staple length n. değişken ştapel
long staple fibres n. uzun stapelli lif
staple remover n. zımba teli çıkarıcı
box staple n. kilit dili oyuğu
fibre staple length n. ştapel uzunluğu
cotton staple n. pamuk lifi
staple fibre n. ştapel lif
staple fibre n. sentetik lif
staple gun n. zımba tabancası
staple sliver n. cam elyaf
staple sliver n. cam fitil
staple fibre yarn n. cam elyaf çilesi
staple fibre n. kısa cam elyafı
staple fibre yarns n. kesik lifli iplikler
polyester staple fiber n. polyester elyaf
Computer
staple mode n. zımbalama modu
staple finisher n. zımba sonlandırıcısı
staple position n. zımbalama konumu
staple method n. zımbalama yöntemi
device staple n. aygıt zımbası
one staple n. bir zımbalayıcı
staple on expr. zımbalayıcı açık
staple off expr. zımbalayıcı kapalı
no staple expr. zımbasız
Textile
staple fibre yarn n. kesik liflerden yapılmış iplik
staple fibre yarn n. kesik elyaftan yapılmış iplik
staple fibre n. kesikli elyaf
plastic staple attaching machine n. kot etiket ve kılcık takma makinesi
cotton staple n. pamuk teli
cotton staple n. pamuk lifi
staple fibers n. kesikli lifler
spun-staple yarn n. eğirilmiş kesik lifli iplik
staple fiber n. kesik elyaf
long-staple cotton n. uzun lifli pamuk
long-staple cotton n. uzun stapelli pamuk
long-staple adj. uzun lifli
long-staple adj. uzun lifleri olan
long-staple adj. uzun stapelli
long-staple adj. uzun stapelli
Medical
stomach staple n. mide kelepçesi
Botanic
short-staple cotton n. kısa lifli pamuk