tel - Turc Anglais Dictionnaire

tel

Sens de "tel" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Archaeology
tel n. höyük

Sens de "tel" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 30 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
tel wire n.
His shirt was torn by the barbed wire.
Gömleği dikenli tellere takılarak yırtılmıştı.

More Sentences
General
tel strand n.
As she looked in the mirror, she noticed a grey strand of hair.
Aynaya baktığında gri bir saç teli fark etti.

More Sentences
tel filament n.
Tungsten filament is used to create light.
Işık oluşturmak için tungsten tel kullanılır.

More Sentences
tel wire n.
His shirt was torn by the barbed wire.
Gömleği dikenli tellere takılarak yırtılmıştı.

More Sentences
tel string n.
What strings do you use on your guitars?
Gitarlarınızda hangi telleri kullanıyorsunuz?

More Sentences
tel bar n.
One of the bars on the heater is broken.
Isıtıcıdaki tellerden biri kırılmış.

More Sentences
Technical
tel wire n.
His shirt was torn by the barbed wire.
Gömleği dikenli tellere takılarak yırtılmıştı.

More Sentences
tel string n.
What strings do you use on your guitars?
Gitarlarınızda hangi telleri kullanıyorsunuz?

More Sentences
Automotive
tel string n.
What strings do you use on your guitars?
Gitarlarınızda hangi telleri kullanıyorsunuz?

More Sentences
tel wire n.
His shirt was torn by the barbed wire.
Gömleği dikenli tellere takılarak yırtılmıştı.

More Sentences
tel strand n.
As she looked in the mirror, she noticed a grey strand of hair.
Aynaya baktığında gri bir saç teli fark etti.

More Sentences
General
tel cable n.
tel fibre n.
tel fiber n.
tel staple n.
tel thread n.
tel wiring n.
tel cord n.
tel flex n.
tel wiry adj.
Trade/Economic
tel staple n.
Technical
tel cord n.
Automotive
tel cable n.
Medical
tel chorda n.
Anatomy
tel filum n.
Dentistry
tel brace n.
Math
tel chord n.
Biology
tel fibre n.
tel fiber n.
Marine Biology
tel warp n.

Sens de "tel" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
tel zımba stapler n.
çelik tel üzerinde demir dışı metalik kaplamalar non-ferrous metallic coatings on steel wire n.
tel takmak wire v.
General
sırma tel gold thread n.
elektrikli tel live wire n.
tel dikiş wire suture n.
bükülü tel stranded wire n.
ağsı tel reticular fibre n.
cereyanlı tel live wire n.
çıplak tel bare wire n.
hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri gibi kaf mouthpiece n.
tel veya ipin dolaşması kink n.
ince tel filament n.
uzunca birkaç tel (saç) wisp n.
tel örgü wire cloth n.
tel örgüsü wire fence n.
emaye tel enamelled wire n.
tel zımba staple n.
tel örgü wire netting n.
çelik tel yumağı steel wool n.
tel (piyanoda) string n.
kaplı tel cable n.
tel makası wirecutter n.
ağıl (çevresi çit veya tel örgüyle çevrili, üstü açık) pen n.
tel makası wire cutters n.
tel takan kimse (çalgı) stringer n.
tel raptiye paperclip n.
manyetik tel magnetic wire n.
gümüş tel silver wire n.
çekme tel drawn wire n.
tel çalışması wirework n.
konuşmaları gizlice dinlemek için telefon hattına tel bağlama wiretap n.
tel şehriye vermicelli n.
platin tel platinum wire n.
tel raptiye paper clip n.
tel örgü wire fence n.
tel (çalgı için) cord n.
metal tel metal wire n.
tel kalbur griddle n.
tel süzgeç wire mesh screen n.
tel (metal) wire n.
galvanizli tel galvanized wire n.
cep tel mobile n.
çıplak tel open wire n.
amerikan tel ölçeği american wire gauge n.
tel kafes lath n.
tel örgü fence n.
aküsü bitmiş motorun aküsünden başka bir motorun aküsüne tel bağlayarak aracı çalıştırma jump-start n.
tel kafesli kapı removable wire-mesh frame n.
tel ölçüsü wire-gauge n.
tel kafes wedge-wire n.
tel işleme filigree n.
tel örgü wire netting n.
tel kafes wire netting n.
tel sarkması sag of wire n.
altın tel gold wire n.
ince altın tel gold thread n.
dikenli tel barbed tape n.
dikenli tel razor wire n.
kafes tel örgü trellis fence n.
tel tel olma stringiness n.
tel gibi olma stringiness n.
tel sineklik fly screen n.
tel sineklik insect screen n.
tel sineklik bug screen n.
çanak tel fırça cup wire brush n.
cep tel mesajı text message n.
bıçaklı çelik şerit tel concertina razor wire n.
tel örgülü kapı screen door n.
tel raf wire rack n.
tel toka kirby grip n.
tel toka hair grip n.
tel toka bobby pin n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlinspike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlingspike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlinespike n.
tel örgü hurricane fence n.
tel örgü diamond-mesh fence n.
tel örgü chain-link fence n.
tel örgü wire-mesh fence n.
tel örgü cyclone fence n.
tel örgü chain-wire fence n.
tel konteyner wire mesh container n.
dikenli tel engeli abattis n.
tel örgü chainlink fence n.
tel tel olma threadbareness n.
izinsiz girişleri engellemek için çimenlere yerleştirilen alçak tel trip wire n.
ince tel kafes chicken wire n.
tel dikiş saddle stitch n.
tel kablo hattı wireway n.
tel ürünler üreten kimse wire-worker n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marling spike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marline spike n.
tekrar tel çekme rewiring n.
dokuma sırasında çözgü ipliğinin geçmesi için deliği bulunan metal bıçak veya bükülmüş tel heald [uk] n.
havada hareket edecek şekilde ince tel veya ipe asılı bir dizi hafif şekil mobile n.
genellikle tel ve sac levhadan şekillerden olup hareketli parçalara sahip hassas dengede duran yapı mobile n.
dengede durarak asılı kalan, ince tel veya ipe asılı bir dizi hafif şekil mobile n.
tel kalbur girdle [scotland] n.
şampanya mantarını yerinde tutan tel muselet n.
hayvan bağırsağından yapılan sert tel gut n.
tel örgü barbwire n.
dikenli tel örgü barbwire n.
klozet açıcı tel closet auger n.
bariyer olarak kullanılan sarılı dikenli tel concertina n.
tel etek çemberi panier n.
tel etek çemberi pannier n.
altın ya da gümüşü tel biçiminde işleme filigrain [obsolete] n.
belgelerin belirli bir sıraya göre dizildiği tel file n.
tel sineklik flysheet n.
pencereye takılan tel sineklik flyscreen n.
güvenlik lambasında fitili ayarlayıcı tel pricker n.
ana halatın tekrar keresteye dönmesi için kullanılan tel çekme halatı pullback n.
tel tel olma ropiness n.
tel fırçalı makine scratcher n.
tel fırça kullanan kimse scratcher n.
tel çivi sinker n.
tel kafesli metal sandık stillage n.
tel kafes kasa stillage n.
bir şemsiyenin açılıp kapanmasını sağlayan esnek tel stretcher n.
(gitar) tel string n.
hayvan bağırsağından yapılan sert tel gut n.
bükülü tel çiftinin farklı bir tel çifti ile birleşimi sonucu gelişen kablo bağlama hatası split pair n.
tel çekmek send a wire v.
telefon hattına tel bağlayarak birinin konuşmalarını gizlice dinlemek wiretap v.
konuşmaları gizlice dinlemek için telefon hattına tel bağlamak wiretap v.
tel ile tutturmak staple v.
tel takmak wire v.
tel takmak (pencereye vb/sinek vb'ne karşı) screen v.
tel tel ayırmak ravel v.
tel bağlayarak konuşmalarını gizlice dinlemek (telefon hattına) wiretap v.
dinlemek amacıyla birinin telefon hattına tel bağlamak tap v.
tel çekmek enclose with wire v.
tel takmak string v.
haddeden çekip tel yapmak wiredraw v.
tel çekmek cable v.
dikenli tel engeli abatis v.
tel ile bağlamak wire v.
tel örgüyle çevirmek fence v.
etrafını tel örgü ile kaplamak put a fence around v.
etrafına tel örmek put a fence around v.
(tel) sıcakken ovalayarak düzeltmek rub v.
(pencereye) tel örgü takmak gauze [uk] v.
(boru, tel) önceden döşemek preinstall v.
(boru, tel) önceden döşemek pre-install v.
tel fırça ile temizlemek scratch v.
tel takmak wire v.
tel ile bağlamak wire v.
(halatı) tel tel ayırmak split v.
tel tel olmuş (kumaş/halı) threadbare adj.