breakup - Turc Anglais Dictionnaire

breakup

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

breakup — Definition

Signification:
ayrılık, dağılma
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈbreɪkʌp/ – BrE /ˈbreɪkʌp/)
Partie du discours:
İsim: breakup (breakups)
Synonymes:
separation
Antonymes:
union

Sens de "breakup" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 18 résultat(s)

Anglais Turc
General
breakup n. dağılma
Kostunica became the first Serbian prime minister to visit Croatia since the breakup of the former Yugoslavia.
Kostunica, eski Yugoslavya'nın dağılmasından bu yana Hırvatistan'ı ziyaret eden ilk Sırp başbakanı oldu.

More Sentences
breakup n. ayrılma
A breakup can help you value each other more.
Bir ayrılık birbirinize daha fazla değer vermenize yardımcı olabilir.

More Sentences
breakup n. bozulma
The breakup of their marriage affected their kids.
Evliliklerinin bozulması çocuklarını da etkiledi.

More Sentences
breakup n. parçalanma
The war caused the breakup of the empire.
Savaş imparatorluğun parçalanmasına neden oldu.

More Sentences
breakup n. kırılma
breakup n. çöküş
breakup n. bozuşma
breakup n. son
breakup n. sona erme
breakup n. çözülüm
breakup n. kontrolünü kaybetme
breakup n. kendini kaybetme
breakup n. zıvanadan çıkma
breakup n. kahkahaya boğulma
breakup N. ayrılık
Archaeology
breakup n. tünelde yukarı doğru yapılan bir kazı
Geography
breakup n. (kanada'nın kuzeyinde) ilkbaharın gelişini müjdeleyen, su kütlesi üzerindeki buzların kırılması
breakup n. (kanada'nın kuzeyinde buz kırılma mevsimi anlamında) ilkbahar

Sens de "breakup" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 4 résultat(s)

Anglais Turc
Technical
colour breakup n. renk çözülmesi
Television
colour breakup n. renk çözülmesi
Military
breakup point n. dağılma noktası
air breakup n. atmosfere dönüş ayrılması