bribes - Turc Anglais Dictionnaire

bribes

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bribes — Definition

Signification:
rüşvet, rüşvet vermek
Prononciation (IPA):
(AmE /braɪb/ – BrE /braɪb/)
Partie du discours:
İsim: bribe (bribes); Fiil: bribe (bribes – bribed – bribing)
Synonymes:
payoff
Antonymes:
integrity

Sens de "bribes" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bribe n. rüşvet
I particularly welcome the clear opposition to bribes.
Özellikle rüşvete açıkça karşı çıkılmasını memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
General
bribe n. rüşvet
I particularly welcome the clear opposition to bribes.
Özellikle rüşvete açıkça karşı çıkılmasını memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
bribe v. rüşvet vermek
Don't attempt to punish, threaten, bribe, or preach.
Cezalandırmaya, tehdit etmeye, rüşvet vermeye veya vaaz vermeye çalışmayın.

More Sentences
Trade/Economic
bribe n. rüşvet
I particularly welcome the clear opposition to bribes.
Özellikle rüşvete açıkça karşı çıkılmasını memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
Law
bribe n. rüşvet
I particularly welcome the clear opposition to bribes.
Özellikle rüşvete açıkça karşı çıkılmasını memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
bribe v. rüşvet vermek
Don't attempt to punish, threaten, bribe, or preach.
Cezalandırmaya, tehdit etmeye, rüşvet vermeye veya vaaz vermeye çalışmayın.

More Sentences
bribe v. rüşvetle almak
He admitted he had taken bribes.
O, rüşvet aldığını itiraf etti.

More Sentences
General
bribe n. yemlik
bribe n. ikna
bribe n. cazibe
bribe v. ayartmak
bribe v. para yedirmek
Law
bribe v. irtikap etmek
bribe v. rüşvet yemek
bribe v. rüşvetle sahip olmak
Textile
bribe n. ana parçadan ayrılan defolu kumaş

Sens de "bribes" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 31 résultat(s)

Anglais Turc
General
bribe-taker n. rüşvetçi
accept a bribe v. rüşvet almak
administer bribe v. rüşvet vermek
bribe into v. rüşvet vermek
take a bribe v. irtikap etmek
take a bribe v. rüşvet yemek
give a bribe v. rüşvet vermek
pay a bribe to v. rüşvet vermek
accept a bribe v. rüşvet yemek
accept a bribe v. para yemek
not pay a bribe v. rüşvet vermemek
not bribe v. rüşvet vermemek
give a bribe v. parmağını oynatmak
offer bribe v. rüşvet teklif etmek
offer a bribe v. rüşvet teklif etmek
bribe someone v. birine rüşvet vermek
bribe [obsolete] v. aşırmak
bribe [obsolete] v. gasp etmek
bribe [obsolete] v. çalmak
bribe [obsolete] v. yürütmek
in exchange for a bribe adv. rüşvet karşılığında
Phrasals
bribe (someone) into (doing something) v. (birine bir şey yapması) için para yedirmek
bribe (someone) into (doing something) v. (birine bir şey yapması) için rüşvet vermek
bribe into doing v. yapması için rüşvet vermek
bribe into doing v. yapması için para yedirmek
Trade/Economic
asking a bribe n. rüşvet isteme
offering bribe n. rüşvet teklif etme
Law
receiving bribe n. rüşvet alma
bribe giver n. rüşvet veren
bribe money n. rüşvet
offer bribe to v. rüşvet teklif etmek