cloak - Turc Anglais Dictionnaire

cloak

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cloak — Definition

Signification:
pelerin, örtmek
Prononciation (IPA):
(AmE /kloʊk/ – BrE /kləʊk/)
Partie du discours:
İsim: cloak (cloaks); Fiil: cloak (cloaks – cloaked – cloaking)
Synonymes:
mantle
Antonymes:
expose

Sens de "cloak" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 18 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
cloak n. pelerin
The players were wearing purple cloaks.
Oyuncular mor pelerinler giyiyordu.

More Sentences
General
cloak n. pelerin
The players were wearing purple cloaks.
Oyuncular mor pelerinler giyiyordu.

More Sentences
cloak v. örtmek
It also ensures the city is permanently cloaked in a stinking cloud of smoke and dust.
Ayrıca şehrin kalıcı olarak pis kokulu bir duman ve toz bulutuyla örtülmesini sağlıyor.

More Sentences
cloak v. gizlemek
Why he left is still cloaked in mystery.
Neden gittiği hala bir sır perdesinde gizli.

More Sentences
cloak n. gocuk
cloak n. harmaniye
cloak n. bahane
cloak n. manto
cloak n. paravana
cloak n. yelek
cloak n. palto
cloak n. örtü
cloak n. perde
cloak n. paravan
cloak n. kisve
cloak v. saklamak
cloak v. örtbas etmek
cloak v. görünmez olmak

Sens de "cloak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 46 résultat(s)

Anglais Turc
General
military cloak n. kaput
long cloak n. harmani
cloak room n. vestiyer
shepherd's felt cloak n. kepenek
long cloak n. harmaniye
sheepskin cloak n. gocuk
cloak-and-dagger n. casusluk
a cloak of secrecy n. sır perdesi
invisibility cloak n. görünmezlik pelerini
hooded cloak n. kapüşonlu pelerin
circular cloak n. 19. yüzyılda popüler olan, kenarları kürklü bir pelerin
cloak bag n. giysi çantası
cloak bag n. pelerin çantası
cloak bag n. portmanto
cloak something in a guise of v. bir şeyi başka bir şeyin kisvesine büründürmek
cloak and dagger adj. casusluk ile ilgili (roman vb)
in/with cloak adj. cübbeli
cloak-and-dagger adj. entrika ve casusluk içeren
Phrases
under the cloak of expr. kisvesi altında
under the cloak of night expr. gecenin karanlığından faydalanarak
Colloquial
cloak-and-dagger n. gizemli olayları konu alan
cloak-and-dagger expr. esrarengiz
under the cloak of night expr. karanlıktan yararlanarak
under the cloak of night expr. geceden yararlanarak
cloak-and-dagger expr. gizli kapaklı
Idioms
cloak (someone or something) in secrecy v. (bir şeyi ya da birini) gizli tutmak
cloak (someone or something) in secrecy v. (bir şeyi ya da birini) örtbas etmek
cloak (someone or something) in secrecy v. (bir şeyi ya da birini) sır perdesinin ardına atmak
cloak (someone or something) in secrecy v. (bir şeyi ya da birini) gizlemek/saklamak
cloak (someone or something) in secrecy v. (bir şeyi ya da birini) örtmek
cloak in secrecy v. örtbas etmek
cloak in secrecy v. gizli tutmak
cloak in secrecy v. gizlemek
cloak in secrecy v. saklamak
cloak in secrecy v. sır perdesinin ardına almak
cloak in secrecy v. örtmek
Textile
woolen cloak, a special scarf for the shoulders n. rida
opera cloak n. gece kıyafetlerinin üstüne giyilen büyük bir palto
Railway
cloak-room n. emanet
Religious
prayer cloak n. yahudi erkeklerin kullandığı bir dua örtüsü
prayer cloak n. tallit
Entomology
mourning cloak butterfly n. yas pelerini kelebeği
mourning cloak n. yas pelerini kelebeği
Star Wars
cloak of the sith n. sith'in pelerini
cloak force tie fighters n. gizleme kalkanı gücü tie savaşçıları
umbaran shadow cloak n. umbara gölge pelerini