concentrate - Turc Anglais Dictionnaire

concentrate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

concentrate — Definition

Signification:
odaklanmak, yoğunlaştırmak
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkɑːnsənˌtreɪt/ – BrE /ˈkɒnsənˌtreɪt/)
Partie du discours:
Fiil: concentrate (concentrates – concentrated – concentrating)
Synonymes:
focus, intensify
Antonymes:
distract, dilute

Sens de "concentrate" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 51 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
concentrate v. yoğunlaşmak
This is where Member States should be concentrating and giving priority.
Üye Devletlerin yoğunlaşması ve öncelik vermesi gereken yer burasıdır.

More Sentences
concentrate v. konsantre olmak
Listening to Bach's II. Adagio helps me concentrate.
Bach'ın II. Adagio'sunu dinlemek konsantre olmama yardımcı oluyor.

More Sentences
concentrate v. odaklanmak
It concentrates on pragmatic and sensible steps to inform people and reduce harm.
İnsanları bilgilendirmek ve zararı azaltmak için pragmatik ve mantıklı adımlara odaklanmaktadır.

More Sentences
concentrate v. yoğunlaşmak
This is where Member States should be concentrating and giving priority.
Üye Devletlerin yoğunlaşması ve öncelik vermesi gereken yer burasıdır.

More Sentences
General
concentrate n. konsantre
Pineapple concentrates are quite expensive in northern countries.
Ananas konsantreleri kuzey ülkelerinde oldukça pahalı.

More Sentences
concentrate v. konsantre olmak
Listening to Bach's II. Adagio helps me concentrate.
Bach'ın II. Adagio'sunu dinlemek konsantre olmama yardımcı oluyor.

More Sentences
concentrate v. toplamak
The current ruler is concentrating all power in his own hands.
Mevcut yönetici tüm gücü kendi elinde topluyor.

More Sentences
concentrate v. yoğunlaştırmak
Houses of celebrities in Paris are concentrated in this district.
Paris'teki ünlülerin evleri bu bölgede yoğunlaşıyor.

More Sentences
concentrate v. dikkatini vermek
I found it difficult to concentrate.
Dikkatimi vermekte zorluk çekmiştim.

More Sentences
concentrate adj. yoğunlaştırılmış
Concentrated Internet marketing would be the cheapest way.
Yoğunlaştırılmış internet pazarlaması en ucuz yol olacaktır.

More Sentences
Technical
concentrate n. konsantre
Pineapple concentrates are quite expensive in northern countries.
Ananas konsantreleri kuzey ülkelerinde oldukça pahalı.

More Sentences
Computer
concentrate n. yoğunlaştırmak
Houses of celebrities in Paris are concentrated in this district.
Paris'teki ünlülerin evleri bu bölgede yoğunlaşıyor.

More Sentences
Food Engineering
concentrate v. konsantre hale getirmek
My engineers are trying to concentrate our apple juice even more.
Mühendislerim elma suyumuzu daha da konsantre hale getirmeye çalışıyorlar.

More Sentences
General
concentrate n. derişik madde
concentrate n. konsantre madde
concentrate n. yoğunlaşma
concentrate n. güçlü örnek
concentrate n. çarpıcı emsal
concentrate v. gücü bir noktada toplamak
concentrate v. düşünceyi bir noktada toplamak
concentrate v. konsantre etmek
concentrate v. toplanmak
concentrate v. yığmak
concentrate v. bir araya getirmek
concentrate v. teksif etmek
concentrate v. dikkati bir noktada toplamak
concentrate v. deriştirmek
concentrate v. bir noktaya toplamak
concentrate v. derişmek
concentrate v. koyulaştırmak
concentrate v. bir noktada toplanmak
concentrate v. tek noktada toplamak
concentrate v. az ve öz hale getirmek
concentrate v. sıkıştırmak
concentrate adj. esas unsur bakımından zengin
concentrate adj. güçlü
concentrate adj. seyreltilmemiş
concentrate adj. yoğun
Technical
concentrate n. derişinti
concentrate v. çillemek
concentrate v. deriştirmek
concentrate v. kümelemek
concentrate v. koyulaştırmak
Construction
concentrate v. birikmek
Mining
concentrate n. maden cevherinin katışkılarından arınmış kısmı
concentrate n. mineral cevherindeki pislikler arındırıldıktan sonra elde edilen değerli mineral
concentrate v. (cevheri) saflaştırmak için taş veya kumdan arındırmak
Gastronomy
concentrate v. suyunu çekinceye kadar pişmek
concentrate v. suyunu çekinceye kadar pişirmek
Environment
concentrate n. bir maddenin özü
Military
concentrate v. teksif etmek

Sens de "concentrate" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 98 résultat(s)

Anglais Turc
General
emulsifiable concentrate n. emülsiyon konsantrasyonu
concentrate by boiling n. kaynatarak koyulaştırma
tomato concentrate n. konsantre domates
orange-juice concentrate n. konsantre edilip dondurulmuş portakal suyu
concentrate on v. yoğunlaşmak
concentrate on v. ağırlık vermek
concentrate on v. konsantre olmak
can not concentrate v. odaklanamamak
can not concentrate v. konsantre olamamak
be unable to concentrate v. konsantre olamamak
be unable to concentrate v. odaklanamamak
concentrate by boiling v. kaynatarak koyulaştırmak
concentrate one's attention on studies v. çalışmalara ağırlık vermek
concentrate one's attention on works v. çalışmalara ağırlık vermek
Phrasals
concentrate on v. bir konu üzerinde odaklanmak
concentrate upon v. bir konu üzerinde odaklanmak
concentrate upon v. bir konu üzerinde yoğunlaşmak
concentrate on v. bir konu üzerinde yoğunlaşmak
concentrate at somewhere v. bir yerde toplanmak
concentrate at (some place) v. (bir noktada) birleştirmek
concentrate on someone or something v. birine/bir şeye odaklanmak
concentrate on (someone or something) v. birine/bir şeye yoğunlaşmak
concentrate on (someone or something) v. biri/bir şey üzerine/üzerinde yoğunlaşmak
concentrate at (some place) v. (bir yere/yerde) toplamak
concentrate on (someone or something) v. birine/bir şeye odaklanmak
concentrate something on someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerinde/üzerine yoğunlaştırmak
concentrate upon someone or something v. birine/bir şeye konsantre olmak
concentrate on someone or something v. birine/bir şeye yoğunlaşmak
concentrate someone or something at something v. birilerini/bir şeyleri bir yere/şeye toplamak
concentrate at (some place) v. (bir yerde) buluşturmak
concentrate someone or something at something v. birilerini/bir şeyleri bir yerde/şeyde buluşturmak
concentrate at some place v. bir yere üşüşmek
concentrate upon someone or something v. biri/bir şey üzerine/üzerinde yoğunlaşmak
concentrate on (someone or something) v. birine/bir şeye ağırlık vermek
concentrate on someone or something v. birine/bir şeye konsantre olmak
concentrate at (some place) v. (bir yere) doluşmak
concentrate on someone or something v. birine/bir şeye ağırlık vermek
concentrate something on someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye odaklamak
concentrate at (some place) v. (bir yerde) buluşturmak
concentrate upon someone or something v. birine/bir şeye odaklanmak
concentrate at (some place) v. (bir noktada) birleşmek
concentrate upon someone or something v. birine/bir şeye ağırlık vermek
concentrate someone or something at something v. birilerini/bir şeyleri bir noktada birleştirmek
concentrate upon someone or something v. birine/bir şeye yoğunlaşmak
concentrate at (some place) v. (bir yere/yerde) toplanmak
concentrate on (someone or something) v. birine/bir şeye konsantre olmak
concentrate on someone or something v. biri/bir şey üzerine/üzerinde yoğunlaşmak
Idioms
concentrate the mind v. bir şey hakkında ciddi ve açık bir biçimde düşündürtmek
concentrate the mind v. zihni odaklandırmak
concentrate the mind v. düşünceyi/zihni bir noktada toplamak
concentrate the mind v. düşünceyi odaklandırmak
Technical
tomato concentrate n. konsantre domates  
concentrate storage bins n. konsantre depolar
foam concentrate n. köpük konsantresi
natural rubber latex concentrate n. doğal kauçuk lateksi konsantresi
concentrate determination of volatile fatty acid number n. konsantre uçucu yağ asidi sayısının tayini
natural rubber latex concentrate n. doğal kauçuk lateks konsantresi
color concentrate n. renk derişintisi
natural concentrate n. doğal konsantre
medium expansion foam concentrate n. orta genleşmeli köpük konsantresi
high-expansion foam concentrate n. yüksek genleşmeli köpük konsantresi
low-expansion foam concentrate n. düşük genleşmeli köpük konsantresi
Automotive
coolant concentrate n. soğutma suyu konsantrasyonu
Marine
certificate of foam concentrate test n. köpük konsantrasyonları sertifikası
Mining
flotation concentrate n. flotasyon konsantresi
ore concentrate n. cevher derişintisi
ore concentrate n. cevher konsantresi
Medical
dip concentrate n. daldırma konsantresi
concentrate for solution for infusion n. konsantre infüzyon çözeltisi
concentrate for cutaneous solution n. konsantre deri çözeltisi
concentrate for dip emulsion n. konsantre daldırma emülsiyonu
concentrate for gargle n. konsantre gargara çözeltisi
sterile concentrate n. steril konsantrat
concentrate for hemodialysis solution n. konsantre hemodiyaliz çözeltisi
concentrate for dip suspension n. konsantre daldırma süspansiyonu
teat dip concentrate n. meme ucu daldırma konsantratı
coagulation factor concentrate n. koagülasyon faktör konsantresi
concentrate for solution for fish treatment n. balık tedavisi için yoğun çözelti
concentrate for dip n. daldırma konsantresi
concentrate for solution for injection n. konsantre enjeksiyonluk çözelti
dip concentrate n. daldırma konsantresi
concentrate for rectal solution n. konsantre rektal çözeltisi
concentrate for dip solution n. konsantre daldırma çözeltisi
Food Engineering
apple juice concentrate n. elma suyu konsantresi
protein concentrate n. protein konsantresi
fruit juice concentrate n. meyve suyu konsantresi
fish protein concentrate n. un formunda konsantre balık proteini
fish protein concentrate n. balık unu
Gastronomy
sourcherry concentrate n. vişne suyu konsantresi
sour-cherry juice concentrate n. vişne suyu konsantresi
apple juice concentrate n. elma suyu konsantresi
grape juice concentrate n. üzüm suyu konsantresi
Chemistry
natural rubber latex concentrate n. doğal kauçuk lateks konsantresi
natural latex concentrate n. doğal lateks konsantresi
Breeding
total concentrate feed n. tümüyle kesif yem
concentrate feed n. kesif yem
Environment
fish protein concentrate n. konsantre balık proteini
uranium oxide concentrate n. uranyum oksit konsantreisi