sıkıştırmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

sıkıştırmak



Sens de "sıkıştırmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 126 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sıkıştırmak jam v.
sıkıştırmak compress v.
General
sıkıştırmak pin v.
sıkıştırmak stress v.
sıkıştırmak dun v.
sıkıştırmak squeeze in v.
sıkıştırmak press for v.
sıkıştırmak slip v.
sıkıştırmak oppress v.
sıkıştırmak press v.
sıkıştırmak incarcerate v.
sıkıştırmak tuck v.
sıkıştırmak clinch v.
sıkıştırmak clamp v.
sıkıştırmak crowd v.
sıkıştırmak wedge v.
sıkıştırmak come down on v.
sıkıştırmak compact v.
sıkıştırmak slip into v.
sıkıştırmak grill v.
sıkıştırmak wring v.
sıkıştırmak bear against v.
sıkıştırmak lean upon v.
sıkıştırmak ply with v.
sıkıştırmak corner somebody v.
sıkıştırmak pressurize v.
sıkıştırmak sandwich v.
sıkıştırmak lean on v.
sıkıştırmak impact v.
sıkıştırmak impress v.
sıkıştırmak thrust v.
sıkıştırmak weigh v.
sıkıştırmak rush v.
sıkıştırmak straiten v.
sıkıştırmak grind v.
sıkıştırmak cram v.
sıkıştırmak ply v.
sıkıştırmak hasten v.
sıkıştırmak astringe v.
sıkıştırmak bring pressure to bear on v.
sıkıştırmak grip v.
sıkıştırmak squeeze into v.
sıkıştırmak jam in v.
sıkıştırmak press somebody close v.
sıkıştırmak bombard v.
sıkıştırmak constrict v.
sıkıştırmak tighten up v.
sıkıştırmak clamp down v.
sıkıştırmak urge v.
sıkıştırmak hurry v.
sıkıştırmak besiege v.
sıkıştırmak persecute v.
sıkıştırmak heckle v.
sıkıştırmak pin down v.
sıkıştırmak kern v.
sıkıştırmak hustle v.
sıkıştırmak push v.
sıkıştırmak bottle up v.
sıkıştırmak crush v.
sıkıştırmak compress v.
sıkıştırmak drive somebody to the wall v.
sıkıştırmak be urgent with somebody v.
sıkıştırmak pack v.
sıkıştırmak key v.
sıkıştırmak clench v.
sıkıştırmak cross-examine v.
sıkıştırmak beset v.
sıkıştırmak constrain v.
sıkıştırmak pinch v.
sıkıştırmak scrouge v.
sıkıştırmak pressurise v.
sıkıştırmak telescope v.
sıkıştırmak thring [scottish] v.
sıkıştırmak throng [obsolete] v.
Phrasals
sıkıştırmak thrust together v.
sıkıştırmak preach down v.
sıkıştırmak box up v.
sıkıştırmak box up v.
sıkıştırmak chuck (something) in (to something) v.
sıkıştırmak chuck (something) into (something) v.
sıkıştırmak chuck something into something v.
sıkıştırmak close in v.
sıkıştırmak box up v.
sıkıştırmak make fast v.
sıkıştırmak box in v.
sıkıştırmak crack down v.
sıkıştırmak jam in v.
sıkıştırmak jam into v.
Idioms
sıkıştırmak lie hard v.
sıkıştırmak tread on the neck of v.
sıkıştırmak put the squeeze on someone v.
sıkıştırmak put the squeeze on someone v.
sıkıştırmak put the squeeze on someone/something v.
sıkıştırmak put the squeeze on someone/something v.
sıkıştırmak turn the heat on v.
sıkıştırmak feel up v.
sıkıştırmak put the heat on v.
sıkıştırmak entangle in v.
Slang
sıkıştırmak break (one's) balls v.
sıkıştırmak bust (one's) butt v.
sıkıştırmak bust (one's) hump v.
sıkıştırmak ride (someone's) butt v.
sıkıştırmak juice up v.
Trade/Economic
sıkıştırmak press v.
Law
sıkıştırmak duress v.
Technical
sıkıştırmak pinch v.
sıkıştırmak clench v.
sıkıştırmak compress v.
sıkıştırmak tight v.
sıkıştırmak jam v.
sıkıştırmak force v.
sıkıştırmak compress v.
sıkıştırmak scrooge v.
sıkıştırmak squeeze v.
sıkıştırmak torque v.
sıkıştırmak wedge v.
sıkıştırmak pack v.
sıkıştırmak squash v.
sıkıştırmak constrain v.
sıkıştırmak crush v.
sıkıştırmak tighten v.
sıkıştırmak string v.
Computer
sıkıştırmak pack v.
sıkıştırmak compress v.
sıkıştırmak compress v.
Construction
sıkıştırmak compaction v.

Sens de "sıkıştırmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 132 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
bastırıp sıkıştırmak tamp v.
General
mengeneyle sıkıştırmak clamp v.
köşeye sıkıştırmak corner v.
arasına sıkıştırmak sandwich v.
bastırıp sıkıştırmak tamp down v.
köşeye sıkıştırmak drive somebody into a corner v.
sıkıştırmak (bir kimseyi) pressure v.
çökertip sıkıştırmak (kuru bir maddeyi) settle v.
birini sıkıştırmak put pressure on v.
birinin eline para sıkıştırmak press money into someone's hand v.
bir şeyi bir yere sıkıştırmak shut something on v.
sıkıştırmak (elbise vb) constrict v.
programına sıkıştırmak fit in v.
bir şey için birini sıkıştırmak press someone for something v.
sıkıştırmak (azarlayarak/ısrarla) bear down on v.
köşeye sıkıştırmak drive into a corner v.
takoz vb ile sıkıştırmak wedge v.
mengene ile sıkıştırmak clamp v.
iki şeyin arasına sıkıştırmak sandwich between v.
sıkıştırmak (vida vb) tighten v.
tapa koyarak sıkıştırmak plug v.
mengene ile sıkıştırmak cramp v.
preste sıkıştırmak press v.
programına sıkıştırmak fit into v.
borçluyu sıkıştırmak dun v.
bir şeyi bir yere sıkıştırmak shut something in v.
köşeye sıkıştırmak stalemate v.
köşeye sıkıştırmak have somebody over a barrel v.
köşeye sıkıştırmak paint into a corner v.
kendi kendini köşeye sıkıştırmak paint oneself into a corner v.
içine sıkıştırmak get into v.
çevirerek sıkıştırmak screw v.
köşeye sıkıştırmak outmaneuver v.
çenenin altına sıkıştırmak chin v.
köşeye sıkıştırmak outmanoeuvre v.
elini kapıya sıkıştırmak jam one's hand in the door v.
parmağını kapıya sıkıştırmak jam one's finger in the door v.
parmağı kapıya sıkıştırmak jam the finger in the door v.
araya sıkıştırmak shoehorn v.
birlikte sıkıştırmak adpress v.
yeniden sıkıştırmak recompact v.
yeniden sıkıştırmak recompress v.
ip ucunu sıkı bir bobin içine sıkıştırmak cheese v.
iki yüzey arasında sıkıştırmak nip v.
köşeye sıkıştırmak tree v.
toprak gibi maddeleri bir yere sıkıştırmak için kullanılan uzun demir çubuk tamping iron n.
Phrasals
araya sıkıştırmak throw in v.
dar bir yere zorla sıkıştırmak box up v.
(yorganı) sıkıştırmak tuck up v.
(bir şeyi başka bir şeye) sıkıştırmak clamp (something) onto (something) v.
(bir şeyi başka bir şeye) sıkıştırmak clamp (something) on (something) v.
(bir şeyi başka bir şeyin) içine sıkıştırmak compress (something) into (something) v.
alacağı için sıkıştırmak dun someone for something v.
araya sıkıştırmak work in v.
bir şey için birini sıkıştırmak pester someone into something v.
birini veya bir şeyi aşırı küçük bir alana sıkıştırmak cramp up v.
bir şeyi sıkıştırmak/tıkamak jam something up v.
birbirlerini sıkıştırmak squeeze themselves together v.
birbirlerini sıkıştırmak squeeze themselves up v.
borçluyu sıkıştırmak dun someone for something v.
bastırarak sıkıştırmak pack something down v.
küçücük yere sıkıştırmak jam into v.
küçücük yere sıkıştırmak jam in v.
Colloquial
(vücudun bir bölümünü) dar giysilere sıkıştırmak truss v.
(kişiyi) köşeye sıkıştırmak force into a corner
(kişiyi) köşeye sıkıştırmak drive into a corner
Idioms
avcuna bir şeyler sıkıştırmak tickle the palm of v.
avcuna bir şeyler sıkıştırmak tickle the palm of v.
birini bir şey yapması için sıkıştırmak put the squeeze on (one) v.
birini bir şey yapması için sıkıştırmak put the squeeze on someone/something v.
(birini) para için sıkıştırmak put the bee on (someone) v.
kapıya sıkıştırmak close the door on (something) v.
(birini bir konuda) sıkıştırmak grill (someone) (about something) v.
birini köşeye sıkıştırmak drive someone into a corner v.
birisini sıkıştırmak put the screws on v.
birisini köşeye sıkıştırmak force someone to the wall v.
birini sıkıştırmak put a move on someone v.
birisini köşeye sıkıştırmak get by the balls v.
birisini köşeye sıkıştırmak back somebody into a corner v.
birini köşeye sıkıştırmak get someone over a barrel v.
birini köşeye sıkıştırmak have someone cornered v.
birisini köşeye sıkıştırmak drive someone to the wall v.
birini köşeye sıkıştırmak press someone to the wall v.
birisini köşeye sıkıştırmak have by the balls v.
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the short and curlies v.
birini iyice köşeye sıkıştırmak tighten the noose v.
birini köşeye sıkıştırmak push someone to the wall v.
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the short hairs v.
birisini köşeye sıkıştırmak have somebody by the balls v.
birisini köşeye sıkıştırmak get someone by the balls v.
birini köşeye sıkıştırmak drive someone to the wall v.
köşeye sıkıştırmak throw someone for a loop v.
köşeye sıkıştırmak put someone through the wringer v.
köşeye sıkıştırmak go through the hoops v.
köşeye sıkıştırmak drive someone into a corner v.
köşeye sıkıştırmak drive someone into a tight corner v.
kendini köşeye sıkıştırmak back oneself into a corner v.
köşeye sıkıştırmak put through the hoops v.
köşeye sıkıştırmak go someone through the wringer v.
köşeye sıkıştırmak put through the hoop v.
köşeye sıkıştırmak have (one's) foot on (someone's) neck v.
trafiği sıkıştırmak tie traffic up v.
yolu kapayarak trafiği sıkıştırmak tie traffic up
Slang
(birini) sıkıştırmak break (one's) balls v.
(birini) sıkıştırmak break (someone's) balls v.
birisini fiziksel olarak sıkıştırmak bail somebody up v.
birisini fiziksel olarak sıkıştırmak bail up v.
(birini) sıkıştırmak put the screws to
(birini) sıkıştırmak put the screws on
Technical
buharlı silindirle sıkıştırmak steamroll v.
çevirerek sıkıştırmak screw v.
darbe ile sıkıştırmak ram v.
döverek sıkıştırmak compact tamping v.
kastanyola ile sıkıştırmak pawl v.
mengeneyle sıkıştırmak clamp v.
sıkıştırmak (vida) screw v.
sınırlı bir hacime sıkıştırmak jam v.
sınırlı bir hacme sıkıştırmak jam v.
pozitif sıkıştırmak kompresör positive displacement compressor n.
vidayla sıkıştırmak screw down
Computer
karakter çiftlerini sıkıştırmak kern v.
sıkıştırmak (dosyayı) zip v.
Informatics
karakter çiftlerini sıkıştırmak kern v.
Aeronautic
sıkıştırmak sıkmak compress v.
Marine
ırgat palamar babasını kastanyola ile sıkıştırmak pawl the capstan v.
Food Engineering
peynir lorunu sıkıştırmak için kullanılan alet cheesepress n.
peynir lorunu sıkıştırmak için kullanılan alet cheesewring n.
Agriculture
toprağı sıkıştırmak firming v.
Basketball
(iki defans oyuncusu) bir hücum oyuncusunu sıkıştırmak trap v.
Boxing
rakibin kafasını koltuk altına sıkıştırmak get in chancery v.
rakibin kafasını koltuk altına sıkıştırmak hold in chancery v.
Archaic
kemerine sıkıştırmak gird up v.