impose - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

impose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "impose" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 27 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
impose v. (yasa vb) uygulamaya koymak
impose v. yük olmak
impose v. dayatmak
impose v. (vergi) koymak
General
impose v. tahmil etmek
impose v. koymak (vergi)
impose v. etkilenmek
impose v. zorlamak
impose v. aldatmak
impose v. kötüye kullanmak
impose v. tarhetmek
impose v. vaazetmek
impose v. geçirmek
impose v. düzenlemek
impose v. yüklemek
impose v. etkilemek
impose v. zorla yaptırmak
impose v. üzerine koymak
impose v. yararlanmak
impose v. koymak
impose v. uygulamak
impose v. zorla kabul ettirmek
Trade/Economic
impose v. tarh etmek
Law
impose v. tahmil etmek
impose v. vaz etmek
Technical
impose v. empoze etmek
impose v. zorla benimsetmek

Sens de "impose" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 108 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
impose (limitations/restrictions) v. (kısıtlama/sınırlandırma) getirmek
General
impose upon v. zorla kabul ettirmek
impose on v. hile ile kabul ettirmek
impose upon v. zorla yüklemek
impose oneself on v. takılmak
impose upon v. empoze etmek
impose upon v. etkilemek
impose on v. zorla kabul ettirmek
impose on v. zahmet vermek
impose upon v. aldatmak
impose upon v. rahatsız etmek
impose on v. empoze etmek
impose on v. zorla yüklemek
impose oneself on v. musallat olmak
impose upon v. maruz kalmak
impose upon v. vermek (ceza)
impose upon v. zahmet vermek
impose upon v. hile ile kabul ettirmek
impose on v. vermek (ceza)
impose on v. etkilemek
impose on v. rahatsız etmek
impose an embargo v. ambargo koymak
impose an embargo on v. ambargo koymak
impose restriction v. kısıtlama getirmek
impose law and order v. kanun ve nizam getirmek
impose sanction v. yaptırım uygulamak
impose sanction v. müeyyide uygulamak
impose duty v. görev vermek
impose a ban v. yasak koymak
impose a condition v. koşul öne sürmek
impose burden v. yük bindirmek
impose obligation v. zorunluluk getirmek
impose a burden v. yük oluşturmak
impose embargo v. ambargo koymak
lay/impose conditions v. şart koşmak
lay impose conditions v. şart getirmek
impose ban v. yasak getirmek
impose punishment v. ceza uygulamak
impose penalty v. ceza uygulamak
impose restriction v. sınırlandırma getirmek
impose an obligation v. yükümlülük getirmek
impose a penalty on v. cezalandırmak
impose a penalty on v. ceza vermek
impose on v. -e (vergi) koymak
impose upon v. -e (vergi) koymak
impose sacrifice v. fedakarlık gerektirmek
impose the maximum penalty v. en ağır cezaya çarptırmak
impose the heaviest penalty v. en ağır cezaya çarptırmak
impose taxes v. vergi yüklemek
impose upon v. dayatmak
impose sanction v. yaptırıma bağlamak
impose punitive fine v. adli para cezası ile cezalandırmak
impose a broadcast ban on v. yayın yasağı koymak
impose oneself on n. kendini dayatmak
Phrasals
impose on v. dolandırmak
impose on [obsolete] v. ihlal etmek
impose upon v. dolandırmak
impose upon [obsolete] v. ihlal etmek
impose on v. aldatmak
impose on [obsolete] v. anlaşmayı bozmak
impose upon [obsolete] v. anlaşmayı bozmak
impose upon v. üzerine istenmeyen bir yük yüklemek
impose upon v. haksız yere üzerinden geçinmek
impose on v. kandırmak
impose upon v. istismar etmek
impose on v. üzerine istenmeyen bir yük yüklemek
impose on v. haksız yere üzerinden geçinmek
impose on v. istismar etmek
impose upon v. birini sömürmek
impose on v. birinden yararlanmak
impose upon v. birinden yararlanmak
impose on v. birini sömürmek
impose on v. çıkar sağlamak
impose upon v. çıkar sağlamak
Colloquial
impose oneself upon someone v. başkasına yük olmak
impose oneself on someone v. başkasına yük olmak
Speaking
I don't want to impose expr. yük olmak istemem
Trade/Economic
impose a fine v. ceza vermek (para cezası)
impose a late fee v. gecikme zammı uygulamak
impose a quota v. kota koymak
impose a fine v. para cezasına çarptırmak
impose a fine v. para cezası vermek
impose a tax v. vergi koymak
impose a tax v. vergiye bağlamak
impose a tariff on v. vergiye bağlamak
impose a tax v. vergi koymak
impose a tax on v. vergiye bağlamak
impose a duty on v. vergiye bağlamak
impose a tax v. vergi salmak
impose a levy on v. vergiye bağlamak
impose a tax n. vergi tarhı
Law
impose a lien (on a property) v. ihtiyati haciz koymak
impose a penalty v. ceza vermek
impose an interim injunction v. ihtiyati tedbir koymak
impose a curfew v. sokağa çıkma yasağı uygulamak
impose fine v. para cezası kesmek
impose fine v. para cezasına çarptırmak
impose a cautionary judgement v. tedbir koydurmak
impose a ban on leaving the country v. yurtdışına çıkış yasağı koymak
impose on the opposing party n. karşı tarafa tahmil
Politics
impose restriction v. kısıtlama getirmek
impose restriction v. sınırlama getirmek
impose a pecuniary obligation v. parasal bir yükümlülük yüklenmek
impose restriction v. sınırlandırma getirmek
impose sanctions v. yaptırım uygulamak
impose sanction v. yaptırım uygulamak
impose sanctions v. yaptırım altına almak
Education
impose strict discipline v. katı disiplin uygulamak