geçirmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

geçirmek



Sens de "geçirmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 58 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
geçirmek pass v.
General
geçirmek propagate v.
geçirmek get v.
geçirmek cross v.
geçirmek speed v.
geçirmek impose v.
geçirmek bash v.
geçirmek screw v.
geçirmek make pass v.
geçirmek live v.
geçirmek slip on v.
geçirmek communicate v.
geçirmek get through v.
geçirmek scarf v.
geçirmek extrude v.
geçirmek carry v.
geçirmek defeat v.
geçirmek convey v.
geçirmek charge v.
geçirmek put v.
geçirmek beat v.
geçirmek deal a blow v.
geçirmek match v.
geçirmek disseminate v.
geçirmek slip v.
geçirmek transfer v.
geçirmek infect v.
geçirmek transmit v.
geçirmek see somebody off v.
geçirmek take in v.
geçirmek steer through v.
geçirmek experience v.
geçirmek pass on v.
geçirmek see off v.
geçirmek whip v.
geçirmek spin out v.
geçirmek fetch v.
geçirmek see v.
geçirmek fit v.
geçirmek swipe v.
geçirmek stick v.
geçirmek thread v.
geçirmek promote v.
geçirmek come through v.
geçirmek enter v.
geçirmek dot somebody one v.
geçirmek get something through v.
geçirmek conduct v.
geçirmek have v.
geçirmek treat v.
geçirmek lead v.
geçirmek thrid v.
Phrasals
geçirmek stand under v.
Technical
geçirmek trace v.
geçirmek run v.
geçirmek conduct v.
geçirmek undergo v.
Computer
geçirmek migrate v.

Sens de "geçirmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yeniden ele geçirmek recapture v.
yerine geçirmek substitute v.
gözden geçirmek review v.
geçirmek (geceyi vb) spend v.
geceyi geçirmek spend the night v.
ele geçirmek capture v.
zimmetine geçirmek embezzle v.
geçirmek (hastalık) undergo v.
evrim geçirmek evolve v.
sürgü geçirmek harrow v.
faaliyete geçirmek activate v.
General
boşa geçirmek (zamanı) kill v.
kılıçtan geçirmek massacre v.
birbirine geçirmek dovetail v.
harekete geçirmek actuate v.
kılıçtan geçirmek put to the sword v.
zimmetine geçirmek (emanet para veya mülkü) embezzle v.
birbirine geçirmek intertwine v.
kışı geçirmek winter v.
ele geçirmek conquer v.
ele geçirmek take possession of v.
boşa geçirmek waste v.
görüp geçirmek experience v.
kırıp geçirmek amuse v.
ele geçirmek have v.
hafta sonunu geçirmek weekend v.
ele geçirmek lay hold of v.
zaman geçirmek while away v.
gözden geçirmek bone up v.
vakit geçirmek monkey about v.
sözünü geçirmek rule the roost v.
değirmenden geçirmek mill v.
kütüğe geçirmek register v.
gözden geçirmek run over v.
hoşça geçirmek beguile v.
kırıp geçirmek rage v.
harekete geçirmek awake v.
sözünü geçirmek voice over v.
silindirden geçirmek calender v.
vakit geçirmek potter v.
kayda geçirmek enter in the register v.
boyunduruk geçirmek yoke v.
harekete geçirmek fillip v.
krizi geçirmek turn the corner v.
arkadaşlarıyla vakit geçirmek spend time in the society of one's friends v.
gözden geçirmek look at v.
ameliyat geçirmek have a surgical operation v.
geceyi birlikte geçirmek sleep together v.
yerin dibine geçirmek mortify v.
vakit geçirmek play around v.
hoşça vakit geçirmek enjoy oneself v.
gözden geçirmek see over v.
iç geçirmek heave v.
boşa geçirmek loaf away v.
ele geçirmek invade v.
vakit geçirmek kill time v.
sürgü geçirmek harrow v.
gözden geçirmek go over v.
harekete geçirmek edge on v.
ele geçirmek lay hands on v.
ayakkabıya bağlarını geçirmek lace v.
görüp geçirmek see v.
alkol muayenesinden geçirmek breathalyse v.
özet olarak deftere geçirmek docket v.
şişe geçirmek spit v.
ele geçirmek take v.
iç geçirmek sigh v.
idareyi ele geçirmek take charge v.
devreden geçirmek cycle v.
gözden geçirmek check v.
birbirine geçirmek engage v.
bir yandan öbür yana geçirmek traverse v.
karşıdan karşıya geçirmek traverse v.
bilgisayara geçirmek computerize v.
silindirden geçirmek mangle v.
meclisten hızla geçirmek railroad v.
kahkahadan kırıp geçirmek bring the house down v.
kenar geçirmek rim v.
pamuğu çırçırdan geçirmek gin v.
ele geçirmek corner v.
hemen harekete geçirmek galvanize v.
gözden geçirmek look over v.
kendinden geçirmek ravish v.
zimmetine geçirmek embezzle v.
eline geçirmek get hold of v.
zaman geçirmek spend time v.
kılıçtan geçirmek saber v.
bir miktar parayı birinin hesabına geçirmek credit an amount to someone's account v.
delikten geçirmek (ip) reeve v.
yeniden ele geçirmek recover v.
aylakça vakit geçirmek lounge v.
harekete geçirmek mobilize v.
kırıp geçirmek ravage v.
ele geçirmek capture v.
yazı geçirmek summer v.
yeniden gözden geçirmek look back on v.
kaza geçirmek have an accident v.
yerine geçirmek subrogate v.
boşa geçirmek fool away v.
ele geçirmek take possession v.
zamanı tembelce geçirmek lounge away v.
gözden geçirmek run through v.
ele geçirmek pinch v.
evrim geçirmek evolve v.
gözden geçirmek sift v.
gözden geçirmek check up v.
kontrolü ele geçirmek take the helm of v.
arasından geçirmek pass through v.
zimmetine geçirmek misappropriate v.
resmin etrafına paspartu geçirmek mat v.
tekrar gözden geçirmek review v.
sözünü geçirmek enforce v.
listeye geçirmek table v.
kırıp geçirmek decimate v.
gözden geçirmek examine into v.
şişe geçirmek (eti) spit v.
gözden geçirmek scrutinize v.
zimmetine geçirmek peculate v.
söz geçirmek influence v.
kendinden geçirmek entrance v.
gözden geçirmek go through v.
operasyon geçirmek be operated on v.
fenalık geçirmek feel faint v.
eğlenceli vakit geçirmek have the time of one's life v.
gözden geçirmek browse v.
polis sanığını cezaya çarptırılan birini kayda geçirmek book v.
eline geçirmek get one's hands on v.
ele geçirmek retrieve v.
sözünü geçirmek influence v.
bir yasa tasarısını meclisten geçirmek put something through v.
vakit geçirmek pass the time v.
vakit geçirmek fool v.
faaliyete geçirmek launch v.
ezip iç içe geçirmek telescope v.
gözden geçirmek survey v.
geçirmek (vakit) spend v.
kendinden geçirmek ecstasize v.
gözden geçirmek flick through v.
kayda geçirmek place on record v.
üzerine geçirmek overspread v.
vakti geçirmek while away v.
ele geçirmek grab v.
birini başkasının yerine geçirmek substitute v.
alarma geçirmek alarm v.
beraber vakit geçirmek hobnob v.
zamanı boş geçirmek fiddle away v.
kaynar su veya buhardan geçirmek scald v.
zor bir zamanı geçirmek go through v.
harekete geçirmek rally v.
yönetimi ele geçirmek take over v.
üstünkörü gözden geçirmek scan v.
birbirine geçirmek rabbet v.
içinden geçirmek run through v.
karşıya geçirmek bring over v.
geçirmek (bir yerden başka bir yere) shift v.
sansürden geçirmek expurgate v.
zimmetine para geçirmek misappropriate v.
herkesten önce ele geçirmek preempt v.
zaman geçirmek kill time v.
tahta geçirmek enthrone v.
polis sanığını kayda geçirmek book v.
bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek telescope v.
kapıya kadar geçirmek see somebody out v.
operasyon geçirmek have an operation v.
kenar geçirmek edge v.
ateşten geçirmek singe v.
hoşça vakit geçirmek have a good time v.
ele geçirmek take hold v.
buhran geçirmek go through a crisis v.
aylakça vakit geçirmek loaf v.
filtreden geçirmek filter on v.
ele geçirmek obtain v.
ele geçirmek embrace v.
hayvana boyunduruk geçirmek yoke v.
vakit geçirmek while away the time v.
gözden geçirmek inspect v.
nüfusuna geçirmek adopt v.
haddeden geçirmek roll v.
içinden geçirmek think about v.
harekete geçirmek arouse v.
bunalım geçirmek be in a depression v.
ameliyat geçirmek have an operation v.
lastik geçirmek shirr v.
kendinden geçirmek ensorcel v.
ele geçirmek win v.
balayını geçirmek honeymoon v.
harekete geçirmek set in motion v.
geçirmek (zor bir zamanı) get through v.
kılıf geçirmek cover v.
harekete geçirmek set going v.
ele geçirmek (hava korsanı uçağı) skyjack v.
birbirine geçirmek interlace v.
elekten/kalburdan geçirmek screen v.
kayda geçirmek file v.
kılıçtan geçirmek kill off v.
gözden geçirmek have a look at v.
birini harekete geçirmek set someone in motion v.
ele geçirmek lay one's hands on v.
revizyondan geçirmek overhaul v.
babadan oğula geçirmek hand on v.
aklından geçirmek think of v.
geçirmek (zor bir zamanı) go through v.
kriz geçirmek have a fit of hysterics v.
kayda geçirmek save v.
aklından geçirmek think v.
ele geçirmek occupy v.
deftere geçirmek enter an item in a ledger v.
birbirine geçirmek (çark dişlerini) mesh v.
ele geçirmek hunt down v.
şişe geçirmek skewer v.
geçirmek (bir masrafı birinin hesabına) charge v.
hastalık geçirmek have an illness v.
iplik geçirmek (iğneye) thread v.
ele geçirmek get v.
yol geçirmek için açılan yar cut v.
harekete geçirmek energize v.
boşa geçirmek idle away v.
boşa geçirmek dream something away v.
gözden geçirmek check up on v.
birlikte vakit geçirmek consort v.
gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek niggle v.
kılıçtan geçirmek sabre v.
kendinden geçirmek enrapture v.
harekete geçirmek deploy v.
zor bir hayat geçirmek have a rough time v.
fenalık geçirmek have a fit v.
harekete geçirmek spark v.
vakit geçirmek monkey around v.
kayda geçirmek register v.
piyasasını ele geçirmek corner v.
süzgeçten geçirmek strain v.
geçirmek (hastalık/sıkıntı vb'ni) go through v.
harekete geçirmek evoke v.
filtreden geçirmek percolate v.
geçirmek (tatil) outstay v.
inceden inceye gözden geçirmek scan v.
zimmetine geçirmek job v.
elden geçirmek go over v.
ele geçirmek purchase v.
altından geçirmek cross under v.
gemiyi kapalı bir kanal içinden geçirmek lock v.
kendinden geçirmek intoxicate v.
fenalık geçirmek feel sick v.
haddeden geçirmek examine minutely v.
makama geçirmek chair v.
mengeneden geçirmek mangle v.
ele geçirmek possess oneself of v.
kalacak yer (geceyi geçirmek için) lodging v.
katı durumdan gaz durumuna geçirmek sublimate v.
kötü bir şeyi geçirmek üzere olmak be in for v.
harekete geçirmek motivate v.
sansürden geçirmek censor v.
alevden geçirmek singe v.
hoşça vakit geçirmek regale v.
çabucak gözden geçirmek run through v.
işlemden geçirmek (ham ya da ara malları) treat v.
zaman geçirmek spend v.
gözden geçirmek dip into v.
hastalık geçirmek transmit a disease v.
sınavdan geçirmek examine v.
dikkatle gözden geçirmek examine v.
tekrar gözden geçirmek go over v.
göğüs geçirmek sigh v.
çıldırarak etrafı kırıp geçirmek go berserk v.
birine ant içirerek bir makama geçirmek swear someone in v.
bağlarını geçirmek (ayakkabıya) lace v.
kışı ılıman bir yerde geçirmek hibernate v.
harekete geçirmek stir v.
sanığı kayda geçirmek book v.
üstünden geçirmek cross over v.
kötü bir gün geçirmek have a bad hair day v.
sahte hayat geçirmek live a lie v.
ağrıyı öpücükle geçirmek kiss away the hurt v.
harekete geçirmek impel v.
günlük defterden ana deftere geçirmek (kayıtları) post v.
harekete geçirmek bestir v.
hoşça vakit geçirmek kick up one's heels v.
kırıp geçirmek depredate v.
keten tarağından geçirmek hackle v.
kontrolden geçirmek (birini/bir şeyi) check v.
bir kanun tasarısını acele ile meclisten geçirmek rush a bill through v.
dikkatle gözden geçirmek rake through v.
kalburdan geçirmek sieve v.
notaya geçirmek score v.
birbirine geçirmek intertangle v.
vakit geçirmek loaf v.
birini bir tahta geçirmek set someone up on a throne v.
kışı geçirmek spend the winter v.
sınıf geçirmek promote v.
birbirine geçirmek enlace v.
deftere geçirmek register v.
harekete geçirmek reinvigorate v.
vakit geçirmek fiddle around v.
kılıçtan geçirmek slaughter v.
boşa geçirmek dawdle v.
kışı geçirmek spend the winter in v.
harekete geçirmek trigger v.
filtreden geçirmek filtrate v.
gümrükten geçirmek clear through customs v.
boşa geçirmek drone away v.
geçirmek (yumruk) reach v.
tarifeye geçirmek schedule v.
yönetimi ele geçirmek take control v.
içinden geçirmek consider v.
başlık geçirmek cap v.
ata süslü koşum takımı geçirmek trap v.
kırıp geçirmek bring down the house v.
belirli bir süreyi konuşarak geçirmek talk a period of time away v.
yaz mevsimini geçirmek estivate v.
hoşça vakit geçirmek have a nice time v.
baygınlık geçirmek feel faint v.
vakit geçirmek luxuriate in v.
heyheyler geçirmek have the jitters v.
sakatlık geçirmek get injured v.
kışı geçirmek overwinter v.
trafik kazası geçirmek have a wreck v.
kayda geçirmek record v.
vaz geçirmek turn v.
ele geçirmek get hold of v.
söz geçirmek make oneself listened to v.
kışı bir yerde geçirmek winter in v.
gözden geçirmek canvass v.
birbirine geçirmek entwine v.
üstünden buldozer geçirmek bulldoze v.
elden geçirmek overhaul v.
daha üst (bir sınıfa/lige) geçirmek promote to v.
alarma geçirmek alert v.
kırıp geçirmek destroy v.
boşa geçirmek dawdle away v.
treni yan yola geçirmek sidetrack v.
boşa geçirmek fribble v.
halka geçirmek ring v.
bir kitabı gözden geçirmek dip into a book v.
kırıp geçirmek make havoc of v.
cetvele geçirmek tabulate v.
tekrar ele geçirmek regain v.
kalburdan geçirmek screen v.
kalburdan geçirmek sieve out v.
birbirine geçirmek lock v.
sözünü geçirmek have influence v.
birini geçirmek see someone off v.
üzerinden geçirmek cross over v.
kırıp geçirmek massacre v.
dizginleri ele geçirmek get the upper hand v.
denemeden geçirmek test v.
iğneye iplik geçirmek thread a needle v.
ele geçirmek secure v.
bir krediyi hesabına geçirmek credit v.
gözden geçirmek look through v.
harekete geçirmek give a fillip to v.
eyleme geçirmek operationalise v.
birini harekete geçirmek prod someone into action v.
içinden geçirmek pass through v.
kayda geçirmek chart v.
görüp geçirmek live through v.
zor bir zamanı geçirmek get through v.
harekete geçirmek prompt v.
revizyondan geçirmek revamp v.
boşa geçirmek loiter away v.
hesaba geçirmek enter to an account v.
boşa geçirmek frig v.
ele geçirmek take possession of something v.
kaza geçirmek wreck v.
kalıptan geçirmek extrude v.
bir daha gözden geçirmek review v.
faaliyete geçirmek actuate v.
yeniden gözden geçirmek review v.
sorgudan geçirmek interrogate v.
hoşça vakit geçirmek için yapılan şey pastime v.
akıl süzgecinden geçirmek reason out v.
dikkatle gözden geçirmek scrutinize v.
tatilini geçirmek spend the holiday v.
gününü güzel geçirmek have a good time v.
faturanın gününü geçirmek fail to pay the invoice when due v.
haddeden geçirmek roll out v.
birlikte hoş vakit geçirmek spend quality time together v.
birlikte iyi vakit geçirmek spend quality time together v.
hoşça zaman geçirmek have a great time v.
iyi vakit geçirmek have a great time v.
birinin hesabına borç geçirmek enter to somebody’s debit v.
gözden geçirmek look into v.
ele geçirmek seize v.
tutanağa geçirmek write to minute v.
yeniden gözden geçirmek revise v.
kayda geçirmek pass an entry v.
(kötü bir şey) geçirmek üzere olmak be in for it v.
(kötü bir şeyi) geçirmek üzere olmak be in for v.
zimmete para geçirmek peculate v.
kayda geçirmek enter in a register v.
nöbet geçirmek suffer a seizure v.
ameliyat geçirmek undergo an operation v.
ağır kriz geçirmek go through a grave crisis v.
elekten geçirmek sift out v.
elekten geçirmek sift through v.
harekete geçirmek set into motion v.
gözden geçirmek revision v.
gözden geçirmek overview v.
elekten geçirmek examine very closely v.
elekten geçirmek sift v.
elekten geçirmek minutely v.
(zor bir zamanı) geçirmek get through v.
ele geçirmek glom v.
değişim geçirmek alter v.
değişiklik geçirmek evolve v.
deneyden geçirmek test v.
deneyden geçirmek experiment v.
değişiklik geçirmek alter v.
değişim geçirmek have a metamorphosis v.
deneyden geçirmek put to the test v.
değişiklik geçirmek transform v.
deneyden geçirmek try out v.
değişim geçirmek change v.
değişiklik geçirmek undergo a change v.
değişiklik geçirmek become different v.
tadını geçirmek take the taste away v.
fiiliyata geçirmek put something into action v.
fiiliyata geçirmek put (ideas/plans etc) into action v.
fiiliyata geçirmek put into action v.
atak geçirmek have a seizure v.
atak geçirmek have an attack v.
avantajı ele geçirmek have the edge on v.
avantajı ele geçirmek get the edge on v.
reenkarnasyon geçirmek reincarnate v.
hayata geçirmek actualize v.
hayata geçirmek make real v.
yaşama geçirmek actualize v.
yaşama geçirmek make real v.
yaşama geçirmek make actual v.
hayata geçirmek make actual v.
tatilini geçirmek spend one's holiday v.
planı faaliyete geçirmek put a plan into operation v.
zapta geçirmek record into minutes v.
uyuyarak geçirmek sleep away v.
planı faaliyete geçirmek put a plan into action v.
planı faaliyete geçirmek put a plan into effect v.
(birini) gümrükten geçirmek wave somebody through customs v.
hayata geçirmek carry out v.
hayata geçirmek materialize v.
hayata geçirmek put into practice v.
bilgisayara geçirmek computerise v.
başa geçirmek bring someone to power v.
başa geçirmek install v.
iyi vakit geçirmek have a good time v.
hayata geçirmek bring into being v.
kötü zaman geçirmek have a bad time v.
sansürden geçirmek bowdlerise v.
sansürden geçirmek bowdlerize v.
ölçümden geçirmek perform measurement v.
faaliyete geçirmek operationalize v.
ölçümden geçirmek measure v.
faaliyete geçirmek operationalise v.
tedavi geçirmek undergo a treatment v.
tedavi geçirmek get a treatment v.
tedavi geçirmek have a treatment v.
tedavi geçirmek receive a treatment v.
hayata geçirmek come to realize v.
hayata geçirmek accomplish v.
sınavdan geçirmek test (someone) v.
sınavdan geçirmek give (someone) a test v.
hayata geçirmek carry into effect v.
zimmetine geçirmek defalcate v.
faaliyete geçirmek put into operation v.
tahtı ele geçirmek gain the throne v.
tahtı ele geçirmek take the throne v.
yasa geçirmek pass law v.
beyin kanaması geçirmek have a brain hemorrhage v.
beyin kanaması geçirmek have a cerebral hemorrhage v.
inme geçirmek have a stroke v.
ölü olarak ele geçirmek capture dead v.
vaktini boşa geçirmek fool around v.
ağır bir travma geçirmek suffer a severe trauma v.
uykuda geçirmek sleep away v.
travma geçirmek go through a trauma v.
kalp krizi geçirmek suffer a heart attack v.
kalp krizi geçirmek have a heart attack v.
ağır bir travma geçirmek go through a severe trauma v.
onarım geçirmek undergo repair v.
kontrolü ele geçirmek have the upper hand v.
üstünlüğü ele geçirmek have the upper hand v.
ömür geçirmek spend one's life v.
ömür geçirmek live v.
değişim geçirmek undergo change v.
ömrünü geçirmek spend one's life v.
depresyon geçirmek experience depression v.
geceyi geçirmek stay the night v.
depresyon geçirmek have depression v.
depresyon geçirmek suffer depression v.
(toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek carry v.
hizmete geçirmek put into service v.
geçirmek (zaman) put in v.
deftere geçirmek book v.
herkesi gülmekten kırıp geçirmek bring the house down v.
(kitap) gözden geçirmek browse v.
yeniden işlemden geçirmek recycle v.
revizyondan geçirmek recondition v.
işlemden geçirmek process v.
iyi zaman geçirmek have a good time v.
felç geçirmek be struck with paralysis v.
kalburdan geçirmek riddle v.
bir daha gözden geçirmek revise v.