fool - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

fool

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "fool" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 36 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fool v. kandırmak
fool n. salak
fool n. ahmak
fool n. budala
fool n. soytarı
General
fool v. uyutmak
fool v. vakit geçirmek
fool v. aptallık etmek
fool v. gülünç duruma sokmak
fool v. oyalanmak
fool v. maskaraya çevirmek
fool v. şaka yapmak
fool v. eğlenmek
fool v. enayi yerine koymak
fool v. oynatmak
fool v. aptalca davranmak
fool v. aptal yerine koymak
fool v. aldatmak
fool n. balkabağı
fool n. budala
fool n. soytarı
fool n. abeci
fool n. enayi
fool n. kazma
fool n. aptal
fool n. akılsız
fool n. ibiş
fool n. denyo
fool n. angut
fool n. ahmak
fool n. kaz
fool n. gerzek
fool n. aptal kimse
fool n. maskara
History
fool n. (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) soytarı
fool n. (monarşi döneminde insanları güldürmesi için tutulan) maskara

Sens de "fool" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 220 résultat(s)

Anglais Turc
General
take somebody for a fool v. budala yerine koymak
fool around v. dalgasına bakmak
make a fool of somebody v. aptal yerine koymak
make a fool of v. rezil etmek
fool around v. abesle iştigal etmek
fool around v. oyalanmak
make an april fool of somebody v. bir nisan şakası yapmak
fool about v. oyalanmak
fool around v. siftinmek
fool about v. aylak aylak dolaşmak
make a fool of v. birini maskaraya çevirmek
act the fool v. salağa yatmak
play the fool v. aptalca davranmak
make a fool of v. maskaraya çevirmek
play the fool v. aptallık etmek
fool around v. abesle uğraşmak
treat somebody like a fool v. deli yerine koymak
fool around v. at koşturmak
turn into a fool v. ahmaklaşmak
act a fool v. aptal gibi davranmaya başlamak
treat somebody like a fool v. salak yerine koymak
treat somebody like a fool v. enayi muamelesi yapmak
make a fool of oneself v. kendini gülünç duruma düşürmek
act the fool v. salağı oynamak
fool about v. tembellik etmek
fool away v. boşa geçirmek
play the fool v. maskaralık etmek
fool around v. aylak aylak dolaşmak
play the fool v. ahmakça davranmak
fool around v. zaman harcamak
fool around v. tembellik etmek
act like a fool v. aptallık etmek
fool around v. maskaralık etmek
fool around v. çevresine şakalar yapmak
fool around v. şakalaşmak
make a fool of somebody v. gır gır geçmek
make a fool of somebody v. gırgır geçmek
fool around with v. ile oynamak
fool around with v. bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek
fool about v. maskaralık etmek
fool around v. vaktini boşa geçirmek
fool about v. avare avare dolaşmak
fool about v. vaktini boşa harcamak
fool away v. çarçur etmek
fool away v. harcamak
be taken for a fool v. enayi yerine konmak
fool oneself v. kendini kandırmak
be treated as a fool v. enayi yerine konmak
make a fool of oneself v. kendini aptal yerine koymak
fool someone v. birini aptal yerine koymak
april fool n. bir nisan şakası
april fool n. nisanbalığı
april fool n. nisan 1 de kandırılan kişi
court fool n. saray soytarısı
april fool n. 1 nisanda aldatılan kişi
nobody's fool n. kül yutmaz
natural fool n. doğuştan budala
april fool n. 1 nisan kurbanı
april fool n. 1 nisan şakası kurbanı
tom fool knot n. aynı anda çekildiğinde kaybolan iki halkadan oluşan hokkabaz düğümü
fool-proof adj. insan hatalarını önleyecek şekilde tasarlanmış
fool-proof adj. hatasız
Phrasals
fool someone into something v. birini bir şey yapması konusunda ikna etmek/oyuna getirmek
fool someone into something v. birine sahtekarlıkla bir şey yaptırmak
Phrases
success makes a fool seem wise expr. başarı aptal insanları bilge gibi gösterir
Proverb
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer taksan eşek yine eşektir
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir
fool me once, shame on you; fool me twice, shame on me beni bir kere aldatırsan sen utan, ikincide ben kanarsam ben utanayım
there's no fool like an old fool (dünyaya) aptal geldi aptal gider/gidecek/gidiyor
there's no fool like an old fool yaşlı bir ahmak / budala gibisi yoktur
fool and his money are soon parted akılsıza para dayanmaz
a fool may give a wise man counsel başkalarının dedikleriyle gaza gelme
a man who is his own lawyer has a fool for a client kendi avukatlığını yapanın aklı kıttır
a fool may give a wise man counsel aptal biri de bilge cümleler kurabilir
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly demir ıslanmaz deli uslanmaz
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly köpeğin ahmağı uslanmaz
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly delinin işine akıl erdirilmez
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly delinin işi akıl havsala almaz
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly akıl olmayınca başta ne kuruda biter ne yaşta
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly delinin işi akıl karı değildir
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly akıl terelelli olunca söz fayda etmez
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly koyma akıl akıl olmaz
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly sokma akıl sekiz adım gider
as a dog returns to his vomit, so a fool repeats his folly tatsız aşa su neylesin akılsız başa söz neylesin
a fool may give a wise man counsel başkalarının tavsiyelerine bel bağlama
a fool may give a wise man counsel bilgeler bile yanılır
a fool may give a wise man counsel bilgenin bile yanıldığı zamanlar olur
a fool at 40 is a fool forever orta yaşlarında hala aptalca davranan birinin akıllanması pek mümkün değildir
a fool at 40 is a fool forever kırk yaşına kadar akıllanmayan daha sonra da akıllanmaz
an attorney who represents himself has a fool for a client kendi avukatlığını yapanın aklı kıttır
an attorney who represents himself has a fool for a client kendi avukatlığını yapanın aklı kıttır
Colloquial
act a fool v. salağa yatmak
the more fool one [brit] n. salaklığın daniskası
more fool you! n. aptallığın/salaklığın daniskası
any fool thing n. her türlü saçmalık
any fool thing n. ıvır zıvır
any fool thing n. her türlü saçma şey
any fool thing n. saçma sapan şeyler
can't fool me expr. bunlara karnım tok benim
Idioms
beg (one) for a fool v. (birini) aptal yerine koymak
play the fool v. aptalmış gibi davranmak
act the fool v. şaklabanlık yapmak
act the fool v. soytarılık etmek
act the fool v. maskaralık yapmak
act the fool v. muziplik yapmak
act the fool v. saçma sapan davranmak
act the fool v. çocukça davranmak
act the fool v. sorumsuzca davranmak
play the fool v. şaklabanlık yapmak
play the fool v. soytarılık etmek
play the fool v. maskaralık yapmak
play the fool v. muziplik yapmak
play the fool v. saçma sapan davranmak
play the fool v. çocukça davranmak
play the fool v. sorumsuzca davranmak
make a fool of v. aptal durumuna düşürmek
act the fool v. aptal numarası yapmak
play the fool v. aptal numarası yapmak
make a fool of v. aptal yerine koymak
act the fool v. aptalca davranmak
play the fool v. aptalca davranmak
play the fool v. aptalı oynamak
act the fool v. aptalı oynamak
fool about v. aylaklık etmek
fool around v. aylaklık etmek
play someone for a fool v. birini salak yerine koymak
make a fool out of someone v. biriyle gır gır geçmek
play someone for a fool v. birisine aptalmış gibi davranmak
take someone for a fool v. birini aptal yerine koymak
make a fool out of someone v. birini maskaraya çevirmek
fool someone into something v. birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek
play someone for a fool v. birine salak muamelesi yapmak
play someone for a fool v. birini enayi yerine koymak
fool someone into something v. birini (bir şey yapmak için) kandırmak
make a fool of oneself v. kendini komik duruma düşürmek
play the fool v. saçma sapan şeyler yapmak
play the fool v. salağa yatmak
play the fool v. salak numarası yapmak
act the fool v. saçma sapan şeyler yapmak
act the fool v. salak numarası yapmak
act the fool v. salağa yatmak
act/play the fool v. aptalca davranmak
act/play the fool v. aptallık etmek
act/play the fool v. aptalmış gibi davranmak
act/play the fool v. soytarılık etmek
act/play the fool v. maskaralık yapmak
act/play the fool v. saçma sapan davranmak
act/play the fool v. çocukça davranmak
act/play the fool v. aptalı oynamak
act/play the fool v. aptal numarası yapmak
every fool thing n. bok püsür
any fool thing n. bok püsür
nobody's fool n. kaçın kurası
nobody's fool n. kimsenin oyuncağı olmayan
nobody's fool n. kolay aldanmayan
nobody's fool n. kolay kanmayan
any fool thing n. önemsiz ve gereksiz şeyler
every fool thing n. önemsiz ve gereksiz her şey
any fool thing n. zırva/önemsiz şeyler
fool enough adj. yeterince aptal
fool enough adj. (bir şeyi yapacak kadar) aptal
any fool could (do something) expr. nenem/dedem bile yapar
any fool could (do something) expr. (bir şeyi yapmak) çocuk oyuncağı
any fool could (do something) expr. sokaktaki adam bile yapar
any fool could (do something) expr. bir aptal bile yapar/yapabilir
any fool can/could... expr. nenem/dedem bile yapar
any fool can/could... expr. (bir şeyi yapmak) çocuk oyuncağı
any fool can/could... expr. sokaktaki adam bile yapar
any fool can/could... expr. bir aptal bile yapar/yapabilir
a fool and his money are soon parted expr. akılsıza para dayanmaz
more fool you! expr. aptallığına doyma!
fool enough expr. kadar aptal
more fool you! expr. salaklığına doyma!
any fool could (do something) expr. herkes yapabilir
any fool could (do something) expr. çocuk bile yapar
any fool could (do something) expr. (bir şeyi yapmak) çocuk oyuncağı
any fool could (do something) expr. (bir şeyi yapmak) çok kolay
any fool could (do something) expr. (bir şeyi yapmak) çok basit
any fool could (do something) expr. dedem bile yapar
any fool could (do something) expr. ninem bile yapar
any fool can/could... expr. herkes yapabilir
any fool can/could... expr. çocuk bile yapar
any fool can/could... expr. (bir şeyi yapmak) çocuk oyuncağı
any fool can/could... expr. (bir şeyi yapmak) çok kolay
any fool can/could... expr. (bir şeyi yapmak) çok basit
any fool can/could... expr. dedem bile yapar
any fool can/could... expr. ninem bile yapar
Speaking
more fool you n. aptallığın/salaklığın daniskası
the more fool you n. aptallığın/salaklığın daniskası
the more fool you! n. aptallığın/salaklığın daniskası
don't fool me expr. beni kandırma
you are making a fool out of me expr. beni komik duruma düşürüyorsun
don't fool me expr. beni salak yerine koyma
don't let them fool you expr. onlara aldanma
don't let them fool you expr. onların seni kandırmasına izin verme
don't let them fool you expr. onların seni aldatmasına izin verme
you really fool yourself expr. kendini cidden kandırıyorsun
let's not fool ourselves expr. kendi kendimizi kandırmayalım
don't fool yourself expr. kendini kandırma
let's not fool ourselves expr. kendimizi kandırmayalım
stop acting like a fool expr. salak gibi davranmayı bırak
I'm no fool expr. salak değilim
don't fool me expr. yeme beni
Technical
fool proofing n. güvenilir
fool loading n. maksimum yükleme
fool loading n. tam yükleme
fool proofing adj. kusursuz
Botanic
blooming-fool begonia (begonia cheimantha) n. büyük pembe çiçekli bir begonya
Football
attempt to fool/cheat the referee n. hakemi aldatmaya yönelik hareket
Slang
act like a fool v. eşeklik etmek
fool-proof n. anlaşılması kolay
bloody fool n. salağın önde gideni
you damn fool n. seni lanet olası salak
fool-proof adj. basit kullanımlı
i'm no fool expr. anan güzel mi
bloody fool expr. tam bir salak
any fule kno (any fool knows) expr. herkes bilir
any fule kno (any fool knows) expr. aptal olsa bilir
any fule kno (any fool knows) expr. salaklar bile bilir