ending - Turc Anglais Dictionnaire

ending

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ending — Definition

Signification:
son, bitiş, final
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈɛndɪŋ/ – BrE /ˈendɪŋ/)
Partie du discours:
İsim: ending (endings)
Synonymes:
finale, conclusion
Antonymes:
beginning, opening

Sens de "ending" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 26 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
ending n. bitiş
A good beginning makes a good ending.
İyi bir başlangıç iyi bir bitiş yaratır.

More Sentences
General
ending n. son
The rebellion led to the ending of the kingdom.
İsyan krallığın sonunu hazırladı.

More Sentences
ending n. takı
Which endings does this verb have in the present tense?
Bu fiil geniş zamanda hangi takıları alır?

More Sentences
ending n. bitim
After the end of the gathering, the girl decided to visit her friend, who lives on Timiryazev Street.
Toplantının bitiminden sonra kız, Timiryazev Caddesi'nde yaşayan arkadaşını ziyaret etmeye karar verdi.

More Sentences
ending n. bitirme
People can begin to love when they choose, but they have no choice when it comes to ending love.
İnsanlar istedikleri zaman sevmeye başlayabilirler, ancak iş aşkı bitirmeye geldiğinde başka seçenekleri yoktur.

More Sentences
ending n.
Wash eggplants and cut their endings.
Patlıcanları yıkayın ve onların uçlarını kesin.

More Sentences
Linguistics
ending n. bitim
After the end of the gathering, the girl decided to visit her friend, who lives on Timiryazev Street.
Toplantının bitiminden sonra kız, Timiryazev Caddesi'nde yaşayan arkadaşını ziyaret etmeye karar verdi.

More Sentences
ending n. sonek
Most past tense words have the ending of -ed.
İngilizce 'de geçmiş zaman kelimelerinin çoğunun soneki -ed şeklindedir.

More Sentences
Cinema
ending n. bitiş
A good beginning makes a good ending.
İyi bir başlangıç iyi bir bitiş yaratır.

More Sentences
General
ending n. hitam
ending n. bitme
ending n. sona erme
ending n. ölüm
ending n. çekim eki
ending n. nihayet
ending n. ecel
ending n. mayna
ending n. baş
ending n. sonuç
ending n. ölüm
ending n. yıkım
ending n. vefat
ending N. final
Computer
ending expr. sona erdiriliyor
Linguistics
ending n. çekim eki
Chess
ending n. satrançta oyun sonu

Sens de "ending" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 93 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
never-ending adj. ebedi
General
personal ending n. kişi eki
abnormal ending n. olağandışı bitiş
word ending n. çekim eki
week ending n. hafta bitişi
happy ending n. mutlu son
never ending energy n. bitmez tükenmez enerji
happy ending stories n. sonu mutlu biten hikayeler
happy ending stories n. sonu güzel biten hikayeler
never-ending journey n. sonsuz yolculuk
sad ending n. üzücü son
sad ending n. acıklı son
never-ending hell torture n. bitmek bilmeyen cehennem azabı/işkencesi
never ending energy n. asla tükenmeyen enerji
surprise ending n. sürpriz son
never-ending requests n. bitmeyen istekler
never-ending loyalty n. sonsuz sadakat
never-ending loyalty n. bitmez sadakat
never-ending loyalty n. sınırsız sadakat
ending day n. ölüm günü
masculine ending n. kelimeleri erilleştiren veya eril olduklarını belirten son hece/ek
masculine ending n. dizenin sonundaki vurgulu hece
ending with adj. ile biten
never ending adj. ebedi
never-ending adj. sonsuz
never-ending adj. nihayetsiz
never-ending adj. ardı arkası gelmeyen
never-ending adj. bitmek tükenmek bilmeyen
never-ending adj. bitmez
never-ending adj. bitmek tükenmek bilmez
never-ending adj. bitmez tükenmez
never-ending adj. hiç bitmeyen
game-ending adj. oyun bitirici
never-ending adj. bitmeyen
w/e (week ending) abrev. hafta bitişi
Proverb
a bad beginning makes a bad ending sabah sürçen geceye dek sürçer
a good beginning makes a good ending erken kalktım işime
a good beginning makes a good ending nasıl başlarsan öyle gider
a good beginning makes a good ending şeker kattım aşıma
a good beginning makes a good ending kutlu gün doğuşundan bellidir
a good beginning makes a good ending iyi bir başlangıç iyi bir sona sebeptir
a good beginning makes a good ending iyi bir başlangıç yarı yarıya başarı demektir
a good beginning makes a good ending başta hazırlıklı ve odaklı olmak çoğu zaman başarı getirir
Colloquial
an inevitable ending n. kaçınılmaz sonuç
an inevitable ending n. belli sonuç
an inevitable ending n. kaçınılmaz son
a bad beginning makes a bad ending expr. kötü bir başlangıç kötü bir şekilde sonuçlanır
a bad beginning makes a bad ending expr. kötü bir başlangıç kötü bir sona sebeptir
Trade/Economic
ending inventory n. kapanış stoğu
ending stock n. yıl sonu stokları
ending date n. bitiş tarihi
ending date n. bitiş valörü
never-ending annuity n. ömür boyu gelir
ending date of employment n. işten ayrılma tarihi
ending date of employment n. işi bırakma tarihi
ending balance n. devreden bakiye
Law
ending of cause n. maninin bitmesi
ending of cause n. sebebin sona ermesi
ending of charge n. mükellefiyetin bitimi
Technical
ridge ending n. çizgi bitimi
ending roller n. çevirici role
Computer
beginning ending anchor n. başlangıç bitiş saptama noktası
abnormal ending n. olağandışı sonlanma
ending day n. bitiş günü
ending balance n. kapanış bakiyesi
ending time n. bitiş saati
ending date n. bitiş tarihi
ending month n. bitiş ayı
ending rpt date n. rapor son tarihi
ending date n. kampanya sonu
Telecom
ending delimeter n. bitiş belirteci
ending delimeter n. çerçeve sonu
Medical
nerve ending n. sinir ucu
Anatomy
nerve ending n. sinir lifinin başka bir sinapsta bitmeyen uç kısmı
Psychology
act ending n. eylem sonlandırma
free nerve ending n. serbest sinir ucu
Zoology
nerve ending n. sinir ucu
Literature
feminine ending n. satır sonunda fazladan yer alan vurgusuz hece
Linguistics
case ending n. takı
case ending n. durum takısı
flexional ending n. büküm eki
personal ending n. kişi eki
zero ending n. sonu olmayan
weak ending n. vurgusuz bitiş
weak ending n. aksansız bitiş
inflectional ending n. çekim eki
feminine ending n. sözcüğü dişil yapan son hece
zero ending adj. sonsuz
Military
stereotyped beginning or ending n. alışılmış başlangıç ve bitim
Sport
butt-ending n. sopanın ucuyla rakibe vurma
butt-ending n. büyük penaltı
Music
tone ending n. müzikal bir ifadeyi veya tonu sonlandırma
feminine ending n. ritmik olarak hafif nota üzerine denk gelen bitiş ifadesi