enduring - Turc Anglais Dictionnaire

enduring

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

enduring — Definition

Signification:
kalıcı, uzun ömürlü, süreğen
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪnˈdʊrɪŋ/ – BrE /ɪnˈdjʊərɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat; Fiil kökenli biçim: enduring
Synonymes:
lasting, persistent
Antonymes:
fleeting, temporary

Sens de "enduring" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
enduring adj. dayanıklı
General
enduring adj. ebedi
Their death was the end of their enduring love.
Ölümleri ebedi aşklarının sonu oldu.

More Sentences
enduring adj. kalıcı
The third, the Swiss way, opening up within a framework of functional integration, should be our enduring model.
Üçüncüsü, işlevsel bir entegrasyon çerçevesinde açılan İsviçre yolu, bizim kalıcı modelimiz olmalıdır.

More Sentences
enduring n. dayanıklılık
enduring n. tahammül
enduring n. katlanma
enduring adj. sebatlı
enduring adj. payidar
enduring adj. devamlı
enduring adj. dayanıklı
enduring adj. mukavim
enduring adj. sürekli
enduring adj. çileli
enduring adj. baki
enduring adj. sabırlı
enduring adj. cefakar
enduring adj. sonsuz
enduring adj. uzun ömürlü
enduring adj. süreğen
Sport
enduring adj. dayanıklı

Sens de "enduring" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 4 résultat(s)

Anglais Turc
General
enduring anonymity n. kalıcı anonimlik
not enduring adj. kabaca
not enduring adj. dayanıksız
Military
operation enduring freedom n. sürekli özgürlük harekatı