explain - Turc Anglais Dictionnaire

explain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

explain — Definition

Signification:
açıklamak, izah etmek, anlatmak
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪkˈspleɪn/ – BrE /ɪkˈspleɪn/)
Partie du discours:
Fiil: explain (explains – explained – explaining)
Synonymes:
clarify, elucidate, expound
Antonymes:
confuse, obscure, mystify

Sens de "explain" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 18 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
explain v. açıklamak
She explained the logic behind the experiment.
Deneyin ardında yatan mantığı açıkladı.

More Sentences
explain v. izah etmek
I gave him a chance to explain his behavior.
Davranışını izah etmesi için ona bir şans verdim.

More Sentences
explain v. anlatmak
And we have to explain this to our public and to that of the candidate countries.
Bunu hem kendi kamuoyumuza hem de aday ülkelere anlatmak zorundayız.

More Sentences
General
explain v. açıklama yapmak
I am tired of explaining to her.
Ona açıklama yapmaktan yoruldum.

More Sentences
explain v. açıklamak
She explained the logic behind the experiment.
Deneyin ardında yatan mantığı açıkladı.

More Sentences
explain v. açıklamada bulunmak
Turkey also has some explaining to do.
Türkiye'nin de yapması gereken açıklamalar var.

More Sentences
explain v. izah etmek
I gave him a chance to explain his behavior.
Davranışını izah etmesi için ona bir şans verdim.

More Sentences
Trade/Economic
explain v. açıklamak
She explained the logic behind the experiment.
Deneyin ardında yatan mantığı açıkladı.

More Sentences
General
explain v. ifade etmek
explain v. belirtmek
explain v. izahat vermek
explain v. hesap vermek
explain v. aydınlatmak
explain v. izahatta bulunmak
explain v. gerekçelendirmek
Law
explain v. izahat vermek
explain v. ifade etmek
Computer
explain expr. açıkla

Sens de "explain" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 66 résultat(s)

Anglais Turc
General
try to explain away a matter v. ağız yapmak
explain clearly v. açıkça anlatmak
explain the meaning v. anlamlandırmak
try to explain v. açıklamaya çalışmak
explain away v. örtbas etmek
have difficulty to explain v. anlatamamak
explain oneself v. kendisinin ne demek istediğini anlatmak
explain oneself v. kendisinin niye öyle davrandığını anlatmak
explain oneself v. meramını anlatmak
explain in details v. ayrıntılarıyla açıklamak
explain the meaning of his tattoo v. dövmesinin anlamını açıklamak
re-explain v. yeniden ifade etmek
re-explain v. yeniden açıklamak
re-explain v. yeniden belirtmek
re-explain v. yeniden izah etmek
explain the cause of pollution v. kirliliğin nedenini açıklamak
Phrasals
explain away v. konuyu savuşturmak
explain away v. açıklayarak önemini azaltmak
explain (someone or something) to (one) v. (birine birini/bir şeyi) açıklamak
explain (someone or something) to (one) v. (birine birini/bir şeyi) anlatmak
explain someone or something to someone v. birine birini/bir şeyi açıklamak
explain something away v. bir konuyu savuşturmak
explain to v. -e açıklamak
explain something away v. bir şeyi örtbas etmek
explain something away v. mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak
explain to v. -e anlatmak
explain someone or something to someone v. birine birini/bir şeyi anlatmak
Colloquial
explain yourself v. ne kast ettiğini açıklamak
explain yourself v. kendini açıklamak
explain yourself v. ne demek istediğini açıklamak
explain yourself v. söylediği şeyi açmak
explain yourself v. davranışının nedenini açıklamak
eli5 (explain like I'm 5) expr. beş yaşındaymışım gibi açıkla
eli5 (explain like i'm 5) abrev. mala anlatır gibi açıkla
Idioms
explain away v. endişelerini gidermek
explain away v. mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak
explain away v. makul açıklamalar getirmek
explain at great length v. uzun uzun açıklamak
explain at great length v. ayrıntılarıyla açıklamak
Speaking
what I try to explain expr. anlatmak istediğim
it's hard to explain expr. açıklamak zor
it's hard to explain expr. bunu açıklamak zor
how do you explain that? expr. bunu nasıl açıklıyorsun?
there isn't any time to explain expr. açıklayacak zaman yok
I'm trying to explain expr. açıklamaya çalışıyorum
I'll explain everything expr. her şeyi açıklayacağım
can you explain that? expr. bunu açıklayabilir misin?
i can explain expr. açıklayabilirim
I'd rather not explain on the phone expr. bunu telefonda söylememeyi tercih ederim
let me explain what i mean expr. izin verirseniz ne demek istediğimi açıklayayım
I can explain this expr. bunu açıklayabilirim
I can't explain it to you expr. bunu sana açıklayamam
you don't have to explain expr. açıklamak zorunda değilsin
let me explain expr. izin ver açıklayayım
I cannot explain the difference expr. aradaki farkı açıklayamam
can you explain why? expr. nedenini açıklar mısın?
I can explain everything expr. her şeyi açıklayabilirim
allow me to explain expr. açıklamama izin verin
let me explain expr. açıklamama izin verin
explain like I'm dumb expr. mala anlatır gibi açıkla
how can I explain this to her? expr. bunu ona nasıl izah edebilirim?
Trade/Economic
comply or explain n. uy veya açıkla
invitation to explain n. izaha davet
Technical
try to explain v. anlatmaya çalışmak
try to explain v. açıklamaya çalışmak
Computer
explain rule expr. kuralı açıkla