falling - Turc Anglais Dictionnaire

falling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

falling — Definition

Signification:
düşen, azalan, düşme
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfɔːlɪŋ/ – BrE /ˈfɔːlɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat/İsim; Fiil kökenli ortaç: falling
Antonymes:
rising, increasing, ascending

Sens de "falling" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 8 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
falling adj. düşen
A falling tree hit Richard right on the head.
Düşen bir ağaç Richard'ın tam kafasına geldi.

More Sentences
General
falling n. düşüş
But the falling is happening too fast.
Ancak düşüş çok hızlı oluyor.

More Sentences
falling n. sukut
falling n. düşme
falling n. düşüş (uyuşturucu vb etkisinden)
falling adj. düşük
falling adj. azalan
Linguistics
falling adj. alçalan

Sens de "falling" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
falling off n. azalma
any of three radiations of heat falling in succession from the sun to the air n. cemre
falling sickness n. epilepsi
equal falling n. eşdüşer
falling sickness n. sara hastalığı
falling down n. düşme
falling star n. akanyıldız
falling star n. ağma
falling star n. şahap
falling off n. düşme
falling off n. eksilme
meteor falling n. göktaşı düşmesi
falling star n. kayan yıldız
avalanche falling n. çığ düşmesi
falling star n. yıldız kayması
falling price n. azalan fiyat
falling-away n. eksilme
falling-away n. azalma
falling-away n. düşme
falling film cooler n. film soğutma
falling hazard n. düşme tehlikesi
falling hazard n. düşme riski/tehlikesi
danger of falling n. düşme tehlikesi
hazard of falling n. düşme tehlikesi
falling action (in a work of literature) n. düğüm noktası ile çözüm arasındaki bölüm
falling short of words n. kelimelerin kifayetsiz kalışı
falling dream n. düşme rüyası
have a falling out with somebody v. külahları değişmek
have a falling out with somebody v. arası açılmak
be shot by a falling-bullet from a celebratory gun fire v. maganda kurşununa kurban gitmek
get hit by a falling-bullet from a celebratory gun fire v. maganda kurşununa kurban gitmek
wish on a falling star v. yıldız kayarken dilek tutmak
falling into this category adj. bu kategoriye giren
falling into this class adj. bu sınıfa giren
tear-falling adj. gözyaşı döken
tear-falling adj. hassas
tear-falling adj. gözü yaşlı
falling to prep. isabet
Proverb
gravitation cannot be held responsible for people falling in love insanların aşka düşmesinden yerçekimini sorumlu tutamazsın
gravitation cannot be held responsible for people falling in love insanların aşık olmasından yerçekimini sorumlu tutamazsın
Colloquial
falling down drunk adj. ayakta duramayacak kadar sarhoş
falling-down drunk adj. küfelik
falling-down drunk adj. ayakta duramayacak kadar sarhoş
falling down drunk adj. zil zurna sarhoş
falling-down drunk adj. fitil gibi sarhoş
falling down drunk adj. ayakta zor duran sarhoş
falling down drunk adj. küfelik
falling down drunk adj. fitil gibi sarhoş
falling-down drunk adj. ayakta zor duran sarhoş
falling-down drunk adj. zil zurna sarhoş
now, all the pieces of the puzzle are falling into place expr. (hah şimdi) taşlar yerine oturdu işte
easy as falling off a log expr. çok kolay
Idioms
a falling out n. birbirine düşme
a falling out n. bozuşma
a falling out n. külahları değişme
a falling out n. arası açılma/bozulma
a falling out n. tartışıp/kavga edip küsme
a falling out n. kapışma
a falling out n. papaz olma
falling-out n. çatışma
falling-out n. uzlaşmazlık
falling-out n. anlaşmazlık
be falling apart at the seams v. kötü durumda olmak
be falling apart at the seams v. kontrolden çıkmış olmak
be falling apart at the seams v. altüst olmak
catch a falling knife v. (fiyatı) düşerken hisse almak
catch a falling knife v. (fiyatı) düşmekte olan hisseyi almak
be falling over (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmak için) dünden hazır olmak
be falling over (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmaya) can atmak
be falling over (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmak için) çok hevesli olmak
be falling over (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmak için) birbirlerinin üstüne çullanmak
be (as) easy as falling off (of) a log v. çantada keklik olmak
be (as) easy as falling off (of) a log v. işten bile olmamak
be (as) easy as falling off (of) a log v. çocuk oyuncağı olmak
be (as) easy as falling off (of) a log v. tereyağından kıl çeker gibi olmak
be (as) easy as falling off (of) a log v. çok kolay olmak
be (as) easy as falling off (of) a log v. pek beceri/çaba gerektirmemek
be (as) easy as falling off (of) a log v. çok basit olmak
be falling over yourself to do something v. bir şeyi yapmaya dünden hazır olmak
be falling over yourself to do something v. bir şey yapmak için birbirinin üstüne çullanmak/birbirini yemek
be falling over yourself to do something v. bir şeyi yapmaya can atmak
be falling over yourself to do something v. bir şeyi yapmaya çok meraklı/istekli olmak
be falling over yourself to do something v. bir şeyi yapmak için çok hevesli olmak
have a falling out v. küsmek
have a falling out v. arası açılmak
have a falling out v. külahları değişmek
easy as falling of a log expr. çok kolay
as easy as falling off a log expr. tereyağından kıl çeker gibi
as easy as falling off a log expr. işten bile değil
as easy as falling off a log expr. çocuk oyuncağı
easy as falling off a log expr. çocuk oyuncağı
as easy as falling off a log expr. çok kolay
the world is falling apart expr. kıyamet kopacak
sky is falling expr. başımıza taş yağacak
the world is falling apart expr. başımıza taş yağacak
sky is falling expr. kıyamet kopacak
like falling off (of) a log expr. işten bile değil
like falling off (of) a log expr. tereyağından kıl çeker gibi
like falling off (of) a log expr. gözü kapalı
like falling off (of) a log expr. iş değil
like falling off (of) a log expr. çok kolay
as easy as falling off a log expr. pek beceri/çaba gerektirmeyen şey
as easy as falling off a log expr. çocuk oyuncağı
as easy as falling off a log expr. çantada keklik
as easy as falling off a log expr. çok kolay
easier than falling off a log expr. çok kolay
easier than falling off a log expr. çocuk oyuncağı
easier than falling off a log expr. çantada keklik
easier than falling off a log expr. pek beceri/çaba gerektirmeyen
easier than falling off a log expr. tereyağından kıl çeker gibi
easier than falling off a log expr. çok basit
easier than falling off a log expr. işten bile değil
stumbling is not falling expr. küçük zorluklar karşısında hemen yılmamak gerekir
stumbling is not falling expr. ufak aksaklıklar cesaretini kırmasın
stumbling is not falling expr. küçük aksaklıklardan yılmamak gerekir
stumbling is not falling expr. biraz tökezledim diye düştüm sanma
Speaking
I'm falling asleep expr. uykum geldi
tell me you're not falling for that woman expr. o kadına vuruldum deme sakın
I am falling into you expr. sana aşık oluyorum
Trade/Economic
falling rate of return n. azalan getiri oranı
falling market n. fiyatların düştüğü piyasa
bank in falling condition n. aciz halindeki banka
falling energy prices n. düşen enerji fiyatları
rising and falling of currencies n. para birimlerinin yükselip düşmesi
falling wedge n. alçalan takoz
falling wedge n. düşen takoz
have a falling tendency v. düşmeye eğilimi olmak
show a falling tendency v. düşmeye temayül etmek
show a falling tendency v. düşüş eğilimi göstermek
show a falling tendency v. düşüş eğiliminde olmak
Law
bank in falling condition n. aciz halindeki banka
Technical
falling head n. azalan yük
falling of the water table n. su tablasının alçalması
falling film cooler n. film soğutma
falling shutter weir n. devrilir kapaklı bağlama
falling head n. düşen yük
falling-head permeameter n. düşen seviyeli permeabilite aleti
falling-weight butterfly valve n. ağırlıklı kelebek vana
falling of the water level n. su seviyesinin inmesi
falling gradient n. iniş eğim derecesi
falling of the water table n. yeraltı su düzeyinin alçalması
protection against falling from height n. yüksekten düşmeye karşı korunma
falling ball test n. düşen bilya deneyi
falling slag n. düşen dışık
falling film evaporator n. düşen film evaporatör
falling mass method n. kütle düşürme metodu
falling weight test n. ağırlık düşürme deneyi
falling rod viscometer n. düşen mil viskozimetresi
falling-ball viscometer n. bilye düşürmeli viskozimetre
Construction
falling-object protective structures n. düşen maddelere karşı koruyucu yapılar