rising - Turc Anglais Dictionnaire

rising

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rising — Definition

Signification:
yükselen, artan
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈraɪzɪŋ/ – BrE /ˈraɪzɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat: rising
Synonymes:
increasing, ascending
Antonymes:
declining

Sens de "rising" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 59 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
rising adj. yükselen
George is a rising star in the theatre.
George tiyatronun yükselen bir yıldızır.

More Sentences
rising adj. doğan
General
rising n. ayaklanma
On Wednesday, August 1, 2018, we mark the 74th anniversary of the Warsaw Rising.
1 Ağustos 2018 Çarşamba günü Varşova Ayaklanmasının 74. yıldönümünü kutluyoruz.

More Sentences
rising n. yükseliş
Concentrate on the rising and falling of your breath.
Nefesinizin yükselişine ve düşüşüne odaklanın.

More Sentences
Trade/Economic
rising n. yükseliş
Concentrate on the rising and falling of your breath.
Nefesinizin yükselişine ve düşüşüne odaklanın.

More Sentences
rising adj. artan
The rising death toll on the roads is forcing us to have second thoughts.
Yollarda artan ölü sayısı bizi tekrar düşünmeye zorluyor.

More Sentences
Technical
rising adj. yükselen
George is a rising star in the theatre.
George tiyatronun yükselen bir yıldızır.

More Sentences
Linguistics
rising adj. yükselen
George is a rising star in the theatre.
George tiyatronun yükselen bir yıldızır.

More Sentences
General
rising n. isyan
rising n. doğma
rising n. şişlik
rising n. başkaldırma
rising n. doğuş
rising n. artış
rising n. ihtilal
rising n. ilerleme
rising n. çıkış
rising n. yükselme
rising n. kalkma
rising n. bayır
rising n. tepe
rising n. çıkıntı
rising n. tümsek
rising n. yükseklik
rising n. yüksek yer
rising n. yükselti
rising n. ilerleyiş
rising adj. gelişen
rising adj. şiş
rising adj. çıkan
rising adj. kalkan
rising adj. rütbesi yükselen
rising adj. statüsü yükselen
rising adj. itibarı artan
rising adj. olgunlaşan
rising adj. erginleşen
rising adj. büyüyen
rising adj. ilerleyen
rising adj. olgunlaşan
rising adv. birazcık fazla
rising adv. bir parça fazla
rising adv. bir miktar fazla
Colloquial
rising adv. yaşına yaklaşan
rising adv. neredeyse
rising adv. hemen hemen
rising adv. yaklaşık olarak
Trade/Economic
rising n. zam
rising adj. fiyata ilave
Technical
rising n. yükselme
rising n. yukarı doğru kalkma
Construction
rising n. açık teknenin oturaklarını destekleyen kiriş
rising n. güverteyi destekleyen baş-kıç mesnetleri
Gastronomy
rising n. kabarma
rising n. maya
rising n. hamur kabartan madde
Agriculture
rising adj. (fiziksel durumu) iyileşen
rising adj. (fiziksel durumu) gelişen
History
rising adj. (armacılıkta) kanatları açık olan
Ottoman Turkish
rising n. kıyam

Sens de "rising" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 125 résultat(s)

Anglais Turc
General
rising temperature n. artan sıcaklık
rising slope n. artan eğim
rising prices n. yükselen fiyat
rising out n. yükselme
rising star n. başarıya doğru ilerleyen kimse
rising movement n. yükselme hareketi
rising generation n. büyüyen nesil
rising generation n. genç nesil
rising generation n. yeni nesil
rising sign n. yükselen burç
rising star n. yükselen yıldız
rising up n. yükselme
the rising tide of crime n. suç oranlarındaki artış
rising crime rates n. artan suç oranları
rising sun n. doğan güneş
rising action n. tırmanan olaylar zinciri
the rising values n. yükselen değerler
rising intonation n. evet/hayır karşılığı bulan soru kalıpları
rising trend n. yükselen trend
rising trend n. yükselen eğilim
rising waves n. yükselen dalgalar
rising sea n. yükselen deniz
heart rising n. isyan etme
rising [dialect] n. apse
rising [dialect] n. çıban
keep on rising v. yükselmeye devam etmek
ever-rising adj. durmadan yükselen
ever-rising adj. sürekli artan
Phrases
a rising tide lifts all boats n. bir ulusun refahı herkese yarar sağlar
Proverb
a rising tide lifts all boats güçlü bir ekonomi tüm işletmeleri ve kişileri kalkındırır
Colloquial
a rising market n. yükselen bir pazar/piyasa
Idioms
rising tide [cliché] n. yukarı doğru bir meyil
rising tide [cliché] n. güçlü/ciddi bir yükseliş
rising tide [cliché] n. yükselme
rising tide [cliché] n. yükselen grafik/oran
rising tide [cliché] n. yukarı doğru bir dalgalanma
rising tide [cliché] n. yükseliş
be rising v. merdiven dayamak
(one's) star is rising v. yıldızı parlamak
(one's) star is rising v. yükselişe geçmek
someone's star is rising expr. yıldızı parlıyor
someone's star is rising expr. yükselişe geçiyor
Speaking
what is your rising sign? expr. yükselen burcun ne?
what is your rising star? expr. yükselenin ne?
what is your rising star? expr. yükselen burcun ne?
what is your rising sign? expr. yükselenin nedir?
what is your rising sign? expr. yükselen burcun nedir?
what is your rising sign? expr. yükselenin ne?
what is your rising star? expr. yükselenin nedir?
what is your rising star? expr. yükselen burcun nedir?
the sun is rising expr. güneş doğuyor
tension is rising expr. gerilim artıyor
I hate gemini especially if the rising sign is aquarius expr. ikizleri hiç sevmem hele de yükseleni kovaysa
Trade/Economic
rising deficit n. artan açık
rising costs n. artan maliyetler
rising tendency n. yükselme eğilimi
rising tendency n. yükselme temayülü
rising movement n. yükselme hareketi
rising need n. yükselen gereksinim
rising need n. artan ihtiyaç
rising incomes n. gelir(milli gelir)'de artış
rising and falling of currencies n. para birimlerinin yükselip düşmesi
rising prices n. artan fiyatlar
rising prices n. yükselen fiyatlar
rising wedge n. yükselen takoz
rapidly rising adj. hızla yükselen
rapidly rising adj. hızla artan
rapidly rising adj. hızlı yükselen
Technical
rising current n. yükselen akım
rising pipe n. düşey boru
rising velocity n. yükselme hızı
rising main n. ana düşey boru
rising of water level n. su seviyesi yükselmesi
rising of a pile n. kazığın kaydırılması
rising of water level n. su düzeyi yükselmesi
temperature rising n. hararetin yükselmesi
rising steel n. yarıkaynar çelik
conditions of continually rising temperatures n. sürekli olarak yükselen sıcaklık şartları
rising temperature n. artan sıcaklık
rising stem valve n. yükselen milli vana
Informatics
rising edge n. yükselen kenar
Construction
rising bridge n. kalker köprü
rising main n. kolon
rising main n. ana kolon
rising-butt hinge n. yükseltir menteşe
rising damp n. zeminden bina duvarlarına kılcal nem hareketi
Automotive
rising-rate suspension n. sıkıştıkça sertliği artan süspansiyon düzeni
Traffic
rising bollard n. mantar bariyer
Medical
rising erythrocyte sedimentation rate n. yükselen eritrosit sedimantasyon hızı
Food Engineering
falling rising ball viscometer n. düşen yükselen toplu vizkozimetre
salt rising n. temel malzemesi tuz olan bir tür maya
Gastronomy
salt-rising bread n. pişmiş üründen artakalan mayalı kabarık hamurla yapılan ekmek
self-rising flour n. hazır un, tuz ve kabartma tozu karışımı
self-rising flour n. kendinden kabaran un
rising during baking v. pişerek kabarmak
self-rising adj. kendinden kabaran
self-rising adj. kendi kendine kabaran
Astronomy
heliacal rising n. gök cisminin güneşin doğuşuyla yaklaşık aynı zamanda doğması
heliacal rising n. güneşle benzer zamanlarda doğan bir gök cisminin şafak vakti gökyüzünde ilk göründüğü zaman
Literature
rising rhythm n. vurgunun son heceye denk geldiği ritmik vezin ölçüsü
rising action n. (eserde) gelişme bölümü
Linguistics
high rising terminal n. yükselen tonlama
high rising intonation n. yükselen tonlama
rising inflection n. yükselen tonlama
hrt (high rising terminal) abrev. cümlelerin soru gibi tonlandığı, genellikle kuzey amerika'daki genç kızlarca tercih edilen konuşma şekli
hrt (high rising terminal) abrev. yükselen tonlama
History
easter rising n. paskalya ayaklanması
Religious
lailat al miraj (prophet mohammad's rising to sky) n. miraç kandili
day of rising n. hesap/diriliş günü
Geography
rising fawn n. georgia eyaletinde şehir
rising sun n. indiana eyaletinde şehir
rising star n. teksas eyaletinde şehir
rising city n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
rising tide n. yükselen su
rising tide n. (gelgitte) suyun yükselmesi
Military
rising mine n. yükselen mayın
Sport
rising trot n. (binicilikte) tırıs
rising trot n. (binicilikte) binicinin her iki vuruşta eyerden yükseldiği at yürüyüşü
Football
rising shot n. yükselen şut
Engineering
dead rising n. döşeme başlarından geçip her bir başın yüksekliğini gösteren bir gemi planındaki kavisli baş-kıç hattı
Slang
rising [us] prep. aşmış anlamı veren ön ek
rising [us] prep. daha fazla anlamı veren ön ek
Star Wars
rancor rising n. yükselen rancor
rising phoenix n. yükselen anka
the rising moon n. yükselen ay