mad - Turc Anglais Dictionnaire

mad

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mad — Definition

Signification:
çılgın, kızgın
Prononciation (IPA):
(AmE /mæd/ – BrE /mæd/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
angry, insane
Antonymes:
calm, sane

Sens de "mad" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 28 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
mad adj. kızgın
Don't be mad at me, please!
Bana kızgın olma ya, lütfen!

More Sentences
mad adj. deli
When he heard Timothy was promoted, he was mad with jealousy.
Timothy'nin terfi ettiğini duyunca kıskançlıktan deliye dönmüştü.

More Sentences
mad adj. çılgın
You will not need to pass through a mad stage.
Çılgın bir aşamadan geçmenize gerek kalmayacak.

More Sentences
General
mad adj. çatlak
You are either foolish or mad!
Ya aptalsın ya da çatlak!

More Sentences
mad adj. manyak
You are mad.
Sen manyaksın.

More Sentences
mad adj. deli gibi
Tom is fighting mad.
Tom deli gibi dövüşüyor.

More Sentences
mad adj. delice
Let's blow it up,' she said with a mad look in her eyes.
"Hadi patlatalım şunu" dedi gözlerinde delice bir bakışla.

More Sentences
mad adj. öfkeli
Tom isn't mad at Mary.
Tom Mary'ye öfkeli değil.

More Sentences
mad adj. sinirli
Tom is mad because I let you help me.
Bana yardım etmene izin verdiğim için Tom sinirli.

More Sentences
mad adj. çılgın
You will not need to pass through a mad stage.
Çılgın bir aşamadan geçmenize gerek kalmayacak.

More Sentences
mad adj. hasta
mad adj. akıl hastası
mad adj. kudurmuş
mad adj. azgın
mad adj. kuduz
mad adj. kuduruk
mad adj. divane
mad adj. kaçık
mad adj. dengesiz (kimse)
mad adj. mecnun
mad adj. kuluduk
mad adj. mantıksız
mad adj. mantık dışı
mad adj. açıklanamaz
mad adj. izah edilemeyen
Archaic
mad v. delirtmek
mad v. delirmiş gibi davranmak
mad v. delirmek

Sens de "mad" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
go mad v. çıldırmak
drive mad v. çıldırtmak
go mad v. kudurmak
go mad v. delirmek
General
stark raving mad n. zırdeli
mad calf disease n. deli dana hastalığı
mad cow n. deli dana
stark raving mad n. kudurmuş
stark raving mad n. delirmiş
stark mad n. zırdeli
mad girl n. çılgın kız
mad libs n. isim şehir tarzı bir oyun
mad-libs n. bir tür kim kiminle nerede oyunu
mad bull n. kızgın/azgın boğa
mad dog n. kuduz köpek
mad dog n. saldırgan köpek
mad professor n. çılgın profesör
mad money n. randevuya çıkan bir kadının üzerinde taşıdığı, partneri ile kavga etmeleri durumunda eve dönmesine yetecek kadar yol parası
mad money n. acil ihtiyaçlar veya küçük alımlar için kenarda tutulan para
mad (magnetic airborne detector) n. manyetik hava detektörü
be hopping mad v. köpürmek
be mad v. deli olmak
drive somebody mad v. çıldırtmak
go mad v. oynatmak
drive somebody mad v. fıttırtmak
be mad about v. hastası olmak
go mad from jealousy v. çatlamak
go mad v. aklını oynatmak
drive somebody mad v. kafasını kızdırmak
get mad v. illet olmak
be mad v. delirmek
regard someone as mad v. deli yerine koymak
go mad v. aklını kaçırmak
be mad v. hasta olmak
do something mad v. delişmenlik etmek
look on someone as mad v. deli yerine koymak
drive somebody mad v. deli etmek
make hopping mad v. kudurtmak
be mad about v. hasta olmak
drive mad v. delirtmek
make mad v. deli etmek
be hopping mad v. sinirinden kudurmak
be mad on v. hastası olmak
drive mad v. deli etmek
be mad about v. deli olmak
go mad v. deli olmak
send somebody mad v. deli etmek
go mad v. cinnet getirmek
drive somebody mad v. delirtmek
go in a mad frenzy v. keçileri kaçırmak
do a mad thing v. çılgınlık yapmak
be mad about v. deli gibi sevmek
go raving mad v. zincirini koparmak
go mad v. kafayı çizmek
go mad v. balatayı sıyırmak
go mad v. kafayı yemek
get mad v. kızmak
get mad v. zıvanadan çıkmak
get mad v. öfkeden çıldırmak
get mad v. deliye dönmek
go mad v. cinnet geçirmek
drive mad v. aklını başından almak
be mad at (someone) v. (birine) kızgın olmak
get mad quickly v. kolay sinirlenmek
get mad quickly v. çabuk sinirlenmek
go to bed mad v. yatağa kızgın gitmek
be mad at oneself v. kendine kızmak
get mad easily v. kolay çileden çıkmak
get mad easily v. kolay sinirlenmek
go mad v. kulumak
as mad as a hatter adj. zırdeli
gone mad adj. çıldırmış
mad about adj. can atan
mad as a march hare adj. zırdeli
mad about adj. deli
as mad as adj. kadar çılgın
mad as a hatter adj. zırdeli
mad on adj. budala
raving mad adj. kudurmuş
raving mad adj. çılgın
raving mad adj. abuk sabuk
raving mad adj. saçma
mad–brained adj. gözü kara
mad-headed adj. çılgın
mad-headed adj. kafadan çatlak
mad–brained adj. öfkeliliği ile göze çarpan
march-mad adj. aşırı atılgan
march-mad adj. aşırı tedbirsiz
march-mad adj. delidolu
half-mad adj. akıllıca olmayan
half-mad adj. tam olarak akla yatmayan
horn-mad adj. çıldırmış
horn-mad adj. gözü dönmüş
horn-mad adj. delirmiş
like mad adv. delice
in a mad scramble adv. kapış kapış
like mad adv. delicesine
like mad adv. deli gibi
like mad adv. çıldırmış gibi
like mad adv. çılgınca
Phrasals
be mad about someone v. birisi için deli olmak
mad about (someone or something) adj. (birini/bir şeyi) deli gibi seven
mad about (someone or something) adj. (biriyle/bir şeyle) ilgili sinirden çılgına dönmüş
mad about (someone or something) adj. (biriyle/bir şeyle) ilgili çok kızgın
mad about (someone or something) adj. (birine/bir şeye) deli olmuş
mad about (someone or something) adj. (birinin/bir şeyin) hastası olan
mad about (someone or something) adj. (biriyle/bir şeyle) ilgili küplere binmiş
mad about (someone or something) adj. (birine/bir şeye) deli olan
mad about (someone or something) adj. (biriyle/bir şeyle) ilgili hop oturup hop kalkan
Proverb
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun öğlen güneşinin altında dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun güneş tepedeyken dışarı çıkılmaz
only mad dogs and englishmen go out in the midday sun bu sıcakta dışarı çıkılmaz
Colloquial
my mad fat diary n. benim deli şişko günlüğüm
tamping mad (south wales dialect) n. çok sinirli
mad money n. lüzumsuz/keyfi alışverişler için ayrılan cüzi bir para
mad money n. acil ihtiyaç durumları için ayrılan az miktarda para
mad money n. bir kadının sevgilisiyle/partneriyle çıkarken her ihtimale karşı yanında bulundurduğu bir miktar para
mad money n. ekstra harcama parası
mad money n. bir kadının partnerinden/birlikte çıktığı kişiden ayrılıp eve yalnız dönmek isterse diye yanında bulundurduğu cüzi bir para
mad money n. keyfi harcanacak para
mad money n. acil durumlar için kenara ayrılmış az miktarda para
mad money n. öngörülemeyen masraflar için ayrılmış cüzi bir para
mad money n. kötü günler için saklanan az miktarda para
mad money n. lüzumsuz şeylere harcanacak para
mad money n. her ihtimale karşı kenara koyulan cüzi bir para
mad money n. yedek para
be barking mad v. kafayı yemek
be barking mad v. tamamen delirmek
be barking mad v. keçileri kaçırmak
be barking mad v. zırdeli olmak
be barking mad v. çıldırmak
hopping mad adj. sinirden çılgına dönmüş
hopping mad adj. küplere binmiş
hopping mad over (something) adj. (bir şeyle) ilgili sinirden çılgına dönmüş
hopping mad over (something) adj. (bir şeyle) ilgili çok kızgın
hopping mad over (something) adj. (bir şeyle) ilgili küplere binmiş
hopping mad about (something) adj. (bir şeyle) ilgili küplere binmiş
hopping mad about (something) adj. (bir şeyle) ilgili hop oturup hop kalkan
hopping mad over (something) adj. (bir şeyle) ilgili hop oturup hop kalkan
hopping mad about (something) adj. (bir şeyle) ilgili çok kızgın
hopping mad about (something) adj. (bir şeyle) ilgili sinirden çılgına dönmüş
hopping mad expr. zıvanadan çıkmış
hopping mad expr. çok kızgın
in a mad rush expr. alelacele
in a mad rush expr. telaş içinde
in a mad rush expr. aceleyle
I'm mad about you expr. deliyim sana
I'm mad about you expr. hastayım sana
mad props expr. teşekkür
mad props expr. kişi veya kişilerin takdir edilmesi gerektiğinde söylenen söz