media - Turc Anglais Dictionnaire

media

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

media — Definition

Signification:
medya
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈmiːdiə/ – BrE /ˈmiːdiə/)
Partie du discours:
İsim: media (plural-only)
Synonymes:
press, mass media

Sens de "media" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 30 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
media n. medya
The Japanese media have carried detailed reports of the scandal.
Japon medyası skandalla ilgili ayrıntılı haberlere yer verdi.

More Sentences
General
media n. basın
I have no doubt that women journalists are also under pressure in the written media.
Kadın gazetecilerin yazılı basında da baskı altında olduğundan hiç şüphem yok.

More Sentences
media n. ortam
Averta is intended for use in a variety of media.
Averta çeşitli ortamlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır.

More Sentences
media n. media
Some of them are also involved in the Culture 2000 and Media Plus programmes.
Bazıları Culture 2000 ve Media Plus programlarında da yer almaktadır.

More Sentences
Trade/Economic
media n. medya
The Japanese media have carried detailed reports of the scandal.
Japon medyası skandalla ilgili ayrıntılı haberlere yer verdi.

More Sentences
Media
media n. medya organı
In addition, the other media play an important role in the promotion of European film, of course.
Ayrıca diğer medya organları da Avrupa filmlerinin tanıtımında önemli bir rol oynamaktadır.

More Sentences
Geography
media n. medya
The Japanese media have carried detailed reports of the scandal.
Japon medyası skandalla ilgili ayrıntılı haberlere yer verdi.

More Sentences
General
media n. radyo
media n. araçlar
media n. kitle iletişim araçları
Trade/Economic
media n. iletişim araçları
media n. kitle iletişim araçları
media n. kitle iletişim aracı
Media
media n. yayın organı
media adj. kitle iletişimine ait
media adj. kitle iletişimi ile ilişkili
Advertising
media n. mecra
Technical
media n. orta cidar
Food Engineering
media n. besiyerleri
Linguistics
media n. yunanca'daki ötümlü durak sesleri olan β, ƍ ve γ'dan biri
media n. ötümlü üflemesiz durak
media n. üflemesiz durak
media n. yumuşak durak
media n. boğumlanma noktası ötümlü ve soluklu bir konuşma sesi arasında olan ünsüz harf
media n. kuvvetli olmayan bir sesle telaffuz edilen ünsüz harf
Geography
media n. illinois eyaletinde yerleşim yeri
media n. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
media n. pers imparatorluğu'nun günümüz iran topraklarının kuzeybatısını kapsayan eyaletine ve medlerin yaşadığı ülkeye verilen ad
Military
media n. iletişim araçları
Entomology
media n. böcek kanadının ortasında yer alan, genellikle dışbükey ön kolu ve içbükey arka kolu bulunan sinir

Sens de "media" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
General
media media n.
Some of them are also involved in the Culture 2000 and Media Plus programmes.
Bazıları Culture 2000 ve Media Plus programlarında da yer almaktadır.

More Sentences

Sens de "media" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fire extinguishing media n. yangın söndürücü madde
General
germination media n. çimlenme ortamı
mass media n. kitlesel medya
media campaign n. medya kampanyası
news media n. medya
electronic media n. elektronik iletişim araçları
mass media and young adult n. kitle iletişim araçları ve genç yetişkinler
mass media in health education n. sağlık eğitiminde televizyon
social aspects of mass media n. sosyal açıdan kitle iletişim araçları
terrorism and mass media n. terörizm ve kitle iletişim araçları
germination media n. çimlendirme ortamı
mass media n. kitle iletişim
advertising media planning n. reklamcılık medya planlaması
mass media n. medya
media reception center n. medya kabul merkezi
interactive media n. etkileşimli medya
printed media n. yazılı basın
mass media n. kitle iletişim araçları
mass media n. görsel basın
media center n. medya merkezi
the media n. medya
media support n. medya desteği
media director n. medya müdürü
via media n. aşırı uçların ortasındaki yol
army of media n. medya ordusu
moral and ethical aspects mass media n. manevi ve ahlaki açıdan kitle iletişim araçları
media failure n. ortam bozukluğu
terrorism in mass media n. kitle iletişim araçlarında terörizm
contrast media n. kontrast maddeler
the media n. kitle iletişim araçları
police and mass media n. polis ve kitle iletişim araçları
mass media and public opinion n. kitle iletişim araçları ve kamuoyu
hostile media n. düşman medya
traditional media n. geleneksel medya
external media n. dış basın
traditional media n. geleneksel basın yayın
external media n. dış yayın
world media n. dünya basını
mass media specialists n. kitle iletişim uzmanları
mass media scholars n. kitle iletişim araştırmacıları
mass media and the environment n. kitle iletişim araçları ve çevre
mass media and language n. kitle iletişim araçları ve dil
mass media and technology n. kitle iletişim araçları ve teknoloji
mass media and sports n. kitle iletişim araçları ve spor
mass media and culture n. kitle iletişim araçları ve kültür
mass media and minorities n. kitle iletişim araçları ve azınlıklar
mass media and women n. kitle iletişim araçları ve kadınlar
mass media and the arts n. kitle iletişim araçları ve sanat
mass media criticism n. kitle iletişim araçları eleştirisi
mass media and sex n. kitle iletişim araçları ve cinsellik
mass media and music n. kitle iletişim araçları ve müzik
mass media and children n. kitle iletişim araçları ve çocuklar
mass media in education n. eğitimde kitle iletişim araçları
mass media and race relations n. kitle iletişim araçları ve ırk ilişkileri
mass media policy n. kitle iletişim araçları politikası
labor unions and mass media n. işçi sendikaları ve kitle iletişim araçları
local mass media n. yerel kitle iletişim araçları
violence in mass media n. kitle iletişim araçlarında şiddet
media programs n. iletişim programları
ethnic mass media n. etnik kitle iletişim araçları
growth media n. içinde mikroorganizmaların gelişebileceği madde
national media n. yerli basın
media relations n. medya ilişkileri
media organization n. medya kuruluşu
media company n. medya kuruluşu
magnetic media n. manyetik medya
violent media n. şiddet içerikli medya
media contribution n. medya desteği
media's interest n. medyanın ilgisi
media's interest n. basının ilgisi
printed media n. basılı medya
local media n. yerel medya
national media n. ulusal medya
media organ n. medya organı
media member n. medya mensubu
printed and visual media n. yazılı ve görsel yayın araçları
trade-unions and mass media n. sendikalar ve kitle iletişim araçları
mass media n. kitle haberleşme araçları
media representative n. medya temsilcisi
media selection n. vasıta seçimi
media selection n. araç seçimi
stream media n. kesintisiz ortam
certain parts of the media n. bir kısım medya
media giant n. medya devi
audiovisual media n. görsel-işitsel kitle iletişim araçları
media boss n. medya patronu
media science n. medya bilimi
media manager n. medya yöneticisi
media king n. medya kralı
media room n. medya odası
media circus n. medya sirki
media invitation n. basın daveti
media placement specialist n. medya yerleştirme uzmanı
media coverage n. medya ilgisi
social aspects of mass media n. kitle iletişim araçlarının toplumsal yönleri
electronic media n. elektronik ortam
media organ n. basın yayın organı
media spotlight n. medyanın ilgisi
media tool n. medya aracı
pre-media n. orijinal çizim sonrası ile son yayım öncesi arasındaki dönem
critique of media n. medyanın eleştirisi
media institution n. basın kuruluşu
media room n. ev sinema odası
media tools n. medya araçları
media congress n. medya kongresi
significant media coverage n. medyada geniş yer
media outlet n. basın kuruluşu
media mogul n. medya patronu
media proprietor n. medya patronu
social media specialist n. sosyal medya uzmanı
social media expert n. sosyal medya uzmanı
social media devices n. sosyal medya araçları
media of communication n. iletişim araçları
media consumption n. medya tüketimi
old media n. eski medya
old media n. (gazete, kitap, televizyon, sinema) internet öncesinde var olan medya
social media law n. sosyal medya yasası
physical media n. fiziksel medya
digital media n. dijital medya
leak a report to the media v. medyaya sızdırmak (bir röportajı vb)
infiltrate the media v. basına sızmak
appear on media v. medyada yer almak
have media coverage v. medyada yer almak
have widespread media coverage v. medyada geniş yer bulmak
have wide media coverage v. basında geniş yer bulmak
have wide media coverage v. medyada geniş yer bulmak
have widespread media coverage v. basında geniş yer bulmak
glean from the media v. medyadan öğrenmek
learn from the media v. medyadan öğrenmek
learn from the media v. medya aracılığıyla öğrenmek
glean from the media v. medya aracılığıyla öğrenmek
go on a media blitz v. yoğun bir tanıtım kampanyası başlatmak
receive widespread media attention v. medyada geniş yer bulmak
receive widespread media coverage v. medyada geniş yer almak
media arts v. medya sanatları
become a trending topic on social media v. sosyal medyada gündem olmak
become a hot topic on social media v. sosyal medyada gündem olmak
media-involved adj. medyanın dahil olduğu
media savvy adj. medyayı iyi kavramış
media savvy adj. medyaya aşina
media-driven adj. medya tarafından kullanılan
media-shy adj. kitlesel medyada görünmek istemeyen
old-media adj. eski medyaya ait
old-media adj. eski medya ile ilgili
via media adv. medya yoluyla
Colloquial
me-media n. kullanıcıların blog yazısı, fotoğraf, kişisel profil gibi kendilerine ait içerikleri yayınlayabildikleri çevrimiçi hizmetler
Idioms
media vulture n. medya maymunu
trial by the media n. bir dava veya anlaşmazlık hakkında televizyonda, medyada veya sosyal medyada bir kişiye karşı suçlama veya suçlama iması içerecek şekilde yapılan tartışma
trial by the media n. televizyonda/medyada yargılanma
trial by the media n. medya tarafından yargılanma