off back - Turc Anglais Dictionnaire

off back

Sens de "off back" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 5 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
off back adj. sırtından inmiş
off back adj. üzerindeki yük kalkmış
off back adj. üstünden atmış
off back adj. yakasından düşmüş
off back adj. uğraşmayı bırakmış

Sens de "off back" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
back off v. gevşetmek
back off v. vazgeçmek
give someone the shirt off one's back v. çok cömert olmak
Phrasals
back off v. geri çekilmek
back off v. geri çekmek
back off v. geri adım atmak
back off v. caymak
back someone or something off (from something) v. birini/bir şeyi (bir şeyden) uzaklaştırmak
back someone or something off (from something) v. birini/bir şeyi (bir şeyden) uzağa sürmek, itmek, hareket ettirmek
keep off back v. başının etini yemeyi kesmek
keep off back v. eleştirmeyi kesmek
keep off back v. yakasından düşmek
keep off back v. uğraşmayı kesmek
keep off back v. uğraşmayı bırakmak
keep off back v. rahat bırakmak
off (one's) back expr. üzerinden
off (one's) back expr. sırtından
back off geri adım atmak
back off yoğunluğunu azaltmak
back off aşağı çekmek
back off geri çekilmesini sağlamak
back off vazgeçmek
back off geri püskürtmek
back off geri çekilmek
back off geri adım attırmak
back off caymak
back off miktarını düşürmek
Colloquial
monkey off (one's) back v. sırtından/üzerinden yük kalkmak
monkey off (one's) back v. sırtındaki/üzerindeki yükten kurtulmak
monkey off (one's) back v. sürekli bir problemden kurtulmak
monkey off (one's) back v. sırtındaki/üzerindeki yükü atmak
get off my back! expr. düş ensemden!
get off my back! expr. düş yakamdan!
would give you the shirt off their back expr. kendi yemez yedirir
would give you the shirt off their back expr. giymez giydirir
get off my back expr. kendi işine bak
stay off my back! expr. düş sırtımdan!
back off exclam. geri bas
Idioms
give the shirt off one's back v. elinde avucunda ne varsa vermek
give the shirt off one's back v. birisine varını yoğunu vermek
back off v. sorumluluktan geri durmak
get off someone's back v. rahat bırakmak
get off someone's back v. yakasından düşmek
fall off the back of a lorry v. (hırsızlık vb yoluyla) yoktan elde edilmek
fall off the back of a lorry v. yasa dışı yollarla kazanmak
fall off the back of a lorry v. şüpheli biçimde kazanılmak
fall off the back of a lorry v. şaibeli yollarla elde edilmek
fall off the back of a lorry v. yasa dışı yollarla kazanılmak
no skin off someone's back v. birisini ilgilendiren bir sıkıntı olmamak
no skin off someone's back v. birisinin derdi olmamak
get someone off one's back v. birinden kurtulmak
get someone off one's back v. silkelemek (mecazi anlamda)
keep off someone's back v. birisini rahat bırakmak
keep off someone's back v. birisiyle bırakmak
keep off someone's back v. birisini eleştirmeyi kesmek
keep off someone's back v. birisiyle uğraşmayı kesmek
take the shirt off somebody's back v. varını yoğunu almak
take the shirt off somebody's back v. tüm parasını almak
take the shirt off somebody's back v. giydiği/üzerindeki gömleğe kadar almak
take the shirt off somebody's back v. soyup soğana çevirmek
have the shirt off somebody's back v. soyup soğana çevirmek
have the shirt off somebody's back v. giydiği/üzerindeki gömleğe kadar almak
have the shirt off somebody's back v. varını yoğunu almak
have the shirt off somebody's back v. tüm parasını almak
fall off the back of a truck v. yasa dışı yollarla kazanılmak
fall off the back of a truck v. (hırsızlık vb yoluyla) yoktan elde edilmek
fall off the back of a truck v. şüpheli biçimde kazanılmak
fall off the back of a truck v. şaibeli yollarla elde edilmek
fall off the back of a truck v. yasa dışı yollarla kazanmak
be like water off a duck's back v. kendisine yapılan eleştirilere/hakaretlere aldırmamak
be like water off a duck's back v. yöneltilen eleştiriler vız gelmek
give someone the shirt off one's back v. (yakınlarına/dostlarına) (isterlerse) her şeyini vermek
be off someone's back v. birini bunaltmayı bırakmak
be off someone's back v. birinin yakasından düşmek
be off someone's back v. birini rahat bırakmak
be off someone's back v. biriyle uğraşmayı kesmek
be off someone's back v. birini taciz etmeyi bırakmak
get off someone's back v. (birinin) kafasını ütülememek
get off someone's back v. dırdır yapmayı kesmek
get off someone's back v. vıdı vıdı etmemek
get off someone's back v. (birinin) başının etini yememek
get off someone's back v. vır vır etmemek
get off someone's back v. dırıltı etmemek
have the shirt off (one's) back v. donuna kadar almak
have the shirt off (one's) back v. birinden büyük miktarlarda para alıp zora sokmak
be no skin off (one's) back v. (birinin) umurunda olmamak
be no skin off (one's) back v. (birine) göre hava hoş olmak
be no skin off (one's) back v. (birinin) derdi olmamak
be no skin off (one's) back v. (birini) alakadar etmemek
be no skin off (one's) back v. (birini) ilgilendirmemek
be (like) water off a duck's back v. vız gelip tırıs gitmek
be water off a duck's back v. yöneltilen eleştiriler vız gelmek
be water off a duck's back v. yapılan eleştirilere/hakaretlere aldırmamak
be (like) water off a duck's back v. umurunda olmamak
be (like) water off a duck's back v. sinek vızıltısı gibi gelmek
be (like) water off a duck's back v. üzerinde bir etki yaratmamak
get off (one's) back v. (birinin) üstüne gelmeyi/gitmeyi bırakmak
get somebody off your back v. birini başından atmak/savmak
get somebody off your back v. birinin dırdırından kurtulmak
get off (one's) back v. (birinin) başının etini yemeyi bırakmak
get off somebody's back v. birinin üstüne gelmeyi/gitmeyi bırakmak
get off somebody's back v. birinin başının etini yemeyi bırakmak
get off somebody's back v. birinin yakasından düşmek
get off somebody's back v. birini rahat bırakmak
get off (one's) back v. (birinin) yakasından düşmek
get off (one's) back v. (birini) rahat bırakmak
give the shirt off back v. yemeyip yedirmek
give the shirt off back v. elinde avucunda ne varsa vermek
give the shirt off back v. çok cömert olmak
give the shirt off back v. giymeyip giydirmek
give the shirt off back v. varını yoğunu vermek
keep off (one's) back v. (birinin) başının etini yemeyi kesmek
keep off (one's) back v. (birini) rahat bırakmak
keep off (one's) back v. (birinin) yakasından düşmek
keep off (one's) back v. (birini) eleştirmeyi kesmek
keep off (one's) back v. (biriyle) uğraşmayı bırakmak
keep off (one's) back v. (biriyle) uğraşmayı kesmek
off someone's back adj. birinin yakasından düşmüş
off someone's back adj. birinin üstüne gelmeyi/gitmeyi bırakmış
off someone's back adj. biriyle uğraşmayı bırakmış
like water off a duck's back expr. buz üstüne yazılmış gibi
like water off a duck's back expr. kolayca
like water off a duck's back expr. tereyağından kıl çeker gibi
off the back of a truck expr. yasadışı yollarla
off the back of a truck expr. şaibeli yollarla
off the back of a lorry expr. kaçak yollarla
off the back of a lorry expr. şaibeli yollarla
off the back of a truck expr. kaçak yollarla
off the back of a lorry expr. yasadışı yollarla
it's no skin off my back teeth expr. beni bağlamaz
it's no skin off my back expr. beni bağlamaz
no skin off (one's) back expr. (birinin) umurunda değil
no skin off (one's) back expr. (birini) ilgilendirmez
no skin off (one's) back expr. (birinin) derdi değil
no skin off (one's) back expr. (birini) alakadar etmez
no skin off (one's) back expr. (birine) göre hava hoş
the shirt off your back expr. sahip olduğu her şey
the shirt off (one's) back expr. (birinin) sahip olduğu her şey
the shirt off your back expr. donuna kadar her şeyi
the shirt off back expr. sahip olduğu her şey
the shirt off (one's) back expr. (birinin) donuna kadar her şeyi
the shirt off back expr. donuna kadar her şeyi
would give (someone) the shirt off (one's) back expr. giymez giydirir
would give (someone) the shirt off (one's) back expr. kendi yemez yedirir
Speaking
it's no skin off my back teeth expr. benim için fark etmez
it's no skin off my back teeth expr. beni ilgilendirmez
it's no skin off my back teeth expr. benim derdim değil
it's no skin off my back teeth expr. benim için hava hoş
it's no skin off my back expr. benim derdim değil
it's no skin off my back expr. benim için hava hoş