kolayca - Turc Anglais Dictionnaire

kolayca

Sens de "kolayca" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 65 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kolayca easily adv.
The online service is easily accessible for members.
Çevrimiçi hizmete üyeler kolayca erişebilir.

More Sentences
General
kolayca easily adv.
The online service is easily accessible for members.
Çevrimiçi hizmete üyeler kolayca erişebilir.

More Sentences
kolayca with ease adv.
She did the job with ease.
İşini kolayca halletti.

More Sentences
kolayca readily adv.
It therefore needs to have teams that are capable of adjusting readily to requests made and reacting immediately.
Bu nedenle yapılan taleplere kolayca uyum sağlayabilecek ve anında tepki verebilecek ekiplere sahip olması gerekir.

More Sentences
kolayca smoothly adv.
This zipper doesn't zip smoothly.
Bu fermuar kolayca kapanmıyor.

More Sentences
kolayca lightly adv.
The decision to proceed with Galileo was not taken lightly.
Galileo ile devam etme kararı kolay alınmadı.

More Sentences
Colloquial
kolayca easily adv.
The online service is easily accessible for members.
Çevrimiçi hizmete üyeler kolayca erişebilir.

More Sentences
General
kolayca easy adj.
kolayca easy as winking adj.
kolayca swimmingly adv.
kolayca handily adv.
kolayca hands down adv.
kolayca light adv.
kolayca facilely adv.
kolayca cushily adv.
kolayca soon adv.
kolayca uncomplicatedly adv.
kolayca well adv.
kolayca so readily adv.
kolayca naturally adv.
kolayca easy adv.
kolayca wingedly adv.
kolayca handy [dialect] adv.
kolayca glib adv.
kolayca glibly adv.
kolayca on air adv.
kolayca on-air adv.
kolayca one-handed adv.
kolayca cleanly adv.
kolayca preedy [dialect] adv.
kolayca smooth adv.
kolayca snappingly adv.
kolayca soft adv.
kolayca merrily adv.
kolayca straightforward adv.
kolayca straightforwards adv.
Phrases
kolayca without ever being fully extended expr.
kolayca with relative ease expr.
Colloquial
kolayca with one arm tied behind one's back expr.
kolayca without breaking a sweat expr.
kolayca hands down expr.
Idioms
kolayca at a canter adv.
kolayca in a canter adv.
kolayca like shelling peas expr.
kolayca like stealing acorns from a blind pig expr.
kolayca as easy as shooting fish in a barrel expr.
kolayca with one hand tied behind one's back expr.
kolayca at the stroke of a pen expr.
kolayca like nobody's business expr.
kolayca without half trying expr.
kolayca like shooting fish in a barrel expr.
kolayca like water off a duck's back expr.
kolayca with both hands tied behind one's back expr.
kolayca with one hand expr.
kolayca a mile away expr.
kolayca a mile off expr.
kolayca like duck soup expr.
kolayca in a walk expr.
kolayca like a ripe plum expr.
kolayca with (one's) eyes shut expr.
kolayca with an arm tied behind (one's) back expr.
kolayca with eyes closed expr.
kolayca with your eyes shut (or closed) expr.
Archaic
kolayca eath adv.
Slang
kolayca in a breeze expr.

Sens de "kolayca" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kolayca kırılan brittle adj.
kolayca akılda kalan catchy adj.
General
kolayca uyarılırlık excitability n.
kolayca uyarılma niteliği excitability n.
kolayca eritilir fusible n.
kolayca aldatılabilme simplicity n.
kolayca karışabilir olma miscibility n.
kolayca dağılabilirlik crumbliness n.
kolayca kırılma fragility n.
kolayca kandırılabilme hali naivete n.
kültürel araçlar vasıtasıyla kolayca yayılan, özellikle çocukları ve kolay etkilenen insanları etkileyen yaygın bir düşünce ya da düşünce şekli meme n.
bir ürün veya cihazın kolayca alınabilmesini sağlayan mekanizma takedown n.
bir paketi kolayca açma yeri tearstrip n.
kolayca kandırılan kimse lamb n.
kolayca sinirlenme testiness n.
çocukların kolayca suça sürüklendiği, hırsızların barındığı gecekondu mahallesi thieves' kitchen [brit] n.
koşullara kolayca uyabilme elasticity n.
saçmalıklarını hayranlarına kolayca affettirebilen ünlü sacred monster n.
karakteri veya mizacın (kötülükten) kolayca etkilenen tarafı veya yönü weakside n.
ringde kolayca kan içinde kalan dövüşçü bleeder n.
yeniliği kolayca benimseyen kimse weathercock n.
kolayca kullanılabilme wieldiness n.
kolayca kullanılabilir olma wieldiness n.
bir yüzeye veya nesneye kolayca takılan şey hang-on n.
kolayca zarar görme breakability n.
kolayca tahrip edilme breakability n.
bir kredi kartıyla puan kazanma amaçlı kolayca paraya çevrilecek ürünler satın alıp borcunu onunla ödeme manufactured spending n.
kolayca sınıflandırılamayacak şekilde bir araya getirilmiş şey business n.
kolayca kazanılan şey gimme n.
kolayca elden çıkarılamayan fazlalık overhang n.
kolayca etkilenen kimse impressionable n.
kolayca yapılabilen iş dish n.
kolayca tutuşma inflammabillty n.
daha güçsüz bir rakibe sürekli ve kolayca yenilen oyuncu cousin n.
kolayca bükülen kenar featheredge n.
kolayca yönlendirilen kimse feeble [obsolete] n.
kolayca ilerleme flowingness n.
kolayca nefes alabilme puff n.
kolayca halledilen görev rose n.
kolayca giyilip çıkarılan kıyafet slip-on n.
kolayca çürütülen argüman strawman n.
gemi direklerinde alt serenlerin kolayca açılmasını sağlayan ince ahşap siperlik paunch n.
kolayca çürüyen şey perishable n.
kolayca bozulan şey perishable n.
şartlara kolayca uyabilmek elasticize v.
kolayca kazanmak win in a walk v.
kolayca yapmak breeze through v.
şartlara kolayca uyabilmek elasticise v.
kolayca yenmek walk over v.
kolayca takmak cinch v.
kolayca geçmek walk away from v.
kolayca yapmak carry off v.
sürmek (yağlı kolayca dağılan veya yapışkan bir şeyi bir yere) smear with v.
kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak carry off v.
(ağrı) kolayca geçmemek linger v.
kolayca kazanmak walk off with v.
kolayca kazanmak walk over v.
birini kolayca ve açık ara yenmek beat hollow v.
kolayca hamile kalmak get pregnant so easily v.
kolayca takılıp çıkarılmak snap on v.
kolayca kayıp geçmek ghost v.
kolayca başvurulacak (tablo, liste benzeri) bir forma getirmek reference v.
kolayca gitmek amble v.
(bir şeyin) kolayca yok olmasına neden olmak erase v.
kolayca ilerlemek breeze v.
kolayca halletmek breeze v.
(bir şeyi) kolayca veya yan etki olmaksızın tüketebilmek hold v.
kolayca geçmek overslip [obsolete] v.
kolayca geçmek slide v.
kıyafeti kolayca çıkarıp atmak slip v.
kolayca yenmek own v.
kolayca yenmek outclass v.
kolayca özümsemek swallow v.
kolayca tiksinen squeamish adj.
kolayca hareket etmeyen firm adj.
kolayca aldatılabilen gullible adj.
midesi kolayca bulanan squeamish adj.
kolayca yaralanır vulnerable adj.
kolayca söylenen glib adj.
ekmek vb´ne kolayca sürülen spread adj.
kolayca hislerine kapılan emotional adj.
kolayca gıdıklanan (kimse) ticklish adj.
kolayca ufalanabilen friable adj.
kolayca aldatılan soft adj.
kolayca sarsılmaz stable adj.
kolayca etkilenen impressionable adj.
kolayca kızmayan equable adj.
midesi kolayca bulanan queasy adj.
kolayca paniğe kapılan panicky adj.
kolayca aldatılabilen simple adj.
kolayca yönlendirilen easily guided adj.
kolayca ufalanan crumbly adj.
kolayca kırılır fragile adj.
kolayca tutuşabilir combustible adj.
kolayca anlaşılan coherent adj.
kolayca tanınan easily recognized adj.
kolayca yönetilebilir easily led adj.
kolayca tanınan/bilinen easily known adj.
kolayca görünen easily seen adj.
kolayca görünen conspicuous adj.
kolayca görünen prominent adj.
kolayca görünen eminent adj.
kolayca görünen noticeable adj.
kolayca tahmin edilebilir easy to guess adj.
kolayca görülebilen sightful adj.
kolayca çökebilen slumpy adj.
kolayca anlaşılabilir articulable adj.
kolayca üzülen flappable adj.
kolayca heyecanlanan agitable adj.
suçlamalardan kolayca sıyrılan teflon adj.
kolayca üzülen temperamental adj.
kolayca sinirlenen temperamental adj.
kolayca yönetilebilir treatable adj.
kolayca idare edilen easy-going adj.
kolayca idare edilen easygoing adj.
kolayca eğilir yielding adj.
kolayca akılda kalmayan uncatchy adj.
kolayca görünmeyen unconspicuous adj.
kolayca heyecanlanmayan unexcitable adj.
kolayca bükülemez unpliable adj.
kolayca eğilemez unpliable adj.
kolayca bükülemez unpliant adj.
kolayca eğilemez unpliant adj.
kolayca paniğe kapılmayan evenminded adj.
kolayca paniğe kapılmayan even-tempered adj.
midesi kolayca bulanan kecklish adj.
kolayca sallanan versatile adj.
kolayca aklı çelinen weak-willed adj.
kolayca etkilenen weak-willed adj.
kolayca yorulmayan long-winded adj.
dikkati kolayca dağılan bird-witted adj.
kolayca harekete geçen hair-trigger adj.
kolayca harekete geçen hair-trigger adj.
kolayca kullanılan wieldsome adj.
kolayca savrulan blowy adj.
bir yüzeye veya nesneye kolayca takılan bir şey ile ilgili hang-on adj.
kolayca hareket ettirilmeyen hardheaded adj.
kolayca demonte edilebilen breakaway adj.
kolayca değiştirilebilen breakaway adj.
kolayca kapatılıp muhafaza edilebilen hideaway adj.
kolayca dikkat çeken hypnotic adj.
kolayca tozlaşan light adj.
kolayca hareket eden glibbery [obsolete] adj.
rahatça ve kolayca hareket eden glid adj.
kolayca anlaşılan obvious adj.
kolayca ufalanan (toprak) murly [dialect] [uk] adj.
kolayca açıklanamaz odd adj.
kolayca tanınan overfamiliar adj.
kolayca gülebilen (kimse) risible adj.
kolayca kayan running adj.