odd - Turc Anglais Dictionnaire

odd

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

odd — Definition

Signification:
garip, tek sayılı
Prononciation (IPA):
(AmE /ɑːd/ – BrE /ɒd/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
strange
Antonymes:
even

Sens de "odd" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 107 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
odd adj. garip
I therefore think it is odd that they are calling for this directive to be totally rejected.
Bu nedenle bu direktifin tamamen reddedilmesi çağrısında bulunmalarının garip olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
odd adj. tuhaf
This mushroom has a rather odd smell.
Bu mantarın epey tuhaf bir kokusu var.

More Sentences
odd adj. acayip
General
odd adj. tek
My drawer is full of odd socks.
Çekmecem diğer teki olmayan çoraplarla dolu.

More Sentences
odd adj. herhangi
You can use any odd piece of fabric to patch your jeans.
Kotlarınızı yamamak için herhangi bir kumaş parçasını kullanabilirsiniz.

More Sentences
Technical
odd adj. tuhaf
This mushroom has a rather odd smell.
Bu mantarın epey tuhaf bir kokusu var.

More Sentences
General
odd n. fark
odd n. kusur
odd n. tek sayı
odd n. tek sayıda olan kimse
odd n. tek sayıda olan şey
odd n. tek sırada olan kimse
odd n. tek sırada olan şey
odd n. garip şey
odd n. tuhaf şey
odd n. acayip şey
odd adj. seyrek
odd adj. alelacayip
odd adj. şaşılası
odd adj. artan
odd adj. tek (sayı)
odd adj. antika
odd adj. yabansı
odd adj. teki olmayan
odd adj. tek tük
odd adj. ara sıra olabilen
odd adj. sıradışı
odd adj. ara sıra meydana gelen
odd adj. bambaşka
odd adj. (sayı) tek
odd adj. eşi yok
odd adj. belirli sayıdan fazla olan
odd adj. yaklaşık sayıdan fazla olan
odd adj. belirli kapsamdan fazla olan
odd adj. yaklaşık kapsamdan fazla olan
odd adj. belirli dereceden fazla olan
odd adj. yaklaşık dereceden fazla olan
odd adj. kalan (sayı)
odd adj. küçük (miktar)
odd adj. az (miktar)
odd adj. (diğerleri eşleştirildikten sonra) açıkta kalan
odd adj. (diğerleri gruplandıktan sonra) açıkta kalan
odd adj. uzak
odd adj. uzakta
odd adj. düzensiz
odd adj. tam zamanlı olmayan
odd adj. kolayca açıklanamaz
odd adj. meraklı
odd adj. ilginç
odd adj. tesadüfi
odd adj. rastlantısal
odd adj. kazara
odd adj. belirli birimlerden birinin kesrinin eklenmesiyle artan
odd adj. tek sayıda birimin eklenmesi ile belirtilen (ölçü)
odd adj. tek sayı içeren (dizi, seri)
odd adj. düzensiz
odd adj. önceden planlanmamış
odd adj. normale ek olan
odd adj. karışık
odd adj. çeşitli
odd adj. muhtelif
odd adj. rastgele
odd adj. tesadüf
odd adj. tesadüfi
odd adj. rastlantısal
odd adj. kazara
odd adj. şans eseri
odd adj. zaman zaman gerçekleşen
odd adj. ara sıra gerçekleşen
odd adj. izole bir şekilde gerçekleşen
odd adj. düzensizce gerçekleşen
odd adj. düzensizce olan
odd adj. ufak tefek işler yapan
odd adj. çeşitli işler yapan
odd adj. vasıfsız işler yapan
odd adj. gündelik (giyim)
odd adj. rahat (giyim)
odd adj. garip davranan
odd adj. eksantrik
odd adj. akli dengesi bozuk
odd adj. garip görünen
odd adj. şaşırtıcı
odd adj. gizemli
odd adj. anlaşılmaz
odd adj. hemen hemen
odd adj. aşağı yukarı
odd adj. yaklaşık
odd adj. takriben
odd adj. uyuşmayan (çift)
odd adj. tek sayılı
Math
odd adj. tek (sayı)
odd adj. ikiye bölünemeyen (sayı)
odd adj. bağımsız değişkenin işareti değiştiğinde muğlak değeri yerine işareti değişen (fonksiyon)
Sport
odd n. (golf) rakibin puanından fazla olan vuruş
odd n. oyuncunun puanına eklenen vuruş avantajı
odd n. oyuncunun puanından çıkarılan vuruş avantajı
odd n. oyuncunun puanına eklenen vuruş handikapı
odd n. oyuncunun puanından çıkarılan vuruş handikapı
Wagering
odd n. aynı kişi tarafından kazanılan altıdan fazla numaradan birincisi
Archaic
odd adj. biraz
odd adj. bazı
odd adj. birkaç
odd adv. garip garip
odd adv. acayip şekilde
odd adv. tuhaf tuhaf
odd interj. allahım!
odd interj. tanrım!

Sens de "odd" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
odd number n. tek sayı
General
odd fellow n. tuhaf tip
odd fish n. tuhaf adam
odd fish n. acayip tip
odd fellow n. acayip tip
odd or even n. tek mi çift mi oyunu
odd sock n. tek çorap
odd fish n. tuhaf tip
odd or even n. tek mi çift mi
odd numbers n. tek sayılar
odd-job man n. ufak tefek işlerde becerikli olan kimse
odd money n. paranın üstü
odd-one-out n. tuhaf tip
odd-one-out n. garip tip
odd-one-out n. gruptan dışlanan tip
odd weeks n. tek haftalar
odd question n. tuhaf soru
odd question n. garip soru
odd colors n. garip renkler
even odd rationing n. belli bir kaynağa erişimin herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi)
odd-even rationing n. belli bir kaynağa erişimin herhangi bir günde nüfusun yarısına kısıtlanması şeklinde uygulanan tayınlama (trafiğe çıkışta tek/çift plaka uygulaması gibi)
even odd rationing n. belli bir kaynağa erişimin tek çift uygulaması
odd-even rationing n. belli bir kaynağa erişimin tek çift uygulaması
odd day even day n. tek gün çift gün
the odd warning n. garip uyarı
the odd warning n. tuhaf uyarı
odd-toed ungulate n. tek toynaklı hayvan
the odd one out n. dışlanan insan
the odd one out n. tuhaf tip
the odd one out n. garip insan
the odd one out n. çok tuhaf olduğundan gruptan dışlanan tip
odd man out n. (yazı tura atarak) grup içinden birini eleme
odd-job man n. ufak tefek işler yapan kimse
odd-jobman n. tamirat gibi geçici ve sıradan işleri yapan kimse
odd-job n. geçici iş
odd-jobman n. geçici işlerde çalışan kimse
odd fish n. acayip şey
odd bod n. gruptan farklı şey
odd job n. geçici iş
odd-man n. diğerlerinden ayrı olan kimse
odd-job man n. geçici işlerde çalışan kimse
odd-man n. oylar eşit olduğunda belirleyici oyu kullanan kimse
odd man out n. (yazı tura atarak) grup içinden birini seçme
odd-man n. (yazı tura oyununda) parası diğer iki oyuncunun parasından farklı tarafta gelen bir oyuncu
odd-man [uk] n. gündelik işlerde çalışan kimse
odd fellow n. 18. yüzyılda ingiltere'de kurulan gizli bir yardımlaşma derneğinin üyesi
odd job n. vasıfsız iş
odd-jobman n. ufak tefek işler yapan kimse
odd fish n. tuhaf şey
odd-man [uk] n. geçici işlerde çalışan kimse
odd jobs n. geçici işler
odd-man [uk] n. ufak tefek işler yapan kimse
odd-job n. önemsiz iş
odd bod n. aynı kategorideki diğerlerinden farklı olan şey
odd-man [uk] n. belirli bir sektör içinde iş değiştirip duran kimse
odd job n. önemsiz iş
odd job n. geçici çalışma
odd man out n. (bozuk paraları eşleştirerek) diğerlerinin içinden seçilen kimse
odd man out n. (bozuk paraları eşleştirerek) diğerlerinden ayrılan kimse
odd man out n. grup içinden birinin bozuk paraların eşleştirilmesiyle seçildiği bir oyun
odd-man n. oylar eşit olduğunda belirleyici oyu kullanabilen kimse
odd-job n. gündelik iş
odd-man [uk] n. yevmiyeli çalışan
odd jobs n. (başkaları için yapılan) çeşitli işler
odd-job n. vasıfsız iş
odd-man [uk] n. gündelik ücret karşılığında kimse
odd man out n. tipik olmayan şey
odd fish n. garip şey
odd job n. geçici iş
odd job n. gündelik iş
odd bod n. yerleşik bir ekiple göreve katılan geçici ekip üyesi
odd man out n. grup içinden birinin bozuk paraların eşleştirilmesiyle elendiği bir oyun
odd man out n. alışılmamış şey
get odd v. tuhaflaşmak
find odd v. yadırgamak
find (something) odd v. acayibine gitmek
find something odd v. yadırgamak
get odd jobs that pay v. ufak tefek ayak işlerine girmek
seem odd v. acayip kaçmak
be found odd v. garip gelmek
be found odd v. garipsenmek
odd-one-out v. farklı olanı elemek
choose the odd one out v. sıra dışı/aykırı olanı seçmek
odd-job v. vasıfsız işlerde çalışmak
odd-job v. az beceri gerektiren işlerde çalışmak
odd numbered adj. tek sayılı
highly odd adj. son derece saçma
odd-looking adj. altı kaval üstü şişhane
odd-looking adj. tuhaf görünümlü
odd [dialect] adj. tekil
odd [obsolete] adj. güzide
odd-job adj. düzenli olmayan
odd [dialect] adj. tek bir
odd [dialect] adj. biricik
odd [obsolete] adj. seçkin
odd-job adj. vasıfsız
odd-sounding adj. garip
odd-sounding adj. garip görünen
odd-sounding adj. tuhaf
odd-sounding adj. tuhaf görünen
odd-sounding adj. acayip
at odd moments adv. zaman buldukça
at odd moments adv. vakit buldukça
at odd moments adv. boş vakitlerde
at odd moments adv. fırsat buldukça
at odd times adv. fırsat buldukça
at odd times adv. zaman buldukça
ioof (independent order of odd fellows) abrev. 1819 yılında abd'de kurulmuş, siyasi olmayan bir kardeşlik örgütü
Phrases
find the odd word out n. aykırı sözcüğü bulun
find the odd word out expr. farklı sözcüğü bulun
choose the odd one out expr. sıra dışı/aykırı olanı seç
circle the odd one out expr. tuhaf olanı daire içine al
Colloquial
odd bird n. uçuk
odd bird n. ilginç kimse
odd bird n. tuhaf tip
odd bird n. acayip tip
odd bird n. eksantrik
odd-bod n. kendine özgü bir beden/vücut
odd-bod n. cins
odd bod n. acayip tip
odd-bod n. garip
odd-bod n. biçimsiz/alışılmışın dışında bir vücudu olan kimse
odd bod n. alışılmışın dışında kişi
odd-bod n. ilginç kimse
odd-bod n. tuhaf tip
odd bod n. tuhaf tip
odd bod n. ilginç kimse
odd bod n. garip
odd-bod n. yabani
odd-bod n. acayip tip
odd bod n. cins
odd bod n. uçuk
odd-bod n. uçuk
odd bod n. yabani
odd-bod n. alışılmışın dışında kişi
odd couple n. alışılmadık çift
odd couple n. uyumsuz çift
odd couple n. birbiriyle uyuşmayan çift
odd couple n. alakasız iki tip
(the) odd man out n. tuhaf tip/şey
(the) odd man out n. gruba alınmayan kimse
(the) odd one out n. garip şey
(the) odd man out n. garip insan/şey
(the) odd one out n. diğerlerinin arasında sırıtan tip/şey
(the) odd man out n. diğerlerinin arasında sırıtan tip/şey
(the) odd man out n. dışlanan tip
(the) odd one out n. tuhaf şey
find it odd v. tuhaf bulmak
odd in the head adj. terelelli
odd in the head adj. kafadan kontak