smooth - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

smooth

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "smooth" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 61 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
smooth v. düzlemek
smooth adj. düz
smooth adj. pürüzsüz
smooth adj. düzgün
General
smooth v. yatıştırmak
smooth v. yumuşatmak
smooth v. kolaylaştırmak
smooth v. tesviye etmek
smooth v. buruşukluklarını gidermek
smooth v. sistirelemek
smooth v. düz bir hale getirmek
smooth v. sakinleşmek
smooth v. kolaylaşmak
smooth v. sakinleştirmek
smooth v. düzleştirmek
smooth n. düzeltme
smooth n. düzlük
smooth adj. kolay
smooth adj. tadı hoş olan
smooth adj. sakin
smooth adj. acı olmayan (içki)
smooth adj. mülayim
smooth adj. pütürsüz
smooth adj. kekre olmayan (içki)
smooth adj. yalçın
smooth adj. şık
smooth adj. mükemmel
smooth adj. müstevi
smooth adj. telaşsız
smooth adj. hoş fakat aldatıcı
smooth adj. kılsız
smooth adj. yalız
smooth adj. engelsiz
smooth adj. problemsiz
smooth adj. tüysüz
smooth adj. perdahlı
smooth adj. akıcı
smooth adj. çok hoş ve insanı rahatlatan
smooth adj. kaygan
smooth adj. rahat
smooth adj. sorunsuz
smooth adj. cerbezeli
smooth adj. arızasız
smooth adj. sarsıntısız
smooth adj. topaksız
smooth adj. hoş
smooth adj. yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan
smooth adj. huzur veren
smooth adj. içinde katı parçalar bulunmayan (sıvı)
smooth adj. hoş tavırlarıyla insanları kandıran
smooth adj. tatlı
smooth adj. çalkantısız (deniz)
smooth adj. düz
smooth adj. pürüzsüz
smooth adj. dümdüz
Technical
smooth v. düzelmek
smooth v. düzeltmek
smooth adj. düzgün
smooth adj. düz
smooth adj. pürüzsüz
Textile
smooth adj. yumuşak

Sens de "smooth" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 219 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
smooth out v. düzlemek
General
smooth the way for somebody v. kıyak geçmek
smooth over v. tatlıya bağlamak
rub smooth v. cumbalamak
smooth over v. yumuşatmak
smooth out v. düzeltmek
smooth down one's hair v. saçlarını yatırmak
smooth out v. pürüzsüzleştirmek
smooth away v. kurtulmak
smooth things over between v. barıştırmak
smooth down v. sakinleştirmek
smooth over v. düzeltmek
become smooth v. düzleşmek
smooth down v. yatıştırmak
smooth the way v. kolaylaştırmak
smooth over v. sürmek (bir şeyi bir yere)
smooth away v. düzeltmek
smooth away v. gidermek
smooth down v. düzeltmek
smooth over v. düzlemek
smooth down v. düzelmek
smooth down v. sakinleşmek
be smooth v. düzgün olmak
become smooth v. düzgünleşmek
smooth (down) one's skirt v. eteğini düzeltmek
smooth ruffled feathers v. olumsuz bir duyguyu veya düşünceyi törpülemek
smooth ruffled feathers v. olumsuz bir duyguyu bastırmak
grind until smooth v. pürüzsüz olana dek dövmek/ezmek
quite smooth n. dümdüz
thin and smooth leaf n. canfes gibi yaprak
smooth talking n. düzgün konuşma
smooth surface n. düz zemin
smooth skin n. pürüzsüz cilt
smooth operation n. sorunsuz/düzgün işlem
smooth transition n. yumuşak geçiş
as smooth as adj. kadar yumuşak
very smooth adj. dümdüz
very smooth adj. sinekkaydı
smooth spoken adj. düzgün konuşan
smooth spoken adj. tatlı dilli
smooth shaven adj. düzgün tıraşlı
smooth-tongued adj. baldudaklı
smooth-spoken adj. kendini açıkça etkili olarak ifade eden
smooth-faced adj. ikiyüzlü
smooth-tongued adj. tatlı dilli
smooth-faced adj. iki yüzlü
smooth-tongued adj. iki yüzlü
smooth-faced adj. sakalsız
smooth-chinned adj. sakalsız
smooth-tongued adj. ikiyüzlü
smooth-tongued adj. nabza göre şerbet veren
smooth-faced adj. mürai
smooth-spoken adj. tatlı dilli
smooth-tongued adj. riyakar
extra-smooth adj. çok düzgün
as smooth as a baby's butt adj. bebek poposu kadar pürüzsüz
as smooth as a baby's butt adj. bebek poposu gibi pürüzsüz
smooth for adj. için düzgün/düz
Phrasals
smooth away v. düzleştirmek
smooth out v. gidermek
smooth out v. kolaylaştırmak
smooth back v. (saçı) arkaya doğru çekmek
smooth back v. (kırışmış kağıdı) düzlemek
smooth back v. buruşukluğunu gidermek
smooth back v. geri düzleştirmek
Phrases
smooth seas do not make good sailors expr. dalgasız denizde usta denizci yetişmez
smooth seas don't make good sailors expr. dalgasız denizde usta denizci yetişmez
Proverb
course of true love never did run smooth gerçek aşkın yolu engebelidir
a smooth sea never made a skillful sailor. pürüzsüz bir deniz asla usta bir denizci yapmaz
course of true love never did run smooth gerçek aşkın yolu inişli çıkışlıdır
course of true love never did run smooth gerçek aşk düz bir yol izlemez
Colloquial
dead-smooth adj. çok pürüzsüz
dead-smooth adj. dümdüz
smooth-shaven adj. sıfıra kazınmış (saç)
smooth-shaven adj. saçlarını sıfıra vurdurmuş
smooth-shaven adj. tam kazınmış (saç)
smooth as glass expr. cam gibi pürüzsüz
smooth as silk expr. cam gibi pürüzsüz
Idioms
smooth somebody's way v. birinin önünü açmak
smooth the way for somebody v. birinin önünü açmak
smooth the way for somebody v. birinin bir şeyi yapmasını kolaylaştırmak
smooth (somebody's) ruffled feathers v. birini sakinleştirmek
smooth somebody's way v. birinin bir şeyi yapmasını kolaylaştırmak
take the rough with the smooth v. hayatı olduğu gibi kabul etmek
smooth over the cracks v. hasır altı etmek
smooth over the cracks v. halının altına süpürmek
smooth over the cracks v. hataları örtmek
as smooth as a baby's bottom v. ipek gibi yumuşak
smooth as silk v. ipek gibi yumuşak
as smooth as silk v. ipek gibi yumuşak
smooth as a baby's bottom v. ipek gibi yumuşak
smooth over the cracks v. kusurları gizlemek
smooth over the cracks v. sümenaltı etmek
smooth over the cracks v. sümen altı etmek
smooth something over v. tatlıya bağlamak
take the rough with the smooth v. (zorluğu vb.) oldugu gibi kabul etmek
smooth (somebody's) ruffled feathers v. (birinin) gönlünü almak
smooth sailing n. basit iş
smooth operator n. çıkarcı
smooth sailing n. işlerin pürüzsüz gitmesi
smooth sailing n. işlerin sorunsuz ilerlemesi
smooth sailing n. işlerin yolunda gitmesi
smooth operator n. nabza göre şerbet veren kimse
smooth sailing n. rahat ve sorunsuz iş
smooth as silk adj. kadife gibi pürüzsüz
smooth as silk expr. aşırı nazik
as smooth as a silk expr. aşırı nazik
smooth as silk expr. çok kibar
as smooth as a silk expr. çok kibar
as smooth as glass expr. cam gibi pürüzsüz
as smooth as silk expr. cam gibi pürüzsüz
as smooth as a baby's bottom expr. kadife gibi yumuşak
as smooth as a baby's bottom expr. kadife gibi pürüzsüz
as smooth as silk expr. kadife gibi pürüzsüz
smooth as a baby's bottom expr. kadife gibi pürüzsüz
in smooth water expr. refaha kavuşmuş
in smooth water expr. zorluk veya sıkıntıdan kurtulmuş
Slang
smooth move, ex-lax [us] expr. sıçtın batırdın
smooth move, ex-lax [us] expr. çok güzel batırdın
smooth move, ex-lax [us] expr. içine sıçtın
smooth move, ex-lax [us] expr. mahvettin
Technical
smooth functioning n. aksamadan çalışma
smooth functioning n. arızasız çalışma
smooth surface n. cilalı satıh
smooth boundary n. cilalı cidar
smooth plywood n. düz kontrplak
smooth running n. düzgün çalışma
smooth rolls n. düz merdaneler
smooth pile n. düz yüzeyli kazık
smooth traffic n. düzgün trafik
smooth bend n. düz boru dirseği
smooth-surfaced roofing n. düz yüzeyli çatı örtüsü
homogeneous and heterogeneous smooth rubber floor coverings with foam backing n. homojen ve heterojen düz yüzeyli köpük sırtlı lastik yer döşemeleri
smooth grinding n. hassas taşlama
hydraulic smooth n. hidrolik cilalı
homogeneous and heterogeneous smooth rubber floor coverings n. homojen ve heterojen düz yüzeyli lastik yer döşemeleri
smooth grinding n. ince taşlama
smooth panel n. pürüzsüz levha
smooth curve n. pürüzsüz eğri
smooth running n. sarsıntısız çalışma
smooth coating n. pürüzsüz kaplama
smooth pile n. pürüzsüz kazık
quasi smooth flow n. sıçramalı akım
smooth pile n. sürtünmesiz kazık
Computer
smooth start n. düzgün başlangıç
smooth screen n. düz ekran
smooth point n. düzgün nokta
smooth end n. düzgün bitiş
smooth shading n. yumuşak gölgeleme
smooth shading n. yumuşak gölgelendirme
Informatics
smooth a curve v. bir eğriyi düzleştirmek
smooth traffic n. düzgün trafik
smooth curve n. pürüzsüz eğri
smooth shading n. yumuşak tonlama
Telecom
smooth call arrival n. düzenli gelen çağrılar
Construction
smooth surface n. düzgün yüzey
Automotive
smooth cut file n. ince dişli eğe
smooth driving n. yumuşak sürüş
smooth shifting n. yumuşak vites değişimi
Marine
smooth turbulent flow n. düzgün türbülans akımı
smooth laminar boundary layer n. düzgün laminer sınır tabakası
smooth laminar flow n. düz laminer akım
smooth turbulent boundary layer n. pürüzsüz türbülans sınır tabakası
Mining
smooth blasting n. düzgün patlatma
smooth hole n. düzgün delik
smooth blasting n. kontrollü patlatma
Medical
smooth muscle cells n. düz kas hücreleri
smooth muscle relaxant n. düz kas gevşetici
smooth muscle proliferation n. düz kas proliferasyonu
smooth muscle n. düz kas
smooth muscles n. düz kaslar
smooth endoplasmic reticulum (ser) n. granülsüz endoplazmik retikulüm
airway smooth muscle cells n. hava yolu düz kas hücreleri
smooth delivery n. sorunsuz doğum
vascular smooth muscle cells n. vasküler düz kas hücreleri
smooth awakening n. yumuşak uyanma
smooth marginated adj. düzgün kenarlı
smooth muscle relaxant adj. düz kasları gevşeten
Anatomy
smooth muscle n. düz kas
Math
smooth curve n. pürüzsüz eğri
smooth arc n. pürüzsüz yay
smooth surface n. pürüzsüz yüzey
Statistics
smooth regression analysis n. düzleme regresyon çözümlemesi
smooth test n. düzleme sınaması
Physics
smooth-textured adj. düz yüzeye sahip
Marine Biology
smooth dogfish n. sırt yüzgecinde çıkıntısı olmayan köpekbalığı
smooth dog n. sırt yüzgecinde çıkıntısı olmayan köpekbalığı
smooth newt n. küçük semender
smooth-hound n. adi köpekbalığı
blackspotted smooth-hound n. benekli köpek balığı
blackspotted smooth-hound n. benekli köpekbalığı
half-smooth golden pufferfish n. balon balığı
smooth hammerhead n. çekiç balığı
smooth cornetfish n. külah balığı
smooth flutemouth n. külah balığı
smooth-hound n. öz köpekbalığı
american smooth dogfish (mustelus canis) n. amerika'nın atlantik kıyılarında bulunan bir balık
dusky smooth-hound n. amerika'nın atlantik kıyılarında bulunan bir balık
Botanic
smooth-barked kauri n. avustralya kaurisi
smooth-barked kauri n. yumuşak kabuklu kauri
smooth lip fern n. güneydoğu abd'den kuzey meksika ve jamaika'ya kadar olan coğrafyada görülen bir eğrelti otu
smooth sawgrass n. sert kenarlı yaprakları olan saz benzeri bir bitki türü
smooth saw-sedge n. sert kenarlı yaprakları olan saz benzeri bir bitki türü
smooth alder (alnus serrulata) n. abd'nin doğusunda yetişen pürüzsüz bir kabuğu olan bir çalı
smooth blackberry n. kanada böğürtleni
smooth highbush blackberry n. kanada böğürtleni
smooth mountain sandwort n. kutup altı iklimde dağlık bölgelerde yetişen bir kum otu
smooth sandwort n. kutup altı iklimde dağlık bölgelerde yetişen bir kum otu
smooth arrow-wood n. abd'nin doğusunda yetişen bir ağaç
smooth-leaved elm n. gürgen yapraklı karaağaç
smooth-leaved elm n. ova karaağacı
Agriculture
smooth coulter n. düz disk keski
Military
smooth transition n. rahat geçiş
smooth-bore weapon n. yivsiz silah
Hunting
smooth bore n. av tüfeği namlusu
smooth bore n. düz tüfek namlusu
smooth bore n. yivsiz tüfek namlusu
Music
american smooth n. latin dansı figürlerini içeren bir salon dansı
Reptiles
smooth softshell (trionyx muticus) n. mississippi havzasında bulunan bir nehir kaplumbağası